‘Avrupa Birliği Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi’ Hakkında Avrupa Birliği Dışındaki Şirketlerin Bilmeleri Gerekenler*

Avrupa Birliği (AB) Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi (EU Corporate Sustainability Reporting Directive-CSRD) 05 Ocak 2023 tarihinde yürürlüğe girdi, 31 Temmuz 2023 tarihinde de Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (European Sustainability Reporting Standards-ESRS) Avrupa Komisyonu tarafından kabul edildi. AB Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi ve Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları birlikte, önemli sayıda AB ve AB dışı şirketler için geçerli olacak ve sürdürülebilirlik ile ilgili bildirimlerinin/raporlamalarının kapsamını önemli ölçüde artıracak ayrıntılı sürdürülebilirlik bildirim/raporlama yükümlülükleri oluşturuyor.

Kuralların uygulanması artık çok yakın ve bazıları için Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi raporlama dönemleri 01 Ocak 2024 tarihinden itibaren başlayacaktır.

1. Kamuyu aydınlatma yükümlülüklerine (disclosure requirements) genel bakış

Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi kapsamında, kapsam dâhilindeki şirketlerin aşağıdakiler de dâhil olmak üzere sürdürülebilirlik ile ilgili geniş bir yelpazedeki bilgileri (wide range of sustainability-related information) kamuya açıklamaları istenecektir:

  • Şirketin iş modelinin, stratejisinin ve sürdürülebilirlik risklerinin ve fırsatlarının kamuya açıklanması;
  • ESG (environmental, social, and governance; çevresel, sosyal ve kurumsal yönetişim) ile ilgili hedefler ve bu hedeflerin karşılanmasına ilişkin yıllık ilerleme;
  • Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları’na uygun olarak şirketin yönetim raporlarında yer alan, sektöre ve şirkete özel bilgiler içeren ayrı sürdürülebilirlik beyanları;
  • Sürdürülebilir ekonomiye geçişe ilişkin uygulama planları, Paris Anlaşması doğrultusunda küresel ısınmanın sınırlanması ve 2050 yılına kadar iklim nötrlüğüne ulaşılması ve kömür, petrol ve gazla ilgili faaliyetlere maruz kalınmasına yönelik alınan tedbirler;
  • Şirketi etkileyen sürdürülebilirlik sorunları ve şirketin sürdürülebilirlik sorunlarına etkisi [‘çifte önemlilik’ perspektifi (double materiality perspective) olarak da adlandırılır];
  • Sera gazı emisyon hedefleri;
  • Sürdürülebilirliğe ilişkin politikalar (sürdürülebilirlik sorunlarıyla bağlantılı teşvik programları dâhil);
  • AB sınıflandırma uyum verileri ve
  • Sürdürülebilirlik sorunlarıyla ilgili olarak şirket tarafından uygulanan durum tespiti süreçleri ve şirketin operasyonları ve değer zincirinin fiili ve potansiyel olumsuz etkileri.

Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları’nda, genel bildirim/raporlama kavramlarını (çifte önemlilik ve bildirim sınırları dâhil) ve kapsayıcı kamuyu aydınlatma yükümlülüklerini sağlayan iki kesişen standart (ESRS 1 ve ESRS 2) ile ESG sorunlarına yönelik özel kamuyu aydınlatma yükümlülükleri olan güncel 10 standart dâhil olmak üzere önemli ilave ayrıntılar sağlanmıştır.

2. AB dışı şirketlere başvuru

Aşağıdaki AB dışı şirketlerin AB Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi kapsamında bildirim yapması gerekecektir:

  • Menkul kıymetleri AB tarafından düzenlenen bir piyasada kote edilen AB dışı şirketler. Şüpheye mahal vermemek adına, AB Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi, AB’nin çok taraflı işlem (alım satım) yerlerinde kote edilen menkul kıymetler için geçerli değildir.
  • Ve aşağıdaki özelliklere sahip AB dışı şirketler: (a) AB’de konsolide veya solo düzeyde yıllık net cirosu birbirini takip eden son iki mali yılın her biri için 150 milyon avroyu aşan ve (b) önceki mali yılda 40 milyon avroyu aşan yıllık net ciro elde eden, AB’de nitelikli bir bağlı kuruluşu veya şubesi bulunanlar [‘AB Ciro Testi’ (EU Turnover Test)].

