
ASC (Accounting Standards Codification; Muhasebe Standartları Kodifikasyonu) 842 olarak kodlanan yeni kiralama muhasebesi standardı ASU 2016-02 (Kiralama 842), firmaların hem finansal (finance) hem de faaliyet kiralamalarını (operating leases) bilançolarında muhasebeleştirmelerini gerektirmektedir. Bununla birlikte, Finansal Muhasebe Standartları Kurulu (Financial Accounting Standards Board-FASB), bazı sektörlerde toplam kiralama maliyetlerinin önemli bir bölümünü etkileyen, hala bilanço dışında (off-balance-sheet) tutulabilen değişken ödemeli kiralamalar için bir istisna oluşturdu. FASB, bu kararı, kiralanan varlık ile ilişkili ekonomik faaliyetteki değişiklikler nedeniyle zaman içinde değişebilen değişken kiralama ödemelerini güvenilir bir şekilde tahmin etmenin zorluğuna ilişkin olarak şirketlerden gelen geri bildirimlere bağladı. Bu çalışma, değişken kiralamaların özelliklerini ve değişken kiralama maliyetlerini bilanço dışı tutmanın sonuçlarını incelemek için birbiriyle ilişkili birkaç analiz gerçekleştirmektedir.
1. US GAAP (United States Generally Accepted Accounting Principles; Amerika Birleşik Devletleri Genel Kabul Görmüş Muhasebe İlkeleri) kapsamında Kiralamaların Muhasebeleştirilmesi
Kiralamalar tipik olarak iki tarafı içermektedir: kiracı [lessee (yani, mülkü kullanma hakkını elde eden taraf)] ve kiraya veren [lessor (yani, mülkü kullanma hakkını devreden taraf)]. ASC 840’ta açıklanan eski kiralama muhasebesi standardı, sermaye kiralamaları [ki; ASC 842 kapsamında “finansal kiralama” (finance leases) olarak da bilinir] ve faaliyet kiralamaları arasında ayrım yaptı. Sermaye kiralamalarının (capital leases/finance leases) kiracının bilançosuna kaydedilmesi gerekiyordu. Buna karşılık, faaliyet kiralamaları kiracının bilançosuna kaydedilmiyordu, bu da potansiyel olarak firmaların kiralama anlaşmalarını bilanço dışı tutmak için stratejik olarak yapılandırmalarını teşvik ediyordu. Bu endişelere yanıt olarak, FASB 2000’li yılların ortalarında yeni bir kiralama muhasebesi standardı üzerinde çalışmaya başladı ve Mart 2009’da faaliyet kiralamalarını kiracının bilançosuna kaydetme fikrini tanıtan ilk Tartışma Belgesini yayınladı.
Yeni standart kapsamında, kiracıların finansal ve faaliyet kiralamalarını bilançolarında bildirmeleri zorunlu kılınmış olup değişken kiralamalar bilanço dışı kalabilir. Değişken kiralamalar; kira ödemelerinin, kiralanan varlıkların kullanımına veya kiralanan varlıklardan elde edilen gelirlere bağlı olduğu kiralama anlaşmalarıdır. Örneğin, havayolları genellikle havaalanlarında kapılar ve bilet gişeleri kiralar ve bu varlıklar için kiralama giderleri tipik olarak yolcu trafiğine (yani, bu varlıkların kullanımına) bağlıdır. Benzer şekilde, perakendeciler alışveriş merkezlerinde mağaza kiralayabilir ve bankalar, kiralama giderlerinin müşteri trafiğine veya her bir lokasyonda elde edilen gelire bağlı olduğu değişken kiralamalar kullanarak şubeler kiralayabilirler. Ancak ASC 842, firmaların değişken kiralama giderleri de dahil olmak üzere dönemsel kiralama giderlerini mali tablolarının dipnotlarında açıklamalarını gerektirmektedir.
2. Argümanlar
FASB, yeni kiralama standardının 2010 tarihli Risk Taslağı’nda, “bu tür şarta bağlı kiralamaların bir yükümlülük tanımını karşıladığını” savunarak ve kiraya veren ile kiracının tipik olarak “muhtemel ödeme tutarı hakkında bir miktar anlayışa sahip olduğuna” işaret ederek, olasılık ağırlıklı bir tahmin kullanarak bilançoda değişken kiralamaların tanınmasını önerdi [sayfa 105, IASB/FASB (2010)]. FASB’ye göre ayrıca, “Kurulun görüşüne göre, şarta bağlı kiraları ödeme yükümlülüğü ve kira ödemelerini alma hakkı, kiralamanın başladığı tarihte mevcuttur. Bu tür koşullu kiralamalar, kiracı için yükümlülük ve kiraya veren için bir varlık tanımını karşılar. Belirsiz olan sadece ödenecek tutardır” [Bölüm BC123, IASB/FASB (2010)].
Ancak FASB, değişken kiralamaların bilançoya kaydedilmesi önerisine katılmayan tedarikçilerden ve kullanıcılardan (preparers and users) geri bildirimler aldı (FASB, 2016). Tedarikçiler, önerilen yaklaşımın uygulanmasının, özellikle kiracının performansına veya dayanak varlığın kullanımına bağlı ödemelerin olduğu uzun vadeli kiralamalar için çok maliyetli olacağını, çünkü kiralanan varlık ile ilgili gelecekteki performansı güvenilir bir şekilde tahmin etmenin çok zor olduğunu savundular. Aynı zamanda, bazı FASB yönetim kurulu üyeleri de, değişken kiralama ödemelerinin kiralama varlıkları ve yükümlülüklerinin ölçümünden çıkarılmasının, firmaları kiralamaları değişken kiralamalar olarak yapılandırmaya teşvik edebileceğine dikkat çektiler. FASB nihayetinde geri bildirimi erteledi ve değişken kiralamaları kiracının bilançosuna kaydetme koşulunu ortadan kaldırdı.
