
1. Giriş
Avrupa Birliği (AB) ve Birleşik Krallık, kripto varlıkların düzenlenmesi için kapsamlı rejimler oluşturuyor. “Kripto Varlık Piyasaları Yönetmeliği” (Markets in Crypto-Assets Regulation-MiCA) 09 Haziran 2023 tarihinde Avrupa Birliği Resmi Gazetesinde yayımlanmış olup 30 Haziran 2023 tarihinde yürürlüğe girecektir. Ancak hükümlerin çoğunluğu bundan 18 ay sonra yani, 30 Aralık 2024 tarihinde geçerli olacaktır (Sabitcoin’lere ilişkin hükümler, 30 Haziran 2024 tarihinden daha erken uygulanacaktır.).
Kripto Varlık Piyasaları Yönetmeliği, yalnızca düzenleyici teknik standartlar geliştirildiğinde tamamlanacaktır. AB Fon Transferi düzenlemesi (EU Transfer of Funds regulation) de Kripto Varlık Piyasaları Yönetmeliği ile aynı zamanda yürürlüğe girmiştir. 30 Aralık 2024 tarihinde yürürlüğe girerek, özellikle işlem değerinden bağımsız olarak kripto işlemlerinde (crypto transactions) hem kaynak hem de lehdar bilgilerinin paylaşılmasını gerektiren “seyahat kuralı”nı (travel rule) içeriyor.
Birleşik Krallık, Şubat 2023’te, Birleşik Krallık’taki kripto varlık faaliyetlerini düzenlemek için bir çerçeve belirleyen bir rapor yayınladı. Raporda belirtilen yaklaşım, AB Kripto Varlık Piyasaları Yönetmeliği’ninkine büyük ölçüde benzerdir, ancak henüz mevzuat teklif edilmemiştir. Daha fazla rapor ve taslak kuralların bu yılın sonlarında çıkması beklenmektedir. Birleşik Krallık ayrıca kara para aklama düzenlemesinde yapılacak değişiklikler yoluyla kripto varlıklar için seyahat kuralını benimsemeyi teklif etmiştir.
AB ve Birleşik Krallık’taki yaklaşım arasında bazı farklılıklar olsa da, bu çerçevelerin geliştirilmesi, hem sektör hem de tüketiciler için hoş bir haberdir çünkü bunlar, yetkilendirme ve düzenleme için açık bir yol ve buna bağlı olarak kripto kullanıcıları arasında güvenilirlik ve güven yaratırken, kripto varlık firmalarının mevcut finansal hizmet firmalarına dair standartlara benzer standartlara uymasını gerektirmektedir.
2. Avrupa Birliği ve Birleşik Krallık’ın Kripto Varlıklara İlişkin Düzenleyici Rejimleri
2.1. Avrupa Birliği
Şu anda, AB üyesi devletlerde kripto varlıkların düzenlenmesi bir tür yama işidir. Kara para aklamayı önleme açısından, Ocak 2020’de yürürlüğe giren Beşinci Kara Para Aklamayı Önleme Direktifi (Fifth Anti-Money Laundering Directive-5MLD), borsaların ve saklama cüzdanı sağlayıcılarının ilgili yerel düzenleyici makamlardan kayıt almasını gerektiren bir çerçeve ortaya koymaktadır. AB Beşinci Kara Para Aklamayı Önleme Direktifi’ne kayıtlı firmaların kara para aklamayla mücadele etmek için aşağıdakiler dâhil olmak üzere belirli adımlar atmaları gerekmektedir:
- Mevzuat standartlarına göre müşteri durum tespiti yapılması (conducting customer due diligence to regulatory standards);
- Gerçek yararlanıcının tesis edilmesi (establishing beneficial ownership);
- Bir kara para aklama raporlama görevlisinin atanması (designating a money laundering reporting officer),
- Personelin eğitilmesi ve bu yükümlülüklere uyumla ilgili kayıtların tutulması (training staff and retaining records relating to compliance with these obligations).
Ancak, Beşinci Kara Para Aklamayı Önleme Direktifi’nin AB üyesi ülkeler tarafından yorumlanmasında önemli farklılıklar bulunmaktadır. Özellikle, her yetki alanında Beşinci Kara Para Aklamayı Önleme Direktifi ile yakalanan kripto varlık türleri birbirinden farklıdır -örneğin, Nitelikli Fikri Tapulara (nonfungible tokens-NFTs) yönelik tutarsız bir işlem vardır. Ayrıca, varsayılan kural, Beşinci Kara Para Aklamayı Önleme Direktifi’nin yalnızca bir AB üyesi devlet içindeki firmaların kripto varlık faaliyetlerini yakalayacağı yönünde olsa da, bazı ülkeler daha da ileri giderek sınır ötesi ürün ve hizmet sağlayan firmaların yerel kaydını şart koşuyor. Bu nedenle, bu tür bir düzenleme, örneğin, bu yetki alanında bulunan müşterilere kripto varlık ürünleri ve hizmetleri sağlayan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli firmaları kapsayabilir.
