A-Arabulucunun Hukuki Statüsü
1.Tanımı
Türk hukukunda; arabuluculuk, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve ilgili yönetmeliklerle düzenlenmiş ve adalet hizmetlerinin tamamlayıcı unsuru olarak tasarlanmış ise de arabulucunun kamu görevlisi mi yoksa serbest meslek mensubu mu olduğu hususu hem yargı kararlarında hem de doktrinde farklı değerlendirmelere konu olmuştur. Yargı kararları ve hukuk literatürü arabuluculuğun kamu hizmeti niteliği taşıyan fakat serbest meslek biçiminde icra edilen sui generis bir faaliyet olduğu yönünde bir tanımla tartışmayı sonlandırmış gözükmektedir.
2.Yargısal Statü ve Kamu Hizmeti Niteliği
Anayasa Mahkemesi, arabuluculuğun yargısal bir faaliyet olmadığını; arabuluculuğu “tarafların uyuşmazlıklarını kendi iradeleriyle çözmelerine imkân tanıyan, gönüllülük esasına dayalı dostane bir çözüm yöntemi” olarak tanımlar ve arabulucunun “karar veren bir yargı organı” değil, süreci yöneten tarafsız bir kolaylaştırıcı olduğunu vurgularken, (AYM, 2012/94 E., 2013/89 K.) Yargıtay da benzer şekilde, arabulucunun “hâkim gibi davranmasının kurumun ruhuna aykırı” olduğunu belirterek arabulucunun yargısal statüsünü netleştirmişlerdir. (Yargıtay 9. HD, 2022/7271 E., 2022/8056 K.).
Buna karşılık, Danıştay arabuluculuk faaliyetini istikrarlı şekilde “kamu hizmeti niteliği taşıyan bir faaliyet” olarak nitelendirmek suretiyle arabuluculuğun adalet hizmetleri içinde kamusal bir fonksiyon gördüğünü vurgular (Danıştay 10. D., 2018/62 E., 2022/6437 K.) ve bir kararında da “kamu hizmeti niteliği nedeniyle kamu görevinden çıkarılan kişilerin arabulucular siciline yazılamayacağı” nı hükme bağlayarak bu görüşünü kararı ile somutlaştırmış olmaktadır. (Danıştay 10. D., 2023/285 E., 2024/5086 K.)
Bu yaklaşımı, Anayasa Mahkemesi arabuluculuğu “adalet hizmetleri içinde alternatif bir uyuşmazlık çözüm müessesesi” ve “kamu hizmetinin yürütüldüğü alanlardan biri” olarak tanımlayarak sürdürür ve böylece, arabuluculuk faaliyetinin kamusal niteliği anayasal düzeyde de teyit edilmiş olmaktadır. (AYM 2019/19839 – 15/3/2023
3.Kamu Görevlisi Olmama ve Serbest Meslek Niteliği
Her ne kadar arabuluculuk faaliyeti “kamu hizmeti” niteliği taşısa da, arabulucunun statüsü 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu anlamında “memur” veya “kadrolu kamu görevlisi” değildir; zira Danıştay arabuluculuk sınavında başarılı olmanın “idari bir kadroya atanma” değil, “mesleki bir unvan kazanımı” niteliğinde olduğunu vurgulamaktadır. (Danıştay İDDK, 2022/2871 E., 2022/3871 K.).
Gelir İdaresi Başkanlığı da arabuluculuğu “sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmî veya meslekî bilgiye dayanan, işverene tabi olmaksızın kendi nam ve hesabına yapılan bir faaliyet” olarak tanımlamakta ve “tarafsızlık gerektiren ve şahsen yerine getirilmesi zorunlu bir meslek olması” nedeniyle serbest meslek faaliyeti olarak değerlendirmektedir. (Özelge: Muğla Vergi Dairesi Başkanlığı, Sayı: E-19579043-105[2021]-362, 02.01.2023)
4.Adalet Bakanlığı ile İlişki ve Kurumsal Yapı
Arabulucular, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Arabuluculuk Daire Başkanlığı tarafından tutulan resmî sicile kayıt olmak zorundadırlar ve mesleğe kabulleri, eğitimleri, etik kuralları, denetim ve disiplin süreçleri de Adalet Bakanlığı tarafından belirlenerek yürütülmekte ise de arabulucuların Adalet Bakanlığı ile olan ilişkileri bir “amir–memur ilişkisi” değil; düzenleme, denetim ve gözetim ilişkisidir.
Diğer yandan arabulucuların Türkiye Barolar Birliği, Barolar veya Noterler Birliği benzeri bir kamu kurumu niteliğinde meslek örgütleri olmadığı için ve disiplin süreçleri de bu tarz meslek örgütleri tarafından yerine getirilmeyip Adalet Bakanlığı tarafından yürütüldüğünden ve ayrıca zorunlu dava şartı arabuluculukta ücret ödemeleri bakımından devletle olan mali ilişkilerini birlikte düşündüğümüzde, Adalet Bakanlığına mesafelerinin avukatlardan ve noterden daha yakın; ancak memurlardan daha uzak bir konumda bulunduğunu söylemek mümkün gözükmektedir.
5.Literatürdeki Tartışma ve Farklı Yaklaşımlar
Akademik hukuki literatürde ise arabulucuların hukuki statüsüne ilişkin iki farklı görüş bulunmakta ise de yazımızın asıl amacı yapay zekâ ve arabuluculuk etik ilişkisi olduğundan burada çok fazla teorik tartışmaya girmek istemiyor ve kısaca bu iki eğilimi ifade ederek okurun tartışmayı fark etmesini sağlamakla yetiniyoruz.
Arabulucunun kamu görevlisi olduğunu savunan görüş sahipleri, özellikle dava şartı zorunlu arabuluculukta arabulucunun devletle olan ilişkisine dayanarak bu görüşü savunmakta iken Arabulucunun kamu görevlisi olmadığını savunanlar da arabuluculuğun serbest meslek niteliğine ve idari hiyerarşide yer almamasına dayanarak görüşlerini dile getirmektedir.
6.Genel Değerlendirmemiz
Tüm yargı kararları ve hukuki literatür birlikte değerlendirildiğinde, arabulucunun hukuki statüsü tek bir kategoride tanımlanamayacak ölçüde kendine özgü (sui generis) bir yapı arz ettiğini söylememiz mümkündür. Zira arabulucu yargı mensubu değildir, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu anlamında memur veya kadrolu kamu görevlisi de değildir; ancak buna rağmen arabuluculuk faaliyeti, hem kendi kanunu hem Yargıtay, Danıştay ve Anayasa Mahkemesi kararları uyarınca “kamu hizmeti niteliği taşıyan bir serbest meslek faaliyeti” olduğundan Adalet Bakanlığı ile ilişkisi idari hiyerarşi değil, sicil ve denetim temelli olmaktadır.
Tüm bunlara rağmen arabulucuların “kamu görevlisi” kavramına girip girmediği, ilgili kanunun amacı ve bağlamına göre özellikle yazımız açısından tarafımızca değerlendirildiğinde: arabulucuların ceza hukuku veya disiplin hükümlerinde ve dava şartı zorunlu arabuluculuktaki yasal konumları ile devletle olan ekonomik ilişkisini dikkate aldığımızda arabulucuların kamu görevlisi değilse de ona yakın bir yerde konumlandığı söyleyebiliyoruz.
