Avrupa Ülkelerinde Vergi Eğilimleri*

1. Giriş

Son yıllarda Avrupa ülkeleri, haneleri ve işletmeleri yüksek enflasyondan korurken vergi geliri seviyelerini korumak için tasarlanmış bir dizi vergi reformu gerçekleştirdi.

Bu politikalar arasında katma değer vergilerinin (KDV) ve özel tüketim vergilerinin azaltılması, gelir vergisinin enflasyona endekslenmesi ve düşük gelirli aileler için vergi oranlarının düşürülmesi (bu arada yüksek gelirli bireyler için net servet vergilerinin ve taşınmaz mallar üzerindeki cari vergilerin yükseltilmesi yoluyla bu oranların artırılması) yer almaktadır. mülk). Bazı ülkeler geçici beklenmedik kazanç vergilerini uygulamaya koyarken, diğerleri çevre vergilerini azaltmıştır.

Bununla birlikte, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (Organisation for Economic Co-operation and Development; OECD) 2021 yılına kadar vergi geliri eğilimlerini kapsayan raporuna[1] göre, birçok ülke pandemi sonrasında vergi gelirlerinde artış yaşarken, büyüme gayrisafi yurtiçi hâsıla (GSYH) artış hızını geride bıraktı. Bu eğilimin 2022 ve 2023 boyunca devam etmesi halinde, ülkelerin bu enflasyonist senaryoyu haneleri ve küçük işletmeleri enflasyondan korumak yerine daha fazla gelir elde etmek için kullandığı ileri sürülebilir. Vergi/GSYH oranındaki en büyük artışlar Norveç (petrol çıkarılmasından elde edilen gelirlerdeki artış nedeniyle), Litvanya, İspanya ve Almanya’da gözlemlenmiştir. Gelir artışlarının ana etkenleri Kurumlar Vergisi ve KDV’dir. Öte yandan, sekiz Avrupa ülkesinin vergi/GSYH oranlarında düşüş kaydedilmiş ve en büyük düşüş %2,2 puanla Macaristan’da görülmüştür.

2. Kurumlar Vergisi Reformları

Bazı ülkeler Kurumlar Vergisi (Business Tax) teşviklerini artırmış ve araştırma ve geliştirmeye daha fazla destekle birlikte sermaye indirimleri yoluyla yatırımı teşvik etmiştir.

Belçika vergi tabanını (tax base) genişleten tedbirleri onaylarken, Finlandiya, Almanya, İrlanda, İtalya, Letonya ve Polonya vergi tabanını daraltan tedbirleri uygulamaya koymuştur. Portekiz ve Birleşik Krallık ise, tabanı hem genişleten hem de daraltan karma önlemleri onaylamıştır.

Buna ek olarak, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Finlandiya, Almanya ve Birleşik Krallık sermaye indirimlerini artırdı veya genişletti, İtalya ise bir dizi vergi indirimi uyguladı. Teknik olarak sermaye indirimleri vergi tabanını daraltırken, kalıcı tam gider, uzun vadede sermaye oluşumunu ve ekonomik büyümeyi desteklemektedir. Tam tersine, geçtiğimiz yıllarda onaylananlar gibi geçici genişlemelerin etkisi çok daha sınırlı çünkü işletmeler genel yatırım seviyesini artırmadan önceden planlanmış bazı yatırım kararlarını hızlandırabilirler.

Kurumlar Vergisi oranı ile ilgili olarak Fransa, 2022 yılında Ulusal Üretim Vergisini (sub-national production tax; Contribution sur la Valeur Ajoutée des Entreprises) kaldırmak için iki yıllık bir vergi reformu başlatmıştır. Ancak hükümetin şu anda bütçe açığını azaltma arayışında olması nedeniyle vergi reformunun 2027 yılına kadar tamamlanması planlanmaktadır.

Hollanda, 2023 başında en düşük Kurumlar Vergisi oranını %15’ten %19’a çıkarırken, en yüksek vergi oranı için vergi tabanını da eşik değerini yarıya indirerek 200 bin avroya (2022’de 395 bin avro idi) genişletmiştir.

