Bilim Temelli Hedefler: Kurumsal Sürdürülebilirlikte Bir Sonraki Sınır

  1. Giriş

Biyolojik çeşitlilik finansmanında bir milyar dolarlık açığın belirmesi ve düzenleyici baskının artmasıyla birlikte, kuruluşlar doğayla ilgili uyum için yapılandırılmış yaklaşımlar arıyor. ‘Science Based Targets Network’ün beş adımlı metodolojisi, uyum görevlilerine ve risk yöneticilerine biyolojik çeşitlilik etkilerini değerlendirmek, ölçmek ve raporlamak için sistematik bir çerçeve sunuyor.

2025 yılı uluslararası biyoçeşitlilik finansmanı hedefini karşılamak için kalkınma finansmanında 4,6 milyar dolarlık bir açığın öngörülmesiyle[1], biyoçeşitlilik ve daha genel olarak doğa, bugün iklim değişikliği manzarasında en çok göz ardı edilen segmentlerden biridir. Ancak, sürekli bir doğal afet manşetleri akışı ve 2024 yılındaki Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi Taraflar Konferansı’na[2] (United Nations Convention on Biological Diversity Conference of Parties) artan katılımla, doğa koruma ve yenileme, iç ve dış paydaşların öncelik listelerinde yukarılara doğru yükselmektedir.

Biyolojik çeşitlilik ve ekosistem restorasyonu gibi doğa hedeflerine standartlaştırılmış ve hesap verebilir bir şekilde ulaşmak için birçok kuruluş, özellikle Bilim Temelli Hedefler Ağı[3] (Science Based Targets Network-SBTN) marifetiyle oluşturulan çerçeve olmak üzere daha bilim temelli bir yaklaşım benimsemeye başlamıştır.

Kuruluşların çevre tarafından “doğru şeyi yapmaları” için daha fazla iç ve dış baskı yüklendikçe, gönüllü sürdürülebilirlik girişimleri ve uyum yükümlülükleri giderek daha çeşitli ve kapsamlı hale gelmiştir. İşletmeler dikkatlerini biyolojik çeşitlilik ve doğa gibi ek alanlara yöneltmeye ve bu alanları genel sürdürülebilirlik stratejilerine ve yol haritalarına dâhil etmeye başlamışlardır. Ancak, bugün birçok işletme biyolojik çeşitliliğin ve doğanın daha geniş sürdürülebilirlik ayak izlerindeki rolünü kabul ederken; birçoğu yalnızca ihtiyaç duydukları verileri toplamakta değil, aynı zamanda bu kavrayışları kapsamlı ve etkili bir şekilde yakalamalarını sağlayacak süreçleri devreye sokmakta da zorluk çekmektedir.

Doğaya yönelik bilimsel temelli hedefler, onların bunu başarmalarına yardımcı olabilir.

  1. Doğa için bilim temelli hedefleri anlamak

Bilim temelli hedefler (science-based targets), bir şirketin küresel sıcaklık artışını 1,5° Celsius ile sınırlamak için emisyonlarını ne kadar azaltması gerektiğini hesaba katar. Küresel olarak 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşmamız gerektiği anlayışıyla çalışan Bilim Temelli Hedef girişimi[4] (Science Based Target initiative), hem yüksek emisyonlu sektörler hem de iklim eylemi yapmaya hazır şirketler için doğrudan, dolaylı ve değer zinciri emisyonlarının ne kadar azaltılması gerektiğine dair belirli yönergeler belirlemiştir.

Sürdürülebilirlik planlamasının ne kadar kapsamlı ve çok yönlü olabileceği göz önüne alındığında, işletmeler genellikle eyleme geçirilebilir sürdürülebilirlik hedefleri ve amaçları oluşturmayı zor bulurlar. Bilim temelli hedefler, özellikle emisyonlar söz konusu olduğunda, uzun vadeli sürdürülebilirlik başarısını iddialı, elle tutulur ve hesap verebilir bir şekilde geliştirebilecekleri temel bir çerçeve sağlar.

Ancak emisyonlar sürdürülebilirlikte yalnızca bir faktördür ve Bilim Temelli Hedefler Ağı hedefleri emisyonların ötesine, su, biyolojik çeşitlilik ve diğer doğayla ilgili alanlar gibi doğanın yönlerini de kapsayacak şekilde genişletmiştir. Doğa için bilim temelli hedefleri benimseyerek, işletmelerin biyolojik çeşitlilik kaybını tersine çevirmeyi içeren 2022 tarihli Kunming-Montreal Biyoçeşitlilik Çerçevesi[5] (Kunming-Montreal Biodiversity Framework) hedeflerini karşılamaları beklenmektedir.

Doğa için bilim temelli hedefler, bu hedeflere uzun vadede ulaşmak için uygulanabilir adımları ana hatlarıyla belirtmek ve işletmelerin Doğa ile İlgili İklim Bildirimleri Görev Gücü[6] (Taskforce on Nature-related Climate Disclosures; TNFD), Karbon Bildirim Projesi[7] (Carbon Disclosure Project-CDP) ve diğer yüksek öncelikli düzenleyici çerçevelerle uyumlu hale gelmesine yardımcı olmak üzere tasarlanmıştır.

