Giriş
Avrupa Menkul Kıymetler ve Piyasalar Otoritesi [European Securities and Markets Authority-ESMA], Kasım 2021’de, 2020 yılında piyasa bozucu eylemler nedeniyle uygulanan yaptırımlara ilişkin raporunu yayınlamıştır. Yetkili ulusal/yerel makamlar [national competent authorities] ve diğer otoriteler, söz konusu takvim yılı boyunca ‘541’ adet idari ve cezai işlemle ilgili olarak toplam 17,5 milyon avro tutarında para cezası uygulamıştır. Avrupa Birliği (AB), bu piyasa bozucu eylemlerle mücadele etmek ve sermaye piyasalarına olan güveni artırmak amacıyla, son yıllarda iki önemli mevzuatı yürürlüğe koymuştur. Sırasıyla “Piyasa Bozucu Eylemler Yönetmeliği” ile “Finansal Araç Piyasaları Direktifi II”[1] [Market Abuse Regulation (‘MAR’) and Markets in Financial Instruments Directive-II (‘MiFID)’], AB’nin finansal suçlarla mücadelesinde ön saflarda yer almaktadır.
Her iki mevzuat ta kuruluşların uyumlu kalmak için büyük çaba sarf etmesini gerektirir. Çıkar çatışmalarını ve içeriden öğrenenlerin ticareti olaylarını önlemek için, uyulması gereken “Piyasa Bozucu Eylemler Yönetmeliği” ile “Finansal Araç Piyasaları Direktifi-II” prosedürleri mevcuttur. Tüm çalışanların yasal uyum koşullarını ve yükümlülüklerini anlamaları için bilgilerin kuruluş genelinde dağıtıldığından emin olunması gerekir.
Bu yazıda, hem ‘Piyasa Bozucu Eylemler Yönetmeliği’ hem de ‘Finansal Araç Piyasaları Direktifi-II’nin finans sektörü üzerindeki etkisi ve uyum fonksiyonunun, bir kuruluşu yasanın doğru tarafında tutmak için atması gereken adımlar açıklanmaktadır.
- Piyasa Bozucu Eylemler Yönetmeliği
Piyasa Bozucu Eylemler Yönetmeliği (596 /2014/EU), 03 Temmuz 2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yönetmeliğin kapsamı, düzenlenmiş bir piyasada, çok taraflı veya organize bir işlem yerinde [a multilateral trading facility or an organised trading facility] işlem gören herhangi bir finansal aracı ve bir işlem platformunda gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılmaksızın, böyle bir finansal araç üzerinde etkisi olabilecek herhangi bir diğer davranış veya eylemi içerir.
Anılan yönetmelik şunları önlemeyi amaçlamaktadır:

- Finansal Araç Piyasaları Direktifi-II
Finansal Araç Piyasaları Direktifi-II (2014/65/EU), 03 Ocak 2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Finansal Araç Piyasaları Yönetmeliği [Markets in Financial Instruments Regulation-MiFIR] ile aynı zamanda yayınlanmıştır, ancak bunlar genellikle toplu olarak MiFID-II olarak anılmaktadır.
Bu direktif yatırım şirketlerine (kuruluşlarına) yöneliktir ve şunları amaçlamaktadır:
- Avrupa Birliği genelinde piyasa düzenlemelerinin uyumlu hale getirilmesi;
- Yatırımcı korumasının daha güçlü hale getirilmesi;
- Piyasalardaki faaliyetleri denetleme yetkilerinin güçlendirilmesi,
- Hem satış hem de alım tarafı dâhil olmak üzere işlem raporlamasına ilişkin temel gereksinimlerin artırılması.
- Piyasa Bozucu Eylemler Yönetmeliği ile Finansal Araç Piyasaları Direktifi-II’nin etkisi
Hem Piyasa Bozucu Eylemler Yönetmeliği hem de Finansal Araç Piyasaları Direktifi-II, 2000’lerin sonundaki finans krizi gibi olayların ardından piyasa bütünlüğünü korumak ve finans piyasalarına olan güveni yeniden tesis etmek için mevzuata uyum biriminin ele alması gereken bir dizi koşul eklemiştir. Kuruluşlar, çok çeşitli uygulamalara ilişkin kayıt ve iletişim bilgilerini saklamak zorundadır. Bu, yetkili ulusal makamların şüpheli işlemleri/faaliyetleri tespit etme, yatırımcı koruması ve piyasa şeffaflığı ile ilgili uyumu izlemelerine yardımcı olmak içindir ve aşağıdakiler vasıtasıyla sağlanır:
- Daha geniş kapsamlı kayıt tutma;
- Telefon görüşmeleri ve elektronik konuşmaların saklanması yoluyla olayları doğru bir şekilde yeniden oluşturma gücü,
- Piyasa bozucu eylemin izlenmesi için kapsamlı bir gözetim planı.
