“Amazon’un Parçalanması” (Küçük Bölümlere Ayrılması) Üzerine*

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Federal Ticaret Komisyonu (Federal Trade Commission-FTC), Amazon’u (Amazon şirketini) tekel durumunu yasadışı bir şekilde sürdürmekle ve Amazon platformunu kullanan satıcılardan rekabet üstü ücretler almakla suçladı[1]. Bilgiyi toplayan kişi, Amazon’un rekabet/antitröst yasalarını ihlal ettiğini tespit ederse/ettiğinde, (bu yazıda) rekabete yönelik zararları gidermek için yapısal çözümler öneriliyor. Davranışsal çözümler (behavioral remedies) rekabet/antitröst üzerinde çalışan akademisyenler[2] arasında gözden düşmüştür. Ancak yapısal bir çözümün başarısı garanti edilemez.

Şikâyeti kısaca gözden geçirmek gerekirse, Federal Ticaret Komisyonu’nun Şikâyetinde, Amazon’un, Amazon’da uyguladığı fiyattan indirimler sunarak satıcıların müşterileri daha düşük maliyetli bir platforma (yani daha düşük alım oranı talep eden bir platform) yönlendirmesini engellediği iddia ediliyor. Amazon, satıcıların Amazon dışında daha düşük bir fiyat talep ederken yakalanması durumunda, satıcıların Satın Alma Kutusuna erişimini tehdit ediyor ki; bu, en çok tercih edilen ülke (most-favored-nation; MFN) kısıtlamasının bir çeşididir. Başka bir deyişle Amazon, platform değiştirmeyi teşvik etmek amacıyla satıcıların tasarruflarının herhangi bir bölümünü müşterileriyle paylaşmasına izin vermeyecektir; bunu yapmak, Amazon’un Yerel Kendine Yeterlilik Enstitüsü’ne (Institute for Local Self-Reliance; ILSR) göre 2020 yılından bu yana %35’ten %45’e yükselen alım oranı üzerinde aşağı yönlü bir baskı oluşturacaktır.

Şikâyette ayrıca Amazon’un sipariş karşılama hizmetlerini Amazon Prime’ye erişime bağladığı iddia ediliyor. Amazon Prime’nin Amazon Süper Mağazasında hayatta kalma açısından önemi göz önüne alındığında, Amazon’un politikası, bir satıcının Süper Mağazasına erişimini, Amazon’un siparişlerini genellikle şişirilmiş oranlarda satın alma anlaşmasına etkili bir şekilde koşullandırmaktadır. Son olarak Şikâyette, Amazon’un arama sonuçlarında kendi özel markalı markalarını tercih ettiği iddia edilmektedir.

Bunlar, başka bir çağda davranışsal çözümler yoluyla içgüdüsel olarak ele alınabilecek klasik dışlayıcı kısıtlamalardır. En çok tercih edilen ülke ilkesini yasaklayın, bağlamayı yasaklayın ve kendi kendini tercih etmeyi yasaklayın. Ancak bunu yapmak, yürütme/icra makamlarının ciddi gözetimini gerektireceğinden, bu yanlış olacaktır. ABD Adalet Bakanlığı (United States Department of Justice-DOJ) Birleşme Çözümleri Kılavuzu’nda (Merger Remedies Manual[3]) da belirtildiği gibi, “davranış çözümlerinin oluşturulması ve uygulanması genellikle zordur.” Bir çözüm yolunun tamamıyla davranışa dayalı olması halinde, bu başvurunun reddedilmesi gerekir. Bu Çözüm El Kitabı, yapısal rahatlamayı kolaylaştırmak için davranış hafifletmeyi onaylıyor gibi görünüyor: “Kişiselleştirilmiş davranış hafifletme, belirli durumlarda etkili yapısal rahatlamayı kolaylaştırmak için yararlı olabilir.”