Arabulucuların bize göre kamu görevlisine bu yakın konumları nedeniyle faaliyetlerinin, özellikle yapay zekâ araçlarının kullanımında kamu hizmeti/kamu görevi bilincine sahip bir etik çerçevede sürdürülmesi gerektiği kanaatindeyiz.
Bildiğimiz kadarıyla henüz “Türkiye Arabulucularının Yapay Zekâ Kullanımına İlişkin Etik Davranış İlkeleri” yayımlanmamıştır. Arabulucuların etik kuralları var ise de bu etik kurallar içerisinde yapay zekâya ilişkin özel bir düzenleme bulunmamakta, etik ilkelerin teknolojik boyutu eksik bulunmaktadır.
B-Arabulucular İçin “İyi Uygulama Standardı” olarak Kamu Görevlileri Etik Kurulu’nun Yapay Zekâ Kullanımına İlişkin İlke Kararı
1.İyi Uygulama Standardı
“İyi uygulama standardı”, bir mesleğin ya da kamu hizmetinin yürütülmesinde, yasal zorunlulukların ötesinde etik, güvenli ve kamu yararına en uygun davranış biçimlerini gösteren rehber nitelikli ölçütler olarak ele alındığında hukuken bağlayıcı bir yükümlülük doğurmamakla birlikte, meslek mensuplarının faaliyetlerini toplumsal güven, dürüstlük, tarafsızlık ve özen ilkeleri çerçevesinde yürütmelerine yön veren normatif ilkeler olarak tanımlanmakta ve henüz açık hüküm bulunmayan alanlarda —örneğin arabulucuların yapay zekâ kullanımı— gibi etik boşlukların doldurulmasını ve meslekî sorumluluğun somutlaştırılmasını sağlamaktadır.
Kamu Görevlileri Etik Kurulu’nun “Yapay Zekâ Sistemlerinin Kullanımında Kamu Görevlilerinin Uyması Gereken Etik Davranış İlkeleri” (KGEK YZ Etik Davranış İlkeleri) arabuluculukta bir “iyi uygulama standardı” olarak benimsendiğinde hem kamu güveni hem de adalete erişimin kalitesi güçlenecek; yapay zekâ kullanımında etik, hukuki ve toplumsal denge korunabilecektir.
2.KGEK YZ Etik Davranış İlkeleri
Kamu Görevlileri Etik Kurulu’nun 10.09.2024 karar tarihli, 2024/108 sayılı “Yapay Zekâ Sistemlerinin Kullanımında Kamu Görevlilerinin Uyması Gereken Etik Davranış İlkeleri”ne ilişkin İlke Kararı, arabulucuların kamu görevlisi olmamaları nedeniyle onlar için doğrudan bağlayıcı olmasa da, arabulucuların yaptıkları işin yukarıda açıklandığı üzere kamu hizmeti niteliği ve mesleğin kamuya yakın konumu nedeniyle “iyi uygulama standardı” olarak benimsenmesi bakımından yararlıdır.
KGEK YZ Etik Davranış İlkelerinin tam metni yazımızın sonunda Ek-1 olarak verilmiştir.
3.Türkiye Arabulucular Etik Kuralları
Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Arabuluculuk Daire Başkanlığı “Türkiye Arabulucular Etik Kuralları”nı 20/12/2017 tarihinde Adalet Bakanlığı internet sitesinde yayımlamış ve bazı maddeleri Danıştay Onuncu Dairesinin 22/12/2022 tarih ve Esas No: 2018/62, 2022/6437 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.
Türkiye Arabulucular Etik Kurallarının tam metni yazımızın sonunda Ek-2 olarak verilmiştir.
4.KGEK Yapay Zekâ Etik Davranış İlkeleri, Arabulucular İçin Neden “İyi Uygulama Standardı” olmalıdır?
Arabuluculuk, Adalet Bakanlığı’nın düzenleme–sicil–denetimi altında yürütülen; yargı faaliyeti olmamakla birlikte, adalet hizmetlerine yardımcı ve kamu hizmeti niteliği taşıyan bir kurum olduğundan arabulucunun memur olmaması onu kamu ile ilgisiz kılmaz; tam aksine kamusal güven, tarafsızlık ve gizlilik gibi çekirdek ilkeler üzerinden kamusal bir sorumluluk arabulucunun üzerinde durmaktadır.
Diğer yandan Arabulucuların Etik Kuralları (Arabuluculuk Kurulu, 2017/1) ve KGEK Yapay Zekâ Etik Davranış İlkeleri (2024/108) kamu kurumları tarafından kamu yararı ve etik yönetişim amacıyla kabul edilmiş etik kurallardır.
Dolayısıyla iki metin de kamu otoriteleri eliyle oluşturulmuş, kamusal güven ve etik ekseninde buluşan çerçeve düzenlemeler olarak; aşağıdaki mukayesede de görüleceği üzere, KGEK Yapay Zekâ Etik Davranış İlkelerinin Yetkinlik, Dürüstlük, Tarafsızlık, Şeffaflık, Gizlilik ve Hesap verebilirlik başlıkları; Arabulucular Etik Kurallarındaki Eşitlik, Tarafsızlık, Gizlilik, Özen, Meslekî Yeterlilik ve kamu güvenini artırma hedefiyle doğrudan örtüşmektedir.
Aradaki temel fark, Arabulucular Etik Kurallarının teknoloji nötr olarak yazılmış olması; KGEK Yapay Zekâ Etik Davranış İlke Kararı’nın ise aynı etik ilkeleri yapay zekâ bağlamında somutlaştırmış olmasıdır.
Söz konusu iki etik ilke manzumesinin aşağıdaki başlıklarda örtüştüğünü düşünmekteyiz:
- Yetkinlik ve Meslekî Yeterlilik
- Dürüstlük ve Şeffaflık İlkesi
- Tarafsızlık ve Eşitlik
- Şeffaflık ve Bilgilendirme Yükümlülüğü
- Gizlilik ve Veri Güvenliği
- Hesap Verebilirlik ve Sorumluluk
- Yönetici Sorumluluğu ve Meslekî Organizasyon Kültürü
- Kamu Yararı ve İnsan Hakları Temelli Yaklaşım
- Kaynak, Telif ve Manipülasyon Yasağı
- Eğitim ve Güncellik
- Kamu Yararı ve Güven:
- Hukukî Yükümlülüklerle Uyum:
- Hesap Verebilirlik ve Sorumluluk Yönetimi:
- Tarafsızlık–Eşitlikte Sapmayı Önleme:
- Şeffaflık ve Meşruiyet:
- Veri Koruma ve Gizlilik:
- Meslekî Gelişim ve Standartlaşma:
- Uyum ve Kurumsal Bağlantı:
Sonuç olarak arabulucular, serbest meslek mensubu sayılmakla birlikte kamu hizmeti niteliğinde bir fonksiyon icra eder ve Adalet Bakanlığı denetimi altındadır. Bu konum, onları kamu etik standartlarına yakın bir yere yerleştirir. Bu nedenle ve yukarıda bahsettiğimiz kapsamlı örtüşme nedeniyle Kamu Görevlileri Etik Kurulu’nun 2024/108 sayılı Yapay Zekâ İlkeleri, Arabulucular Etik Kuralları’nın Arabulucuların etik ilkelerinin Yapay zekâ bağlamındaki tamamlayıcı rehberi olarak görülmeli ve arabulucular tarafından iyi uygulama standardı şeklinde benimsenip uygulanmalıdır. Bu tercih; kamu yararı, adalete erişimin kalitesi, tarafların güveni, gizlilik ve veri güvenliği, tarafsızlığın korunması ile sorumluluk ve hesap verebilirliğin güçlendirilmesi bakımından rasyonel ve gereklidir.