AB üyesi devletlerin çoğu, kripto varlıklar için özel düzenlemeler uygulamamayı tercih etmiştir. Ancak kara para aklamayı önleme önlemlerinin kapsamı dışında, bu yaklaşımın istisnaları da vardır. Örneğin Almanya ve Malta’nın kripto varlıkları düzenleyen kendi rejimleri vardır. Bu rejimlerin yerini yakında Kripto Varlık Piyasaları Yönetmeliği alacaktır.
Kripto Varlık Piyasaları Yönetmeliği, mevcut AB finansal hizmetler düzenleme sistemlerinden ilham almakta ve aşağıdakiler dâhil olmak üzere kripto varlıklar ile ilgili neredeyse tüm faaliyetleri yönetmektedir:
- Gözetim ve idare (custody and administration);
- Bir işlem (alım satım) platformunun işletilmesi (operation of a trading platform);
- İtibari para veya diğer kripto varlıklar için takas (exchange for fiat, or other cryptoassets);
- Müşteriler adına emirlerin yerine getirilmesi (execution of orders on behalf of clients);
- Tahsis (placing);
- Emirlerin alınması ve iletilmesi (reception and transmission of orders);
- Kişiselleştirilmiş tavsiyeler sunulması veya verilmesi (offering or giving personalized advice);
- Portföy yönetimi (portfolio management),
- Müşteriler adına transfer hizmetlerinin sağlanması (provision of transfer services on behalf of clients).
Ayrıca Kripto Varlık Piyasaları Yönetmeliği, kripto varlıkların (halka) arzını, ihracını ve pazarlamasını da düzenleyecek ve işlem yeri tarafından yönetmelikle belirtilen bilgileri sağlayan ve yerel düzenleyici tarafından onaylanan bir tanıtım belgesinin yayınlanmasını gerektirecektir.
Tasarı, ihraç veya pazarlamanın varlık temelli token’ler veya elektronik para token’leri [asset-referenced tokens (ARTs) or e-money tokens (EMTs)] ile ilgili olduğu durumlarda, yönetmeliklere tabi olan kuruluşların, zorunlu karşılıklar, ayrım, kurumsal yönetişim, politikalar ve prosedürler, ihtilafların ele alınması ve sermaye (reserve requirements, segregation, governance, policies and procedures, conflicts handling and capital) gibi konularda da belirli koşulları karşılaması gerekecektir.
Hâlihazırda AB Finansal Araç Piyasaları Direktifi (Markets in Financial Instruments Directive-MiFID) kapsamında yatırım kuruluşu olarak veya Elektronik Para Direktifi (Electronic Money Directive-EMD) kapsamında elektronik para kuruluşu olarak yetkilendirilen firmalar geçiş döneminden yararlanabilecektir. Kredi kuruluşları hiçbir şekilde kripto varlık hizmeti için ayrıca bir yetkilendirme talep etmeyecek ve yatırım firmaları hâlihazırda yetkilendirildikleri yatırım faaliyetlerine eşdeğer hizmetler için ek onay almak zorunda kalmayacaktır. Elektronik para kuruluşları da yetkilendirme için kısaltılmış bir prosedürden yararlanacaktır.
2.2. Birleşik Krallık
Şu anda Birleşik Krallık’ta, yalnızca geleneksel finansal hizmet araçlarının özelliklerine sahip araçlar, Birleşik Krallık yetkilendirme yükümlülüklerine tabidir. Çoğu kripto varlık bunların dışında kalmaktadır. Birleşik Krallık, AB Beşinci Kara Para Aklamayı Önleme Direktifi’ni uygulamaya koymuş ve AB Beşinci Kara Para Aklamayı Önleme Direktifi’nin kapsadığından daha geniş bir kripto varlık yelpazesini dâhil etmek için bir adım daha ileri götürmüştür. Ayrıca düzenlemeler, kripto için kripto veya kripto için itibari para işlemlerini içeren tüm faaliyetleri de kapsamaktadır.
