2024 Yılında ‘Kurumsal Yönetim’ Konusundaki Temel Sorunlar

Giriş

Geçtiğimiz yıl, yöneticilerden beklentiler gelişmeye devam etti ve yönetim kuruluna yeni zorluklar ve sorumluluklar getirdi. Günümüzde bilginin iletildiği kanalların olağanüstü hızı, hacmi ve çoğalması, yönetim kurullarının daha fazla incelenmesini sağlamaya ve şeffaflık ve hesap verebilirliğe ilişkin beklentileri artırmaya devam ediyor. Onlarca yıldır özenle oluşturulan yönetici itibarı, özellikle aktivist yatırımcıların düşük performans gösterenleri arayıp eski hedefleri yeniden gözden geçirmeleri nedeniyle bu tür baskılardan istisna değildir. İş ortamı da daha karmaşık hale gelmiş olup; makroekonomik belirsizlik, jeopolitik gerilimler, düzenleyici öngörülemezlik, siyasi kutuplaşma, kültür savaşları, siber güvenlik tehditleri, üretken yapay zekânın büyümesi ve enerji dönüşümü, yönetim kurullarının artık ele alması beklenen konular arasında yer almaktadır.

Bu değişim ve belirsizliğin ortasında, 2024 yılına baktığımızda yönetim kurullarına yönelik bazı pratik değerlendirmeler ve öneriler aşağıda özetlenmiştir:

1. Yönetim Kurulunun Etkinliğine İlişkin Temel İlkeler [Key Principles for Board Effectiveness]

Yöneticiler artan beklentiler ve sorumluluklarla karşı karşıya kalırken, yönetim kurulunun etkili bir şekilde çalışmasını sağlamaya yardımcı olmak için akılda tutulması gereken bazı temel ilkeler bulunmaktadır:

  • Önceliklerin Gözden Kaçırılmaması (don’t lose sight of priorities): Yönetim kurulu gündemi, şirketin temel iş önceliklerini ve risklerini yansıtmalıdır. Yönetim kurulunun gözetimini gerektirebilecek konuların sayısı artarken; yakın, orta ve uzun vadede işi maddi olarak etkileyecek konulara zaman ve odak ayrılmalıdır. Uygun konuların yönetim kurulu komitelerine tahsis edilmesi, yönetim kurullarının öncelikleri belirlemesine ve sorumlulukları dağıtmasına yardımcı olabilir. Birçok gündem maddesi için yönetim kurulu toplantıları genişlik yerine derinliği tercih etmelidir.
  • Yönetim İle İşbirliği Yapılması (collaborate with management): Yönetim kurulunun şirket yönetimi ile ilişkisi, etkinliğinin merkezinde yer alır. Karşılıklı güven ve samimiyete dayalı bir ilişki kurmak, bilgilerin zamanında alınmasını ve yönetim kurulunun geri bildirimlerinin günlük operasyonlara yansıtılmasını sağlamak için temel bir adımdır. Yönetim kurulları, ortaya çıkan sorunlar hakkında bilgi sahibi olmak için yönetimin uzmanlığından yararlanmalı ve hem düzenli olarak planlanan yönetim kurulu toplantıları içinde hem de dışında geri bildirim paylaşma ve girdi alma fırsatlarını bulmalıdır.
  • Sosyal Becerilerin Göz Ardı Edilmemesi (don’t overlook soft skills): Liderlik, diplomasi, muhakeme yeteneği ve genel iş zekâsı gibi beceriler, beceri matrislerine mutlaka yansımaz ancak yönetim kurullarının etkili ve ilgili gözetimi için hayati öneme sahiptir. Farklı bakış açılarını dostane bir şekilde gündeme getirme ve tartışma yeteneği, fikir birliği oluşturma ve diğer yöneticilerle işbirliği yapma isteği, iyi işleyen bir yönetim kurulu için kritik öneme sahiptir.
  • Yakın ve Uzun Vadenin Dengelenmesi (balance the near-and long-term): Yönetim kurulları, şirketlerin kısa vadeli sonuçlar elde etme yönündeki aşırı baskılarına karşı dengeleyici bir ağırlık görevi görecek şekilde benzersiz bir şekilde konumlandırılmıştır. Yönetim kurulları, işin uzun vadeli yönünü şekillendirmeye yardımcı olma yetkisine sahiptir ve yönetime köşeleri görme, rakip çıkarları dengeleme, riskleri ve rekabetçi tehditleri öngörme ve yeni fırsatları keşfetme konusunda rehberlik etmelidir.
  • Yeniliklere Hazır Olunması (be prepared to innovate): Kurumsal yönetişim ve kamuyu aydınlatma konusunda herkese uyan tek bir yaklaşım bulunmamakta olup; yönetim kurulları, işin ihtiyaçlarına uygun politikalar ve uygulamalar geliştirmeye hazır olmalıdır. Zaman zaman emsallerden ve piyasadan ipuçları almak tavsiye edilebilir olsa da, enerji geçişi, siber güvenlik risk yönetimi ve üretken yapay zekânın kullanımıyla ilgili konular gibi birçok yeni ve gelişen konu, benzeri görülmemiş yönetişim, kamuyu aydınlatma ve risk yönetimi zorlukları konularında yaratıcı yaklaşımlar gerektirir.