  1. Konuya başlarken

Doğaya yönelik bilim temelli hedefler, işletmelerin doğa üzerindeki mevcut etkilerini ölçmelerine, kesin ve hızlı hedefler belirlemelerine ve raporlama yapmalarına olanak tanıyan kapsamlı bir beş adımlı metodolojiye sahiptir[8].

3.1. Değerlendirme (assess)

İlk adım, işletmelerin bir adım geri çekilip doğa üzerindeki gerçek etkilerine dair temel bir anlayış edinmelerine yardımcı olmak için tasarlanmıştır. Bu, doğayla ilgili etkilerin tam olarak nerede en yaygın ve acil olduğunun titiz bir incelemesinden geçmek ve ardından bu içgörüleri daha işletme çapında bir görüş oluşturmak için bir araya getirmek anlamına gelir.

3.2. Analiz etme ve önceliklendirme (analyze and prioritize)

Bu kavrayışlar el altında olduğunda, işletmeler somut hedefler formüle edebilir ve önceliklerine göre saldırı planları geliştirebilir. Öncelikler işletmeden işletmeye değişecektir; ancak, insan hakları ve finansal talepler gibi faktörlere dayalı olarak hedeflere ulaşmanın uygulanabilirliğinin yanı sıra acil ihtiyaçları da hesaba katmalıdır.

3.3. Ölçme ve hedef belirleme (measurement and target setting)

Öncelikli alanlar tanımlandıktan sonra, işletmeler hedefler belirlemeye başlayabilir. Bunu yapmak için, işletmelerin temel çizgilerini belirlemeleri ve tatlı su, kara ve diğer doğa alanları için mevcut bilim temelli hedef yönergelerine başvurmaları gerekir. Okyanuslar ve biyolojik çeşitlilik için rehberlik hâlâ geliştirilme aşamasındadır; ancak, bu alanlar için belirli kıstaslar yerine, örneğin tatlı su ve kara rehberlik bölümleri için bilim temelli hedeflerde biyolojik çeşitlilikle ilgili rehberlik özetlenmiştir.

3.4. Yürütme (execute)

İlk temel adımlar atıldıktan sonra, işletmelerin bu hedefleri gerçekleştirmek için bir sürece girişme ve bunu yapmalarına yardımcı olacak bir dizi rehber ilke oluşturma zamanı gelmiştir. Bilim Temelli Hedefler Ağı, buna yardımcı olmak için 2020 yılında Eylem Çerçevesi’ni[9] (AR3T) tanıtmış ve işletmelerin yolculuklarına başlamak ve yeni belirledikleri hedeflere ulaşmak için kullanabilecekleri değerlere ilişkin eyleme geçirilebilir bir genel bakış sağlamıştır:

  • Gelecekteki etkileri önleme;
  • Tamamen önlenemeyen olumsuz etkileri azaltma;
  • Yeniden bitkilendirme girişimleri gibi yollarla doğanın olumsuz etkilerden kurtulması için çaba göstererek onu restore etme ve yenileme,
  • Biyolojik çeşitliliğin kaybını önlemek için sistem çapında değişikliklere yol açarak dönüşüm sağlama.

Bu adımların nasıl uygulanacağına ilişkin resmi kılavuzun Bilim Temelli Hedefler Ağı eliyle 2025 yılında yayınlanması planlanmaktadır. Bu arada, Bilim Temelli Hedefler Ağı’nın mevcut teknik kılavuzu (örneğin tatlı su için) işletmelerin bu hedefleri takip etmeleri için olası yolları aydınlatmaktadır.

3.5. İzleme (track)

Son olarak, hedefler ve tanımlanmış bir eylem planı ile işletmelerin hesap verebilirliği sağlamak için kamuyu aydınlatma ya da bildirim ve izleme protokollerini belirlemeleri gerekir. Ölçüm, raporlama ve doğrulama için kesin prosedürlerin 2025 yılında başlatılması planlanmaktadır. Ancak, Bilim Temelli Hedefler Ağı sürekli olarak ilerlemenin geniş bir şekilde kamuya açıklanması için savunuculuk yapmıştır, bu nedenle doğa için bilim temelli hedefleri benimseyen işletmeler kapsamlı şeffaflığın bekleneceğini öngörmelidir.

[1] <https://sdgforum.be/wp-content/uploads/2020/09/The-Shift.pdf>.

[2] <https://sdg.iisd.org/events/un-biodiversity-conference-cbd-cop-16/>

[3] <https://sciencebasedtargetsnetwork.org/>.

[4] <https://sciencebasedtargets.org/>.

[5] <https://www.cbd.int/gbf>.

[6] <https://tnfd.global/>.

[7] <https://www.cdp.net/en>.

[8] <https://sciencebasedtargetsnetwork.org/companies/take-action/>.

[9] <https://sciencebasedtargetsnetwork.org/wp-content/uploads/2021/03/SBTN-Initial-Guidance-executive-summary.pdf>.

 

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.