“ABD Sabit Paraları İçin Ulusal Yeniliklerin Yönlendirilmesi ve Kurulması Yasası’nın Sınır Ötesiliğine [Extraterritoriality] İlişkin Bir Kurala Olan İhtiyacı” Üzerine

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Kongresi, federal kripto düzenlemesinin ilk parçası olan ABD Sabit Paraları İçin Ulusal Yeniliklerin Yönlendirilmesi ve Kurulması Yasası’nı[1] [Guiding and Establishing National Innovation for United States Stablecoins Act] geçirme yolunda görünüyor. Bu yasa, ABD doları gibi itibari para biriminin değerine sabit bir istikrar sağlamak üzere tasarlanmış kripto token’ları olan ödeme sabit paraları [payment stablecoins] için kapsamlı bir düzenleyici çerçeve oluşturacaktır. Böyle bir çerçevenin vadesi çoktan geçmiş olsa da ABD Sabit Paraları İçin Ulusal Yeniliklerin Yönlendirilmesi ve Kurulması Yasası’nın önemli bir kusuru var ki; bölgesel kapsamı konusunda net bir kuraldan yoksundur.

  1. Kripto Düzenlemesinde Sınır Ötesi [extraterritoriality[2] in crypto regulation]

Federal menkul kıymetler yasası kapsamında sınır ötesi, kripto davalarında önemli bir sorun ve başa çıkılması gereken bir kabus olmuştur. Yüksek Mahkeme, “Morrison v. National Australia Bank” davasında[3] dolandırıcılıkla mücadele hükümleri için görünüşte açık bir kural sunmuş olsa da, daha sonraki davalar işleri karmaşık hale getirmiştir[4]. Örneğin, federal daire mahkemeleri, İkinci Daire Temyiz Mahkemesinin karar vermesine[5] karşın Birinci, Dördüncü ve Dokuzuncu Dairedeki mahkemelerin reddettiği[6] gibi, ABD yasalarının “ağırlıklı olarak yabancı” [predominantly foreign] olan işlemleri hariç tutup tutmadığı konusunda bölünmüş durumdadır. Morrison’un dolandırıcılıkla mücadele hükümlerinin ötesinde nasıl uygulandığı veya “Düzenleme S” veya “Kural 15a-6” gibi SEC[7][8] kurallarıyla nasıl etkileşime girdiği de belirsizliğini korumaktadır.

Kriptoda işler özellikle karmaşıktır. Bazı mahkemeler, Morrison davası gereğince “yurt içi işlem” [domestic transaction] veya 1933 tarihli Menkul Kıymetler Yasası’nın [Securities Act] 5. maddesi uyarınca yurt içi halka arz/teklif teşkil eden bir dizi yeni bağlantı bularak ABD hukukuna geniş bir etki kazandırmıştır[9]. Ancak bu yaklaşım tutarlı olmaktan uzaktır. Örneğin, “Williams v. Binance” davasındaki[10] son Temyiz Mahkemesi kararını ele alalım. Burada mahkeme, hem Binance’in emirleri eşleştirmek için kullandığı ABD sunucularına hem de müşterilerin “Binance ile Kullanım Koşulları imzaladıkları, satın alma emirlerini verdikleri ve ABD’den ödeme gönderdikleri” [entered into the Terms of Use with Binance, placed their purchase orders, and sent payments from the United States] gerçeğine değinmiştir. Mahkeme, önceki içtihatlardan ayrılmayı, Binance’in yerel yargı yetkisine sahip olmadığını iddia etmesiyle gerekçelendirmiştir. Ancak New York eyaletinde yakın zamanda verilen bir bölge mahkemesi kararında Williams, kendi ülkesinde yargı yetkisine sahip olan (sadece düzenlemeye tabi olmayan) işletmelere uygulanmıştır[11]. Teksas eyaletinde ise bunun tersine, bir bölge mahkemesi Williams kararına, davacıları paketleyip İsrail mahkemelerine göndermesi yönünde başvuruda bulunmuştur[12] (söz konusu sanıklar da aynı şekilde düzenlemeye tabi değildi). Williams davasındaki iki temas noktasının ayrı ayrı ABD yasalarının uygulanmasını tetikleyip tetiklemeyeceği konusunda da tartışmalar mevcuttur[13]. Bu arada bazı mahkemeler, ABD’li yatırımcıların ağır suça karıştığı durumlarda bile yabancı sanıklara yönelik iddiaları reddetmiştir[14].