2. Yöneticiler İçin Temel Baskı Noktaları [Key Pressure Points for Directors]

Faktörlerin bir araya gelmesi, son yıllarda yönetim kurullarının ve direktörlerin daha fazla incelemeye tabi tutulmasına yol açmıştır. 2024 yılında bu baskıların aşağıdaki şekillerde kendini göstermeye devam etmesi beklenmektedir:

  • Bireysel Direktör Performansı (individual director performance): Muhalifler ve vekil danışmanlar, yönetim kurulunun yenilenmesi için hangi yöneticilerin en savunmasız hedefler olduğunu belirlemeye çalışırken, evrensel vekâlet kartının ortaya çıkışı, aktivizm bağlamında bireysel direktör niteliklerinin ve kurula katkılarının incelenmesini artırmıştır. Yatırımcılar da yönetim kurulu dinamiklerini daha iyi anlamak konusunda istekli ve katılım ve açıklamalar yoluyla daha fazla şeffaflık için baskı yapıyorlar. Bu bağlamda, dikkatler, yönetici olarak görev yaptıkları şirketlerin performansının veya bir yöneticinin görev süresi boyunca uygulanan politikaların sonuçlarının (aktivist hissedarların hâlihazırda halka açık kampanyalarda benimsediği stratejiler) izlenmesi de dâhil olmak üzere, bireysel yöneticilerin performansının ölçülmesine yönelebilir.
  • Yöneticilerin Genel Kurul Toplantılarına Katılımı (director participation in shareholder meetings): Bireysel yöneticilerin, özellikle yatırımcıların bir şirketin politikaları veya performansı ile ilgili endişelerini dile getirdiği durumlarda, yatırımcılarla yapılan toplantılara katılmaları ve aktif katılımcı olmaları giderek daha fazla beklenmektedir. Özellikle lider bağımsız yöneticiler ve daimi yönetim kurulu komitelerinin başkanları, yatırımcı toplantılarında artan bir rol almaya hazır olmalıdır. Katılım oturumları sırasında yatırımcılar; yöneticilerin şirketin stratejisine aşina olmalarını, yatırımcıların önceliklerini anlamalarını ve bunlarla kapsamlı bir şekilde ilgilenmelerini ve yönetimden bağımsız olmalarını beklerler. Yatırımcılar düzenli olarak, yatırımcı toplantılarında soruları yanıtlamak için sürekli olarak yönetime başvuran yöneticilerin kötü bir izlenim bıraktığını söylüyor.
  • İlgili ve Onu Aşan Yönetim Kurulu (engaged vs. overstepping board): Yönetim kurulunun risk yönetimindeki rolüne ilişkin hissedarların beklentileri gelişmeye devam ettikçe, birçok operasyonel sorun yönetişim sorunlarına dönüşüyor. Örneğin, Amerika Birleşik Devletleri Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (United States Securities and Exchange Commission-SEC) siber güvenlik kuralları, sorumlu yönetim kurulu komitelerinin belirlenmesi ve yönetim kurulunun bu tür riskler hakkında bilgilendirildiği süreçlerin kamuya açıklanması da dâhil olmak üzere, yönetim kurulunun siber güvenlik tehditlerini