Banka Dışı Finans Kuruluşları*

“(…)

Buruk bir özlemle değil

Gülen bir yürekle bekle beni

Geleceğim

Bir akşam alacasında.”

Attila Aşut

1. Çerçeve

Banka dışı finans kuruluşu (nonbanking financial institution; NBFI), tam bir bankacılık lisansına sahip olmayan ve halktan mevduat kabul edemeyen bir finans kurumudur. Bununla birlikte, banka dışı finans kuruluşları, yatırım (hem toplu hem de bireysel), risk havuzu, finansal danışmanlık, aracılık, para transferi ve çek bozdurma gibi alternatif finansal hizmetleri kolaylaştırırlar. Banka dışı finans kuruluşları (lisanslı bankalar ile birlikte) bir tüketici kredisi kaynağıdır. Banka dışı finans kuruluşlarına sigorta firmaları, risk sermayesi şirketleri, döviz borsaları, bazı mikro kredi kuruluşları ve rehin dükkanları (insurance firms, venture capitalists, currency exchanges, some microloan organizations, and pawn shops) örnek olarak verilebilir. Bu banka dışı finans kuruluşları, bankalara uygun olmayan hizmetler sunar, bankalara rekabet işlevi görür ve sektör veya gruplarda uzmanlaşır.

2. Risk havuzu kuruluşları (risk pooling institutions)

Sigorta şirketleri, ölüm, hastalık, mülkün hasar görmesi veya kaybı ve diğer kayıp riskleri ile ilişkili ekonomik riskleri üstlenirler. Kayıp durumunda ekonomik koruma için şarta bağlı bir taahhüt sağlarlar. İki ana sigorta şirketi türü vardır: hayat sigortası ve genel sigorta (life insurance and general insurance). Genel sigorta kısa vadeli olma eğilimindeyken; hayat sigortası daha uzun bir sözleşmedir ve sigortalının ölümüyle sona erer. Her iki sigorta türü de, hayat ve mülk, toplumun tüm kesimleri için mevcuttur. Sigorta sektörünün doğası gereği (şirketler, her bir durumda riski değerlendirmek için çok sayıda bilgiye erişmelidir), sigorta şirketleri yüksek düzeyde bilgi verimliliğine sahiptir.

Hayat sigortası şirketleri, sigortalının erken ölümünün ekonomik kaybına karşı sigortalamaktadır. Sigortalı her dönem sigorta primi olarak sabit bir meblağ ödeyecektir. Ölüm olasılığı yaş (yaşlanma) ile birlikte arttığı ve primler sabit kaldığı için, sigortalı erken aşamalarda fazla ödeme yapar, sonraki yıllarda ise eksik ödeme yapar. Sözleşmenin ilk yıllarında yapılan fazla ödeme, sigorta poliçesinin nakit değeri kadardır.

Genel sigorta ayrıca iki kategoriye ayrılır: piyasa sigortası ve sosyal sigorta (market and social insurance). Sosyal sigorta, ani işsizlik, maluliyet, hastalık ve doğal afetler nedeniyle gelir kaybı riskine karşıdır. Bu risklerin öngörülemezliği, sigortalının ilgili bilgileri sigortacıdan kolayca saklayabilmesi ve manevi tehlikenin varlığı nedeniyle, özel sigorta şirketleri genellikle sosyal sigorta sağlamazlar; bu, sigorta endüstrisinde genellikle devletin doldurduğu bir boşluktur. Sosyal sigorta, aile bağlarının ve diğer organik sosyal destek gruplarının yaygın olmadığı sanayileşmiş Batı toplumlarında daha yaygındır.

Piyasa sigortası de, hasar veya mülk kaybı için özelleştirilmiş sigortadır. Genel sigorta şirketleri tek bir prim ödemesi alırlar. Buna karşılık şirketler, sigortalı olma durumuna bağlı olarak belirli bir ödeme yapacaklardır. Örnekler arasında hırsızlık, yangın, hasar, doğal afet vb.

3. Sözleşme temelli tasarruf kuruluşları (contractual savings institutions)

Sözleşme temelli tasarruf kuruluşları ki, kurumsal yatırımcılar olarak da adlandırılır, bireylere toplu yatırım araçlarına prensip rolünden ziyade bir mütevelli heyetinde yatırım yapma fırsatı sağlar. Kolektif yatırım araçları (collective investment vehicles), bireylerin ve firmaların bir araya toplanmış kaynaklarını çok sayıda öz sermaye, borç ve türev vaadine yatırır. Bununla birlikte, birey, kolektif yatırım araçlarının özel olarak yatırım yaptığı şey yerine, kolektif yatırım araçlarının kendisinde öz sermayeye sahiptir. Sözleşme temelli tasarruf kuruluşlarının en popüler iki örneği, yatırım fonları ve bireysel emeklilik planlarıdır (mutual funds and private pension plans).