Sonuç ve Öneri:
Yazarlar olarak kanaatimiz şudur ki; arabulucular, yapay zekâ kullanımına ilişkin olarak yukarıda açıklanan Kamu Görevlileri Etik Kurulu Yapay Zekâ Etik Davranış İlkeleri ile Türkiye Arabulucular Etik Kurallarını dikkate alarak, bu iki metnin esaslarını ofis içi uygulamalara entegre eden bir “Ofis Etik Yönergesi” hazırlayıp benimsemeleri hâlinde, her iki düzenlemenin ortak etik ruhunu uygulamada somut biçimde hayata geçirebileceklerdir.
Bu öneri, elbette ki, ilgili kamu otoritesinin gelecekte “Arabuluculukta Yapay Zekâ Kullanımına İlişkin Etik Davranış İlkeleri” başlıklı özel bir düzenlemeyi yürürlüğe koyması hâlinde işlevini doğal olarak yitirecektir. Bununla birlikte, işbu çalışma, söz konusu etik düzenlemeyi hazırlayacak kamu idaresi bakımından da tavsiye ve rehber nitelikte değerlendirilmelidir; zira burada ortaya konan ilkeler, hazırlanacak resmî düzenlemede dikkate alınabilecek kavramsal ve normatif çerçeveyi sunmaktadır.
—————————————————————————
Yapay Zekâ Bilgi Notu (İyi Uygulama Standardı Örneği)
Bu “Yapay Zekâ Bilgi Notu”, makalede önerilen iyi uygulama standardı yaklaşımının somut bir örneği olarak özellikle uyarı/şeffaflık notu formatında hazırlanmıştır. Okurun, arabulucular için önerilen etik çerçevenin pratikte nasıl uygulanabileceğini canlı bir örnek üzerinden görmesi amaçlanmıştır. Bu nedenle makalenin bütününde savunulan ilkelerle tam uyumlu olacak şekilde, bizzat bu metnin oluşturulmasında yapay zekâ desteği kullanılmış; süreç, insan denetimiyle doğrulanarak kurgulanmıştır.
1) Amaç ve Kapsam
Bu çalışma; taslaklandırma, kavramsal çerçevenin hizalanması ve madde başlıklarının sistematikleştirilmesi aşamalarında yapay zekâ (YZ) destekli metin-analiz araçlarından yararlanılarak hazırlanmıştır. YZ, yalnızca yardımcı araç olarak kullanılmış; nihai içerik yazar(lar)ın hukuki ve etik denetiminden geçirilmiştir.
2) Temel İlkeler (Şeffaflık – Dürüstlük – Tarafsızlık – Gizlilik – Hesap Verebilirlik – Yetkinlik)
2.1.İnsan denetimi ve doğrulama: YZ çıktıları; yazar(lar) tarafından kontrol edilip güncellenmiştir.
2.2.Gizlilik ve veri koruma: Sisteme kişisel veri veya gizli bilgi girilmemiş; yalnızca kamuya açık ve doğrulanabilir materyaller kullanılmıştır.
2.3.Telif ve dürüstlük: Atıf gerektiren hususlarda kaynak gösterme ilkesine uyulmuş; YZ çıktılarına “nihai karar” muamelesi yapılmamış, karar ve sorumluluk insanda (yazarlarda) dır.
2.4.Tarafsızlık ve ayrımcılığın önlenmesi: Metin, önyargı ve ayrımcılık riski gözetilerek yeniden gözden geçirilmiştir.
2.5.Hesap verebilirlik: İçeriğin hukuki ve etik sorumluluğu yazar(lar)a aittir; kullanıcıların somut olaya uygulamada profesyonel görüş almaları tavsiye edilir.
2.6.Yetkinlik ve güncellik: YZ’nin hatalı/eksik üretim yapabileceği bilinciyle hareket edilmiş; güncel gelişmeler ve politika belgeleri takip edilmiştir.
3) Kullanım Sınırları
YZ; insan muhakemesinin yerine geçmemekte, yalnızca metinsel düzenleme ve sistematik kurguya yardımcı olmaktadır. Önemli kamusal sonuçlar doğurabilecek değerlendirmelerde nihai takdir insan denetiminde tutulmuştur.
4) Normatif Dayanakla Uyum
Bu şeffaflık ve yöntem notu;
4.1.Kamu Görevlileri Etik Kurulu’nun 10.09.2024 tarihli, 2024/108 sayılı “Yapay Zekâ Sistemlerinin Kullanımında Kamu Görevlilerinin Uyması Gereken Etik Davranış İlkeleri” (özellikle Dürüstlük, Şeffaflık, Gizlilik, Hesap Verebilirlik, Yetkinlik) ile,
4.2.Türkiye Arabulucular Etik Kurallarında yer alan (Eşitlik, Tarafsızlık, Gizlilik, Özen, Meslekî Yeterlilik) ilkelerle örtüşecek şekilde kurgulanmıştır.
5) Uygulama Önerisi
Arabulucuların, bu notta özetlenen çerçeveyi ofis içi “Etik Yönerge” hâline getirerek; YZ kullanım süreçlerinde şeffaflık bildirimi, gizlilik kontrol listesi, insan-denetimi onay adımı ve kayıt tutma uygulamalarını standartlaştırmaları tavsiye olunur.
6) Sorumluluk Beyanı
Bu metnin hazırlanmasında YZ desteği alınmış olmakla birlikte; içerik yazar(lar) tarafından denetlenmiş ve onaylanmıştır. Nihai hukuki ve etik sorumluluk yazar(lar)a aittir.
Bilgi Notunun Notu: İşbu bilgi notu da Yapay Zekâ ile hazırlanmıştır.
Ek 1-
Т.C.
KAMU GÖREVLİLERİ ETİK KURULU
İLKE KARARI
Karar Tarihi: 10.09.2024
Karar Sayısı: 2024/108
YAPAY ZEKÂ SİSTEMLERİNİN KULLANIMINDA
KAMU GÖREVLİLERİNİN UYMASI GEREKEN ETİK DAVRANIŞ İLKELERİ
Günümüzde yapay zekâ sistemlerinin kullanımı; gündelik hayattan, sağlık, eğitim, bilim, sanat, mühendislik, teknoloji, ekonomi ve kamu yönetimine kadar yaşamımızın neredeyse her alanında karşılaşılan ve tercih edilen bir hale gelmiştir. İnsana özgü bilişsel kabiliyetleri taklit eden sistemleri ifade eden yapay zekânın kullanımı, insan yaşamını ve kamu hizmeti süreçlerini oldukça kolaylaştırmaktadır. Bununla birlikte yapay zekâ; her ne kadar insanınki gibi zekâ ve davranış sergilese de insanın iç kontrol mekanizması olan vicdana sahip olmadığından birtakım etik sorunlarının ortaya çıkmasına sebep olabilmektedir. Yapay zekâ sistemleri; kişiler arasında kültürel, sosyal, etnik, dinî, ekonomik, cinsiyet ve benzeri niteliklerden dolayı ayrımcılığa yol açabilmekte ve bilginin yanlış yayılması, olumsuz yönlendirme, gizlilik ihlali, algı yanılgıları, güvenlik tehditleri ve kontrol kaybı gibi birçok tehdidi de bünyesinde barındırmaktadır. Bu nedenle gerek uluslararası kuruluşlar tarafından gerekse Ulusal Yapay Zekâ Stratejisinde (2021-2025), yapay zekâ sistemlerinin insan merkezli, insan onurunu ve refahını gözetecek ve insan haklarını koruyacak şekilde oluşturulması amacıyla Yapay Zekâ Etik İlkeleri belirlenmiştir.
