
1. Giriş
İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından her yıl “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” (kısaca “İSO 500”) başlığıyla bir anket çalışması açıklanmaktadır. 2022 yılı araştırmasının sonuçları da 26 Eylül 2023 tarihinde kamuya açıklanmıştır.
Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşları olan İSO 500 şirketleri, yarattıkları katma değer bakımından Türkiye’nin itici güce sahip başlıca kuruluşlardır. Bu şirketlerin ülke ekonomisinde işgal ettikleri yer düşünüldüğünde; yönetim, finansman, üretim ve ihracat bakımından daha güçlü olmalarının, Türkiye ekonomisinin gücünü de doğrudan ve büyük oranda etkileyeceği ilk etapta yapılabilecek bir çıkarsamadır.
2. 2022 Yılı İSO 500 Büyük Sanayi Kuruluşunun Kısa Analizi
2.1. Genel Durum
Bu yıl açıklanan verilere göre, İSO 500’de üretimden satışlar, 2022 yılında %119 oranında artarak 2 trilyon 48 milyar liradan 4 trilyon 485 milyar liraya çıkmıştır. Bu yüksek oranlı artışta, ihracattaki güçlü performansın yanı sıra canlı yurt içi talep, yükselen kur ve fiyatlar ile ihracat gelirlerinin TL karşılıklarındaki artışın belirleyici rol oynadığı söylenebilir.
Geçmiş dönemlerle kıyaslandığında, İSO 500’ün üretimden satışlarında bundan daha yüksek oranlı artışların en son 1992-1997 dönemindeki yüksek enflasyon ortamında gerçekleştiği görülmüştür. Söz konusu dönemde, İSO 500’ün üretimden satışlarının yıllık artış oranları o yıllarda da %78 ile %112 frekansında seyretmiştir.
İSO 500 büyük kuruluşunun üretimden satışlardaki reel değişimlerine bakıldığında da şu sonuç dikkat çekiyor: 2022 yılının verileri yılsonu tüketici enflasyonu ile arındırıldığında üretimden satışların reel olarak 2021 yılına göre %33,3 ile oldukça yüksek bir artış sergilediği görülüyor.
Üretimden satışların 50’lik gruplara göre dağılımına bakılırsa; ilk 50 kuruluşun uzun yıllardır %50 bandında seyreden ağırlığının bu yıl biraz daha artırarak %52’ye çıktığı görülüyor. İlk 100 firmanın İSO 500 içindeki payı ise %65’lere ulaşıyor. Sıralamada 100-200 arasında kalan şirketlerin İSO 500’deki ağırlığı %14,4 olurken, geriye kalan 300 şirket de %20,6’lık pay almış bulunuyor.
Zayıflayan küresel büyüme dinamiklerine rağmen ülkemiz 2022 yılı ihracatında oldukça önemli bir başarı sağladı. İhracat %12,9 oranında artarak 254 milyar doları aştı. İSO 500’ün ihracatı ise %14,1’lik artışla 98 milyar dolara yaklaştı. Görüldüğü üzere İSO 500’ün ihracat artışı, Türkiye genelinin 1,2 puan üzerinde gerçekleşti. İSO 500’ün Türkiye sanayi ihracatı içindeki payına bakıldığında ise bu oranın %40’lar civarında olduğu görülüyor.
2.2. Faaliyet Kârlılığı ve Finansman Giderleri
İSO 500’ün 2022’de faaliyet kârı %96 oranında artarak; 342 milyar liradan 671 milyar liraya çıkmıştır. Buna karşılık faaliyet kârlılığı oranı, %14,8’den 2 puan düşerek %12,8’e gerilemiştir. Benzer şekilde faiz, amortisman ve vergi öncesi kârın %100’e yakın bir artışla 405 milyar liradan 808 milyar liraya yükseldiği görülüyor. Aynı yılda FAVÖK kârlılığı oranı, aynen faaliyet kârlılığında olduğu gibi 2,1 puan düşüşle %17,5’ten %15,4’e gerilemiştir. Yine vergi öncesi kâr ve zarar toplamı %121 artarak 219 milyar liradan 485 milyar liraya yükselmiştir. Ancak satış kârlılığı oranı 0,2 puan düşüşle %9,3’e inmiştir. Bu da bize tüm kârlılık rasyolarında geçen yıla göre daha düşük bir kâr yılı geçirildiğini gösteriyor.