Açıkçası, mahkemelerin solo hükümlerin bölgesel kapsamına ilişkin kurallar oluşturmasına izin vermek en iyi ihtimalle karmaşıktır ve düzenleme için muhkem bir temel sağlama konusunda başarısız olur. Bu mutlaka mahkemelere yönelik bir eleştiri değildir ancak hâkimlerin oluşturduğu bölgesel doktrinin sınırlarının bir yansımasıdır. Bölgesel kapsamda genellikle daha net bir kuralın bulunduğu eyaletin para gönderici düzenlemesi veya eyalet kripto düzenlemesi altında işler çok daha basitti. Örneğin New York BitLicense, “New York’u veya New York’ta İkamet Eden Kişiyi içeren tüm faaliyetler” için gereklidir [23 CRR-NY I 200.2(q)].

  1. ABD Sabit Paraları İçin Ulusal Yeniliklerin Yönlendirilmesi ve Kurulması Yasası

Ancak ABD Sabit Paraları İçin Ulusal Yeniliklerin Yönlendirilmesi ve Kurulması Yasası öğrendiklerimizi kabul etmekte başarısız oluyor. Madde 3 uyarınca, lisanssız işletmelerin “Amerika Birleşik Devletleri’nde ödeme sabit parası çıkarması” [issue a payment stablecoin in the United States] yasaklanmaktadır. Yasa’nın dili, diğerlerinin de iddia ettiği[15] gibi, token’ların ABD’ye basit bir şekilde geri akışının yeterli olmadığını ima ediyor gibi görünmektedir. Ancak bir ihracın “Amerika Birleşik Devletleri’nde” ne zaman gerçekleşeceğine dair daha fazla rehberlik bulunmamaktadır. Tekrar mahkemeye başvurulması gerekecektir.

Kongrenin seçebileceği bir dizi düzenleyici seçenek bulunmaktadır. Olası iletişim noktaları, ihraççıya (ABD’deki genel merkez, ABD’deki kayıtlı bir ofis, ABD’deki bir şube) veya ihraççının iş yapmak için kullandığı şeye (ABD’deki sunucular, ABD’deki çalışanlar gibi altyapı, bankalar gibi diğer ABD kuruluşlarıyla ilişkiler) odaklanabilir. İlgili kişiler ayrıca ihraççıların ABD’deki müşterileriyle nasıl etkileşim kurduğuna da odaklanabilir: Bu müşterileri mi hedefliyorlar yoksa en azından onlara token satın almalarına veya kullanmalarına izin vererek mi hizmet verirler? Yerli borsalara gelince, bunlar kriptoda neler; lisanssız borsa sayılır mı ve ne zaman yerli olurlar?

Bu temaslardan bazıları diğerlerinden daha mantıklıdır. Örneğin altyapı teması, ABD mahkemeleri arasında popüler olsa da, ABD Sabit Paraları İçin Ulusal Yeniliklerin Yönlendirilmesi ve Kurulması Yasası’nın başarmaya çalıştığı şeyle pek ilgisi yoktur. Ancak diğerlerinin de iddia ettiği[16] gibi, yabancı ihraççıların uygun denetim olmadan pratik pazar erişimine sahip olduğu yerlerde düzenleyici arbitraj, tüketici riski ve sistemik risk hızla çoğalacaktır. ABD’nin dolara sabitlenmiş sabit parasının (Tether) en büyük ihraççısı sonuçta ABD’de değil, El Salvador’da bulunmaktadır. Anılan yasanın bazı denizaşırı ihraççılara ulaşması ve ancak sabit paraların en iyi yaptıkları şeyi yapmasına izin vermek için dikkatli bir dengeleme gerekir: Sınır ötesi ödemeleri kolaylaştırmak.

Bu tür bir denge birden fazla bölgesel dayanak gerektirecektir. Merkezi Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan kuruluşların kapsama alınması mantıklıdır, çünkü uygulama ve gözetim en iyi yerel ortamda işe yarar. Denizaşırı kuruluşlara bakıldığında kritik soru, ABD müşterilerinin ABD Sabit Paraları İçin Ulusal Yeniliklerin Yönlendirilmesi ve Kurulması Yasası kapsamı dışında denizaşırı ihraççılara doğrudan erişime sahip olup olmaması gerektiğidir. Aksi takdirde, ABD yasaları, token’larını ABD müşterilerine hizmet veren herhangi bir borsada listeleyen veya ABD müşterilerine token satarak veya token’larını kullanarak hizmet veren tüm ihraççılar için geçerli olabilir. Eski, daha liberal senaryoda, ABD yasaları, token’larını ABD müşterilerini hedef alan herhangi bir borsada kote eden veya ABD müşterilerinin kendisini hedef alan tüm ihraççılara uygulanabilir. Ayrıca bir orta yol da mevcuttur: ABD’deki müşterilere hizmet veren ancak hedeflemeyen ihraççılar, ABD’deki faaliyetleri ABD yasalarının tüm kapsamını uygulamayı haklı çıkaran bir eşiğe ulaşana kadar yalnızca raporlama/bildirim yükümlülüklerine tabi olabilir.

