Organize Perakende Suçu

Giriş

Organize perakende suçu (organized retail crime), perakendeciler (retailers) için yeni bir küresel tehdittir. Dünya çapındaki tedarikçiler ya da perakendeciler, organize perakende suçu olarak bilinen büyüyen ve karmaşık bir tehdit ile karşı karşıyadır. Bu suç, organize suç şebekeleri tarafından tedarikçilerden büyük ölçekli mal hırsızlığını ve daha sonra bu çalınan ürünleri kâr amacıyla satmayı içerir. Bu tür suçlar sadece bir dizi izole edilmiş hadise değil, suç ağlarına derinlemesine yerleşmiş grupların koordineli bir çabasıdır.

Organize perakende suçu, genellikle daha büyük suç ağları içinde faaliyet gösteren birden fazla kişiyi içeren oldukça koordineli bir çabadır. Organize perakende suçu önceden planlanmış bir suç olup karmaşık planlama ve yürütmeyi içerir. Organize perakende suçuna dâhil olan ve ‘güçlendiriciler/destekçiler’ (boosters) olarak bilinen kişiler, kişisel kullanım için değil, açıkça kara borsada veya çevrimiçi pazar (işlem) yerleri gibi meşru kanallar aracılığıyla yeniden satış için mal çalarlar.

Bu mallar genellikle suç şebekesinin bir parçası olan ‘çalıntı mal satıcıları’ (fences) tarafından yeniden satılır. Organize perakende suçu, olay başına önemli ölçüde daha yüksek finansal kayıplara neden olur ve çalınan malların maliyeti ve eklenen güvenlik önlemlerinin alışveriş yapanlar için daha yüksek fiyatlara yol açabilmesi nedeniyle perakendeciler ve tüketiciler üzerinde önemli bir ekonomik etkiye sahip olabilir.

1. Organize perakende suçu hırsızlık ile aynı şey midir?

Hırsızlık (shoplifting) ve organize perakende suçu, her ikisi de tedarik/perakende hırsızlığının farklı biçimleridir; ancak uygulanma biçimleri, ölçekleri ve etkileri bakımından önemli ölçüde farklılık gösterirler.

Buna karşılık, hırsızlık genellikle önceden düşünmeden tek başına hareket eden bireyler tarafından işlenen bir eylemdir. Umumiyetle fırsatçı mal hırsızlığını içerir ve sıklıkla kendiliğinden gerçekleşir. Hırsızlar genellikle yeniden satış için değil, kişisel kullanım için ürün çalarlar. Bu tür hırsızlık daha az organizedir ve genellikle organize tedarik suçuna kıyasla olay başına nispeten düşük finansal kayıplarla sonuçlanır.

Hırsızlık ve organize perakende suçu arasındaki ayrım, bu tür suçlar ile etkili bir şekilde mücadele etmek için farklı stratejileri anlamak açısından önemlidir. Hırsızlık, mağaza içi güvenlik önlemlerinin artırılması ve çalışan eğitimiyle azaltılabilirken, organize perakende suçu ile mücadele, bu suçların arkasındaki organize ağları ortadan kaldırmak için kolluk kuvvetleri, gelişmiş teknolojik araçlar ve yasal desteği içeren daha kapsamlı bir yaklaşım gerektirir.

2. Organize perakende suçunun evrimi ve etkisi

Organize perakende suçu onlarca yıldır varlığını sürdürmektedir, ancak kapsamı ve etkisi son yıllarda önemli ölçüde yoğunlaşmıştır.

Polis teşkilatı 1980’lerde, kişisel kullanım için değil, karaborsada büyük miktarlarda yeniden satmak için mal çalan hırsız gruplarını tespit etmiştir. Bugün, sorun yalnızca işletmelerin kârlılığını değil aynı zamanda küresel perakende manzarasını da etkileyen milyarlarca dolarlık bir soruna dönüşmüştür.

3. Organize perakende suçu ve küresel perakende sektöründeki etkisi

2023 yılı Ulusal Perakende Güvenlik Anketi’ne[1] (National Retail Security Survey) göre, 2022 mali yılında ortalama daralma oranı, 2021 mali yılındaki %1,4’ten %1,6’ya yükselmiş ve 2020 ve 2019 yıllarındaki daralma oranlarıyla aynı çizgide seyretmiştir. Ulusal Perakende Federasyonu (National Retail Federation), organize perakende suçunu perakende daralmasına yol açan başlıca etkenlerden biri olarak kabul etmekte ve bu stok (envanter) kayıplarının önemli bir bölümünü oluşturmaktadır.

4. Organize perakende suçu ağlarının yapısı

Organize perakende suçları genellikle her biri belirli roller oynayan[2] birden fazla katılımcıyı kapsar ve bunlar şunları içerir:

  • Perakende mağazalarından mal çalan bireyler olan ‘güçlendiriciler/destekçiler’;
  • Bu çalıntı malları çevrimiçi pazar yerleri veya bitpazarı gibi fiziksel yerler gibi çeşitli kanallar aracılığıyla satın alıp yeniden satan ‘çalıntı mal satıcıları’ ve
  • Operasyonları koordine eden, hedefleri seçen ve lojistiği yöneten ‘organizatörler’.

