

Sektörün bankacılığını yasaklayan kararnamelerden, şeffaf kural koyma yerine agresif yaptırım yoluyla düzenlemeye yönelen Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (United States Securities and Exchange Commission-SEC) liderliğine kadar, yıllar süren olumsuz rüzgârların üstesinden gelerek dirençli bir kripto varlık sektörü ortaya çıkıyor. İleriye bakıldığında, rüzgârların bol olduğu görülüyor: Henüz bu yıl onaylanan Bitcoin ve Ether borsasında işlem gören ürünlerin yönetimi altında hâlihazırda 150 milyar doların üzerinde varlık mevcuttur. Önde gelen finans kurumları, halka açık blok zincirlerde önemli miktarda yeni fonları tokenize etme planlarını duyurdu. Hem blok zinciri içi hem de blok zinciri dışı mal ve hizmet ödemelerinden merkezi olmayan finansal platformlara (decentralized financial platforms) ve içerik kaynağının doğrulanmasına (yapay zekânın hızlı gelişimi ortasında olmazsa olmaz bir ihtiyaçtır) kadar kullanım örnekleri artmaya devam ederken, on milyonlarca Amerikalı da kripto varlıklara sahip bulunmaktadır. Yeni bir Yönetim ve Kongre’nin ufukta olmasıyla, uzun süredir belirsizliklerle dolu bir alanda nihayet düzenleyici netlik için umutlar vardır.
Dikkatler açık ve kapsamlı bir kripto yasal ortamı oluşturmaya yöneldikçe, son başarısızlıklardan dersler çıkarmak ve aynı zamanda uyumsuz düzenleyici engelleri şeffaf ve mantıklı yol kurallarıyla değiştirmek önemli olacaktır. Yatırımcı koruması ve kara para aklamayı önleme zorunlulukları geleneksel finans ve kripto arenalarında kritik olmaya devam etmekte, ancak dijital varlıkları bu sektörün sağlıklı evrimini şekillendirmenin temeli olarak ayıran şey ile ilgili ayık bir hesaplaşma uzun zamandır beklenmektedir. İlk adım olarak, bu teknolojiyi, SEC’nin geçici hukuk davaları yoluyla menkul kıymetler yasalarını ezbere dayatma girişiminin kavramsal değirmen taşından çıkarmanın tam zamanıdır.
Bu hedefleri akılda tutarak, kripto varlık arenasında yasal netlik arayışında anlamlı bir diyaloğun aşağıdakileri (diğer girişimlerin yanı sıra) dikkate alması gerektiğine inanıyoruz:
- Finansal düzenleyici otoriteler kripto varlık ile ilgili faaliyetlere açık olmalıdır. Bankaların kripto varlıkla ilgili faaliyetlerde bulunmasına yönelik keyfi olarak uygulanan yasak sona ermelidir. Bu faaliyetler, gözetim yükümlülükleriyle uyumlu olarak güvenli ve sağlam bir şekilde yürütülebilir ve daha önce de belirttiğimiz gibi, uygun korumaların geliştirilmesi yapıcı bir katılım duruşuyla başlamalıdır.
- Sabit para (stabilcoin) düzenlemesi bu teknolojinin faydalarını korumalı ve SEC’nin yetki alanının dışında kalmalıdır. Etkili sabit para düzenlemesinin, sabit paraları karşılaştırmalı avantajlarından mahrum bırakacak sürtünme yaratmadan, uygun gözetime tabi, sağlam, şeffaf rezervler gerektirmesi gerektiğine inanmaya devam ediyoruz. Örneğin, sabit para alıcıları için geçerli olan müşteri tanıma kontrolleri, uygun şekilde risk bazlı olmalıdır ki; böylece sabit paralar, merkezi olmayan finans uygulamalarının kullanımı ve finansal gizliliğin korunmasıyla uyumlu kalır. Ve sabit paralar SEC’nin görev alanı dışında kalmalıdır.