Bu nedenle, değişken kiralamaların farklı şekilde ele alınmasının altında yatan temel varsayım, bunların faaliyet kiralaması ve finansal kiralamadan çok farklı özellikler sergilemesidir. Değişken kiralamaların daha az kalıcı, daha az öngörülebilir ve daha değişken olduğu varsayılmaktadır.
3.Bulgular
Ampirik olarak, değişken kiralama giderlerinin özelliklerinin faaliyet kiralaması ve finansal kiralama giderlerinden farklı olup olmadığını ve ne ölçüde farklılık gösterdiği incelenir. Bu analizler için, firmaların yeni standart kapsamında dipnotlarında açıklamaları gereken faaliyet, finansman ve değişken kiralamalar ile ilgili açıklanmış dönem giderleri toplanır. Çalışmadaki örneklem, 2015 ve 2021 yılları arasında herhangi bir yılda Russell 3000 endeksine ait halka açık tüm Amerika Birleşik Devletleri (ABD) şirketlerini içermektedir.
Bu çalışmada, değişken kiralama giderlerinin, faaliyet kiralaması ve finansal kiralama giderlerine çok yakın, yüksek derecede kalıcılık gösterdiği belgeleniyor. Benzer şekilde, değişken kiralamalardan kaynaklanan giderlerin öngörülebilirliği, faaliyet kiralaması ve finansal kiralamadakilere benzerdir. Son olarak, anılan çalışmada, değişken kiralamaların temel ekonomik koşullardaki değişikliklere bir şekilde daha duyarlı olmasına rağmen, gelirlere esnekliklerinin ekonomik olarak küçük olduğu gösterilmektedir. Genel olarak, çalışmadaki ilk analiz grubu, değişken kiralama giderlerinin faaliyet kiralaması ve finansal kiralama giderlerine benzer özellikler sergilediğini öne süren sağlam ve tutarlı kanıtlar sunmakta, bu da, yeni standardın değişken kiralamalara farklı muamelesinin altında yatan ana varsayımlardan biriyle çelişmektedir.
Çalışmanın ikinci analiz grubu, yeni standardın değişken kiralamalara yönelik farklı muamelesinin firmalar ve yatırımcılar için olası sonuçlarına odaklanmaktadır. Standart belirleyiciler tarafından dile getirilen bir endişe, firmaların faaliyet kiralamalarını yeniden yapılandırabilmeleri ve yükümlülüklerini azaltmak için bunları değişken kiralamalar olarak sınıflandırabilmeleriydi (IASB/FASB, 2010). Ancak, mezkûr çalışmada firmaların faaliyet kiralamalarını bilanço dışında tutmak için yeniden yapılandırmasını destekleyen kanıt bulunamıyor.
ASC 842’nin firmaların hisse senedi betaları ve kredi notları üzerindeki etkisi de analiz ediliyor ve özsermaye betalarının veya kredi derecelendirmelerinin, değişken kiralama giderlerinin göreli önemindeki değişimi yakaladığına dair kanıt bulunamıyor. Analizde, finansal tablo kullanıcılarının, değişken kiralama ödemeleri ile ilişkili bilanço dışı yükümlülükler hakkında ihtiyatlı tahminler elde etmelerine yardımcı olabilecek bir metodoloji sunuluyor. Kullanılan metodoloji, faaliyet kiralaması maliyetlerinin değişken kiralama maliyetleri için yararlı bir çıpa oluşturduğu gözlemine dayanır ve iki kiralama maliyeti arasındaki oranı firmaların rapor ettiği faaliyet kiralaması yükümlülükleri ile birleştirir.
Yazarların tahminleri, değişken kiralama yükümlülüklerinin firmaların bilançolarında muhasebeleştirilmesinin, değişken kiralamalara sahip ortalama bir firma için yaklaşık 206 milyon ABD doları borç ekleyeceğini ve bu da toplam borçta %7,7’lik bir artışı temsil edeceğini gösteriyor. Bu büyüklükler endüstriye göre büyük ölçüde değişir. Örneğin, değişken kiralamaların tanınması, dayanıklı tüketim malları, gıda ve temel gıda perakendeciliği ve ulaşım sektörlerinde değişken kiralamalara sahip firmalar için borcu %10’dan fazla ve perakende ve ilaç sektörlerinde %13’ten fazla artıracaktır. Bu nedenle, değişken kiralamalar ile ilişkili bilanço dışı yükümlülükler, mali tablo kullanıcıları için ekonomik açıdan önemli ve ilgili olabilir.
4. Sonuçlar
Analizdeki sonuçlar, değişken kira ödemelerine bağlı ekonomik etmenlerin kalıcı ve öngörülebilir olması nedeniyle değişken kira ödemelerinin güvenilir bir şekilde tahmin edilebileceği görüşünü desteklemektedir. Değişken kiralama giderlerinin kalıcılığı ve öngörülebilirliği göz önüne alındığında, elde edilen bulgular bu nedenle değişken kiralama yükümlülüklerini bilanço dışında tutmaya yönelik mevcut uygulamayı sorgulamaktadır.

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.