Kuruluşlar, bilgilerin içeriden edinilen bilgi olarak sınıflandırılmasından hemen sonra içeriden bilgi edinenlerin listelerini oluşturmak gibi yeni prosedürler uygulamaya koymak zorunda kalmıştır.
Düzenlemeden etkilenen kuruluşlar için Piyasa Bozucu Eylemler Yönetmeliği ile Finansal Araç Piyasaları Direktifi-II’nin temel gereksinimlerini öğrenmeye devam edelim.
- Piyasa Bozucu Eylemler Yönetmeliği ile Finansal Araç Piyasaları Direktifi-II kapsamındaki yükümlülükler
4.1. Genişletilmiş kayıt tutma [extended record-keeping]
Finansal Araç Piyasaları Direktifi-II’nin 16(6) no.lu maddesi şöyle der:
“Bir yatırım kuruluşu, yetkili makamın bu Direktif kapsamındaki gözetim sorumluluklarını yerine getirmesini ve yaptırım eylemlerini gerçekleştirmesini sağlayacak yeterlilikte, kendisi tarafından yürütülen tüm hizmet, faaliyet ve işlemlere ilişkin kayıtların tutulmasını sağlar.”
Böylece şüpheli faaliyetlerin yasa dışılığa dönüşmesi önlenebilir.
Madde 17(7), çalışanların kendi adlarına/hesaplarına veya bir müşteri adına yaptıkları veya yapmayı planladıkları işlemlerle ilgili telefon görüşmeleri ve elektronik mesajların kayıtlarının da buna dâhil olduğunu belirtmektedir. Ayrıca, yüz yüze yapılan toplantıların kayıtları da tutulmalıdır.
Finansal kurumlar, çalışanların bu görüşmeleri yapabilmeleri ve kaydedebilmeleri için ihtiyaç duydukları ekipmanı sağlamak ya da kuruluş, çalışanların kendi ekipmanlarının kullanımına onay vermek zorundadır.
Tüm kayıtlar kalıcı bir ortamda saklanmalıdır. Ayrıca bu kuruluşlar değiştirilmemiş verilere de sahip olmalıdırlar; bu, WORM [write once read many] depolama alanı olarak adlandırılan ‘bir kez yaz, çok kez oku’ depolama alanının kullanılması gerektiği anlamına gelir. Kayıtlar, erişilebilir olmalarını ve talep üzerine kolayca elde edilebilmelerini sağlayan, aranabilir bir ortamda olmalıdır.
4.2. Olayları yeniden yapılandırma gücü [ability to reconstruct events]
İşlemlerin (alım satımların) yeniden yapılandırması, Finansal Araç Piyasaları Direktifi-II kayıt tutma kurallarının temel bir unsuru olup yatırım firmalarının arşivde tutulan elektronik ve diğer kayıtları kullanarak bir işlemin tüm yaşam döngüsünü yeniden oluşturabilmesini gerektirir. Bu nedenle, bu kayıtlar, yetkili yerel makamın bunlara erişmesine ve ilgili kısımları, işlemin aşamalarını ve nasıl gerçekleştiğini gösteren bir düzende düzenlemesine olanak sağlayacak şekilde saklanmalıdır.
Bu, birden fazla veri türü ve formatında hem yapılandırılmış hem de yapılandırılmamış verileri ayıklamak zorunda olan işletmeler için zorlu olabilir. Bu süreç uzun sürebilir ve yoğun kaynak gerektirebilir. Ancak, bu süreç piyasa bozucu eylem gibi suçların izlendiğinin kanıtı olarak da gereklidir.
4.3. Ses kayıtlarının uyumu [voice compliance]
Son yıllarda, işlem öncesi, işlem ve işlem sonrası görüşmeleri belgelemek için doğru ve kaliteli ses kayıtlarının tutulmasında zorluklar yaşanmıştır. ESMA’ya göre, “firmaların telefon görüşmelerinin ve elektronik iletişim politikalarının etkili bir kaydını oluşturmaları, uygulamaları ve sürdürmeleri gerekmektedir.”
Bu politika, verilerin beş yıl boyunca saklanması, kayıtların yetkisiz biri tarafından silinmesinin önlenmesi, müşterilerin görüşmelerin kaydedileceği konusunda bilgilendirilmesi ve cihazların kaybolması veya çalınması ya da çalışanların işletmeden ayrılması durumunda uygulanacak politikaların belirlenmesi zorunluluğunu içerir.