2022 yılında İSO 500’ün diğer faaliyetlerden olağan gelir ve kârları 683 milyar lira iken, gider ve zararları 572 milyar lira olarak gerçekleşmiştir. Bu iki rakam arasındaki fark alındığında, İSO 500’ün üretim faaliyeti dışı net geliri 111 milyar lira artmış ve bir önceki yıla göre artış oranı da %14,6 ile sınırlı düzeyde gerçekleşmiştir. Beri yandan, üretim faaliyeti dışı gelirlerinin dönem kâr ve zarar toplamı içindeki payları son 5 yılda %88 düzeyinden %23’lere kadar gerilemiş durumdadır.
Finansman giderleri, uzun yıllardan beri İSO 500’ün en dikkat edilen unsurlarından biridir. İSO 500’ün finansman giderlerinin 2022’de %32,6 oranında artarak 209 milyar liradan 277 milyar liraya yükseldiği görülüyor. Böylece finansman giderlerinin faaliyet kârına oranı belirgin bir düşüş göstererek %61,1’den %41,3’e inmiş durumdadır. Görüldüğü üzere 2022’de finansman giderleri işletmelere çok daha az yük olmuştur. Ancak burada 2022’nin düşük faiz ortamı ve kredi kullanımını sıkı şartlara bağlayan düzenlemelerin de etkili olduğunu unutmamak gerekir. O günkü finansal koşullar, bugünkü faiz ve krediye erişim koşullarıyla karşılaştırıldığında aradaki makasın ne kadar yüksek olduğu biliniyor.
2.3. Varlık ve Kaynak Yapısı
Veriler 2022 yılında İSO 500’ün aktif toplamının %83 artarak 2,1 trilyon liradan 3,9 trilyon liraya yükseldiğini gösteriyor. Aktif değerler içerisinde ana kalemler incelendiğinde, dönen varlıklar %78 artışla 1,4 trilyon liradan 2,5 trilyon liraya; duran varlıklar ise %95 artışla 706 milyar liradan 1,4 trilyon liraya yükselmiş durumdadır. Bilançonun kaynak yapısındaki değişimler ele alındığında ise aktif değerlerdeki büyümenin geçmiş yıllardan farklı olarak borçlanmadan ziyade özkaynak yoluyla finanse edildiği görülüyor. Nitekim 2022’de özkaynaklar 624 milyar liradan 1,4 trilyon liraya yükselerek %124 artarken; toplam borçlar 1,5 trilyon liradan 2,5 trilyon liraya çıkarak %67 büyümüştür. Yüksek kârların desteğinin yanı sıra borçlanma imkân ve eğilimindeki düşüşün etkisiyle, İSO 500 kuruluşlarında borçların payı %70,7’den %64,3’e gerilerken; özkaynakların payı %29,3’ten %35,7’ye çıkmış bulunuyor.
Borçların alt kalemleri incelendiğinde, İSO 500’de mali borçların %64 artışla 796 milyar liradan 1,3 trilyon liraya çıktığı görülüyor. Diğer borçların da %70’e yakın bir artışla 711 milyar liradan 1,2 trilyon liraya yükseldiği anlaşılıyor. 2021’e benzer şekilde 2022’de de diğer borçların mali borçların üzerinde bir büyüme sergilediği dikkat çekiyor. Başka bir deyişle faaliyetlerin finansmanında ticari borçlar daha fazla kullanılmış durumdadır. İSO 500 kuruluşlarında borçların vadelerine göre gelişimine bakıldığında ise kısa vadeli mali borçlardaki artışın %99 ile uzun vadeli mali borçlardaki %37’lik artışın üzerinde gerçekleştiği görülüyor. Kısa vadeli mali borçların toplam mali borçlar içindeki payının 2022’de ilk kez %50 bandını aşarak %42,8’den %52,1’e yükselmesi dikkat çekiyor. Bu artışta, negatif faiz ortamının yanı sıra yeni kredi uygulamalarının kısa vadeli kredi kullanımını özendirmesinin etkili olduğu anlaşılıyor.
