

Giriş
Organize suç [organized crime], siyaseti ve toplumu yozlaştırmaktan daha fazlasını yapar; güveni zedeler, piyasaları ve finansal aracılığı çarpıtır. Yeni bir çalışmada, Mafya bağlantılı firmaların yok edilmesinin [dismantling of Mafia-connected firms] banka kredilendirmesini ve yerel üretkenliği nasıl etkilediğine dair ilk nedensel kanıt sunulmaktadır. Anılan çalışmada, 2019-2021 döneminde İtalya’daki 38 Mafya ile mücadele operasyonundan elde edilen benzersiz verilerden ve Avrupa Merkez Bankası’ndan (ECB) alınan ayrıntılı kredi düzeyindeki kayıtlardan yararlanılarak; bazı kısa vadeli risklerle birlikte, suça bulaşmış işletmelerin ortadan kaldırılmasının yalnızca yasalara uygun çalışan firmalar [legitimate firms] için kredi kullanılabilirliğini artırmakla kalmayıp aynı zamanda yerel finansal manzarayı da yeniden şekillendirdiği gösterilmektedir.
- Mafya Sonrası Manzarada Kredi Verme
Bu çalışmada, yargı soruşturmaları yoluyla tespit edilen ve resmi mülkiyet kayıtlarıyla çapraz referanslanan 667 Mafya bağlantılı firma takip edilmiştir. Bu firmalar çoğunlukla rant elde etme, vergi kaçırma ve kara para aklama [rent extraction, tax fraud, and money laundering] amaçlı araçlar kullanıyordu. Bu firmaların ortadan kaldırılmalarından sonra, çevredeki suça bulaşmamış firmalara [non-criminal firms] -makalede ‘eş firmalar’ [peer firms] olarak adlandırılıyor- doğru banka kredisinde güçlü bir artış gözlemlenmiştir. Kredi hacimleri ortalama yüzde 0,8 oranında artarak 1,38 milyar avroluk yeni krediye eşdeğer olmuştur. Mafya varlığının yüksek olduğu bölgelerde ise, etki neredeyse üç katına çıkarak yüzde 2,1’e veya 3,62 milyar avroya ulaşmıştır.
Bu ‘aracılık etkisi’ [intermediation effect] yenilenen piyasa güvenini yansıtmaktadır. Mafya etkisi azaldıkça, yasaya bağlı işletmeler kendilerini eşit şartlarda bulur. Suç teşkil eden zorlamadan ve haksız rekabetten kurtulduklarında, genişlemek ve yatırım yapmak için daha fazla kredi ararlar. Finans sektörü de sermayeyi tahsis etmede daha verimli hale gelir.
- [Ne Var ki] Kredi Bir Maliyetle Gelir
Ancak bu canlanma maliyetsiz değildir. Mafya ile mücadele operasyonlarından [anti-Mafia operations] sonra faiz oranlarının yükseldiği görülmüştür. Borçlanma maliyetlerindeki ortalama artış, mütevazı olsa da (yaklaşık 0,018 yüzde puanı), bankaların artan risk algısına işaret etmektedir. Bu, ‘bilgi etkisi’dir [information effect]: polis baskını, daha önce gizli olan bağlantıları ve riskleri açığa çıkararak, borç verenleri yerel borçlulara ilişkin değerlendirmelerini güncellemeye zorlar.
Daha önemlisi, tüm bankalar eşit şekilde tepki vermez. Sahada bilgi sahibi olmayan yabancı ve yerel olmayan bankalar, oranları ulusal ve bölgesel/yerel kurumlardan [domestic and local[1] institutions] daha agresif bir şekilde artırır. Mafya bağlantılı müşterilere daha önce maruz kalmış bankalar, muhtemelen bu riskleri yerleşik ilişkiler ve daha iyi yumuşak bilgiler yoluyla içselleştirmiş oldukları için daha ılımlı tepki verirler.
- Yumuşak Bilginin Rolü
Makaledeki bulgular, yumuşak bilginin değeriyle ilgili büyüyen literatürü yansıtmaktadır: yakınlıktan, uzun vadeli ilişkilerden ve topluma yerleşiklikten elde edilen nitel içyüzünü anlama. Yerel olan veya etkilenen bölgelerde daha önce işlem yapmış bankalar, ani kamuya açıklamalar karşısında borçlu kalitesini değerlendirme konusunda daha yetenekli görünmektedir. Buna karşılık, yerel dinamiklere aşina olmayan bankalar, daha sıkı kredi koşullarında yansıyan ihtiyatlı tepki vermektedir.
Bu farklılığın politika çıkarımları vardır. Yerel olarak yerleşik kurumları içeren çeşitli bankacılık ekosistemlerini teşvik etmek, özellikle organize suçun bilgi kanallarını çarpıttığı bölgelerde, yasal veya düzenleyici müdahaleleri takiben olumsuz kredi şoklarını hafifletmeye yardımcı olabilir.
