

COP29 iklim zirvesi, Trump’ın Amerika Birleşik Devletleri (ABD) başkanlık seçimlerindeki zaferinin iklim değişikliğiyle mücadelede ilerlemeyi engelleyeceği yönündeki ciddi endişelerle gölgelenmiştir[1]. ABD dünyanın en büyük ikinci emisyon kaynağı[2] ve fosil yakıtlardan geçişte kilit aktör olmasına rağmen, Çin dünyanın en büyük emisyon kaynağı olmaya devam etmekte olup; eylemleri ve taahhütleri iklim değişikliğini hafifletmeye yönelik uluslararası çabaların gidişatını önemli ölçüde etkileyecektir.
“Chinese Journal of Environmental Law”da (Çin Çevre Hukuku Dergisi) yayımlanan ‘Kuşak ve Yol Girişimi ve Sürdürülebilirlik: Değişimin İtici Gücü mü Kaçırılan Bir Fırsat mı?’ (The Belt and Road Initiative and Sustainability: a Driving Force for Change or a Missed Opportunity?) başlıklı bir makalede, Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi’nin (BRI) küresel sürdürülebilirlik üzerindeki etkileri ele alınmaktadır.
Kuşak ve Yol Girişimi’nin (Belt and Road Initiative) iklim üzerinde önemli bir etkisi vardır. Kuşak ve Yol Girişimi’ne katılan ülkeler küresel enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 50’sini, dünya nüfusunun yüzde 75’ini ve küresel gayrisafi yurtiçi hâsılanın yüzde 50’sinden fazlasını oluşturmaktadır[3]. Çoğu Kuşak ve Yol Girişimi ülkesi, küresel ortalamaya kıyasla önemli ölçüde daha yüksek enerji ve su tüketimine ve karbon emisyonlarına yol açan kapsamlı bir ekonomik büyüme modeli sergilemektedir. Tahminler, Kuşak ve Yol Girişimi ülkeleri karbon yoğun gelişimlerine devam ederse, diğer bölgeler 2 derecelik hedefi karşılasa bile, küresel sıcaklıklarda yaklaşık 3 santigrat derecelik bir artışa yol açabileceğini göstermektedir[4]. Aynı kaynak ayrıca, Kuşak ve Yol Girişimi dışındaki ülkeler Paris Anlaşması hedeflerine ulaşsa dahi, Kuşak ve Yol Girişimi ülkelerinin 2050 yılına kadar dünya çapındaki karbon emisyonlarının yüzde 66’sına kadar sorumlu olabileceğini savunmaktadır.
Kuşak ve Yol Girişimi’nin iklim üzerindeki etkisi göz önüne alındığında, girişimin küresel sürdürülebilirlik zorlukları, özellikle de iklim değişikliği ile nasıl başa çıktığı ve Kuşak ve Yol Girişimi’nin küresel iklim çabalarına etkili bir şekilde katkıda bulunma yeteneğini hangi faktörlerin tehlikeye atabileceği önemli bir sorudur.
Yakın zamana kadar, Kuşak ve Yol Girişimi’nin mühendisi ve temel itici gücü olan Çin, küresel ısınmaya daha az dikkat ederken ekonomik büyümeye öncelik veriyordu. Ancak, Çin’in iklime yaklaşımı, Kuşak ve Yol Girişimi’ne ‘yeşil’ (green) bir boyut ekleyerek evrim geçirmiştir. Pekin, Kuşak ve Yol Girişimi’ni ‘yeşil’ olarak yeniden markalamış ve Yeşil Kuşak ve Yol Girişimi konseptini destekleyen bir dizi politika başlatmıştır. Yeşil Kuşak ve Yol Girişimi, iki önemli konuyu ele almayı amaçlamaktadır. Bunlardan birincisi, gelişmekte olan dünyada altyapı için harici düzenleyici koşullar dayatmadan fon sağlamakta ve böylece ulusal egemenliği korumaktadır. İkincisi ise, Çin, katılımcı devletler arasındaki Kuşak ve Yol Girişimi iş birliğinin her yönüne yeşil kalkınmayı ve çevre korumayı entegre ettiğini iddia etmektedir.
Söz konusu makalede; yeşil Kuşak ve Yol Girişimi’nin politikalarının ve Orta Asya’daki Kuşak ve Yol Girişimi projelerinin vaka çalışmasının kapsamlı bir incelemesine dayanarak, Yeşil Kuşak ve Yol Girişimi’nin Çin’in iklim liderliği özlemlerini destekliyor gibi görünse ve küresel olarak sürdürülebilirliği ilerletme potansiyeline sahip olsa da henüz anlamlı bir değişim elde etmediği savunulmaktadır. Yeşil Kuşak ve Yol Girişimi’nin küresel iklim çabaları üzerindeki sınırlı etkisinin temel nedeni, bir ‘ev sahibi ülke standardına’ -Kuşak ve Yol Girişimi ülkelerinin yerel düzenlemelerine- güvenmesidir.