Bunun yerine, sipariş karşılama hizmetlerinin Süper Mağaza’dan tamamen ayrılması gerekir. The Sling için hazırlanan bir önceki yazımızda[4], rekabet darboğazlarına yönelik iki potansiyel çareyi tartışmıştık: “Condo ve Coop”. Aşağıda Condo yaklaşımının Amazon platformu darboğazına potansiyel bir çözüm olduğunu, Coop yaklaşımının ise sipariş karşılama merkezi sistemi için iyi bir çözüm olduğunu açıklıyoruz. Teklif ettiğimiz çözüm yolu, yapısal çözüm yolları uygulamaya konduktan sonra piyasa mekanizmalarının sürekli gözetim ihtiyacını baypas edecek şekilde işlemesine izin verme avantajına sahiptir.

Parçalanmak (breaking up) Zordur

Tekelleşmeye ilişkin yapısal çözümler (structural remedies to monopolization) geçmişte yargısal gözetim ve düzenlemenin devam etmesi konusunda endişe yaratmıştı. “Kimse Yargıç Greene olmak istemez.” (no one wants to be Judge Greene[5]) Geriye kalan yıllarının büyük bir kısmını, AT&T’nin dağılmasından kaynaklanan anlaşmazlıklar nedeniyle, dosyası tekelleştirilerek yedek kulübesinde geçirdi. Microsoft davasında da ayrılık aranıyordu. Ancak D.C. Dairesi, Yargıç Jackson’un görüşünü açıklamadan önce basınla yapılan uygunsuz iletişimleri ve Microsoft’un[6] işletim sisteminin şirketin geri kalanından elden çıkarılması emrini vermeden önce hukuk yolu duruşması yapmamasını gerekçe göstererek davayı, hukuk yolunun belirlenmesi için Yargıç Kollar-Kotelly’e geri gönderdi.

Sürecin o noktasında, yeni Başkanlık yönetimi, yalnızca bu davada değil genel olarak yapısal çözümlere karşı çıkarak büyük bir değişiklik getirdi. Bu tür bir anti-yapısal politika, Standard Oil ve American Tobacco’da ortaya konan -yasadışı tekelleşmenin çaresinin, tekeli ortadan kaldıracak şekilde işletmelerin yeniden yapılandırılması olması gerektiği yönündeki- yapısalcı politikayla çelişmektedir. AT&T’nin yapısal çözümü ile ilgili açık sorun ve Microsoft’ta önerilen çözüm ile ilgili potansiyel sorun, ikisinin de var olan temel tekel gücünü ortadan kaldırmaması, dolayısıyla rekabete aykırı davranışlarda bulunmaya yönelik teşvikleri sürdürmemesi ve devam eden anlaşmazlıklara yol açmamasıdır.

Önerdiğimiz yapısal yaklaşımların avantajı, bir kez oluşturulduktan sonra asgari düzeyde yargı denetimi gerektirmesidir. Pay sahipliği yapıları, darboğazları tercihlere veya diğer rekabete aykırı davranışlara yol açmayacak şekilde geliştirmek ve işletmek için teşvikler yaratacaktır. Kritik varlıkların yeniden edinilmesinin önündeki ilave engel ile bu tür çareler sürdürülebilirdir ve darboğazların tüm paydaşlar açısından değerini en üst düzeye çıkaracaktır.

Amazon’un Süper Mağazasının Daireye (Condo) Dönüştürülmesi

Kat mülkiyeti (apartman dairesi) modeli (condominium model), kullanıcıların belirli birimlere “sahip oldukları” ve aynı zamanda tüm tesise toplu olarak “sahip oldukları” bir modeldir. Ancak çekirdek tesisin yönetimini ayrı bir kuruluş sağlayacaktır. Bu tür yapılara örnek olarak, doğal gaz boru hatları üzerindeki mevcut kapasite hakları, konteyner gemilerindeki alan hakları ve standart temel patentlerin ve havuzlanmış telif haklarının idaresi verilebilir. Bu örneklerin tümü, katılımcıların bir miktar kapasite veya hakkı kullanma hakkına sahip olduğu ancak sistemin idaresinin, teşviki tesisin tüm kullanıcılar için değerini en üst düzeye çıkarmak olan ayrı bir tarafa ait olduğu durumları içermektedir. Tam bir kat mülkiyeti benzetmesinde, daire sahipleri yöneticiyi işten çıkarma ve yerine başkasını geçirme hakkına sahip olacaktır. Dolayısıyla, birden fazla potansiyel yönetici olduğu sürece, yönetim hizmetinin fiyatını piyasa belirleyecektir.