Yurtdışı ihraççılara erişim sorunu, ABD Sabit Paraları İçin Ulusal Yeniliklerin Yönlendirilmesi ve Kurulması Yasası’nın 15. maddesi kapsamındaki karşılıklı pazar erişimiyle kesişmektedir. Eğer Amerika Birleşik Devletleri kısa sürede çok sayıda anlaşmayı hayata geçirirse, ABD’li müşterilerle tüm ilişkileri kapsamanın çok az zararı olur. Ancak gerçekçi olmak gerekirse, Madde 15 kapsamındaki anlaşmalar külfetli olacaktır. Örneğin Avrupa Birliği sabit para düzenlemesi [Kripto Varlık Piyasaları Yönetmeliği (Markets in Crypto-Assets Regulation; MiCAR) kapsamında], benzer karşılıklı erişim sağlamaz ve Avrupa Birliği-ABD arasında bir anlaşmaya varır. Mevzuat değişikliği olmadan anlaşma mümkün değildir. Madde 15’in uygulamada çok külfetli olduğu ortaya çıkarsa, denizaşırı erişim (eğer varsa) ancak bölgesel kapsamın gevşetilmesiyle kolaylaştırılabilir.

Ayrıca Avrupa Birliği sabit para düzenlemesinin, Avrupa Birliği para birimlerine sabitlenmiş tüm sabit paralar için geçerli olduğunu da belirtmekte fayda vardır (MiCAR, madde 48, fıkra 2). Bu, teorik olarak ABD için de bir seçenek olsa da, uluslararası olarak kullanılan sabit paraların çoğu ABD dolarına sabitlendiğinden, ABD’nin çok ötesindeki sabit paralarda uluslararası ticareti alt üst edebilir.

Her durumda, ilgili iletişim noktaları ABD Sabit Paraları İçin Ulusal Yeniliklerin Yönlendirilmesi ve Kurulması Yasası’nda açıkça listelenmelidir. “Amerika Birleşik Devletleri’ndeki herhangi bir ulaşım veya iletişim aracı veya aracı vasıtasıyla veya Amerika Birleşik Devletleri’ndeki kişiler tarafından (başkaları tarafından önerildiği[17] gibi) doğrudan veya dolaylı olarak Amerika Birleşik Devletleri’nde yürütülen işleri” kapsayan daha geleneksel bir hükme dayanmak yeterli değildir. Benzer bir dil, menkul kıymetler hukukunda sınır ötesi sorunları yaratmıştır.

Kripto düzenlemesinin bölgesel kapsamı hakkındaki tartışma karmaşıktır ancak Kongre’nin buna sahip olması gerekir. Görevi tekrar mahkemelere bırakmak o kadar da dâhice değildir.

[1] <https://www.congress.gov/crs-product/IN12522> [metne çeviren tarafından iliştirilmiştir].