denetlemedeki rolüne ilişkin açıklamaları gerektirmektedir. SEC, önerdiği iklim kurallarında da benzer bir yaklaşımı benimsemiş olup; bu kurallar, yönetim kurulunun iş stratejisi, risk yönetimi ve finansal gözetiminin bir parçası olarak iklim ile ilgili riskleri nasıl denetlediğine ilişkin açıklamaları gerektiriyor. Glass Lewis’in 2024 yılı karşılaştırmalı oy kullanma politikaları aynı zamanda şirketlerin, bir şirketin önemli çevresel ve sosyal etkilerine ilişkin yönetim kurulu gözetimi ve hesap verebilirliğini “anlamlı düzeyde” sistemleştirip düzenlemediğini de değerlendirecektir. Bununla birlikte, yönetim kurulunun temel rolü gözetim görevi olmaya devam etmekte olup; yöneticiler, yönetimin sorumluluklarını aşmadan endişeleri dile getirmek ve yönetime rehberlik sağlamak için çalışmalıdır.
  • Yönetici Kuşak Genişliğine Odaklanma (focus on director bandwidth): Yönetim kurulunun sorumlulukları arttıkça yönetici kuşak genişliğine odaklanma da artar ki; yöneticiler, yönetim kurulu hizmeti için yeni fırsatları değerlendirirken bant genişlikleri konusunda gerçekçi olmalıdır. 2024 yılından itibaren State Street Global Advisors, S&P 500 şirketlerinden, State Street’in daha önce oy vermeme yoluyla uyguladığı kotaları değiştirmek için kendi yönetici kadro dışı politikalarını geliştirmelerini isteyecektir. Bu değişim, yatırımcıların genel müdür taahhütlerine yönelik daha özel yaklaşımlar geliştirmeye yönelik devam eden çabalarını yansıtmaktadır. Yönetim kurulu başkanı ve denetim komitesi başkanı gibi ek süre gerektirebilecek yönetim kurulu rolleri artık bir yöneticinin aşırıya kaçıp kaçmadığını belirlerken dikkate alınıyor. Ortalama olarak S&P 500 yönetim kurullarındaki bağımsız yöneticiler, halka açık şirketlerin iki yönetim kurulunda görev yapıyor ki; bu sayı son on yılda sabit kalmıştır. Ancak üç veya daha fazla yönetim kurulunda görev yapan bağımsız S&P 500 yöneticilerinin oranı 2013’teki %33’ten %29’a düşmüştür.
  • Paydaş Dengeleme Yasası (the stakeholder balancing act): Hissedar önceliğinin dar görüşlü bir sürümünden, çok yönlü iş kararları oluşturmak için rakip paydaş çıkarlarını dengeleyen bir yönetişim paradigması lehine geçiş, paydaşların bazen rekabet eden önceliklerini öne çıkarmıştır. Bir seçim yılına girerken şirketler kendilerini ülke içi kültür savaşlarının ortasında bulmaya ve bölücü sosyal ve politik konularda pozisyon alma baskısına maruz kalmaya devam edebilir. En büyük kurumsal hissedarlar arasında bu tür tekliflere verilen desteğin azalmasına rağmen, 2023’te devam eden hissedar teklifleri[1] dalgasının da gösterdiği gibi, hissedarlar da çevresel ve sosyal konulara ilişkin beklentileri konusunda giderek daha fazla bölünmüş durumda olabilir.