5. Peki, bu suçu işleyenler ne çalarlar?

Çalınan ürünler arasında genellikle parfüm, kozmetik, tuvalet malzemesi ve elektrikli alet gibi kolayca yeniden satılabilen ürünler bulunur. Bu ürünler karaborsada, genellikle çevrimiçi açık artırma siteleri aracılığıyla veya Amazon ve Walmart gibi büyük elektronik ticaret (e-ticaret) platformlarındaki diğer perakendecilere ve üçüncü taraf tacirlere satılır.

6. Organize perakende suçu ile mücadelede karşılaşılan zorluklar

Perakende sektöründe, organize perakende suçu ile mücadelede karşılaşılan önemli zorluklardan biri olayların eksik bildirilmesidir. Organize perakende suçu olaylarının yaklaşık %50’si polise bildirilmemektedir ki, bunun başlıca nedeni perakendecilerin polisin faillere müdahale etmeyeceğine, soruşturma yapmayacağına veya tutuklamayacağına inanmasıdır. Diğer nedenler arasında ise suçların çok büyük olması ve çalışanların rapor tutmak için zaman ve kaynak eksikliği yer almaktadır.

Ayrıca, organize perakende suçunda şiddet ve saldırganlıkta da artış görülmüştür. Perakendeciler, finansal bir yük oluşturan ve çalışanların ve müşterilerin güvenliğini ve refahını tehdit eden hırsızlıkla ilişkili artan güvenlik olaylarını bildirmektedir.

7. Teknolojik ve yasal önlemler

Teknoloji ve mevzuat, organize perakende suçlarının artan dalgasıyla mücadele etmek için kullanılmaktadır. Perakendeciler ve kolluk kuvvetleri, organize perakende suçunu tespit etmek ve önlemek için gerçek zamanlı veri erişimi, plaka okuyucu teknolojisi, dolandırıcılık tespit platformları ve görsel tanıma sistemleri gibi gelişmiş araçları giderek daha fazla kullanmaktadır.

Yasama tarafında, birkaç eyalet organize perakende suçlarına karışanlar için cezaları sertleştirmek amacıyla yasalar çıkarmıştır. Federal hükümet ayrıca, çevrimiçi pazar yerlerinin yüksek hacimli üçüncü taraf satıcıların kimliğini doğrulamasını zorunlu kılan ‘Tüketicileri İhbar Yasası’nı (INFORM Consumers Act[3]) atlatarak çalıntı malların çevrimiçi yeniden satışını engellemek için adımlar atmıştır.

8. Perakendecilerin ve kolluk kuvvetlerinin rolü

Perakendeciler bu senaryoda pasif kurbanlar değildir. Birçoğu mallarını ve tesislerini güvence altına almak için proaktif adımlar atmıştır. Önlemler arasında yüksek hırsızlık riski taşıyan ürünleri kilitlemek için plastik cam kasalar ve çelik kablolar takmak (installing plexiglass cases and steel cables to lock down high-theft items), mağaza güvenlik sistemlerini geliştirmek ve kolluk kuvvetleriyle yakın iş birliği yapmak yer almaktadır.

Kolluk kuvvetleri kuruluşları, kendi adlarına, özel görev kuvvetleri kurdular ve organize perakende suçunu engelleme çabalarına önemli yatırımlar yaptılar. Örneğin, yalnızca Kaliforniya, organize perakende hırsızlığını araştırmak ve önlemek için kolluk kuvvetlerinin yeteneklerini güçlendirmek için 241,4 milyon ABD dolarından fazla yatırım yapmıştır.

Sonuç

Karmaşık ve gelişen bir zorluk olan organize perakende suçu, perakendecilerden, kolluk kuvvetlerinden ve toplumdan koordineli bir yanıt talep eder. Bu çok yönlü sorun, işletmeler ve toplum üzerindeki etkisini etkili bir şekilde ortadan kaldırmak için işbirlikçi çabalar gerektirmektedir. Organize tedarik suçu mekanizmalarını anlayarak ve bununla mücadele etmek için stratejik önlemler uygulayarak, paydaşlar varlıklarını koruyabilir ve çalışanlarının ve müşterilerinin güvenliğini sağlayabilir. Bu tür suçlar gelişmeye devam ettikçe, bununla mücadele stratejileri de gelişmelidir ki, bu da organize perakende suçuyla mücadelede sürekli yenilik ve iş birliğine olan ihtiyacı vurgular.

[1] <https://cdn.nrf.com/sites/default/files/2023-09/NRF_National_Retail_Security_Survey_2023.pdf>

[2] <https://www.reuters.com/business/retail-consumer/us-retail-lobbyists-retract-key-claim-organized-retail-crime-2023-12-06/>

[3] <https://www.ftc.gov/legal-library/browse/statutes/inform-consumers-act>

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.