

Giriş
Avrupa Birliği’nde Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcılarının [Crypto Asset Service Providers] düzenlenmesi, özellikle Avrupa Menkul Kıymetler ve Piyasalar Otoritesi [European Securities and Markets Authority] kapsamındaki gözetimin/denetimin potansiyel merkezileştirilmesiyle ilgili olarak önemli tartışmalara yol açmıştır. Fransa Merkez Bankası [Banque de France] ve Fransız Finansal Piyasalar Otoritesi [Autorité des Marchés Financiers], Avrupa Birliği düzeyinde standartlaştırılmış denetimi savunurken[1], ikna edici karşı argümanlar (gerekçeler) merkezi olmayan bir yaklaşımı desteklemektedir.
Bu makalede, şu anda Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcılarının Avrupa Birliği çapında denetlenmesine karşı çıkılmakta ve yetki devri ve orantılılık, uyarlanmış denetim, kaynak verimliliği ve merkezileşme olmadan denetim yakınsamasının gerekliliği ilkelerini vurgulayan karşı argümanlar incelenmektedir. Makale şu şekilde yapılandırılmıştır: Bölüm A, merkezileştirilmiş denetimin lehine olan argümanları ana hatlarıyla belirtirken; Bölüm B’de, bu tür bir merkezileşmeye karşı beş karşı argüman incelenmektedir.
Bölüm A: Denetimin Merkezileştirilmesi
Şu anda, Kripto Varlık Piyasaları Yönetmeliği[2] [Markets in Crypto Assets Regulation-MiCA] açısından ulusal yetkili makamlar Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcılarını denetlemekle görevlidir. Bu çerçeve tutarlılığı artırmayı amaçlasa da, düzenleyici ortamı karmaşıklaştıran sınırlı yeknesak/tekdüze denetim uygulamalarına sahip olduğu ve ana ve ev sahibi makamlar [home and host authorities] arasındaki işbirliğinin çoğu zaman yetersiz olduğu iddia edilmektedir. Bu, merkezi denetim çağrılarını teşvik etmiştir, çünkü bu tür bir merkezileştirme, ortaya çıkan düzenleyici alanlarda daha kolay elde edilebilir.
Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcılarının, ağırlıklı olarak çevrimiçi olarak işlev gören ve ulusal sınırları aşan operasyonel doğası, ulusal gözetim katılımını karmaşıklaştırır ve sınır ötesi faaliyetler doğası gereği riskli olmasa da, artan yaygınlıkları daha tutarlı bir gözetim çerçevesine olan ihtiyacı vurgular. Bu bakış açısının savunucuları, Kripto Varlık Piyasaları Yönetmeliği’nin uygulanmasının bu gözetim zorluklarının ele alınmasının aciliyetini artırdığını ve dolayısıyla pan-Avrupa katılımcılarının gözetiminin ulusüstü bir otoriteye emanet edilmesini gerektirdiğini ileri sürmektedirler[3]. Ayrıca, ulusal gözetimin kripto varlıklarla ilişkili önemli riskleri azaltmada daha az etkili olduğu ve bunun yatırımcıları saldırılar gibi olumsuz etkilere karşı savunmasız bırakabileceği; dolayısıyla merkezi gözetimin, Avrupa Birliği Üyesi Devletler genelindeki yatırımcıları etkileyebilecek potansiyel Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcısı arızalarıyla ilgili riskleri ele almak için elzem olduğu düşünülmektedir.
Bu bakış açısı, Tasarruf ve Yatırım Birliği Bildirisi’nde[4] [Savings and Investment Union Communication] önemli Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcılarının geniş kapsamının, bunları tüketici koruması, piyasa bütünlüğü ve finansal istikrar açısından potansiyel risk kaynakları haline getirdiğini ve bu risklerin en iyi şekilde Avrupa Birliği düzeyindeki denetimle azaltılabileceğini ileri süren Avrupa Komisyonu tarafından da desteklenmektedir.