- Kripto varlıklar ve merkezi borsalar için kapsamlı bir yasal çerçeve geliştirilmelidir. Defalarca savunduğumuz gibi, SEC’nin tek seferlik yaptırım eylemleri yoluyla yaygın olarak tutulan dijital varlıkların durumu hakkında özet bildirimler yayınlama uygulaması, bu sektörde ABD liderliğine veya anlamlı yatırımcı korumasına elverişli değildir. Tüm siyasi çizgilerin yasa koyucuları ve düzenleyici otoriteleri, spot kripto piyasaları üzerinde kimin denetim yetkisine sahip olduğu konusundaki önemli piyasa belirsizliğini gidermek ve uyumlu sermaye oluşumu ve alım satım faaliyetleri için özel bir rejim aracılığıyla piyasa bütünlüğünü teşvik etmek için birlikte çalışmalıdır. Bu ruhla, politika yapıcılar kripto varlık alanını geleneksel finans alanından farklı kılan her şeyle yüzleşmelidir. Bu, menkul kıymetlerin alım satımı ve takası için mevcut mekanizmanın, anında takas edilen açık, halka açık blok zincirleri aracılığıyla 7/24 işlem görebilen kripto varlıklar piyasasına eşlenmesi çabalarından vazgeçmeyi içerir. Dahası, mahkemeler ve SEC’nin artık kabul ettiği gibi, tüm dijital varlıkları kendi başlarına menkul kıymet olarak ele almak için hiçbir temel yoktur ki; bu, değiştirilebilir dijital varlıklar [fungible digital assets (Bitcoin ve Ether ve sayısız diğerleri gibi)] ve değiştirilemez token’ler [non-fungible tokens (Nitelikli Fikri Tapular)] için de geçerlidir. Ayrıca, milyonlarca insanın Web3’teki kripto varlıklara erişmek ve bunları istimal etmek için kullandığı bir “aracı” olarak etiketlemek için güvenilir bir temel yoktur.
- Merkezi olmayan yazılımların, özel güvenlik önlemlerine tabi olarak, geleneksel aracılı hizmetlerle rekabet etmesine izin verilmelidir. “Uniswap” gibi merkezi olmayan borsalar, finansal aracı olarak üçüncü taraf bir aracı, satımcı veya takas odası katılımı olmadan, özerk, açık kaynaklı yazılımlar vasıtasıyla etkili bir şekilde işlev görür. Yeniliği teşvik etmek için, düşünülmüş yol kuralları, geleneksel piyasaların nasıl düzenlendiği temelinde bu tür aracı kurumları araya sokma dürtüsünden kaçınmalı ve bunun yerine yatırımcıları korurken teknolojik verimlilikleri gözeten yeni, özel yasal ve düzenleyici yaklaşımlar oluşturmalıdır. Bunun bir sonucu olarak, bu haftaki federal temyiz mahkemesinin Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi’nin (Office of Foreign Assets Control-OFAC) kripto karıştırma yazılımı “Tornado Cash” üzerindeki yaptırımlarını iptal etmesiyle tutarlı olarak, piyasa katılımcılarının yasadışı faaliyetleri yerine özerk yazılıma yönelik yaptırım çabalarına odaklanma dürtüsüne direnilmelidir.
- SAB[1] 121 yürürlükten kaldırılmalıdır. Saklanan kripto varlıkların yükümlülük olarak muhasebeleştirilmesi zorunluluğu, birçok istekli geleneksel finans kuruluşunun saklama hizmetleri sunmasını işlevsel olarak engellemiş ve saklama hizmetlerini ihtiyati düzenleyici çevrenin dışına itmiştir. Daha önce Devlet Sorumluluk Ofisi’nin (Government Accountability Office-GAO) SAB 121’in Kongre incelemesine tabi bir kural olduğu bulgusunu tartışmıştık, ancak Kongre’de iptal lehine iki partili bir oylamadan sonra bile bir başkanlık vetosu bu kuralı yürürlükte tutmuştur.
- Yazılım yönetimi ve merkezi olmayan özerk organizasyon katılımı için sorumluluk koruması üzerinde esnek tasarım kolaylaştırılmalıdır. Geçtiğimiz hafta, federal bir mahkeme, merkezi olmayan özerk bir organizasyon (decentralized autonomous organization) tarafından yapılan token satışı ile ilgili olduğu iddia edilen bir toplu davayı reddetme talebini reddetmiş olup; bu durum (tüm profillerdeki merkezi olmayan özerk organizasyonlar için), yalnızca yazılım üzerinde yönetişim hakları sağlayan bir token’a sahip olmanın, bir kişiyi, bir kolektif şirketin faaliyetleri için sınırsız sorumluluğa sahip bir ortak haline getirebileceği ihtimalini daha da kötüleştirmiştir. Eyaletler, açık kaynaklı yazılım üzerinde yönetime katılım için esnek tasarım ve sorumluluk korumasını teşvik etmek üzere Wyoming DUNA gibi çerçeveleri keşfetmeye ve geliştirmeye devam etmelidir.
Yıllarca süren göreceli ataletten sonra, bu alandaki kural koyucu düzenleme, partizan bir “sıkıştırmayı” (cramdown) gerektirmemeli ve gerektirmemelidir. Zaten, görevden ayrılan Kongre’de kripto mevzuatına yönelik iki partili destek, önemli konularda fikir birliğine varmak için mühim bir ortak zemin ortaya koymuştur. Sektör katılımcıları daha yapıcı bir paradigmaya bakarken, son düzenleyici eksikliklerden öğrenilen dersler ve söz konusu teknolojilerin faydaları ve riskleri üzerinde olgun bir anlayışla desteklenen şeffaf, kapsayıcı bir diyalog çağrısında bulunuyoruz.
[1] Personel muhasebe bülteni (Staff Accounting Bulletin).
Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.