2.4. Üretimde Teknolojinin ve Ar-Ge Harcamalarının Durumu
Türk sanayisinin teknolojik yapısına bakıldığında, 2022 yılında yaratılan katma değer içerisinde en yüksek payı %37,7 ile orta-düşük teknoloji yoğunluklu sektörlerin aldığı görülüyor. Bu grubun payı bir önceki yıla göre 5,3 puan artmıştır. Buna karşılık düşük teknoloji yoğunluklu sanayilerin payı 4,4 puan düşüşle %28,9’a, orta-yüksek teknolojili sanayiler grubunun payı 1,1 puan düşüşle %27,2’ye gerilemiş durumdadır. Yüksek teknoloji yoğunluklu sanayiler grubunun payı ise 0,1 puan artışla %6,2 olsa da yapısal bir değişime işaret etmekten henüz uzak bir görünüm sergiliyor. Yaratılan katma değerin teknoloji yoğunluğuna bakıldığında, özellikle son yıllarda düşük teknolojiden orta-düşük teknolojiye doğru bir kayma dikkat çekiyor. Ama orta-düşükten orta-yüksek teknolojiye, orta-yüksek teknolojiden yüksek teknolojiye geçişte ise bir patinaj söz konusudur.
Günümüzde küresel rekabetin yolu AR-GE ve inovasyondan geçmektedir. Dolayısıyla Türkiye’nin önümüzdeki dönemde bu doğrultuda bir sanayileşme perspektifi benimsemesi kaçınılmaz. Bu noktada sanayicilerin de bu perspektifi içselleştirmesi ve gerekli çaba ve yatırımdan kaçınmaması gerekmektedir. İSO 500 içinde AR-GE yapan kuruluş sayısında, 2013’ten itibaren görülen kademeli artışın, 2018’den sonra durağanlaştığı görülüyor. 2021’de 265 olan AR-GE yapan kuruluş sayısı, 2022’de 260’a gerilemiştir. Bu şirketlerin 2022 yılında yaptıkları AR-GE harcamalarının 16 milyar TL’yi aştığı görülüyor. Bu durum 2021’e göre %80’nin üzerinde bir artışa işaret etse de, sanayi kuruluşlarının satışlarının giderek daha küçük bir bölümünü AR-GE harcamalarına ayırmaları düşündürücüdür.
2.5. Diğer Hususlar
İSO 500 içinde halka açık kuruluşların sayısı 2017-2021 döneminde 65-69 bandında seyrettikten sonra 2022’de 8 adet artarak 73’e yükselmiştir. Böylece İSO 500 içinde halka açık kuruluş sayısı bugüne kadarki en yüksek düzeyine ulaşmıştır. İSO 500 çalışmasında 2022 yılında üretimden satışlara göre en büyük kuruluş 418,4 milyar liralık satışlarıyla Tüpraş olmuştur. 2022 yılında üretimden satışlara göre ikinci büyük kuruluş 189,2 milyar lira ile Star Rafineri olmuş; üçüncü sırada ise 140,1 milyarlık üretimden satışlarıyla Ford Otomotiv yer almıştır.
3. Kısa Bir Değerlendirme
İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan 500 ve ikinci 500 büyük sanayi kuruluşu çalışmasının ne denli yerinde olduğu kuşku götürmez bir gerçektir. İSO 500 kuruluşları hem Türk ekonomisi hem de ülkemizin geleceği bakımından büyük bir öneme sahiptir. İşte bu önemi artıran bir etken de ekonomide üretim odaklı bir iklime girilmişken, 2018’de başlatılan büyük yatırım teşvik hamlesi kapsamında ilk kez tamamı sanayi odaklı bir teşvik paketinin açıklanmış olmasıdır. Ancak, burada üzerinde durulması ve vurgulanması gereken en temel husus, tartışmasız ülkemiz ekonomisinin rekabet gücünü ve yarınlarını da gözeterek üretim yapısının bir an önce yüksek teknolojili üretime evrilmesi olmalıdır.
Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.