Kamu görevlileri, yürüttükleri hizmet sürecinde yapay zekâ sistemlerini kullanabilmektedir. Kamu görevlileri, kamu hizmetlerinin sunumunda etik standartların korunması ve etik davranış ilkelerine uyulması konusunda topluma karşı sorumluluk taşırlar. Bu sorumluluk, yapay zekâ sistemlerinin kullanımı çerçevesinde mevcut ve muhtemel riskler konusunda farkındalık ve bilgi sahibi olmayı, bu riskleri azaltmaya ve engellemeye yönelik eylemlerde bulunmayı kapsamaktadır.
Bu bağlamda; Kurulumuzca, insan hakları, demokratik değerler ve hukukun üstünlüğü ile kamu kurumlarına ve kamu görevlilerine duyulan güvenin korunması amacıyla; kamu görevlilerinin, yapay zekâ sistemlerini kullanırken uymaları gereken etik davranış ilkeleri aşağıda belirlenmiştir.
İLKELER
Yetkinlik
(1) Kamu görevlisi; yapay zekâ sistemlerini; bilişsel gelişimi, kamu yararı bilincini, sosyal ve kültürel becerilerini artırmak ve güçlendirmek gibi amaçlarla kullanmalıdır.
(2) Kamu görevlisi; yapay zekâ sistemlerini sürekli ve karar verici olarak kullanması durumunda, analiz etme, yorumlama ve değerlendirme gibi bilişsel becerilerinin körelebileceğinin farkında olmalıdır. Söz konusu sistemleri bilinçli olarak kullanmalıdır.
(3) Kamu görevlisi; yapay zekâ sistemlerinin eksik ya da hatalı çıktı üretebileceğinin, insanı yanıltabileceğinin, olumsuz yönlendirebileceğinin, önyargıya yol açabileceğinin ve hukuken korunan menfaatleri zedeleyebileceğinin farkında olmalıdır.
(4) Kamu görevlisi; kullanacağı yapay zekâ sisteminin hizmet kapsamını ve kullanım şartlarını bilmelidir.
(5) Kamu görevlisi; yapay zekâ sistemlerinin etik davranış ilkelerine aykırı olarak kullanılmasının idari, hukuki ve cezai sorumluluğa yol açabileceğini bilmelidir.
(6) Yapay zekâ sistemlerini geliştirmekle görevli kamu görevlisi; geliştirilen veya geliştirilmesi planlanan yapay zekâ sistemlerini, insanlar tarafından denetlenebilecek veya müdahale edilebilecek şekilde ve etik ilkelerine uygun olarak tasarlamalı ve geliştirmelidir.
(7) Yapay zekâ, bir problemi çözüme kavuşturmak için en iyi araç ise seçilmeli ve önemli kamusal meselelerde yapay zekâ ile karar vermekten kaçınılmalıdır.
Dürüstlük
(1) Kamu görevlisi; yapay zekâ sistemlerini kamu yararına olacak şekilde ve Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri ile Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikte düzenlenen etik davranış ilkelerine uygun olarak kullanmalıdır.
(2) Herhangi bir iş veya işlemin insan veya yapay zekâ sistemi tarafından yapıldığı bilgisinin açık ve erişilebilir olması, söz konusu iş veya işlemin test edilebilirliği ve güvenirliği açısından önemlidir. Bu nedenle kamu görevlisi; hazırladığı çalışma veya doküman konusunda, yapay zekâ sisteminden yararlandığı bilgisini yöneticisi ile paylaşmalıdır. Yapay zekâ sistemi tarafından üretilen verilerden oluşan içeriği kendisi hazırlamış gibi davranmamalıdır.
(3) Kamu görevlisi; mevzuata aykırı olarak yapay zekâ sistemleri vasıtasıyla kişisel veri toplamamalı, depolamamalı, işlememeli, transfer etmemeli, kendisi kullanmamalı ve bir başkasına kullandırmamalıdır.
(4) Kamu görevlisi; çalışmalarında yapay zekâ sistemlerinden yararlanırken, fikri ve sınai haklara saygı göstermeli ve intihale yol açabilecek kullanımlardan kaçınmalıdır.
(5) Kamu görevlisi; yapay zekâ sisteminin ürettiği çıktıyı, doğruluğundan emin olmadan kullanmamalı ve böylece bilgi kirliliğine yol açmamalıdır.
(6) Kamu görevlisi; yapay zekâ sistem geliştiricilerinin koymuş olduğu etik kurallarının aşılması amacıyla yapay zekâ sistemlerini manipüle etmeye yönelik istem ve davranışlardan kaçınmalıdır.
Tarafsızlık
(1) Kamu görevlisi; yapay zekâ sistemleri tarafından üretilen veriler ile önerilen kararları, insan haklarına aykırı olarak, kişiler hakkında önyargı oluşturmak, ayrımcılık, kayırmacılık veya karalama yapmak ve benzeri amaçlarla kullanmamalıdır.
(2) Kamu görevlisi; yapay zekâ sistemlerinin oluşturulması ve kullanılması aşamasında kamu yararını gözetmelidir.
Şeffaflık
(1) Kamu görevlisi; yapay zekâ sistemlerinden faydalanarak hazırlayacağı; bilgi, doküman ve her türlü çalışma konusunda yöneticisinden izin almalı ve süreç boyunca yöneticisini bilgilendirmelidir.
Gizlilik ve güvenlik
(1) Kamu görevlisi; yapay zekâ sistemlerini kullanırken kurumsal gizliliğe ve kişisel verilerin korunmasına azami özen göstermeli, gerçek kişi ve kurumlarla ilgili bilgileri ve belgeleri mevzuata aykırı olarak yapay zekâ sistemleri ile paylaşmamalıdır.
(2) Kamu görevlisi; kamu hizmetlerinin sunumu için gerekli olan verilerin toplanması, depolanması ve aktarımı esnasında yapay zekâ sistemi kullanımını gerektirecek iş ve işlemlerdeki muhtemel ihlallere karşı önlem almalıdır. Yapay zeka sistemi kullanımına ilişkin tüm aşamaları yöneticisi ile paylaşmalıdır.
Hesap verebilirlik
(1) Kamu görevlisi, yapay zekâ sisteminin geliştirdiği içeriği kullanmanın yasal ve etik sorumluluğunun farkında olmalıdır.
(2) Kamu görevlisi, yapay zekâ sistemi tarafından oluşturulan verinin, içeriğin ya da kararın doğruluğunu ve güvenirliğini kontrol etmekle sorumlu olduğunu bilmelidir.