İspanya, küçük ve orta ölçekli şirketlere (net cirosu 1 milyon avronun altında olan) uygulanan Kurumlar Vergisi oranını %25’ten %23’e; yeni kurulan şirketler için de bu oran %25’ten %15’e düşürülmüştür.

Avrupa Birliği (AB) Konseyi’nin AB çapında beklenmedik vergiyi onaylamasının ardından, yirmi Avrupa ülkesi (çoğunlukla enerji şirketlerine) beklenmedik kâr/kazanç vergisini (windfall profits tax) uygulamaya koyarken; Lüksemburg, Hollanda ve Polonya’da bu vergiyi yasalaştırmaya yönelik tasarılar hazırlanmıştır. Letonya ve Norveç beklenmedik bir vergiyi resmi olarak duyurmuş veya uygulama niyetini göstermiştir Buna ilave olarak Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Slovakya, İspanya ve Birleşik Krallık beklenmedik vergilerin uygulamasını 2023 yılının ötesine genişletmeyi planlamaktadır.

Bazı ülkeler beklenmedik verginin kapsamını enerji üreticileri veya petrol ve gaz şirketleri ile sınırlamadı. Macaristan, Çek Cumhuriyeti, Litvanya ve İspanya verginin kapsamını bankacılık sektörünü de kapsayacak şekilde genişletirken, Letonya ve İtalya da aynı şeyi yapmayı düşünmektedir. Şu anda İtalya’nın beklenmedik vergisinin, bankaların kapitalizasyonunu artırmak için bu tutarın 2,5 katını tahsis etmesi halinde verginin iptal edilmesine yönelik bir değişiklikle birlikte Parlamento tarafından onaylanması beklenmektedir. Estonya’nın Sosyal Demokrat Partisi de mevcut hükümetin kamu harcamalarını kısma arayışında olması nedeniyle bankaların beklenmedik kârlarının vergilendirilmesini önermiştir. Portekiz beklenmedik vergiyi gıda dağıtım şirketlerine uygularken, Hırvatistan bu vergiyi 300 milyon Hırvatistan kunası-HRK (40 milyon avro) gelir eşiğini aşan tüm şirketlere genişletmiştir.

Birçok ülke, İkinci Sütun kapsamındaki küresel vergi matrahını aşındırmayı önleme (GloBE; Global Anti-Base Erosion Rules) kurallarının öngörülmesi amacıyla yurt içi asgari vergileri kabul etme planlarını da duyurdular. AB Üyesi Devletlerin veya diğer Avrupa ülkelerinin Nitelikli Yurt İçi Asgari İlave Vergiyi (Qualified Domestic Minimum Top-up Tax; QDMTT) uygulama zorunluluğu bulunmamakla birlikte, bazı ülkeler (özellikle Almanya, İrlanda, Hollanda ve Lihtenştayn 2024 yılına kadar) bunu yapma niyetlerini zaten açıklamışlardır. Ek olarak, Belçika 2023 yılında yürürlüğe girecek geçici bir asgari vergiyi kabul ederken, İspanya 2022 mali yılı ve ileriye yönelik bir vergiyi onaylamıştır. Romanya aynı zamanda asgari verginin değiştirilmiş bir sürümünü de uygulamaya koymayı planlamaktadır. Kurumlar Vergisi yükümlülüğü asgari ciro vergisi yükümlülüğü kapsamında olan büyük şirketler, ciro vergisi ödemek zorunda kalacaktır.

3. Tüketim/Harcama Vergileri (Consumption Taxes) Reformları

Pek çok ülke, enerji fiyatları ve enflasyondaki keskin artışın etkisini hafifletmek amacıyla fiyat destek tedbiri olarak enerji ve gıda ürünleri üzerindeki Özel Tüketim Vergileri (excise duties) ve Katma Değer Vergilerinde (value-added taxes) geçici oran indirimleri uyguladı. Eşitlik, çevre ve diğer politika hedeflerini karşılamak için indirimli KDV oranlarının kullanılmasının etkinliğinin sorgulanabilir olmasına rağmen bu durum geçerlidir.