Kat mülkiyeti modu, darboğaz yönetiminin, onun kullanımlarından kolayca ayrılabilmesini gerektirir. Yönetici, kullanımları koordine edecek ve genel tesisin bakımını yapacak, erişim hakları sahipleri ise tesisi gerektiği gibi kullanabilir.

Bu modelin bir diğer özelliği de kullanım/erişim hakları kısıtlandığında ticarete konu olabilmesi; tıpkı bir apartman dairesi sahibinin, apartman dairesini ona daha çok değer veren birine kiralamayı seçmesi gibi. Darboğazdaki kıtlık, tek bir tekelcinin bu haklara sahip olduğu durumlarda ayrımcı sömürü potansiyeli yaratır. Erişim haklarının çok sayıda mal sahibine dağıtılması, ayrımcı veya dışlayıcı davranış teşvikini ortadan kaldırır ve mal sahibi, kapasite hakkının satışından veya kiralanmasından yalnızca kira (yüksek fiyatlar) kazanma fırsatına sahip olur. Dolayısıyla çıkarların dağılması, hak sahibinin teşviklerinde açık bir değişime neden olur. Bu da AT&T’nin dağılmasında görülen anlaşmazlıkların büyük ölçüde veya tamamen ortadan kalktığı anlamına gelir.

Federal Ticaret Komisyonu, Amazon Superstore’nin işleyişinde hile yapılmasını öneriyor. Yani, kendi kendini tercih etme yoluyla küçültücü öneriler: “Amazon, Amazon’un özel etiketli ürünlerini (private label products) Amazon’da satılan diğer ürünlerin üzerinde görüntüleyen ‘uzman tavsiyesi’ aracı (expert recommendation widget) gibi öneri araçları kapsamında organik içerik satın alarak arama sonuçlarının kalitesini daha da düşürür.”

Üstelik Federal Ticaret Komisyonu, şikâyetin oldukça düzeltilmiş bir bölümünde Amazon’un “hizmetlerini kârlı bir şekilde kötüleştirme” (profitably worsen its services) yeteneğine sahip olduğunu iddia ediyor.

Federal Ticaret Komisyonu ayrıca Amazon’un müşterilerinin “çoklu adrese bağlanma” (multihoming) özelliğini yasakladığını da iddia ediyor:

[Multihoming] ürünlerini aynı anda birden fazla çevrimiçi satış kanalında sunuyor. Çoklu adres, rakiplerin ölçek ekonomileri ve ağ etkilerinin yaratabileceği giriş ve genişleme engellerini aşmasına olanak tanıyan, çevrimiçi pazarlarda özellikle kritik bir rekabet mekanizması olabilir. Çoklu adresleme, satıcıların tek bir satış kanalına olan bağımlılıklarını azaltabilmelerinin bir yoludur.

Super Mağaza eğer bir apartman dairesi olsaydı, satıcılar diğer platformlara kıyasla bu platforma ne kadar odaklanacaklarına karar vermekte özgür olacaklardı. Daire sahibi, tacirlerin müşterileri daha düşük maliyetli bir platforma yönlendirmesini yasaklamaya kalkışmayacağından, tacirler de ‘en çok tercih edilen ülke’ kuralından kurtulacaktır.

Amazon Süper Mağazasının ortak mülkiyeti, Cory Doctorow’un Amazon Süper Mağazasının “bozulma” (enshittification) olarak adlandırabileceği durumu azaltmada uzun bir yol kat edecektir. Tacirler üzerindeki hâkimiyeti göz önüne alındığında, muhtemelen “Amazon’un temelleri” işini elden çıkarmak ve yeniden markalamak gerekli olacaktır. Katılan her satıcı (perakendeci veya doğrudan satım üreticisi) platformun mülkiyetini paylaşacak ve kendi ürün veya hizmet yelpazesini tanıtmak için kendi yerine sahip olacaktır.