(3) İş ve işlemlerinde yapay zekâ sistemlerini kullanan kamu görevlisi; ulusal ve uluslararası mevzuatı, politika belgelerini, etik ilkelerini ve diğer belgeleri takip ederek güncel gelişmeler hakkında bilgi sahibi olmalıdır.
Yönetici sorumluluğu
(1) Yönetici kamu görevlisi; kamu görevlilerinin iş ve işlemlerinde yapay zekâ sistemlerini etik davranış ilkelerine uygun olarak kullanmaları konusunda gerekli tedbirleri almalıdır.
(2) Yönetici kamu görevlisi; kurumsal iş, işlem ve süreçlerde, yapay zekâ sistemlerinin kullanımı ve satın alınmasına karar verirken, söz konusu yapay zekâ sisteminin; insan merkezli, insan onurunu ve refahını gözeten ve insan haklarına saygılı bir işleyişinin olduğu hususunda taahhüt ve güvence almalıdır.
(3) Yapay zekâ sistemlerinin kamu hizmetinde kullanımında görevlendirilecekler, yetkin kişiler arasından seçilerek yetki ve sorumluluk dağılımı belirlenmelidir. Bu kişilerin; yapay zekâ sistemlerinin kullanımı, etkileri, riskleri ve gözetilmesi gereken etik davranış ilkeleri ile diğer eğitimleri almaları sağlanmalıdır.
(4) Yönetici kamu görevlisi; görev, yetki ve sorumluluğu dâhilinde, yapay zekâ sistemlerinin kamu hizmeti sürecinde kullanılması durumunda, sistemin etkinliği ve insan haklarına uygunluğu konusunda düzenli olarak insan denetimine ve müdahalesine tabi olmasını temin etmelidir.
(5) Yönetici kamu görevlisi; bir yapay zekâ sistemi kullanılmaya başlanmadan önce, bu sistemin uygun bir çözüm olup olmadığı hususunda, kurumsal verileri ve konuya hâkim uzmanların görüşlerini dikkate almalıdır.
(6) Yukarıda yer alan etik davranış ilkelerinin uygulanması ve kurumsal kültürün bir parçası haline getirilmesi hususunda kamu yöneticileri; görev, yetki ve sorumlulukları dâhilinde azami özeni göstermek ve gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür.
Bu çerçevede Kurulumuzca; kamu görevlilerince görevleri sırasında uyulması gereken ilkeler kapsamında, yukarıda yer alan “Yapay Zekâ Sistemlerinin Kullanımında Kamu Görevlilerinin Uyması Gereken Etik Davranış İlkeleri”nin kabul edilmesine, 25.05.2004 tarih ve 5176 sayılı Kanunun 3. maddesi uyarınca, 10.09.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye Üye Üye Üye Üye
Ek 2-
TÜRKİYE ARABULUCULAR ETİK KURALLARI
Giriş
Türkiye Arabulucular Etik Kuralları karşılaştırmalı hukuktaki etik ve uygulama kuralları dikkate alınarak ülkemizin arabuluculuk sistemi ile sosyal ve kültürel değerlerine uyumlu olacak biçimde, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Arabuluculuk Daire Başkanlığı tarafından hazırlanmış olup, Arabuluculuk Kurulu tarafından gözden geçirilerek kabul edilmiştir.
Arabuluculuk, sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması halinde çözüm önerisi de getirebilen, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla yürütülen, dava şartı olarak düzenlenen arabuluculuk dışında sürece başvurulmasında ve her halükârda sürecin yürütülmesinde ve sonlandırılmasında ihtiyarî olarak gerçekleştirilen uyuşmazlık çözüm yöntemidir.
Keza arabuluculuk, yabancılık unsuru taşıyanlar da dâhil olmak üzere, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarının çözümlenmesinde uygulanan ve barışçıl uyuşmazlık çözüm yöntemleri içinde yaygın olarak kullanılan uyuşmazlık çözüm yöntemidir.
Arabuluculuk, taraflara, uyuşmazlık konularını belirleme ve açıklığa kavuşturma, farklı bakış açılarını anlama, menfaatlerini tanımlama, olası çözümleri ortaya koyma, değerlendirme ve istendiğinde de karşılıklı tatminkâr anlaşmalara varma fırsatını sunma gibi çeşitli amaçlara hizmet eder.
Gerek 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununda (bundan sonra “Kanun” olarak ifade edilecektir) gerekse Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinde (bundan sonra “Yönetmelik” olarak ifade edilecektir) hem arabuluculuk kurumu hem de arabulucularla ilgili temel ilke, hak ve yükümlülüklere ilişkin genel düzenlemeler yer almakta ise de; arabulucular etik kurallarının belirlenmesi önemli bir ihtiyacın karşılanması anlamında bir zorunluluk olduğu gibi, aynı zamanda arabuluculuk mevzuatının Arabuluculuk Daire Başkanlığına ve Arabuluculuk Kuruluna yüklediği bir görevin de ifasıdır.
Arabulucular Etik Kurallarının aşağıda belirtilmiş olan üç temel amacı vardır:
- Arabuluculara mesleklerinin icrasında rehberlik etmek ve yol göstermek
- Arabuluculuğa başvuran tarafları bilgilendirmek ve onların korunmasını sağlamak
- Barışçıl bir uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak arabuluculuğa toplum tarafından duyulan kamu güvenini arttırmak.
Arabulucular Etik Kuralları, arabuluculuk sürecini yürütecek ve Arabulucular Siciline kayıtlı bulunan arabulucular tarafından kabul edilmiş sayılır. Arabulucular bu kurallara eksiksiz bir biçimde uymaya özen göstermelidir.
Arabulucular Etik Kuralları, bütün olarak okunur ve yorumlanır. Kuralların sıralanmasında, öneme göre verilen bir öncelik söz konusu değildir.
Arabuluculuk Kurulu, Etik Kurallarının ihlali ve bu durumun öğrenilmesi halinde Kanunun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında ilgili arabulucunun sicilden silinmesi de dahil olmak üzere arabuluculuk mevzuatında öngörülen diğer yaptırımları uygulayabilir.
Eşitliği Gözetme Yükümlülüğü
Madde 1- (1) Arabulucu, süreç boyunca taraflara eşit davranma ve onların gereksinimleri doğrultusunda adil olma ilkelerini gözetmekle yükümlüdür.
Kendi Kararını Verme Hakkı
Madde 2- (1) Kendi kararını verme hakkı, tarafların sürece başlamadan, süreç içerisinde ve sonuç aşamasında özgür ve aydınlanmış iradeleriyle, gönüllü ve baskı altında kalmadan karar vermelerini kapsar.
(2) Arabulucu, arabulucunun seçimi, sürecin yürütülmesi, sürece katılım, süreçten çekilme ve süreci sonlandırma dâhil olmak üzere, arabuluculuğun her aşamasında tarafların kendi kararlarını verme hakkını gözetmekle yükümlüdür.
(3) Arabulucu, hazırlık aşaması veya ilk arabuluculuk toplantısında kendisinin arabuluculuk sürecindeki rolü hakkında taraflara bilgi vermek zorundadır. Arabulucu karar verme yetkisinin kendisinde değil, taraflarda olduğu hususunu vurgulamalıdır.