- Kredinin Ötesinde: Üretkenlikten Elde Edilen Kazanımlar
Mafya bağlantılı firmaları ortadan kaldırmanın faydaları kredi piyasalarının ötesine uzanmaktadır. Yapılan bu çalışmada, polis eylemlerinden etkilenen belediyelerde, özellikle de rant elde etmenin en yaygın olduğu yerlerde firma düzeyinde üretkenlikte anlamlı kazanımlar bulunmuştur. Makalenin verileri, varlıklara göre ölçeklendirilen çalışan başına gelirin müdahale sonrası dönemde önemli ölçüde arttığını göstermektedir. Bu da, iyileştirilmiş sermaye tahsisi ve yerel ekonomide rekabetçi bir yeniden dengeleme ile tutarlıdır.
Mantık sezgiseldir: Suçla bağlantılı firmalar çıktığında, daha verimli işletmeler gelişebilir. Kaynaklar üretken kullanımlara yönlendirilir. Daha önce korku içinde faaliyet gösteren veya piyasalardan fiyatlandırılan firmalar, yenilik yapma, işe alma ve büyüme yeteneğini yeniden kazanır. Bu, güçlü kurumsal yaptırımın daha geniş ekonomik kazanımlarını [broader economic dividends of strong institutional enforcement] vurgular.
- Politika Dersleri
Çalışmanın bulguları birkaç önemli politika dersi içermektedir:
Organize suçla mücadele, finansal ve ekonomik kazanımlar sağlar [combating organized crime yields financial and economic gains]. Suça bulaşmış şirketlerin ortadan kaldırılması finansmana erişimi artırır ve yerel üretkenliği teşvik eder.
Şeffaflık iki ucu keskin bir kılıçtır [transparency is a double-edged sword]. Daha iyi karar almayı sağlarken, bankaları geçici olarak kredi koşullarını sıkılaştırabilecek yeni belirsizliklere de maruz bırakır.
Yerel bilgi önemlidir [local knowledge matters]. Politika yapıcılar, özellikle yüksek riskli bölgelerde bankaların yumuşak bilgilere erişimini güçlendiren çerçeveleri desteklemelidir.
Veri ve uygulama birbirini güçlendirebilir [data and enforcement can reinforce each other]. Avrupa Merkez Bankası’nın ‘AnaCredit’i[2] gibi ayrıntılı, yüksek kaliteli verilere erişim, mafya karşıtı operasyonların gerçek etkilerini tespit etmede çok önemlidir. Bu tür düzenleyici veri altyapısı, daha fazla kanıta dayalı politika yapımını destekleyebilir.
Sonuç
Organize suç ile finansal aracılık arasındaki bağlantı yeterince araştırılmamış durumdadır. Mezkûr çalışmada, kurumlar suçlu sızmalara karşı kararlı bir şekilde hareket ettiğinde, genellikle gerçek ekonomik büyümeyi teşvik eden şekillerde finansal sistemin buna yanıt verdiği gösterilmektedir. Ancak bu çalışma, bize aynı zamanda geçişlerin karmaşık olduğunu ve bankaların yeni bilgileri özümseme yeteneğinin müdahale sonrası sonuçları şekillendirmede kritik bir rol oynadığını da hatırlatmaktadır.
Gelecekteki araştırmalarda, bu bulguların uyuşturucu kartelleri, isyancı gruplar veya yağma düzenine[3] sahip rejimlerden etkilenen bölgeler gibi diğer bağlamlara nasıl çevrileceği araştırılabilir. Şimdilik, İtalya’dan elde edilen kanıtlar net bir mesaj vermektedir: suçu temizlemek sadece adalet için değil, aynı zamanda iş, büyüme ve finans için de işe yarar.
[1] Derleyenin Notu: “Ulusal” [domestic] ibaresi, ‘ülke içinde’ anlamına gelirken; “bölgesel/yerel” [local] ibaresi ise, genellikle hanelerimize yakın yerler veya alanlar için kullanılır.
[2] Derleyenin Notu: “AnaCredit”, tüm Avrupa Birliği Üye Devletlerinde uyumlu hale getirilmiş olup, Avro Bölgesi’ndeki bireysel/solo banka kredilerine ilişkin ayrıntılı bilgi içeren bir veri kümesidir. “AnaCredit” analitik kredi veri kümeleri anlamına gelir. Bu proje 2011 yılında, veri toplama çalışmaları ise Eylül 2018’de başlatılmıştır. Bu konuda bkz. < https://www.ecb.europa.eu/stats/ecb_statistics/anacredit/html/index.en.html >.
[3] Derleyenin Notu: Kleptokrasi ya da yağma düzeni, bir ülkede iktidarı ele geçiren bir ailenin ya da siyasal (veya dini) grubun, o ülkenin kaynaklarını sistemli olarak soyması demektir ve kısaca hırsızlar rejimi anlamına gelir [< https://tr.wikipedia.org/wiki/Kleptokrasi >].
Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.