En zorlu konu, genel platformda ürün yerleştirmenin nasıl ele alınacağıdır. Yöneticinin sahiplerin temsilcisi rolü göz önüne alındığında, yöneticinin bir dizi seçenek sunmaya çalışması gerekir. Veya ürünleri tanıtmak için ortak girişimler oluşturma işini sahiplerin kendilerine bırakın. Alternatif olarak, belirli birincil tahsis (premium placement), platformun sahibine bağlı olmak yerine, tahsise en çok değer veren satıcılara gidebilir. Gelir de apartman sahipleri arasında paylaştırılacaktır. Böylece platform yöneticisinin hedefi, platformun değerini tüm paydaşlar için en üst düzeye çıkarmak olacaktır. Bu aynı zamanda potansiyel olarak bazı reklam sorunlarını da çözecektir. Şikâyete göre; “Amazon, satıcılardan reklam hizmetleri için ücret alır. Amazon aynı zamanda satıcılardan başka ücretler de talep etse de bu dört tür, Amazon’un satıcılardan elde ettiği gelirin [düzeltilmiş] yüzdesinden fazlasını oluşturur. Pratik olarak çoğu satıcı, Amazon’da önemli miktarda satış yapabilmek için bu dört ücreti ödemek zorundadır.”

Apartman mülkiyeti, platform bileşenlerinin platformdan hangi hizmetleri satın alacaklarını seçebilecekleri ve böylece Amazon’un bağlantısının zararlarından kurtulabilecekleri anlamına geliyor. Bileşenler, platforma bağlı kalmayacakları veya platformdan satın almaya mecbur kalmayacakları için reklam kaynaklarını daha verimli bir şekilde kullanabileceklerdir.

Optimizasyon, müşterinin karar vermesi için gerekli bilgileri içerecektir. Şikâyetteki diğer suçlamalardan biri de anlamlı ürün incelemelerinin kasıtlı olarak gizlenmesiydi:

Amazon, kaliteye dayalı önerileri güvence altına almak için rekabet etmek yerine, alışveriş yapanların yararlı, objektif ve uzman yorumlarını gizlemek için kasıtlı olarak kendi algoritmalarını çarpıtmıştır. Bildirildiğine göre bir Amazon yöneticisi, “ekipteki pek çok kişi için bu, Amazon’a özgü bir şey değildi” dedi ve şöyle ekledi; “Onları mutlaka kazanmadığımızda, hem müşteriye hem de rekabete aykırı görünen bu ürünlere etiketlerimizi takmamız gerekiyor.”

Platformun bir apartman dairesine dönüştürülmesi, müşteriler tarafından tüm mallara eşit davranılacağı anlamına gelmez. Rekabetin doğası budur. Ancak bu, müşteri bilgileri açısından ortak mülkiyete tabi bir platformun, satıcıların platforma eşit ve ayrımcı olmayan bir erişime sahip olmalarını ve zorunlu olmayan harcamalarına göre kendilerini tanıtabilmelerini sağlayacağı anlamına gelir.

Amazon’un Gerçekleştirme Merkezinin Kooperatife (Coop) Dönüştürülmesi

Kooperatif modeli, darboğazın ortak kullanıcı mülkiyetini, yönetimini ve işletilmesini öngörüyor. Bu tür bir mülkiyet dönüşümü, operasyonu yöneten teşvikleri ve darboğazın potansiyel genişlemesini değiştirmelidir.

Bireysel sahip-kullanıcı (individual owner-user) yaklaşımı, kendisi de dâhil olmak üzere kullanıcılara tekel fiyatı dayatmaya çalışarak veya darboğaza yeni girenlerin erişimini kısıtlayarak çok az kazanç elde edecektir. Sahiplerin sayısı çok olduğu sürece, birincil amaç, kuruluşu verimli ve mümkün olduğu kadar fazla kapasiteyle çalışacak şekilde yönetmek olmalıdır.

Bu yaklaşım, katılımcıların işletmenin yönetimine önemli ölçüde sürekli katılımını gerektiren işletmeler içindir. Böyle bir ortak yönetimle işletme, tüm katılımcıların çıkarlarına hizmet etme hedefiyle geliştirilecek ve işletilecektir.