(4) Arabulucu, hukuki uyuşmazlıkla ilgili olarak taraflara hukuki veya mesleki tavsiyelerde bulunamaz. Ancak gerekli ve uygun olduğunda aydınlanmış iradeyle seçim yapmalarına yardımcı olmak üzere uzmanlara danışmalarının önemini taraflara hatırlatmalı ve bu konuda tarafları bilgilendirmelidir.
(5) Arabulucu, daha yüksek bir anlaşma bedeli veya arabuluculuk ücreti sağlamak amacıyla, taraflardan herhangi birinin kendi kararını verme hakkına etki etmemelidir.
Tarafsızlık
Madde 3- (1) Tarafsızlık, arabulucunun taraf tutmamasını ve taraflar hakkında önyargılı olmamasını kapsar.
(2) Arabulucu, taraflardan birinin kişiliğine, geçmişine, inanç ve değerlerine ve arabuluculuk sürecindeki tutum ve davranışlarına veya başka bir sebebe dayanarak taraf tutmamalı ve önyargılı davranmamalıdır.
(3) Arabulucu, arabuluculuk sürecini yürütürken tarafsız olmak ve tarafsızlığını şüpheli hâle getirecek davranışlardan kaçınmak zorundadır. Arabulucu, kendisinin davranış ve görünüşteki tarafsızlığından şüphe duyulmasına yol açacak şekilde, taraflara değerli bir hediye, yardım, borç veya değerli başka bir mal vermemeli ve onlardan da kabul etmemelidir.
(4) Arabulucu, arabuluculuğu tarafsız bir şekilde yönetemeyecek ise arabulucu olma teklifini reddetmeli ve hangi aşamada olursa olsun arabuluculuktan çekilmelidir.
(5) Arabulucunun tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektirecek önemli hâl ve şartların varlığının söz konusu olması veya sonradan ortaya çıkması hâlinde, bu hususta tarafları bilgilendirmesine rağmen, taraflar, arabulucudan görevi üstlenmesini birlikte talep ederlerse, arabulucu bu görevi üstlenebilir veya üstlenmiş olduğu görevi sürdürebilir.
(6) Arabulucu, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, arabuluculuk sürecini arabuluculuğa uygun tarafsız bir yerde yürütmelidir.
Menfaat İlişkisi veya Çatışması
Madde 4- (1) Arabulucu ile taraflar arasında herhangi bir menfaat ilişkisi veya çatışması bulunmamalıdır. Arabulucu, taraflar ile arasında menfaat ilişkisi veya çatışması bulunduğu görünümü vermekten kaçınmalıdır.
(2) Arabulucu ile taraflar arasındaki menfaat ilişkisi veya çatışması, tarafların arabuluculuğa başvurmasından sonra ortaya çıkabileceği gibi; arabulucu ile taraflar arasındaki mevcut veya geçmişteki, kişisel ya da mesleki herhangi bir ilişkiden dolayı önceden de var olabilir.
(3) Arabulucu, arabuluculuk sürecini yürütmesi bakımından, iyi niyetli üçüncü bir kişinin, taraflar ile arasında doğmuş veya doğabilecek bir menfaat ilişkisi veya çatışması bulunduğunu düşünmesine yol açacak bir olay olup olmadığını belirlemek üzere makul bir araştırma ve inceleme yapmalıdır. Arabulucunun, taraflar ile arasında doğmuş veya doğabilecek bir menfaat ilişkisi veya çatışmasını ortaya çıkarmak için yapacağı araştırma, somut olayın koşullarına göre değişebilir.
(4) Arabulucu, kendisi tarafından makul koşullarda bilinebilecek ve tarafsızlığı hakkında şüphe uyandırabilecek, doğmuş veya doğabilecek menfaat ilişkisi veya çatışmaları hakkında, mümkün olan en kısa sürede tarafları bilgilendirmelidir.
(5) Arabulucu ile taraflar arasındaki doğmuş veya doğabilecek menfaat ilişkisi veya çatışması, arabulucunun tarafsızlığına ve arabuluculuk sürecine açıkça zarar verecek nitelikteyse; arabulucu, tarafların aksi yöndeki talepleri ve anlaşmasına bakılmaksızın, arabuluculuk teklifini reddetmeli ve hangi aşamada olursa olsun arabuluculuktan çekilmelidir.
(6) Arabulucu, bu sıfatla görev yaptığı uyuşmazlık ile ilgili olarak açılan davada, daha sonra, avukat olarak görev üstlenemez. Ancak, taraflar açık ve yazılı onayları ile birlikte talep ederlerse, açılan tahkim yargılamasında hakemlik yapabilir.
Sürecinin Niteliği ve Görevin Özenle Yerine Getirilmesi
Madde 5- (1) Arabulucu, görevini şahsen, özenle, makul sürede, güven içinde, tarafların etkin katılımıyla, hakkaniyete uygun, taraflara yeterli söz hakkı vererek ve katılımcılar arasında karşılıklı saygı gösterilmesini sağlayacak biçimde yerine getirmelidir.
(2) Arabulucu, arabuluculuk görevini, arabuluculuk süreci ile ilgili tüm ön hazırlıkları tamamladıktan sonra ve arabuluculuk sürecini yürütmek için gerekli zamana sahip olduğunda kabul etmelidir.
(3) Arabulucu, arabuluculuk süreci boyunca mesleğin gerekliliklerine uygun biçimde davranmak zorundadır. Arabulucu, kendisine ya da arabuluculuk sistemine duyulacak güven ve itibarına zarar verebilecek bir davranış içerisinde bulunamaz. Arabulucu, toplumsal cinsiyet rollerinin taraflara ve özellikle arabuluculuk sürecine etkisi yanında; taraflar ve taraflarla kendisi arasındaki sosyo-ekonomik ve kültürel farklılıklara karşı da duyarlı olmalıdır.
(4) Arabulucu, arabuluculuk süreci boyunca taraflar arasında dürüstlüğü, saygıyı, samimiyeti ve nezaketi teşvik etmeli ve kendisi de arabuluculuk sürecinde taraflara herhangi bir belge, olay veya durum hakkında bilerek ve isteyerek yanlış bilgi vermemelidir.
(5) Arabulucunun görev ve işlevi, diğer mesleklerden önemli ölçüde farklıdır. Arabulucunun işleviyle diğer bir mesleğin işlevi birbirine karıştırılmamalıdır. Arabulucu, mesleklerinin işlevlerini birbirinden ayırmalıdır. Arabulucu, ancak arabuluculuk ile bağdaşması şartıyla taraflara eğitim ve tecrübesine dayanarak bilgi verebilir.
(6) Arabulucu, arabuluculuk sürecinde arabuluculuktan başka bir uyuşmazlık çözüm yöntemini yürütemez. Arabuluculuk mevzuatından kaynaklanan avantajları kullanmak amacıyla herhangi bir çözüm yolunu arabuluculuk olarak adlandıramaz. Ancak, arabulucu, gerekli ve uygun gördüğünde, taraflara uyuşmazlıklarını tahkim, tarafsız değerlendirme, danışmanlık veya diğer uyuşmazlık çözüm yöntemleriyle çözmeyi düşünmelerini önerebilir.
(7) Arabuluculuk bir suç işlemek amacıyla kullanılırsa, arabulucu uygun adımları derhâl atmalı ve hangi aşamada olursa olsun arabuluculuktan çekilmelidir.