Avrupa ülkelerinin neredeyse tamamı doğalgaz, ısınma, elektrik ve diğer yakıtlarda KDV oranlarını 2022 yılı ve 2023 yılı başında geçici olarak düşürürken, bu tedbirlerin süresi çoktan dolmuş durumdadır. Belçika, gaz ve elektrik tedarikinde uygulanan KDV oranını kalıcı olarak azaltan tek ülkedir. Ayrıca yalnızca Almanya ve Litvanya, restoran ve yiyecek-içecek hizmetlerinde uygulanan KDV indirimli oranlarının süresini uzatırken; İspanya ve Bulgaristan belirli gıda ürünlerinde indirimli KDV oranını 2023 yılı sonuna kadar sürdürüyor. Öte yandan Litvanya, sanatsal ve kültürel faaliyetlere yönelik indirimli KDV oranının başlangıçta geçici olarak uygulanmasını kalıcı hale getirmiştir.

Diğer ülkeler belirli mallar için KDV istisnaları ve indirimli oranlar uyguladılar. İzlanda, sıfır emisyonlu otomobillere yönelik geçici vergi istisnasını (temporary tax exemption) 2023 yılı sonuna kadar genişletirken; Norveç, satın alma fiyatı 500 bin Norveç kronunu-NOK (40 bin avro) aşan elektrikli araçlara KDV uyguladı. İspanya kadın hijyen ürünlerine uygulanan KDV oranını düşürürken, İtalya da çocuk hijyen ürünlerine uygulanan KDV oranını indirmiştir.

Lüksemburg, tüketimi teşvik etmek amacıyla 2023 yılı sonuna kadar standart ve indirimli KDV oranlarını 1 puan düşürerek sırasıyla %16 ve %7’ye düşürmüş olup; Estonya da Ocak 2024’ten itibaren standart KDV oranını düşürmeyi planlamaktadır.

4. Gelir Vergisi Reformları

Bir dizi ülke, Gelir Vergisi (personal income tax) kapsamında vergi dilimi (tax bracket) eşiklerini, indirimleri ve enflasyon kredilerini endekslemek için önlemler uygulamaya koydu.

2023 yılı için Estonya, Almanya, Slovenya ve İspanya temel vergi indirimini artırırken; İrlanda ve Hollanda temel vergi kredisini yükseltmiştir (düşük gelirlilerin vergi yükünü azaltmıştır). Avusturya ve Almanya (en üst gelir grubu hariç) ise tüm Gelir Vergisi dilimlerini enflasyona endekslerken, İrlanda ilk iki vergi dilimini yeniden ayarlamıştır.

Bulgaristan, Hırvatistan, Fransa, Almanya, Lüksemburg ve Portekiz, çocuklu aileleri desteklemek için Gelir Vergisi önlemlerinde cömertliği artırmış; Portekiz, Romanya ve Slovenya genç işçileri desteklemek için Gelir Vergisi hükümleri uygulamaya koymuştur.

İsveç, 2024 yılı için çalışma teşviklerini artırmak ve enflasyonla ve gıda fiyatlarındaki artışlarla karşı karşıya kalan haneleri desteklemek için Gelir Vergilerini düşürmeyi planlıyor. Estonya ayrıca 2024 yılında hem yerleşik kişiler hem de yerleşik olmayanlar için Gelir Vergisi oranını düşürmeyi planlıyor. Beri taraftan, Hollanda, ikinci gelir elde edenlerin işgücüne katılımını teşvik etmek amacıyla gelire bağlı vergi kredisini 2025 yılına kadar aşamalı olarak kaldıracağını duyurmuştur. Serbest meslek sahiplerine yönelik vergi indirimleri (tax deductions) de 2027 yılına kadar kademeli olarak azaltılacaktır.

5. Emlak Vergisi Reformları

Geçen yıl yeni Emlak Vergileri (property taxes) getirildi veya önerildi: İspanya’da yeni bir Emlak Vergisi, İrlanda’da boş (konut) Emlak Vergisi (empty property tax) ve Portekiz’de kripto işlem vergisi (crypto transaction tax).

