Avrupa Birliği İlkeleri İtalyan Özel Tüketim Vergisi Reformuna İlham Veriyor*

İtalyan hukuk sistemi, hem bireylerin (yani gerçek kişilerin) ve şirketlerin gelirleri üzerindeki doğrudan vergileri hem de enerji ürünleri ve yeşil ürünler üzerindeki tüketim vergileri dahil olmak üzere dolaylı vergileri hedef alacak vergi reformunu başlatmak üzeredir. Nitekim İtalyan Bakanlar Kurulu vergi reformunun yirmi dört ay içinde tamamlanmasına imkan veren yasa taslağını onayladı.

Bilhassa özel tüketim vergileri ve uyumlaştırılmış dolaylı vergiler ile ilgili olarak, yasa koyucu çeşitli hedefler belirlemiştir

  • Her şeyden önce, yeşil enerji ürünlerinin vergilendirilmesinin desteklenmesi, vergilendirme ve vergi oranlarının her ürünün gerçek çevresel etkisine göre yeniden düzenlenmesi, böylece Avrupa Birliği (AB) programlarıyla uyumlu aşamalı bir karbondan arındırma yapılması;
  • Fiilen satılan ve faturalanan tutarlara bağlı bir vergi sağlayarak, doğal gaz ve elektrik üzerindeki tüketim vergilerine ilişkin vergilendirme sisteminin gözden geçirilmesi;
  • Profesyonel işletmecilerin yükümlülüklerinin basitleştirilmesi, aynı zamanda, mevduat ve tüketim vergisi garantilerinin sağlanması gibi yükümlülüklerin hariç tutulmasına veya önemli ölçüde azaltılmasına yol açan, güvenilirliklerine ve ödeme gücüne dayalı olarak aynı niteliklere sahip bir sistemin sağlanması;
  • Geri ödeme hakkından vazgeçme hükümleri ile Özel Tüketim Vergisi’ni (ÖTV) tahsil etme hakkının zamanaşımına ilişkin düzenlemenin yeniden yazılması ve
  • Son olarak, sıvı yağlar, petrol bitümü ve diğer ürünlerin vergilendirilmesinin gözden geçirilmesi.

Bu, ÖTV gibi AB düzeyinde uyumlaştırılmış bir vergi için her zamankinden daha gerekli olan bir reformdur.

Özellikle çeşitli ürünlerin tüketimini etkileyebilen dolaylı vergi sektörü gibi bir vergi kesiminde, çeşitli AB Üyesi Devletlerin ekonomilerinin ve hukuk sistemlerinin entegrasyonunun, tek pazarın doğru işleyişini engelleyebilecek mali kaynaklı bozulmalardan kaçınmak için ulusal hukuk sistemlerinin yakınlaşmasını nasıl zorunlu kıldığı belirtilmeden geçilemez.

Bu nedenle, kuralların ve kurumların Avro bölgesinde (Euro-unit territory) tek tip bir şekilde uygulanması ve yorumlanması gereklidir.

Bu itibarla, reform, takdir edilen hedeflere ilave olarak, AB hukuku ve uyumlaştırılmış standartlarla çelişen, iç düzeyde özel tüketim vergilerinin “çarpıtılmış” (distorted) uygulamalarını düzeltmek zorunda kalacaktır: özel tüketim vergilerinin genel disiplini, sıklıkla, sektördeki profesyonel operatörler için kronik bir belirsizliğe yol açan ulusal içtihatla çelişen yönergelerden etkilenmiştir.

Örneğin, Vergi Mükellefinin ihmalkar davranışları nedeniyle Vergi İdaresi tarafından iç prosedür çekişmesi ilkesinin sürekli ihlal edilmesini ele alalım: bu gibi durumlarda, İdare, gözlem sunma ve dinlenme hakkına saygı göstermeden, genellikle önlemlerle birlikte vergi tapusunu bildirir [1].

Ve yine, Gümrük İdaresi, Gümrük veya Gelir İdareleri ile olan ihtilaflar nedeniyle özel tüketim vergisi iadelerinin ihtiyati olarak askıya alınmasını neredeyse otomatik olarak suiistimal ederek AB’nin geri ödeme hakkının verimlilik ve orantılılık ilkelerini hükümsüz kılmaktadır.

Bu son ilkeler Avrupa düzeyinde genel kabul edilmeli ve bunlara saygı gösterilmelidir.

Verimlilik ilkesi (principle of effectiveness), ulusal yargılamanın Avrupa Birliği Direktifleri ile düzenlenen kuralların uygulanmasını yürürlükten kaldırmamasını garanti eder: Adalet Divanına göre: “İç hukuk sisteminin gerektirdiği yükümlülükler, Avrupa Birliği hukuk sistemi tarafından verilen hakların kullanılmasını pratik olarak imkansız veya aşırı derecede zor kılacak şekilde tasarlanmamalıdır” [2].