Bölüm B: Karşıt Argümanlar
Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcısına ilişkin denetimin Avrupa Birliği düzeyinde merkezileştirilmesi gerektiği iddiasına karşı çıkan birkaç karşı argüman, bu bölümde özlü bir şekilde incelenmiş ve aşağıdaki başlıklar altında düzenlenmiştir:
- Yaygın sorunların yokluğu [absence of widespread issues]
Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcıları ile ilişkili mevcut riskler, Avrupa Merkez Bankası’na denetim yetkisi veren Tek Denetim Mekanizması’nın kurulduğu dönemde Avrupa Birliği’ndeki en büyük bankacılık gruplarının oluşturduğu sistemsel tehditlerle örtüşmemektedir. Şu anda, merkezi bir denetim çerçevesini gerektiren Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcılarından kaynaklanan acil bir finansal istikrar endişesi bulunmamaktadır. Ayrıca, Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcılarının benzersiz özellikleri, düzenlemelerinin daha sistemik finansal kurumların düzenlemelerini taklit etmemesi gerektiğini göstermektedir.
- Yetki devri ve orantılılık ilkesi [principle of subsidiarity and proportionality]
Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcılarının merkezi denetimine karşı argümanın merkezinde, ulus üstü bir organın daha etkili olacağı gösterilemediği sürece kararların ulusal düzeyde alınması gerektiğini ileri süren yetki devri ilkesi yer almaktadır. Bu ilke, Avrupa Birliği’nin yetkilerinin uygulanmasını düzenler ve Üye Devletlerin münhasır Avrupa Birliği yargı yetkisine sahip olmayan alanlarda hareket etme yetkisini korumasını sağlar. Kripto varlıklarının Kripto Varlık Piyasaları Yönetmeliği kapsamında yetkilendirilmesi ve denetlenmesinin yakın zamanda başlamış olması ve Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcılarının önemli bir başarısızlığının ulus üstü yönetime doğru bir kaymaya yol açmamış olması göz önüne alındığında, ulusal denetim hem uygun hem de yeterli olmaya devam etmektedir.
Buna ilave olarak, orantılılık ilkesi, Avrupa Birliği eylemlerinin Birlik hedeflerine ulaşmak için gerekeni aşmaması gerektiğini vurgular. Yerel düzenleyici otoriteler genellikle Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcılarını etkili bir şekilde izlemek için daha iyi donanımlıdır ve denetimi Avrupa Birliği ajanslarına devretmek, sektör içindeki inovasyonu ve rekabeti baltalayabilecek orantısız yükler getirebilir. Bu nedenle, orantılı bir düzenleyici yaklaşım yalnızca yerel uzmanlığı korumakla kalmaz, aynı zamanda Avrupa Birliği’nin rekabet gücünü de artırır[5], kripto varlık pazarının büyümesine elverişli bir ortam yaratır ve Avrupa Birliği’nin teknoloji ve dijital finans alanında önder konumunu güçlendirir.
- Uyarlanmış gözetim/denetim [customised supervision]
Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcıları ile ilişkili yatırımcı koruma riskleri Avrupa Birliği üye devletleri arasında farklılık gösterebilir. Örneğin, kripto varlıklarla ilgili tüketici farkındalığı ve eğitimi seviyesi, yatırımcı koruma risklerini büyük ölçüde etkileyebilir. Kripto varlık riskleri hakkında önemli bir kamu eğitiminin olduğu Üye Devletlerde, yatırımcılar maruz kalma risklerini azaltarak bilinçli kararlar almak için daha donanımlı olabilir. Buna karşılık, sınırlı kamu bilgisine sahip ülkelerde, yatırımcılar yanlış bilgilendirmeye veya yüksek riskli yatırımlara karşı daha savunmasız olabilir. Bu çeşitlilik, belirli riskleri yakalayamayan merkezi bir çerçeve yerine, pasaport koşulları altında ana ve ev sahibi devletler arasında koordineli, yerel koşullara duyarlı bir denetimi gerektirir. Bu tür özel yaklaşımlar, düzenleyici ortamın her üye devletin benzersiz kültürel manzaralarına duyarlı olmasını sağlayarak daha etkili bir risk yönetimine olanak tanır.