(8) Taraflardan biri arabuluculuk sürecini, uyuşmazlık konularını ve uzlaşma seçeneklerini kavramakta güçlük çekerse veya arabuluculuğa etkin bir biçimde katılmakta zorlanırsa; arabulucu, böyle bir durumdaki tarafın katılma, anlama ve kendi kararını verme hakkına uygun olacak şekilde, hukuki yardım almasını önermek de dahil olmak üzere gerekli değişiklik önerilerini getirmeli, hatta gerekiyorsa arabuluculuğu bitirmelidir.
(9) Arabulucu, kendisi de dâhil olmak üzere bir katılımcının davranışının, arabuluculuk sürecinin yürütülmesine zarar verebileceğini düşünürse, gerektiğinde arabuluculuğu ertelemek, arabuluculuktan çekilmek veya arabuluculuğu bitirmek de dâhil olmak üzere gerekli tedbirleri derhâl almalıdır.
Gizlilik
Madde 6- (1) Arabulucu, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, arabuluculuk faaliyeti çerçevesinde sunulan veya diğer bir şekilde elde ettiği bilgi ve belgeler ile kayıtları gizli tutmak zorundadır.
(2) Arabulucu, tarafların arabuluculuk sürecinde nasıl hareket ettiği hakkında, sürece katılmayan üçüncü kişilere bilgi vermemelidir.
(3) Arabuluculuk sürecinde taraflardan biriyle özel oturumda bir araya gelen arabulucu, bu özel oturumda edindiği hiçbir bilgiyi, bilgiyi veren tarafın rızası olmadan, doğrudan veya dolaylı olarak diğer tarafa aktarmamalıdır.
(4) Arabulucu, bir arabuluculuk sürecine eğitim veya araştırma amacıyla katılım sağlarsa, tarafların kimlik bilgileri de dahil olmak üzere gizliliğe ilişkin haklı beklentilerine uygun davranmalıdır.
Mesleki Yeterlilik
Madde 7- (1) Arabulucu, somut uyuşmazlıkta gerekli olan mesleki yeterliliği haiz değil ve tarafların makul beklentilerini karşılayamayacak durumdaysa, arabuluculuk teklifini reddetmeli ve hangi aşamada olursa olsun arabuluculuktan çekilmelidir.
(2) Arabulucu, mesleki yeterliliğinden ve gelişiminden sorumludur. Bu anlamda kendi mesleki bilgi ve becerilerinin sınırlarının farkında olmalıdır. Arabulucu, gerek mesleki yeterliliğinin artırılması gerekse mesleki gelişimin sağlanması için, yenileme eğitimi başta olmak üzere, arabuluculukla ilgili her türlü bilimsel ve mesleki çalışmalara katılmalıdır.
(3) Eğitim sayesinde kazanılan bilgi ve beceriler, arabuluculuk tecrübesi, toplumsal cinsiyete, sosyo-ekonomik ve kültürel farklılıklara ilişkin farkındalıklar, bir arabulucunun mesleki yeterliliği ve gelişimi için gerekli olan önemli unsurlardır.
(4) Taraflar, arabulucunun eğitimi, tecrübesi ve arabuluculuk sürecini yürütmedeki mesleki yeterliliği ile ilgili bilgilere rahatça erişebilmelidir.
Unvan Kullanımı, Reklam ve Tanıtım
Madde 8- (1) Arabulucu, arabuluculuk faaliyeti sırasında bu unvanını belirtmek zorundadır.
(2) Arabulucu, tabela ve basılı kâğıtlarının kullanımında arabuluculuk mevzuatına uygun hareket etmelidir.
(3) Arabulucu, reklam ve tanıtım yaparken dürüstlük kuralına uygun bir tutum ve davranış sergilemelidir. Arabulucunun, kendi nitelikleri, tecrübesi, hizmetleri ve ücreti konusunda vereceği bilgiler doğru olmalıdır. (Danıştay Onuncu Dairesinin 22/12/2022 tarih ve Esas No: 2018/62 , 2022/6437 sayılı kararı ile iptaline karar verilmiştir.)
(4) Arabulucu, tabela ve basılı kâğıtlarında veya elektronik ortamdaki reklam ve tanıtıma yönelik iletişimlerinde, arabuluculuk sürecinin sonucu ve başarısı hakkında kısmen de olsa söz vermemelidir. (Danıştay Onuncu Dairesinin 22/12/2022 tarih ve Esas No: 2018/62 ,2022/6437 sayılı kararı ile iptaline karar verilmiştir.)
(5) Arabulucu, hiçbir şekilde etik kurallarla çelişecek nitelikte reklam yapamaz. (Danıştay Onuncu Dairesinin 22/12/2022 tarih ve Esas No: 2018/62 , 2022/6437 sayılı kararı ile iptaline karar verilmiştir.)
Ücret ve Diğer Masraflar
Madde 9- (1) Arabulucu yapmış olduğu faaliyet karşılığı ücret ve masrafları isteme hakkına sahiptir. Keza, ücret ve masraflar için avans da talep edebilir.
(2) Arabulucu, arabuluculuk ücreti ve arabuluculuk süreciyle ilgili olarak ortaya çıkabilecek diğer masraflar hakkında, arabulucu olarak atanmasını müteakip mümkün olan en kısa sürede tarafları bilgilendirmelidir.
(3) Arabulucu, arabuluculuk süreci başlamadan önce, arabuluculuk ücreti ve masraflarıyla ilgili olarak tarafların bir anlaşma yapmalarını sağlamalıdır.
(4) Arabulucu, ücretini belirlerken; kendi niteliklerini, uyuşmazlığın niteliğini ve karmaşıklığını, arabuluculuk sürecinde gereken süreyi ve tüm diğer etkenleri dikkate almak, asgari ücret tarifesinin altında olmamak ve hak arama hürriyetini engellememek koşuluyla, hakkaniyete ve dürüstlüğe uygun bir şekilde hareket etmelidir.
(5) Arabulucu, tarafların kendi aralarında eşit olmayan miktarda ücret ödemesini kabul ettiği hâllerde; tarafsızlığından ödün vermemeli, fazla ücret vereni diğerine göre üstün tutacak tutum ve davranışlarda bulunmamalıdır.
Arabuluculuk Uygulamasının Geliştirilmesi
Madde 10- (1) Arabulucu, arabuluculuğun geliştirilmesi ve arabuluculuğun barışçıl bir uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak kabul edilmesi ve konuya dair toplumsal farkındalığın oluşturulması, arttırılması ve kurumun tanıtılmasından sorumludur.
(2) Arabulucu, arabuluculuk faaliyetinde bulunurken, arabuluculuk uygulamasını geliştirecek şekilde hareket etmeye dikkat ve özen göstermelidir. Arabuluculuğun farklı uyuşmazlık türlerinde uygulanabilmesine yönelik çalışmalar yapmalıdır.
(3) Arabulucu, arabuluculuk alanındaki değişik görüşlere saygı göstermeli ve hem mesleğini geliştirmek hem de uyuşmazlığa düşen taraflara daha iyi hizmet sunmak amacıyla, diğer arabulucularla karşılıklı olarak bilgi alışverişinde bulunmalı ve onlarla birlikte bilimsel ve mesleki çalışmalar yapmalıdır.
(4) Arabulucular kendi aralarında bu Kurallara uygun şekilde hareket edilmesi hususunda birbirlerini teşvik etmelidirler.