Darboğaz, kullanıcıların veya tedarikçilerin faaliyetlerinin diğer yönleriyle ne kadar doğrudan etkileşime girerse, bu taraflar, faaliyetin niteliği ve kapsamına ilişkin kararlara aktif katılımdan o kadar fazla fayda sağlayacaklardır. Tarihsel olarak, kooperatif tahıl siloları ve mandıralar tarımdaki darboğazlara çözüm olmuştur. Çağdaş örnekler arasında bir bilgisayar işletim sistemi, bir elektrik iletim sistemi veya sosyal medya platformu bulunabilir. Her birinde tasarım, konum veya her ikisi hakkında yapılabilecek çok sayıda seçenek vardır. Farklı paydaşların farklı ihtiyaçları ve arzuları olacaktır. Dolayısıyla zorluk, işe yarar bir çıkarlar dengesi bulmaktır. Bu, yalnızca tek bir sahibin çıkarlarına hizmet etmek yerine, katılımcılar için sistemin genel değerini en üst düzeye çıkarır.

Bu yöntem, hiçbir tarafın veya grubun karar süreçlerine hâkim olmamasını ve tüm tarafların, darboğazı tüm kullanıcılar için mümkün olduğunca etkili hale getirme konusundaki ortak ihtiyaçlarının farkında olmasını gerektirir. Kullanımın arttırılması ortak bir hedeftir ve birbiriyle rekabet eden deneyimler ve ihtiyaçlar, kolektif girişimin değerini düşürebilecek tek taraflı eylemler olmadan müzakere edilmelidir.

Yukarıda da açıklandığı gibi Amazon bağlantısı, platformunu kullanan tüm satıcıların aynı zamanda Amazon’un sipariş karşılama hizmetlerini de kullanmasını zorunlu kılar. Ancak dağıtım, çevrimiçi satıştan farklıdır. Bu nedenle dağıtım sistemi yapısal olarak çevrimiçi mağazadan ayrılmalıdır. Aslında platform apartman dairesini kullanan satıcılar, erişime bakılmaksızın dağıtım sistemine katılmak istemeyebilir. Bunun tersine, apartman dairesi platformunu kullanmayan satıcılar, platformlarından alınan siparişler için yerine getirme hizmetlerine değer verebilir. Yine de diğer satıcılar çoklu hedef aramanın satış için en iyi seçenek olduğunu düşünebilir. Şikâyette de belirtildiği gibi, çoklu hedef arama, Amazon Dağıtımına (Amazon Distribution) kilitlenmediği takdirde başka avantajlar da sağlayabilir: “Satıcılar, birden fazla pazaryerindeki siparişleri yerine getirmek için herhangi bir pazaryerine bağlı olmayan bir sağlayıcı olan bağımsız bir sipariş karşılama sağlayıcısı kullanarak daha ucuza ve daha kolay bir şekilde çoklu ev sahibi olabilirler. Bağımsız sipariş karşılama sağlayıcılarının Amazon içindeki veya dışındaki herhangi bir sipariş için rekabet etmesine izin vermek, onların ölçek kazanmalarına ve satıcılara yönelik maliyetlerini düşürmelerine olanak tanıyacaktır. Bu da bağımsız sağlayıcıları tek, evrensel bir sağlayıcı arayan satıcılar için daha da çekici hale getirecek. Tüm bunlar, satıcıların çeşitli satış noktalarında ürün sunmasını kolaylaştıracak, rekabeti teşvik edecek ve satıcıların Amazon’a olan bağımlılığını azaltacaktır.”

Federal Ticaret Komisyonu Şikâyeti, Amazon’un sipariş karşılama hizmetlerinde tekel gücüne sahip olduğunu iddia ediyor. Bu, ülke çapında özel depolar ve teslimat hizmetlerinden oluşan bir komplekstir. Görünüşe göre Federal Ticaret Komisyonu, bu sistemin çok çeşitli tüketim mallarının dağıtımında tekel darboğazını işgal edecek kadar ölçek ve kapsam ekonomisine sahip olduğunu iddia etmektedir. Eğer tek bir firma bu tekeli kontrol ediyor olsaydı, sömürücü ve dışlayıcı davranışlara (exploitative and exclusionary conduct) girişme teşvikleri olurdu. Bunun için bizim önerdiğimiz çözüm ise kooperatif/işbirliği modelidir (cooperative model). O halde mal sahiplerinin amacı gerekli hizmeti sağlama maliyetlerini en aza indirmektir. Bu kullanıcıların, dağıtım sisteminin verimli bir dağıtım ağı olarak geliştirilmesini ve işletilmesini sağlamak için bir bütün olarak dağıtım sisteminin işleyişine daha doğrudan katılmaları gerekecektir.