Ayrıca, AB bağlı kuruluşlarının AB dışındaki ana şirketlerinin, AB bağlı kuruluşlarının ne zaman ve bildirim yükümlülükleri kapsamına girip girmediğini değerlendirmesi gerekecektir.

Uygulamaları karmaşık olmasına rağmen AB Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi’ne yönelik bir takım muafiyetlerin bulunduğunu dikkate almak önemlidir. Özellikle AB Şeffaflık Direktifi kapsamındaki ‘toptan borç’ muafiyeti (wholesale debt exemption) uygulanmaya devam ediyor. Bu, yalnızca düzenlenmiş bir piyasada kote edilen ve 100 bin avro (veya eşdeğeri) değerinden fazla borçlanma senetlerine sahip olan AB dışı şirketlerin Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi kapsamı dışında değerlendirilebileceği anlamına gelir. Ana şirketlerinin konsolide bir grup raporu aracılığıyla Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi’ne uyduğu AB dışı şirketler için de muafiyetler mevcuttur. Ayrıca, Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi’ne eşdeğer sayılabilecek bildirim standartları şu an için belirsiz olsa da, zamanla ‘eşdeğer standartlar’ (equivalent standards) kapsamında raporlama yapan AB dışı şirketler için de muafiyetler söz konusu olabilir.

3. Takvim

AB Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi’nin aşamalı takvimini anlamak, en iyi nasıl hazırlanılacağını anlamanın anahtarıdır. Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi’nin uygulaması dört aşamada gerçekleşecektir (bu tarihte veya sonrasında başlayan mali yıllar için):

‘Büyük’ (large) kavramı bir şirkete veya bu şirketin konsolide bir grubun ana şirketi olması durumunda aşağıdaki testlerden ikisini karşılayan bir gruba uygulanır: (a) bilanço toplamının 20 milyon avroyu aşması; (b) net cironun 40 milyon avroyu aşması ve (c) 250’den fazla çalışan olması.

4. Diğer sürdürülebilirlik raporlama sistemleriyle birlikte çalışabilirlik

AB Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi boşlukta çalışmayacaktır. AB dışı şirketlerin de kendi yerel yetki alanlarında gelişen ve örtüşen sürdürülebilirlik bildirim kurallarına uymaları gerekecektir. Örnek vermek gerekirse, çokça kamuoyuna duyurulan Amerika Birleşik Devletleri Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (United States Securities and Exchange Commission-SEC) önerdiği İklim Değişikliği Hakkında Kamuyu Aydınlatma Kuralları aynı zamanda iklim ile ilgili risklere de odaklanmaktadır.

Ancak Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi, SEC’in önerdiği kuralların çok ötesine geçiyor, çünkü şirketlerden, iklim bağlantılı risklere ilişkin bildirimlerin yanı sıra, su ve deniz kaynaklarına ilişkin riskler, biyolojik çeşitlilik ve ekosistemlere ilişkin riskler ve değer zincirindeki çalışanlarla ilgili riskler hakkında da ‘çifte önemlilik’ temelinde bildirim yapmaları isteniyor.

Son olarak, dikkate alınması gereken uluslararası standartlar da vardır. Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları ile küresel Uluslararası Sürdürülebilirlik Standartları Kurulu (International Sustainability Standards Board-ISSB) standartları arasında yüksek düzeyde birlikte çalışabilirlik olmasını sağlamak için çaba sarf edilmiş olsa da, tam uyum sağlanamayacak ve yapılan açıklamaların çeşitli yerel ve uluslararası standartları hesaba katması gerekecektir.

1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu [merhume Anası (1947-10 Temmuz 2023) Erzurum/Aşkale; merhum Babası ise Ardahan/Çıldır yöresindendir]. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte);
Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte) başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003), Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004) ile Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II, Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021), Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021), Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021), Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022), Ticari Mevzuat Notları (2022), Bilimsel Araştırmalar (2022), Hukuki İncelemeler (2023), Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024) başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 2 bini aşkın Telif Makale ve Yazı ile Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak vazgeçilmez ilkesidir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.