3. 2024 Yılına Bakış

  • ESG Gelişecektir (ESG to evolve): “ESG” (environmental, social and governance) kısaltmasının trendi ve kamusal kullanımı azalıyor olsa da, ESG’nin kısaltması haline geldiği sorunların çoğu iş kararlarını anlamlı şekillerde etkilemeye devam edecektir. İklim değişikliği ile ilgili olarak; örneğin Avrupa Birliği’nin Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifinin (Corporate Sustainability Reporting Directive) benimsenmesi, gönüllü küresel açıklamaların Uluslararası Sürdürülebilirlik Standartları Kurulu (International Sustainability Standards Board) tarafından yayımlanan standartlar kapsamında birleştirilmesi ve açıklamaların iyileştirilmesini hedefleyen devam eden düzenleyici çalışmalar ve yeşil yıkamanın kısıtlanması, şirketleri ESG’ye sorun bazında ve isteklerden ziyade gerçek iş uygulamalarına dayalı bir şekilde yaklaşmaya itmeye devam edecektir.
  • Düzenleyici Baskıların Artması (regulatory pressure to mount): Yabancı ve yerli düzenleyiciler tarafından önerilen bir dizi yeni kural ve düzenlemenin önümüzdeki aylarda yürürlüğe girmesi bekleniyor. Örneğin SEC’in iklim, hissedar önerileri ve menkul kıymet temelli takaslara ilişkin nihai kurallarını açıklaması ve insan sermayesi ve yönetim kurulu çeşitliliğine ilişkin yeni kurallar önermesi bekleniyor. Biden Yönetiminin yapay zekâya ilişkin idari emri, birkaç federal kurumun gelecek yıl, denetledikleri endüstrilerde yapay zekânın kullanımına ilişkin yönergeler yayınlamasını gerektirecek ve bu da, yeni ortaya çıkan küresel düzenleyici rejime katkıda bulunacaktır. Federal Ticaret Komisyonu’nun (Federal Trade Commission), yeşil aklamayla mücadeleye yönelik devam eden düzenleyici çabaların bir parçası olarak güncellemelerini Yeşil Kılavuzlara (Green Guides) yayınlaması planlanıyor. Birçok şirketin Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifine uyum sağlamak için hazırlık yapması da gerekecektir. Karbon tarifesine iki partinin de desteği artmaya devam ediyor.
  • Siyaset ve İş Dünyası Çatışmaya Devam Ediyor (politics and business continue to collide): Seçim yılına girerken siyaseti iş dünyasının dışında tutmak zor olacaktır. ESG karşıtı tepki ve muhalifleri, ABD Kongresi celplerinden ve davalardan kamuya açık mektuplara ve siyasi faaliyetler ve harcamalar konusunda daha fazla şeffaflık isteyen hissedar önerilerine kadar çeşitli yollarla işletmeler üzerinde baskı uygulamaya devam etmiştir. Sektörler arasında giderek büyüyen emek seferberliği dalgası, her iki tarafın da siyasi ilgisini çeken konular arasında olabilir ve sendika sözleşmelerini müzakere etme ve ilgi odağı dışında çalışma hayatıyla ilgili diğer konularda fikir birliğine varma çabalarını daha da karmaşık hale getirebilir. Ayrıca çeşitlilik, eşitlik ve katılım girişimleri politikacıların, medyanın ve diğer aktivistlerin siyasi incelemesine konu olmaya devam edecektir.
  • Hissedar Aktivizmi Güçlü Kalacaktır (shareholder activism to remain robust): Geçen yıl aktivistler stratejik ve operasyonel iyileştirmeleri hedefleyen kampanyalara ağırlık verirken; artan makroekonomik iyimserlik ve kredi piyasalarındaki gevşeme, aktivistlerin bir kez daha klasik birleşme ve satın alma tezleri ve hisse geri alımları etrafında odaklanan kampanyalar başlatmasına neden olabilir. Ancak düşük performansa ve operasyonel iyileştirmelere olan ilginin yakın zamanda ortadan kalkması pek olası değil ve aktivistler bazı kampanyalarda yönetim değişikliği arayışına devam edecekler. Bu arada, bazı aktivistler şirketler ile etkileşime geçmek ve önemli kurumsal yönetişim, çevresel ve sosyal konulara dikkat çekmek için hissedar öneri sürecinden yararlanmaya devam edecek ve şirketlerin, yıllık toplantıda sürprizlerden kaçınmak için hissedar tabanlarının gelişen beklentilerine ayak uydurması gerekecektir.
  • Siber Güvenlik Tehditleri (cybersecurity threats): Üretken yapay zekânın yükselişi ve devam eden jeopolitik gerilimler, siber güvenlik tehditlerini daha da artıracaktır. SEC’in yeni siber güvenlik kamuyu aydınlatma kuralları, yönetim kurullarının ve yönetimin siber saldırılara yanıt verme ve etkilerini hafifletme süreçlerini yeniden değerlendirmesini gerektirebilir. Ulaşım, iletişim, finansal hizmetler, sağlık ve bilgi teknolojisi sektörleri de dâhil olmak üzere belirli kritik altyapı sektörlerinde faaliyet gösteren şirketler için, 2022 tarihli Altyapı Siber Olay Bildirim/Raporlama Yasası (Cyber Incident Reporting for Infrastructure Act), 2024 yılında önemli siber olaylar ve korsan yazılım ödemeleri için yeni kamuyu aydınlatma yükümlülükleri getirecektir.