Aslında, kullanıcıları yalnızca ortak mülkiyete tabi platformun kullanıcıları olmayabilir. Teklif, diğer kooperatifler gibi, hizmeti kullanmak isteyenlerin katılması ve daha sonra hizmetin yönetimine katılması yönünde. Dağıtımı satış platformundan ayırmak, kooperatif dağıtımını kullanmayı tercih eden satıcılar ile tercih etmeyen satıcılar arasındaki rekabeti de artıracaktır. Dağıtım kooperatifine katılanlar için, eski sahibinin (Amazon) yarattığı rekabete aykırı kısıtlamalar olmadan bu dağıtım hizmetlerinin özel olarak uyarlanabilmesi, muhtemelen teslimat maliyetlerinin azalmasıyla sonuçlanacaktır.

Sipariş Karşılamanın Süper Mağazadan Ayrılması Her İki Model İçin de önemlidir

Federal Ticaret Komisyonu’nun Amazon Şikâyetinde dile getirilen sorunlara, en azından düzeltilmiş sürüme, bazı çözümler öneriyoruz. Bu nedenle bazı uyarılarla yazımızı sonlandırıyoruz.

Öncelikle, düzeltilmemiş Şikâyete erişimimiz yoktur. Bu nedenle, ilave bilgilerin çözümlerimizden herhangi birini imkânsız hale getirebileceği ölçüde, şu an için kesinlikle bu bilgiye erişimimiz yoktur.

İkincisi, bu apartman dairesi ve kooperatif önerileri diğer yapısal çözümlerle el ele gitmektedir. Gerçekleştirme hizmetlerinin Süper Mağazadan ayrılması gerekir ve Amazon Markalarının elden çıkarılması veya yeniden yapılandırılması gerekebilir. Ayrıca bunların yeniden birleşimi (kombinasyon) kalıcı olarak yasaklanmalıdır. Bunlar her iki çözümün de düzgün çalışması için gerekli koşullardır.

Üçüncüsü, hem apartman hem de kooperatif modelinde, hem sipariş karşılama hizmetlerinin hem de Süper Mağazanın baskın bir oyuncu tarafından yeniden ele geçirilmemesini sağlayacak yönetim yapıları mevcut olmalıdır. Çoğu durumda, uygun bir yönetim yapısı bunu engelleyecektir. Yakalamanın açıkça ortaya çıkması durumunda hükümet müdahale etmekten çekinmemelidir.

[1] < https://www.ftc.gov/system/files/ftc_gov/pdf/1910129AmazoneCommerceComplaintPublic.pdf >

[2] < https://mitpress.mit.edu/9780262536776/mergers-merger-control-and-remedies/ >

[3] < https://www.justice.gov/atr/page/file/1312416/download >

[4] < https://www.thesling.org/condo-and-coop-two-solutions-to-monopoly-bottlenecks-and-self-preferencing-in-big-tech/ >

[5] < https://www.nytimes.com/2000/01/31/business/harold-h-greene-judge-who-oversaw-the-breakup-of-at-t-is-dead-at-76.html >

[6] < https://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=3161181 >

1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu [merhume Anası (1947-10 Temmuz 2023) Erzurum/Aşkale yöresindendir]. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devleri’nin Denver şehrinde yer alan Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi çok önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte);
Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte) başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003), Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004) ile Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II, Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021), Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021), Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021), Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022), Ticari Mevzuat Notları (2022), Bilimsel Araştırmalar (2022), Hukuki İncelemeler (2023) başlıklı kitap bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 2 bine yakın Makale, Yazı, Türkçe Derleme ile Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup, halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak vazgeçilmez ilkesidir. Ülkesi Türkiye Cumhuriyeti her şeyin üstündedir.