Ofisten yapılan görüşmeler için Finansal Araç Piyasaları Direktifi-II yükümlülüklerine uygun depolama alanı olan bir kayıt sistemi kullanmak oldukça basit olabilir.
Başlangıçta birçok yatırım şirketi, tüm bu etkileşimlerin şirketin kendi ekipmanları kullanılarak uygun şekilde kaydedilmesini sağlamak amacıyla, alım satım görüşmelerinde kişisel cihazların kullanımını yasaklamıştı. Ancak Covid-19 salgını, uzaktan çalışmanın artmasına ve hem kişisel işlemler hem de müşteri işlemleri için sesli arama yapmak amacıyla kişisel cihazların kullanımının artmasına yol açmıştır.
ESMA, Mart 2020’de, “bir firmanın, ilgili bir kişinin, firmanın kaydedemediği veya kopyalayamadığı cihazlarda ilgili telefon görüşmeleri ve elektronik iletişimler yapmasını, göndermesini veya almasını önlemek için tüm makul adımları atması gerektiği” politikasının geçerliliğini korumasına rağmen, görüşmelerin kaydedilmesinin uygulanabilir olmayabileceği zamanlar olabileceğini teyit etmiştir.
ESMA, bu durumlarda firmalardan, görüşmelerin ayrıntılı tutanaklarını tutmak gibi uygulanabilir alternatifleri değerlendirmelerini de istemiştir. Bu eylemlerin ileri düzeyde izlemeye tabi tutulması gerekir.
Yetkililer, bu tedbirlerin geçici olması ve yalnızca kesinlikle gerekli olduğunda alınması gerektiği konusunda ısrarcıdır.
4.4. Daha uzun saklama süreleri [longer retention periods]
Finansal Araç Piyasaları Direktifi-II’ye göre bir yatırım firmasına ait kayıtların saklanma süreleri şöyledir:

4.5. Piyasa bozucu eylemin izlenmesi [market abuse monitoring]
ESMA, teknik standartlarında, “şirketin, düzenleyici koşullara uyumu izlemek amacıyla, ilgili görüşmeler de dâhil olmak üzere, bu koşullara tabi işlem ve emir kayıtlarını periyodik olarak izleyeceğini” teyit etmektedir. Bu izleme, risk bazlı ve orantılı olacaktır.
Bu izleme, Piyasa Bozucu Eylemler Yönetmeliği’nde yer alan finansal araçlara ilişkin içeriden öğrenilen bilginin hukuka aykırı olarak ifşa edilmesine ilişkin yasağı ihlal edebilecek her türlü öneriye karşı dikkatli olmalıdır. Ayrıca, piyasa bozucu eylem veya diğer şüpheli işlemlerde bulunma niyetini gösteren iletişimlere karşı da dikkatli olmalıdır.
Müşterilerle ilgilenen bir çalışanın günlük olarak iş akışı içerisinde birçok tavsiyede bulunması nedeniyle, tavsiyeleri takip etmek özellikle zordur. Uygunsuz olabilecekleri ayıklamak için her tavsiyenin tüm ayrıntılarını belirlemek zordur.
Piyasa bozucu eylemlere ilişkin gözetim sistemleri çok fazla kaynak gerektirir ancak mevzuata uyum açısından olmazsa olmazdır.
4.6. İçeriden öğrenilen bilginin ifşa edilmesi [disclosure of inside information]
Piyasa bozucu eylemler rejimi kapsamında, bir ihraççının tüm içeriden edinilen bilgileri mümkün olan en kısa sürede kamuya açıklaması zorunludur. Piyasa Bozucu Eylemler Yönetmeliği, içeriden öğrenilen bilgiyi “kamuya açıklanmamış, doğrudan veya dolaylı olarak bir veya daha fazla ihraççıya veya bir veya daha fazla finansal araca ilişkin olan ve kamuya açıklanması halinde bu finansal araçların veya ilgili türev finansal araçların fiyatları üzerinde önemli bir etki yaratması muhtemel olan kesin nitelikteki bilgiler” olarak tanımlamaktadır.
Bu bilgiler ortaya çıktığı anda, bunlar “kamunun bilgiye hızlı bir şekilde erişebilmesini ve bilgilerin eksiksiz, doğru ve zamanında değerlendirilmesini sağlayacak bir biçimde” kamuya duyurulmalıdır. Bu, şu anlama gelir:
Bilgileri Avrupa Birliği genelinde ilgili kitleye yaygın olarak dağıtabilecek kuruluşlara bir basın bülteninin gönderilmesi ki, bu genellikle ilgili sektördeki finans ve ticaret basınıdır.