  • Büyümek için Yapay Zekânın Yönetim Kurulu Gözetimi Talebi (demand for board oversight of artificial intelligence to grow): Üretken yapay zekâ ekonomi genelinde dönüştürücü bir etkiye sahip olmaya devam ettikçe, paydaşların yönetim kurulu gözetimi ve korkuluklara yönelik talebi artacaktır. Hâlihazırda dünyanın dört bir yanındaki düzenleyiciler, belirli yapay zekâ türlerinin kullanımını kısıtlayacak mevzuatı araştırıyor. Paydaşlar, özellikle çalışanlar ve sendika grupları, şirketlerin yapay zekâ teknolojisini nasıl kullanmayı planladıklarını ve riskleri belirlemek ve azaltmak için uygulanan süreçleri anlamaya çalışırken, özel sektör içinde de baskı artıyor. 2023 yılı vekâlet (genel kurul) sezonunda, yönetim kurulunun yapay zekâ denetimi ve yapay zekâ kullanımına ilişkin etik kurallar hakkında kamuya açıklama yapılması çağrısında bulunan ilk hissedar teklifleri görüldü ve yönetim kurulunun yapay zekâ üzerindeki denetiminin incelenmesi, bu teknolojinin uzun vadeli strateji ve iş operasyonlarına dâhil edilmesiyle yalnızca büyüyecektir.
  • Enerji Dönüşümü Odak Noktasına Geliyor (energy transition comes into focus): Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (UN Climate Change Conference-COP28), yakın zamanda 190’dan fazla ülkenin “enerji sistemlerinde fosil yakıtlardan adil, düzenli ve eşitlikçi bir şekilde uzaklaşma” taahhüdüyle sonuçlanmıştır. Hükümetlerin yeşil enerjiye geçişi kolaylaştırmak için hangi somut adımları atacağı henüz belli olmasa da, son gelişmeler şirketlerin önümüzdeki yıllarda küresel enerji dönüşümü için operasyonlarını yeniden yönlendirmesi ve yenilemesi ihtiyacını bir kez daha doğruluyor. Şimdiden yatırımcıların odağı, açıklamalardan iklim geçişi planlamasına doğru kaymaya başlamıştır. İklim riskini azaltmaya yönelik emisyon azaltma hedefleri ve girişimleri olan veya belirlemeyi planlayan şirketlerin, bu tür hedeflerin, stratejilerin ve geçici ilerlemenin uygulanabilirliğini güvenilir bir şekilde göstermeleri gerekecektir.
  • Yönetici Ücretleri İncelenmeye Devam Ediyor (executive compensation remains under scrutiny): S-K Yönetmeliğinin yeni 402(x) maddesi, mali yılı 01 Ocak 2024 tarihinde başlayan şirketler için yürürlüğe girecek ve şirketlerin, 10-K veya vekâlet beyanı açıklamalarına şu hususları dâhil etmelerini gerektirecektir: kamuya açıklanmayan önemli bilgilerin açıklanması ile ilgili olarak hisse senedi opsiyonlarının ve diğer benzer opsiyon benzeri araçların verilmesinin zamanlamasına ilişkin politika ve uygulamaları. Şirketlerin ayrıca, kamuya açıklanmayan önemli bilgileri açıklayan periyodik veya güncel bir raporun sunulmasından önceki dört iş günü içinde yapılan ve bu tür bir raporun sunulmasından veya sunulmasından bir iş günü sonra sona eren kararların tablo halinde açıklanmasını da dâhil etmeleri gerekecektir.

Sonuç

Yönetim kurullarının genişleyen sorumlulukları ve beklentileri yeni zorluklar yaratırken, bu evrimi destekleyen dinamik iş ortamı da yeni fırsatlar ve kazananlar yaratacaktır. Yönetim için stratejik bir ortak olarak çalışan ve öncelikleri belirlemek ve rekabet eden çıkarları ve hedefleri tartmak için iş kararlarını kullanan yönetim kurulları, tüm paydaşlar için uzun vadeli değer yaratmaya yönelik yeni yollar oluşturmak için benzersiz bir konuma sahiptir.

[1] Çevirenin Notu: ‘Hissedar teklifi’: [genel kurul gündemine madde ekletme; görüşlerini serdetme]

1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu [merhume Anası (1947-10 Temmuz 2023) Erzurum/Aşkale; merhum Babası ise Ardahan/Çıldır yöresindendir]. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte);
Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte) başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003), Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004) ile Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II, Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021), Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021), Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021), Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022), Ticari Mevzuat Notları (2022), Bilimsel Araştırmalar (2022), Hukuki İncelemeler (2023), Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024) başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 2 bin 500’e yakın Telif Makale ve Yazı ile Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak vazgeçilmez ilkesidir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.