- Kaynak sorunları ve verimlilik [resource considerations and efficiency]
Avrupa Birliği ajansları altında merkezi denetim, çeşitli Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcılarını etkili bir şekilde denetlemek için önemli fonlama ve personel dâhil olmak üzere önemli kaynaklar gerektirecektir. Birçok Üye Devlet, ilave düzenleyici katmanlar uygulamadan ilişkili riskleri yönetmek için hâlihazırda işlevsel denetim çerçevelerine ve yeterli kaynaklara sahiptir. Avrupa Birliği düzeyinde çabaları tekrarlamak, verimsizliklere ve kaynakların yanlış tahsisine yol açabilir ve hızla gelişen bir sektörde gerekli denetimi zayıflatabilir. Dahası, Fransa[6] ve Malta[7] gibi ülkelerin Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcısı denetiminde öncülük etmesiyle, yetki alanları arasında organik olarak zengin bir uzmanlık bilgisi gelişmiştir. Merkezi bir düzenleyici yapı, birden fazla alanda uzmanlık gerektirecektir ve bu da nitelikli personel alımı için yüksek maliyetlere neden olabilir ve bu da optimum sonuçlar vermeyebilir.
- Merkeziyetçilik olmadan yakınsama [convergence without centralisation]
Denetçiler arasında denetim yakınsaması ve işbirliği kurmak, denetim arbitrajını azaltmak için merkezi öneme sahip olsa da, bu hedeflere merkezi denetime başvurmadan ulaşılabilir. [i] Çokuluslu bankalar ve varlık yöneticileri için kurul [colleges] gibi gözetim koordinasyonu ve [ii] emsal incelemeleri gibi denetim yakınsaması için mevcut çerçeveler, ulusal düzenleyici özerkliğe saygı gösteren işbirliği ve yakınsama yolları sağlar. Benzer yapılar Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcılarının denetimine etkili bir şekilde uygulanmaya devam edebilir.
Sonuç
Sonuç olarak, Avrupa Birliği içindeki Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcılarının düzenlenmesi, bir Avrupa Birliği Ajansı altında denetimin potansiyel merkezileşmesinin dikkatli bir şekilde değerlendirilmesini gerektirir. Bu makalede, yerel karar almayı destekleyen yetki devri ilkesi vurgulanarak, bu noktada böyle bir merkezileşmeye karşı çıkılmaktadır. Yaygın sistemik risklerin olmaması ve yerel düzenleyici otoriteler içindeki özel uzmanlık, merkezi olmayan bir düzenleyici çerçevenin, denetim yakınsaması çabalarıyla bir araya getirilmesinin, yatırımcı koruma endişelerini ele almak ve piyasa istikrarını sağlamak için daha uygun olduğu gösterilmektedir. Buna ek olarak, orantılılık ilkesi, inovasyonu ve rekabeti engelleyebilecek külfetli düzenlemelerden kaçınmanın önemini vurgulamaktadır. Düzenleyici otoriteler arasındaki mevcut işbirliği mekanizmaları, merkezi denetime ihtiyaç duymadan gerekli yakınsamayı mümkün kılarak, yatırımcı çıkarlarına öncelik veren, uyarlanabilir ve rekabetçi bir Avrupa kripto para piyasasını teşvik etmektedir.
[1]<https://www.banque-france.fr/en/news/european-supervision-crypto-first>.
[2]<https://eur-lex.europa.eu/eli/reg/2023/1114/oj/eng>.
[3]Bkz. “1” no.lu dipnot.
[4]<https://finance.ec.europa.eu/document/download/13085856-09c8-4040-918e-890a1ed7dbf2_en?filename=250319-communication-savings-investmlents-union_en.pdf>.
[5]<https://ec.europa.eu/commission/presscorner/detail/en/ip_25_339>.
[6]Bkz. “1” no.lu dipnot.
[7]<https://hstalks.com/article/9142/six-years-of-regulation-and-supervision-of-crypto-/?business&noaccess=1>.
Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.