Kaynak:https://adb.adalet.gov.tr/Home/SayfaDetay/etik-kurallari15012021075651
1969 yılında Karşıyaka'da doğdu. 1987 yılında İzmir Çınarlı Teknik Lisesi Elektrik bölümünden ve 1993 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi´nden mezun oldu. İstanbul Barosu Mevzuatı Araştırma ve Geliştirme Komisyonu Başkan Yardımcılığı görevine uzun yıllar devam etti.
İstanbul Barosu Avukat Hakları Merkezi´nin (AHM) kurucu üyeliği ve uzun süre merkez yönetim kurulu üyeliğinde bulundu.2022 – 2023 yılları arasında İstanbul Barosu AHM Sözcüsü oldu. İstanbul Barosu Sağlık Komisyonu üyeliğinde de bulunan Çakmakcı, İstanbul Barosu “Avukat Hakları” ve “CMK” Eğitim sertifikalarına sahiptir. Lebib Yalkın Yayınlarında Vergi ve Ticaret Hukuku Mevzuat Uzmanı ve Mükellefin Dergisi Yazı İşleri Müdür Yardımcısı olarak çalıştıktan sonra. Türkiye İş Bankası Hukuk İşleri Müdürlüğünde uzun süre Avukatlık yapan Çakmakcı aynı zamanda Türkiye İş Bankası Eğitim Müdürlüğünde orta ve üst düzey yöneticilere “Hukuk Eğitmeni” olarak hukuk dersleri verdi. Halen Kadıköy´de İstanbul Barosuna kayıtlı olarak serbest avukatlık yapmaktadır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosunda Uzlaştırmacı olarak görev yapmıştır.
Sakarya Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi "Uzlaştırmacı Eğiticiliği Eğitimi" sertifikasına sahiptir. Türkiye Barolar Birliği "Arama Konferansı" Moderatörlük Eğitimini tamamlamıştır. Türkiye Barolar Birliği Avukat Hakları Merkezi Genel Sekreterliği görevini yürütmüştür. Antalya Barosu, Mersin Barosu ve Hatay Barosu'nda Avukatlık Hukuku üzerine seminerler vermiştir. Seminerleri TBB Televizyonunda yayınlanmıştır. "Avukat Hakları" isimli TBB AHM iç eğitim yayınını hazırlamıştır. Türkiye Bankalar Birliği Eğitim Merkezinde “Hukuk Eğitmeni” olarak dersler vermiş olup Ankara Barosu “Yapay Zeka Hukuku Merkezi” Danışma Kurulu üyesidir. İstanbul Barosu Genel Kurulunda 2018-2020 ve 2022 – 2024 dönemi “Türkiye Barolar Birliği İstanbul Delegesi” seçilmiştir. 2024-2026 Dönemi Türkiye Barolar Birliği İstanbul 1. Yedek Delegesi olarak seçilmiştir. Kuruluşunda ve bazı dönemlerinde İstanbul Barosu “Baro Meclisi” üyesi olmuştur. Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubunun iki dönem Yürütme Kurulu üyeliği görevini yürütmüştür. İstanbul Barosu, Kat Mülkiyeti Hukuku Komisyonu, Çevre ve İmar Komisyonu üyesidir. İstanbul Barosu Kooperatif Hukuku Komisyonunun kurulmasına öncülük etmiştir. Arabuluculukta Taraf Avukatları Grubunun (ATAG) kurucularından olup arabuluculuk ve avukat ilişkileri konusunda söyleşiler düzenlemiş ve kampanyalar yürütmüştür. Taşınmaz ve Kira Hukuku Grubu Dergisi Yayın Kurulu üyesidir.
Legal Yayıncılık A.Ş. Legal Kitabevi A.Ş. ve Arnavutluk'ta Legal Publishing Shpk'nin kurucu ortağı ve yönetim kurulu üyesidir. Türkiye'nin en kapsamlı hukuk veri tabanı olan "Legal Online Veri Tabanı" nın kurucularından ve sürdürücülerindendir. Halen YÖK - TÜBİTAK ULAKBİM'e kayıtlı hakemli olan İstanbul’da yayınlanan 10 akademik hukuk dergisinin ve Tiran'da Arnavutça / İngilizce yayınlanan Revista Akademike Legal isimli hukuk dergisinin “Sorumlu Yazı İşleri Müdürü” dür. Hukuki makaleleri çeşitli gazete ve dergilerde yayınlanmıştır. Yayınlanmış hukuk kitapları ve mevzuat derlemeleri bulunmaktadır. Modern Hukuk Akademisinin Başkanlığını ve Hukuk Eğitmenliği görevini yürütmüştür.
Modern Hukuk Akademisi olarak "Sağlık ve Hukuk Gündemi" ve "Hukuk Söyleşileri" başlıklı söyleşileri hukukçu ve doktorların katılımı ile gerçekleştirmiş ve söyleşileri sosyal medya üzerinden online yayınlamıştır. Kadıköyü Bilim Kültür ve Sanat Dostları Derneğinin (KBKSDD) üyesidir. KBKSDD faaliyetleri çerçevesinde Moda sahilinin çevre yolu ile yok edilmesine ve yeşil alanların betonlaşmasına karşı faaliyetler yürütmüştür. Kamu Yararını Savunma Derneği (KYSD) Başkanlığı görevini yürütmüştür. KYSD faaliyetleri çerçevesinde, çevre, kadın ve avukat haklarına yönelik çalışmalar yürütmüştür.Anadolu Yakası Balkoan Göçmenleri Derneği Yönetim Kurulu Üyesidir. Modanın Renkleri Müzik Korosunda “Korist” olan Çakmakcı, Türkçe / İngilizce yayınlanan “Makam Müzik Dergisi” isimli Türk Müziği Dergisinin Sorumlu Yazı İşleri Müdürüdür. Yemek Kitapları editörü olup editörlüğünü yaptığı iki ayrı yemek kitabı ile Gourmand Cookbooks Awards tarafından iki kez “Dünyanın En İyi Yemek Kitapları Editörü” ödülüne layık görülmüştür.
1997 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olduktan sonra, İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde Özel Hukuk alanında yüksek lisansını tamamlamış olup, aynı üniversitede doktora çalışmalarına devam etmektedir. Finans sektöründeki çalışmalarına 2000 yılında Pamukbank A.Ş’de başlamış, daha sonra Türkiye İş Bankası A.Ş. Hukuk İşleri Müdürlüğü, Finansbank A.Ş. Genel Dava Birimi’nde çalışmış ve son olarak Anadolubank A.Ş. Sözleşmeli Bürolar Yönetimi Bölümü’nün yöneticiliğini yapmıştır.
İş Hukuku alanında uzman arabulucu olan Bora Durmaz, Türkiye Bankalar Birliği Eğitim Müdürlüğü bünyesinde banka teminat mektupları konusunda eğitim vermiş, Türkiye Futbol Federasyonu Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nda da bir dönem hakem olarak görev yapmıştır.
Banka Teminat Mektuplarının Ödeme İstemiyle İbrazı başlıklı, yayınlanmış bir kitabı bulunan Bora Durmaz, meslek hayatı boyunca bankacılık sektörü içerisinde bulunmuş ve banka kredilerinden kaynaklanan icra takipleri, banka teminat mektupları, borç yeniden yapılandırma görüşmeleri konusunda çalışmalar yapmıştır.