Buna karşılık, Avrupa Birliği sürdürülebilirlik ile ilgili mevzuatını yargı sınırlarının ötesine taşıyarak diğer ülkelerdeki şirketleri daha sürdürülebilir olmaya teşvik etmeye (veya zorlamaya) çalışmıştır. Kurumsal Sürdürülebilirlik Durum Tespiti Direktifi ve Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi (Corporate Sustainability Due Diligence Directive and Corporate Sustainability Reporting Directive) de dâhil olmak üzere son çığır açan bölge dışı (extraterritorial) kurumsal düzenlemelerin açık ve benzeri görülmemiş bölge dışı bir erişimi vardır[5]. Avrupa Birliği sınırlarının ötesinde daha sürdürülebilir iş uygulamalarını teşvik etmeye çalışırken, Avrupa Birliği iç hukukunun bölge dışılığı, bu tür bölge dışı uygulamaları ‘iklim sömürgeciliği’[6] (climate colonialism) olarak algılayan gelişmekte olan ekonomiler arasında endişelere yol açmaktadır.
Öte yandan, Kuşak ve Yol Girişimi’nin esnek yasal yaklaşımı, gelişmekte olan dünyada altyapı finansmanındaki önemli bir açıkla birleştiğinde, gelişmekte olan ülkeler arasında güçlü bir çekicilik yaratmıştır[7]. Yine de, “ev sahibi ülke standardı” (host country standard), Çinli yatırımcıların daha az katı çevre düzenlemelerine uyarak uyum maliyetlerini düşürmelerini sağlamakta ve bu da bir ‘kirlilik cenneti etkisi’[8] (pollution haven effect) yaratmaktadır. Kuşak ve Yol Girişimi’ne katılan ekonomiler genellikle Çin’den daha küçüktür ve sonuç olarak sınırlı pazarlık gücüne sahiptirler. Çinli şirketler, yeni çevre yasaları olan ve çok az sayıda uluslararası oyuncuya sahip ülkelere yatırım yaparlar. Sıklıkla, asgari düzeyde kamuya açık raporlama yükümlülükleri ve düzenleyici yükleri olan yerel açıdan kayıtlı halka kapalı şirketler aracılığıyla faaliyet gösterirler ve bu da kamuyu aydınlatmadan kaçınmalarına ve potansiyel olarak iklim dışsallıklarını daha da kötüleştirmelerine olanak tanır. Bu bakış açısından, Kuşak ve Yol Girişimi eşit bir ortaklık değil, hiyerarşik bir yapı haline gelir ve ‘dibe doğru yarışı’ (race to the bottom) sürdürür.
Küresel iklim çabaları için üç temel çıkarım mevcuttur:
Öncelikle, Çin’in Yeşil Kuşak ve Yol Girişimi söylemine rağmen, Yeşil Kuşak ve Yol Girişimi henüz önemli sürdürülebilirlik etkileri elde etmemiştir. Proje uygulamasını yerel düzenlemelerin yönettiği ‘ev sahibi ülke standartlarına’ güvenmek, genellikle tutarsız çevresel uygulamalara, düzenleyici boşluklara ve sağlam bir hesap verebilirliğin eksikliğine yol açar.
İkinci olarak, Kuşak ve Yol Girişimi’nin proje tabanlı doğası, çevre standartları üzerindeki normatif etkisini ve küresel sürdürülebilirlik çabalarında dönüştürücü bir güç olarak potansiyelini sınırlar. Çin’in gerçek bir iklim lideri olarak ortaya çıkması için, Kuşak ve Yol Girişimi’nin düzenleyici eksikliklerini ele alması ve Kuşak ve Yol Girişimi projelerini uluslararası iklim hedefleriyle uyumlu hale getirmek ve yeşil aklamayı önlemek için daha bağlayıcı çevresel güvenceler uygulaması gerekir.
Son olarak, Kuşak ve Yol Girişimi, Çin gibi yükselen güçlerin küresel normları yeniden tanımlamak için girişimlerini kaldıraç olarak kullanabilmesiyle uluslararası kalkınma çerçevelerinde önemli bir değişimin altını çizmektedir. Kuşak ve Yol Girişimi’nin iklim ve çevre hedeflerinin yetersiz kalma riski taşıdığı için, büyük ölçekli ulus ötesi projelerde iklim ve diğer sürdürülebilirlik sorunlarını düzenlemek için güçlendirilmiş yasal çerçevelere yönelik açık bir çağrı bulunmaktadır.
[1]<https://www.reuters.com/world/trump-trade-worries-cloud-cop29-climate-summit-baku-2024-11-11/?utm_source=Sailthru&utm_medium=Newsletter&utm_campaign=Daily-Briefing&utm_term=111124&user_email=fe960911bae658ba657deae5a171abe5a8ae81888d03131550c299d91a90a2dd&lctg=622c2b78e77e593b26129d35>
[2]<https://edgar.jrc.ec.europa.eu/report_2024?vis=co2tot#data_download>
[3]<https://www.economist.com/leaders/2023/09/07/chinas-belt-and-road-initiative-will-keep-testing-the-west>
[4]<https://www.climateworks.org/wp-content/uploads/2019/09/Decarbonizing-the-Belt-and-Road_report_final_lo-res.pdf>
[5]<https://www.ecgi.global/publications/working-papers/corporate-purpose-beyond-borders-a-key-to-saving-our-planet-or>
[6]<https://www.aljazeera.com/opinions/2021/6/23/the-eus-green-deal-could-propagate-climate-colonialism>
[7]<https://www.cfr.org/backgrounder/chinas-massive-belt-and-road-initiative>
[8]<https://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1111/j.1468-2354.2008.00478.x?msockid=0e3c0b51abc86dac16211862aa646cf7>
Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.