İki ana yatırım fonu türü, açık uçlu ve kapalı uçlu fonlardır (open-end and closed-end funds). Açık uçlu fonlar, halka her an yeni hisse alma olanağı sağlayarak yeni yatırımlar yaratır. Hissedarlar hisselerini net aktif değerinden açık uçlu fona geri satarak tasfiye edebilirler. Kapalı uçlu fonlar da, bir halka arzda sabit sayıda hisse çıkarır. Hissedarlar, hisselerini borsada satarak varlıklarının değerinden yararlanırlar.

Yatırım fonları, yatırımlarının niteliği boyunca tanımlanabilir. Örneğin, bazı fonlar yüksek riskli, yüksek getirili yatırımlar yaparken, diğerleri vergiden muaf menkul kıymetlere odaklanır. Yine de diğerleri spekülatif (vurgunsal) işlemlerde/alım-satımda (yani, koruma fonları), belirli bir sektörde veya sınır ötesi yatırımlarda uzmanlaşmıştır.

Emeklilik fonları, yatırımcının yatırımına erişimini belirli bir tarih sonrasına kadar sınırlayan yatırım fonlarıdır. Buna karşılık, emekçi halkı mevcut gelirlerinin bir yüzdesini daha sonra artık işgücünün içinde olmadıkları bir tarihe (emeklilik geliri) ayırmaya teşvik etmek için emeklilik fonlarına büyük vergi indirimleri sağlanmaktadır.

4. Diğer banka dışı finans kuruluşları

Piyasa yapıcılar (market makers), envanterde tutulan bir varlık için hem alış hem de satış fiyatı veren aracı kurum-satımcı kuruluşlardır (broker-dealer institutions). Bu tür varlıklar arasında hisse senetleri, Devlet ve şirket borçlanma araçları, türev ürünler ve yabancı paralar (equities, government and corporate debt, derivatives, and foreign currencies) bulunur. Bir emir alındığında, piyasa yapıcı hemen envanterinden satış yapar veya stok kaybını telafi etmek için bir alım yapar. Alış ve satış kotasyonlarındaki veya alış fiyatı-teklif fiyatı arasındaki fark (bid-offer spread), piyasa yapıcının nasıl kar elde ettiğidir. Piyasa yapıcılar, envanterlerindeki herhangi bir varlığın likiditesini artırır.

Uzmanlaşmış sektörel finansörler, hedef sektöre sınırlı bir dizi finansal hizmet sağlar. Örneğin, leasing şirketleri ekipman için finansman sağlarken, emlak finansörleri (real estate financiers) sermayeyi müstakbel ev sahiplerine yönlendirmektedir. Leasing şirketleri (leasing companies) genellikle diğer uzmanlaşmış sektörel finansörlere göre iki benzersiz avantaja sahiptir. Teminat anlaşmalarının bir parçası olarak kiralanan ekipmana sahip oldukları için, temerrüt riskine karşı bir şekilde yalıtılmış durumdadırlar. Buna ek olarak, leasing şirketleri ekipman yatırımlarında tercihli vergi uygulamasından yararlanır.

Diğer finansal hizmet sağlayıcılar, aracı kurumları (hem menkul kıymetler hem de ipotek), yönetim danışmanlarını ve finansal danışmanları [brokers (both securities and mortgage), management consultants, and financial advisors] içerir. Bunlar, hizmet başına ücret esasına göre çalışırlar. Çoğunlukla, finansal hizmet sağlayıcılar yatırımcı için bilgi verimliliğini artırır. Ancak, aracılar söz konusu olduğunda, bir yatırımcının mevcut varlıklarını tasfiye edebileceği bir işlem hizmeti sunarlar.

5. Banka dışı finans kuruluşlarının finans sistemindeki rolü (role in financial system)

Banka dışı finans kuruluşları, bireylere ve firmalara finansal hizmetler sağlamada bankaları tamamlarlar. Bu hizmetlerin sunumunda bankalara rekabet sağlayabilirler. Bankalar bir dizi finansal hizmeti bir paket anlaşma olarak sunabilirken, banka dışı finans kuruluşları hizmetlerini belirli gruplara uyarlayarak bu hizmetleri ayrıştırır. Buna ilave olarak, bireysel banka dışı finans kuruluşları belirli bir sektörde uzmanlaşarak bilgi avantajı elde edebilir. Bu ayrıştırma, hedefleme ve uzmanlaşma yoluyla, banka dışı finans kuruluşları finansal hizmetler endüstrisindeki rekabeti teşvik eder.

Banka dışı finans kuruluşları da içeren çok yönlü bir finansal sisteme sahip olmak, ekonomileri finansal şoklardan koruyabilir ve bu şoklardan kurtulabilir. Banka dışı finans kuruluşları, bir ekonominin tasarruflarını ana aracılık biçiminin başarısız olması durumunda yedek tesisler olarak hareket eden sermaye yatırımına dönüştürmek için çok sayıda alternatif sunar.