- Bilgilerin şirketin web sitesinde yayınlanması.
- Finansal piyasa otoritelerinin işlem platformları hakkında bilgilendirilmesi.
- Ancak, açıklamanın ertelenmesine izin verilen bazı koşullar vardır. Bunlar da şunlardır:
- Hemen ifşa edilmesi ihraççının çıkarlarına zarar verecekse;
- Gecikmenin kamuyu/halkı yanıltması pek olası olmadığında,
- Veren kuruluş, bunun gizli kalacağını garanti edebildiğinde.
Bu durumlarda piyasa katılımcıları, açıklamayı erteleme kararlarını belgelendirmelidir; bu belge şunları içermelidir:
- Finansal araçla ilgili içeriden bilgi ortaya çıktığında;
- Açıklamanın ertelenmesine karar verilen tarih ve saat;
- Bilgilerin kamuya açıklanmasının beklendiği tarih ve saat;
- Açıklamanın ertelenmesi kararından sorumlu kişi veya kişilerin adı,
- Açıklamayı erteleme koşullarının nasıl yerine getirildiğine dair ayrıntı bilgiler.
4.7. İçeriden bilgi sahibi olanların listeleri [insider lists]
Piyasa Bozucu Eylemler Yönetmeliği’nin 18. maddesi uyarınca, şirketler ortaya çıkan her bir içeriden bilgi için olay bazlı bir içeriden bilgi listesi derlemek zorundadır.
Bu listede, bilgilerin ayrıntıları, ne zaman içeriden bilgi haline geldiği ve ifşanın neden geciktirildiği yer almalıdır. Bu bilgilere erişimi olan tüm kişilerin bilgileri, ne zaman erişim sağladıkları ve varsa, artık erişimlerinin olmadığı zamanlar da eklenmelidir. Ayrıca, herhangi bir unsurunda değişiklik olduğunda bu bilgiler güncel tutulmalıdır.
İçeriden bilgi eklenirken, o kişiler bilgilendirilmeli ve bilgileri herhangi bir türde işlemi bilgilendirmek veya hukuka aykırı olarak ifşa etmek için kullanmama yükümlülüklerini anladıkları teyit edilmelidir.
Talep edilmesi halinde liste yetkili ulusal makama verilmeli ve daha sonra herhangi bir soruşturma yapılması durumunda kullanılmak üzere beş yıl süreyle saklanmalıdır.

Sonuç
Piyasa Bozucu Eylemler Yönetmeliği ile Finansal Araç Piyasaları Direktifi-II, finans sektörünü finansal suçların önlendiği daha adil ve şeffaf bir yer haline getirmeyi amaçlamaktadır ve bu hedefler takdire şayandır. Ancak, sektör kapsamlı olduğundan ve her gün büyük miktarda veri ürettiğinden, her iki mevzuatın da belirlediği yükümlülüklere uyum sağlamak her işletme için büyük bir sorumluluktur. İçeriden bilgi alanların listelerinin oluşturulması ve sürdürülmesinden, ilgili tüm görüşmelerin doğru şekilde kaydedilip saklanmasına kadar, piyasa bütünlüğünü artırmada aşılması gereken büyük idari zorluklar bulunmaktadır. İşte bu nedenle süreçleri otomatikleştirmek için dijital çözümlerin keşfedilmesi iyi bir fikirdir.
[1] Çevirenin Notu: Avrupa Menkul Kıymetler ve Piyasalar Otoritesi’nin “Piyasa Bozucu Eylemler Yönetmeliği” ile “Finansal Araç Piyasaları Direktifi-II” minvalinde, Türkiye’de uygulanan hukuk bakımından aşağıdaki mevzuata bakılabilir:
- 21 Ocak 2014 tarihli ve 28889 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği” (VI-104.1),
- 30 Aralık 2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 06 Aralık 2012 tarihli ve 6362 sayılı “Sermaye Piyasası Kanunu”nun ‘Piyasa bozucu eylemler, bilgi suistimali ve piyasa dolandırıcılığı incelemelerinde uygulanacak tedbirler’ başlıklı 101’inci, ‘Piyasa bozucu eylemler’ başlıklı 104’üncü, ‘Bilgi suistimali’ başlıklı 106’ncı, ‘Piyasa dolandırıcılığı’ başlıklı 107’nci, ‘Bilgi suistimali ve piyasa dolandırıcılığı sayılmayan hâller’ başlıklı 108’inci ve ‘Güveni kötüye kullanma ve sahtecilik’ başlıklı 110’uncu maddeleri.
Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.