İspanya, yüksek enflasyon ile ilgili hükümet destek tedbirlerini finanse etmek amacıyla, 2022 ve 2023 vergi yılları için yüksek net servete sahip bireylere yönelik, vergi oranları %1,7 ila %3 arasında olacak şekilde ulusal bir Geçici Dayanışma Vergisi (national temporary solidarity tax) uygulamaya koydu. Bu, bölgesel vergiyi tamamlayan ilave bir Emlak Vergisidir ve vergi mükellefleri, bölgesel Emlak Vergisi katkılarını ulusal Dayanışma Vergisi yükümlülüğüne karşı kredilendirebilirler. Buna ek olarak Norveç, 2023 yılında Emlak Vergisi tarifesindeki kademeli artışı artırmaya devam ederek yüksek oranını %0,95’ten %1’e çıkarmıştır.

6. Çevre Vergisi (Environmental Taxes) Reformları

Birçok ülke yeşil teknolojilere yatırımı ve karbon emisyonlarının azaltılmasını desteklemek için vergi teşviklerinden (tax incentives) de yararlanmaktadır. Çek Cumhuriyeti, 2022 yılında elektrikli otomobillerin kullanımını teşvik etmek amacıyla şarj istasyonları için daha hızlı amortisman kurallarına izin vermiş; Portekiz ise, elektrikli ve hibrit otomobiller için indirimli yerel vergi oranları uygulamaya koymuştur.

İtalya, planlanan şeker ve plastik vergisinin uygulanmasını ileri sürerken, İsveç, plastik poşet tüketiminin zaten AB hedefinin altında olması nedeniyle, plastik poşetlere uygulanan vergiyi kaldırmak için bir bütçe teklifi açıklamıştır.

Diğer yandan İspanya, yeniden kullanılamayan plastik ambalajlara vergi uygulayan tek AB ülkesidir. Vergi, karmaşıklığı, kapsamının geniş ve belirsiz olması ve aynı zamanda gıda ürünleri üzerindeki vergi yükünün artması nedeniyle eleştirilse de, reforma yönelik bir plan bulunmuyor. 2023 yılının ilk altı ayındaki gelir eğilimi göz önüne alındığında, yılsonuna kadar bu verginin İspanya’nın Dayanışma (emlak) Vergisinden daha fazlasını tahsil etmesi bekleniyor. İronik bir şekilde, ulusal Dayanışma Emlak Vergisi, hükümetin yeniden kullanılamayan plastik ambalaj vergisinin getirilmesiyle gündeme getirdiği yaşam maliyeti krizini dengelemek için uygulamaya konulmuştur.

7. Ekonomik Büyüme ve Bütçe İstikrarı (Economic Growth and Budgetary Stability) İçin Vergi Reformları

Hükümetler bütçe istikrarına doğru ilerlerken, politika yapıcılar Tüketim/Harcama Vergilerini daha tarafsız ve verimli hale getirerek bunlara odaklanmalıdır. Bu, vergi tabanının genişletilmesi, vergi oranlarının düşürülmesi ve gereksiz vergi istisnalarının/muafiyetlerinin ortadan kaldırılması yoluyla yapılmalıdır. Ülkeler ayrıca yoksul haneler için tazminat tedbirleri de uygulamaya koyabilir. Ayrıca, ülkeler geçici önlemlerden uzaklaşmalı ve özel yatırımları artırmak için tam harcamayı dikkate almalı, kalıcı ve tarafsız bir Kurumlar Vergisine doğru ilerlemelidir. Son olarak, sermaye yatırımları için ülkeler enflasyona ve paranın zaman değerine göre ayarlamalar yapmalıdırlar.

[1] “OECD vergi raporu” için bkz. < https://www.oecd-ilibrary.org/sites/d8bc45d9-en/1/3/2/index.html?itemId=/content/publication/d8bc45d9-en&_csp_=9f3d21beda415ddfee6be76c24b9ec16&itemIGO=oecd&itemContentType=book#section-d1e703-6f9c469db9 >

1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu [merhume Anası (1947-10 Temmuz 2023) Erzurum/Aşkale; merhum Babası ise Ardahan/Çıldır yöresindendir]. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte);
Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte) başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003), Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004) ile Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II, Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021), Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021), Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021), Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022), Ticari Mevzuat Notları (2022), Bilimsel Araştırmalar (2022), Hukuki İncelemeler (2023), Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024) başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 2 bin 500’e yakın Telif Makale ve Yazı ile Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak vazgeçilmez ilkesidir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.