[2] Çevirenin Notu: Uluslararası hukukta, ekstraterritoryalite, genellikle diplomatik müzakerelerin sonucu olarak yerel hukukun yargı yetkisinden muaf olma durumudur. Tarihsel olarak, bu öncelikle bireylere uygulanmıştır, çünkü yargı yetkisi genellikle topraklar yerine halklar üzerinde talep edilmiştir. Sınır ötesilik, uluslararası hukukta ise, yabancı devletlerin veya uluslararası kuruluşların ve bunların resmi temsilcilerinin, bulundukları ülkenin yargı yetkisinden yararlandıkları dokunulmazlıklardır. Sınır ötesi olma, yabancı devletlere veya uluslararası kuruluşlara ve bunların başkanlarına, elçiliklerine, geçiş halindeki birliklerine, savaş gemilerine, misyon binalarına ve diğer varlıklara kadar uzanır. Yabancı bir egemenliğin topraklarında bulundukları sürece yerel yargı sürecinden, polis müdahalesinden ve diğer kısıtlama tedbirlerinden muaftır. Kavram, bu tür kişilerin veya şeylerin, fiilen bulundukları ülkenin topraklarında bulunmadığının kabul edildiği kurgusundan kaynaklanmaktadır. Bu doktrin, Fransız hukukçu Pierre Ayraut (1536-1601) tarafından ortaya atılmış ve Hugo Grotius (1583-1645) ve Samuel von Pufendorf (1632-1694) gibi uluslar hukuku üzerine klasik yazarlar tarafından benimsenmesi nedeniyle geniş bir geçerlilik kazanmıştır. Sınır ötesilik tabiri veya yabancı eşdeğeri 18. yüzyılın sonuna kadar kullanımda değildi. 1788 yılında yayınlanan uluslar hukuku üzerine incelemesi uluslararası üne kavuşan ve kısa sürede İngilizce de dâhil olmak üzere birçok dile çevrilen Georg Friedrich von Martens (1756-1821) tarafından yaratılmasa da kullanılmasıyla hukuk sözlüğünde bir yer edinmiştir. [Bu konuda bkz. <https://en.wikipedia.org/wiki/Extraterritoriality#:~:text=In%20international%20law%2C%20extraterritoriality%20or,peoples%20rather%20than%20on%20lands.>; <https://www.britannica.com/topic/extraterritoriality>].

[3] 561 U.S. 247 (2010).

[4] Bkz. SEC v. Scoville, 913 F.3d 1204 (10th Cir. 2019).

[5] Parkcentral Global HUB Ltd. v. Porsche Auto. Holdings SE, 763 F.3d 198 (2d Cir. 2014).

[6] SEC v. Morrone, 997 F.3d 52 (1st Cir. 2021); Stoyas v. Toshiba Corp., 896 F.3d 933 (9th Cir 2018); In re Volkswagen AG Securities Litigation, 661 F.Supp.3d 494 (E.D. Va. 2023).

[7] Çevirenin Notu: SEC: U.S. Securities and Exchange Commission (Amerika Birleşik Devletleri Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu).

[8] Bkz. örneğin SEC v. Benger, 934 F.Supp.2d 1008 (N.D. Ill. 2013), exempting broker-dealers executing trades on foreign exchanges from registration.

[9] Bkz. örneğin In Re Tezos Securities Lititgation, No. 17-cv-06779-RS, 2018 WL 4293341 (N.D. Cal. Aug. 7, 2018); SEC v. Ripple Labs, Inc., No. 20 Civ. 10832 (AT) (SN), 2022 US Dist. LEXIS 43497 (S.D.N.Y. Mar. 11, 2022); SEC v. Balina, No. 1:22-CV-00950-DAE, 2024 WL 2332965 (W.D. Tex. May 22, 2024); Hardin v. TRON Foundation et al., No. 1:20-cv-02804-VSB, 2024 WL 4555629 (S.D.N.Y. Oct. 23, 2024); Lee v. HDR Global Trading et al., No. 1:20-cv-03232-ALC (S.D.N.Y. April 3, 2024).

[10] 96 F.4th 129 (2d Cir. 2024), cert. denied, Binance v. Anderson, No. 24-336 (Jan 13, 2025).

[11] Lee v. HDR Global Trading et al., Case No. 1:20-cv-03232-ALC (S.D.N.Y. April 3, 2024).

[12] Basic v. BProtocol Foundation et al., No. 1:23-CV-533-RP, 2024 WL 4113024 (W.D. Tex. Sep. 6, 2024).

[13] Bkz. SEC v. Schueler et al., No. 1:23-cv-05749-CBA-PK (E.D.N.Y. Feb. 28, 2025).

[14] Holsworth v. BProtocol Foundation et al., No. 20 Civ. 2810 (AKH), 2021 WL 706549 (S.D.N.Y. Feb. 22, 2021); SEC v. Schueler et al., No. 1:23-cv-05749-CBA-PK (E.D.N.Y. Feb. 28, 2025). Note also Barron v. Helbiz, Inc. et al., No. 20 Civ. 04703 (LLS), 2023 WL 5672640 (S.D.N.Y. Aug. 28, 2023), davalı yabancı bir şirket olsaydı mahkeme de aynısını yapardı.

[15]<https://www.atlanticcouncil.org/blogs/new-atlanticist/stablecoin-regulation-is-pending-in-congress-here-are-six-ways-the-proposals-should-be-improved/>.

[16] Bkz. “13” no.lu dipnot.

[17] Bkz. “13” no.lu dipnot.

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.