Ancak, etkili düzenlemelerin bulunmadığı ülkelerde, banka dışı finansal kuruluşlar finansal sistemin kırılganlığını şiddetlendirebilir. Tüm banka dışı finans kuruluşları hafif bir şekilde düzenlenmese de, gölge bankacılık sistemini oluşturan banka dışı finans kuruluşları öyledir. Son küresel finansal krize giden süreçte, hedge fonları ve yapılandırılmış yatırım araçları gibi kurumlar, banka dışı finans kuruluşu denetimini emeklilik fonları ve sigorta şirketlerine odaklayan düzenleyiciler tarafından büyük ölçüde göz ardı edilmiştir. Finans sisteminin büyük bir kısmı, büyük ölçüde Devlet esaslı düzenleyiciler ve başka herhangi biri tarafından denetlenmeden faaliyet gösteren banka dışı finans kuruluşlarında bulunuyorsa, bu, tüm sistemin istikrarını riske atabilir. Banka dışı finans kuruluşu düzenlemesindeki zayıflıklar, bir kredi balonunu ve varlıkların aşırı fiyatlanmasını körükleyebilir, ardından varlık fiyatlarının çökmesi ve kredi temerrütleri gelebilir.

6. Banka/banka dışı entegrasyon ve denetim entegrasyonu (bank/non-bank integration and supervisory integration)

Bankacılık, menkul kıymetler ve sigorta piyasaları, piyasalar arasındaki bağlantıların hızla artmasıyla giderek daha fazla entegre hale gelmiştir. Buna cevaben, son 20 yılda finans sektörü düzenlemelerindeki en dikkate değer gelişmelerden biri, denetime yönelik geleneksel sektör bazında yaklaşımdan (bankalar, menkul kıymetler piyasaları ve sigorta şirketleri için ayrı denetçiler ile) finansal denetimin daha büyük bir sektörler arası entegrasyonuna (ÄŒihák ve Podpiera 2008) geçiş olmuş; bunun dünya çapındaki denetim ve düzenleme uygulamaları üzerinde önemli bir etkisi olmuştur.

Tüm dünyada üç geniş model kullanılmaktadır: üç sütunlu veya “sektörel” bir model (bankacılık, sigortacılık ve menkul kıymetler); iki ayaklı veya “ikiz zirve” modeli (ihtiyati ve işletme davranışı); ve entegre bir model (tek çatı altında tüm denetim türleri) [a three-pillar or “sectoral” model (banking, insurance, and securities); a two-pillar or “twin peak” model (prudential and business conduct); and an integrated model (all types of supervision under one roof)]. Dünya Bankası’nın Düzenleme ve Denetleme Anketi ile teyit edilen, son 10 yılın tartışmasız en dikkate değer gelişmelerinden biri, üç sütunlu modelden iki sütunlu modele veya entegre modele (2000’lerin başında ilgi gören ikiz zirveli model) doğru bir eğilim olmuştur. Yakın tarihli bir çalışmada, Melecky ve Podpiera (2012), 98 ülkede son on yılda ihtiyatlılık ve ticari davranış denetimleri için denetim yapılarının itici güçlerini incelediler, diğer şeylerin yanı sıra, ekonomik kalkınmanın daha yüksek bir aşamasına ilerleyen ülkelerin denetim yapılarını entegre etme eğiliminde olduğunu, küçük açık ekonomilerin daha entegre denetim yapılarını tercih etme eğiliminde olduğunu, finansal derinleşmenin ülkelerin denetimi giderek daha fazla entegre etmesine ve yoğunlaşmış oldukça karlı bankacılık sektörü, iş ahlakı entegrasyonuna karşı olumsuz bir güç görevi görmekte olduğunu buldular. (Denetimin yapısına ilişkin veriler yandaki internet sitesinde yer almaktadır, < https://www.worldbank.org/en/publication/gfdr >)

Bu çeşitli kurumsal yapılar, kriz sıklığı ve kriz etkisinin sınırlandırılması açısından nasıl karşılaştırılır? Geniş bir gelişmekte olan ve gelişmiş ekonomiler kümesi için verileri kullanan ülkeler arası regresyonlar, ikiz zirve modeli lehine ve sektörel modele karşı bazı kanıtlar sağlamaktadır (ˇCihák ve Podpiera 2008). Gerçekten de, küresel finans krizi sırasında, bazı ikiz zirve yetki alanları (özellikle Avustralya ve Kanada) nispeten etkilenmezken, denetime yönelik bölüngülere ayrılmış sektörel bir yaklaşıma sahip bir yetki alanı olan Amerika Birleşik Devletleri krizin merkez üssündeydi. Bununla birlikte, ikiz zirveler modelinin örneklerinden biri olan Hollanda’nın Avrupa’nın en büyük banka başarısızlıklarından biri olan Fortis başarısızlığına dahil olmasıyla, kriz deneyimi siyah beyaz olmaktan çok uzaktır.

1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu [merhume Anası (1947-10 Temmuz 2023) Erzurum/Aşkale; merhum Babası ise Ardahan/Çıldır yöresindendir]. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte);
Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte) başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003), Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004) ile Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II, Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021), Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021), Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021), Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022), Ticari Mevzuat Notları (2022), Bilimsel Araştırmalar (2022), Hukuki İncelemeler (2023), Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024) başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 2 bin 500’e yakın Telif Makale ve Yazı ile Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak vazgeçilmez ilkesidir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.