Birleşik Krallık kara para aklamayla mücadele düzenlemeleri kapsamında kripto varlık firmaları tarafından yapılan kayıt başvuruları, diğer kayıt başvurularıyla karşılaştırıldığında Finansal Davranışlar Otoritesi (Financial Conduct Authority-FCA) tarafından daha fazla incelemeye tabi tutulmuştur. Bu, kısmen kripto varlık sektörü ile ilişkili algılanan mali suç risklerine atfedilebilir ve potansiyel olarak Finansal Davranışlar Otoritesi’nin sektör ile ilgili çekincelerini yansıtır. Şu anda Birleşik Krallık’ta yalnızca 42 firma başarıyla tescil almış ve başvuruların %85’inden fazlası reddedilmiştir. Tescil için gereken süre, tescilin verildiği durumlarda bile bazı firmalar için 12 ila 18 ay arasında değişen onay süreci ile büyük ölçüde değişmektedir.
Daha geniş bir kripto varlık lisanslama rejiminin geliştirilmesiyle ilgili olarak, Birleşik Krallık hükümeti aşamalı bir yaklaşım önermiştir:
- İlk aşama (first phase): ‘İtibari para destekli sabitcoin’ (fiat-backed stablecoins) ihraççılarının ve saklamacılarının Finansal Davranışlar Otoritesi tarafından yetkilendirilmesini gerektirecektir.
- İkinci aşama (second phase): Birleşik Krallık’taki tüm kripto varlık faaliyetlerinin düzenlenmesi için kapsamlı bir çerçeve oluşturacaktır.
Şu anda AB Kripto Varlık Piyasaları Yönetmeliği ile Birleşik Krallık’ın düzenleyici yaklaşımı arasında bazı farklılıklar bulunmaktadır. AB Kripto Varlık Piyasaları Yönetmeliği’nin sabitcoin’lere yaklaşımı, varlık temelli sabitcoin’lerin yanı sıra itibari para birimi destekli sabitcoin’leri de kapsamaktadır. Ayrıca AB Kripto Varlık Piyasaları Yönetmeliği, Birleşik Krallık tasarılarının içermediği tavsiye ve portföy yönetimi faaliyetlerini kapsamaktadır.
Bu eşitsizlikler, Birleşik Krallık’ın yasama gündeminin gelecekteki aşamalarında uzlaştırılabilir ve bu da AB Kripto Varlık Piyasaları Yönetmeliği çerçevesiyle uyum için bir fırsat sağlayacaktır. Bu nedenle farklılıklar, düzenleyici çerçevelerin altında yatan kapsam ve içerikten ziyade, öncelikle zamanlama ile ilgili olabilir.
2.3. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Zıtlık
Kripto varlıklara yönelik AB ve Birleşik Krallık yaklaşımları, ayrıntı ve uygulama hızı açısından biraz farklılık gösterse de, her ikisi de kripto varlıkları finansal düzenleyici çevre içine sağlam bir şekilde getirme yolundadır. Bu, kapsayıcı bir düzenleyici rejimin olmadığı ABD’deki mevcut uygulamaya dayalı yaklaşımla taban tabana zıttır. ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (Securities and Exchange Commission-SEC) ile ABD Emtia Vadeli İşlemleri Ticaret Komisyonu (Commodity Futures Trading Commission-CFTC) gibi ajanslar, mevcut menkul kıymetler ve emtia yasaları kapsamında getirilen icra davaları yoluyla çeşitli kripto varlık faaliyetleri ve işletmeleri üzerinde yargı yetkisini ileri sürmüştür.
3. Sonuç
Kripto varlık firmalarının, dünya çapındaki müşterilere sundukları teklifleri yönetmeye çalışırken, bu tür farklı düzenleyici yaklaşımlara nasıl yaklaşacakları henüz belli değildir. Kripto varlık düzenlemelerinin kapsamı ve özündeki yakınsama eksikliği, akışkan ve parçalanmış bir küresel düzenleyici ortamda gezinmek için donatılması gereken birçok kripto varlık işletmesi için zorluklar yaratacaktır. Uluslararası Menkul Kıymetler Komisyonları Örgütü (International Organization of Securities Commissions-IOSCO) tarafından yakın zamanda yayınlanan politika tavsiyeleri[1], düzenleyici çerçevelerin uyması gereken minimum düzenleyici standartlar seti sağlar ve daha fazla uyumlaştırmaya yönelik bir adımdır.

[1] “IOSCO kripto varlık politika tavsiyeleri” için bkz. < https://www.skadden.com/-/media/files/publications/2023/06/iosco-proposes-policy-recommendations/ioscopd734.pdf?rev=94c51a109f5741cea7a311b3c48fbf64&hash=56CA70D76808F830BEDBD8B7596751CD >
Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.