Ölçülülük ilkesi (principle of proportionality), ulusal kuralların vergi mükellefinin Avrupa kurallarına dayalı haklarına halel getiremeyeceği anlamında, izlenen amaca göre benimsenen araçların yeterliliğinin değerlendirilmesi biçimini alır [3]. Bu noktada Adalet Divanı [4], vergi mükellefinin, ihtiyati tedbirin değiştirilmesini, aşırı külfetli olmayan ve süresi sınırlı bir depozito veya banka teminatı ile değiştirilmesini talep etme imkanına sahip olduğunun kabul edilmemesi durumunda, ihtiyati korumanın “otomatik” olmasının, “zorunluluk ve aciliyetin tartışılmaz bir şekilde (bu nedenle otomatik olarak çalışırsa) varsayılması” [the necessity and urgency are presumed in an incontrovertible way] durumunda orantılılık ilkesine uymadığını vurgulamıştır.

Bu nedenle, yasa koyucunun müdahalesi, daha yüksek Avrupa ilkelerine saygı gösterecek şekilde ulusal kurumların bu çarpık uygulamasını düzeltmek zorunda olacaktır.

Bölgesel Motorlu Taşıtlar Petrol Vergisi (Italian Regional Tax on Petrol for Automotive; IRBA) gibi özel tüketim vergisine ek bireysel dolaylı vergiler bile, bunların konuyla ilgili AB ilkelerini ihlal ederek İtalyan yasa koyucu tarafından tesis edildiği düşünüldüğünde, kritik sorunlar göstermektedir.

Vergi bir kenara bırakılmalıdır ve geri ödeme hakkı mevcuttur. IRBA, 158/1990 sayılı Kanun ve 398/1990 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, özel kullanıma yönelik olanlar da dahil olmak üzere dağıtım tesisleri tarafından sağlanan yakıt tüketimini hedeflemeyi amaçlayan, İtalya’nın Bölgelerine özgü, olağan yasalara sahip uyumlaştırılmamış dolaylı bir vergidir.

Dolaylı bir vergi olduğu için bu, 2008/118/EC sayılı Direktifin uygulama kapsamına girmektedir: bu, madde 1(1) uyarınca, bu tür vergilerin, vergi matrahının belirlenmesi, hesaplanması, vergilendirilebilirliği ve verginin kontrolü konularında özel tüketim vergileri veya KDV için geçerli olan Topluluk kurallarına uygun olması şartıyla, Üye Devletlerin halihazırda uyumlaştırılmış tüketim vergisine tabi olan ürünlere belirli amaçlarla diğer dolaylı vergileri uygulama olasılığını tanır.

Diğer bir deyişle, Üye Devletler, halihazırda özel tüketim vergisine tabi olan ürünlere yalnızca “ belirli bir amaç” varlığında ek bir dolaylı vergi getirebilir ve bu ek vergiyi bir tür “ amaç vergisi ” olarak yapılandırabilir.

Avrupa Birliği Adalet Divanı (Court of Justice of the European Union; CJEU) mahkemeleri, İtalyan kanun koyucunun söz konusu vergiye herhangi bir özel amaç atfetmediğine karar verdi [5]. Ve aslında, genel bütçenin yalnızca genel bir amacı kabul edilebilir ve bu haliyle, Direktifin koşullarını entegre etmeye uygun değildir (bkz. diğerleri arasında, Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın iddiaları [6]).

Ayrıca, Avrupa Komisyonu Temmuz 2018’de, AB yasasıyla çeliştiği iddia edilen IRBA ile ilgili açıklama talep ederek 2017/2114 numaralı ihlal prosedürünü başlattı: o sırada Komisyon, IRBA’ya atfedilen herhangi bir özel amaç ve dolayısıyla Birlik yasasıyla uyumsuzluk tespit etmemişti.

Bu değerlendirmeler temelinde, ulusal içtihat [7] gelirin kullanımı ile IRBA’ya atfedilen amaç arasında doğrudan bir bağlantı olmadığını kabul etmiş olup; sonuç, İtalyan hukuk düzeninin AB Hukuku ile bağdaşmazlığıdır.

Uyumlaştırılmış vergiler hatırlatılmalı; tüketim vergisi sektörü, kurumları, prosedürleri ve vergi davalarını zamanında düzenleyerek Avrupa ilkelerine uygun olarak yeniden organize edilmelidir.

Bütün bunlar, AB’nin açık karbondan arındırma hedefleri dikkate alınarak: bunlar, Üye Devletleri, vergilendirmeyi her bir ürünün kirlilik düzeyine göre uyarlayarak vergiye tabi yeni enerji ürünlerini belirlemek için ulusal mevzuatta bir güncelleme yapmaya mecbur etmektedir. Bu nedenle, fosil yakıtların kullanımını daha fazla vergilendirmek ve aynı zamanda yenilenebilir kaynakların kullanımını kolaylaştırmak için enerji ürünlerine yönelik çeşitli taviz ve muafiyetlerin gözden geçirilmesi gerekecektir.

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.