“Belçika’nın Yeni Avrupa Birliği Dönem Başkanlığındaki Vergi Dosyaları” Üzerine

Belçika, 01 Ocak 2024 tarihinde Avrupa Birliği (AB) Konseyi’nin altı aylık dönem başkanlığını İspanya’dan devraldı. Ulusal düzeydeki ve Avrupa seçimlerinden büyük ölçüde etkilenecek bir başkanlık döneminde Belçika Başbakanı Alexander De Croo, vergi politikasının önemli bir tartışma konusu olmaya devam edeceğini zaten açıkça belirtti.

1. Avrupa Vergi Politikasının Durumu Nedir?

İspanya, kendi başkanlığı sırasında, tüm AB Üyesi Devletlerde kurumlar vergisine ilişkin ortak bir asgari standart oluşturulmasına (OECD’nin İkinci Sütun çerçevesi) ve mali kurallarda reform yapılmasına öncelik verdi. Buna ek olarak, İspanya’nın dönem başkanlığı, Avrupa Komisyonu’nun Avrupa’da İşletmelere ilişkin önerileriyle şekillendi: Kurumlar Vergisi Çerçevesi (Business in Europe: Framework for Income Taxation-BEFIT), Transfer Fiyatlandırmasına ilişkin Konsey Direktifi ile mikro, küçük ve ortak büyüklükte işletmeler için Merkezi Vergi Ofisi (HOT) sistemini uygulayan Konsey Direktifi [Council Directive on Transfer Pricing, and the Council Directive implementing a Head Office Tax (HOT) system for micro, small, and medium-sized enterprises].

Avrupa vergi politikası şu anda farklı ülkelerin AB Asgari Vergi Direktifi (İkinci Sütun) uygulamalarına göre şekillenmektedir. AB Direktifi uyarınca, AB Üyesi Devletlerin gelire dâhil etme kuralını (income inclusion rule-IIR) ve vergilendirilmemiş kârlar kuralını (undertaxed profits rule-UTPR) uygulamaya başlaması gerekmektedir. Uygulama mevzuatı dört AB Üyesi Devlet (Danimarka, Macaristan, İrlanda ve İsveç) tarafından tamamen kabul edilmiş ve 11 AB Üyesi Devletin (Avusturya, Belçika, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Almanya, İrlanda, Lüksemburg, Hollanda, Romanya, Slovakya ve Slovenya) parlamento organları tarafından onaylanmıştır. İki AB Üyesi Devlet (Finlandiya ve Fransa) tasarı taslağını ulusal parlamentolarının incelemesine sunarken; yedi AB Üyesi Devlet (Hırvatistan, Güney Kıbrıs Rum Kesimi, Estonya, İtalya, Letonya, Litvanya ve İspanya) ise mevzuat taslağını yayınlamışlardır. Yunanistan, Malta, Polonya ve Portekiz ise mevzuat taslağını henüz yayınlamamış olup, beş AB Üyesi Devlete (Estonya, Letonya, Litvanya, Malta ve Slovakya) uygulamayı erteleme seçeneği verilmiştir.

İspanya’nın dönem başkanlığında, masadaki dosyaların çoğu üzerinde teknik çalışmalar üstlenilmiştir. AB Ekonomik ve Mali İşler Konseyi (ECOFIN Konseyi) temsilcileri, 08 Aralık 2023 tarihinde, başkanlığın kaydettiği ilerlemeye genel bir bakış sunan Avrupa Konseyi’ne sunulan bir raporu onaylamıştır. Bu rapor, Aşırı Stopaj Vergilerinin Daha Hızlı ve Daha Güvenli İndirilmesine İlişkin Direktif olarak da bilinen AB çapında uyumlu stopaj vergisi indirim sistemine ilişkin UNSHELL[1] Direktif tasarısındaki ilerlemenin yanı sıra AB dışı ülkeler ile vergi bilgilerinin değişimine ilişkin teknik çalışmayı ve AB’nin 2024 yılında yürürlüğe girecek olan Asgari Vergi Direktifine yönelik siyasi desteği vurgulamaktadır. İspanya dönem başkanlığı sırasında, AB Üyesi Devletlerden destek toplamak amacıyla UNSHELL’e biri Eylül’de, diğeri Kasım’da olmak üzere iki yaklaşım önermiş, ancak başarısız olmuştur. Belçika artık oybirliğine varma görevine sahiptir, ancak görünen o ki UNSHELL Belçika için bir öncelik olmayabilir.

Belçika, DAHA HIZLI bir şekilde oybirliğine vararak daha başarılı olabilir. ECOFIN raporuna göre, AB Üyesi Devletler mevcut yardım sistemlerini kaynağında sürdürme olasılığını değerlendirirken FASTER en fazla ilerleme kaydetmiş gibi görünmektedir.

Yeni öz kaynaklarla ilgili olarak, İspanya’nın dönem başkanlığında, Avrupa Komisyonu’nun şirket kârlarına dayalı geçici yeni bir öz kaynak önerisine AB Üyesi Devletlerin genel şüpheciliğine dikkat çekilmiştir. AB Üyesi Devletler en çok böylesi yeni bir öz kaynağın katma değeriyle ilgileniyor gibi görünmektedir. Ayrıca Avrupa Konseyi, AB Karbon Sınırı Ayarlama Mekanizması (Carbon Border Adjustment Mechanism-CBAM) ile oluşturulan gelirlere dayalı katkıların uygulamaya konmasını da memnuniyetle karşılıyor gibi görünüyor.

2. Belçika’nın Dönem Başkanlığının Öncelikleri Nelerdir?

Belçika’nın dönem başkanlığı, Avrupa seçimleri öncesinde masadaki bazı dosyalar üzerinde anlaşmaya varılması ihtiyacına göre şekillenecektir. Belçika’nın dönem başkanlığı vergi kaçakçılığını, vergiden kaçınmayı, agresif vergi planlamasını ve zararlı vergi rekabetini engellemeyi amaçlayan önlemlere öncelik vermeyi planlamaktadır. Uygulamada bu, AB’nin işbirlikçi olmayan yargı bölgeleri listesinin güncellenmesi, sınır ötesi yatırımcılar için uyum maliyetlerinin azaltılması amacıyla hem yasal hem de yasama dışı girişimlerin teşvik edilmesi ve stopaj vergileri ile ilgili vergi suiistimallerinin ele alınması anlamına gelmektedir.

Belçika, Avrupa Komisyonu’nun önerilerini değerlendirecek ve benzersiz bir dokunuş katacaktır. Belçika, BEFIT paketini memnuniyetle karşılamış ve “gezgin/hareketli çalışanlar gibi diğer alanlarda daha birleşik vergi kurallarının faydasını uzun vadede araştıracağını” belirtmiştir. Bu bağlamda, Belçika ile Hollanda arasında yakın zamanda üzerinde mutabakata varılan uzaktan çalışma yaklaşımı, Belçika’nın AB düzeyindeki planı olabilir.

Belçika’nın öncelikleri arasında ayrıca Katma Değer Vergisi [KDV (value-added tax; VAT)] açığının kapatılması, Dijital Çağ Tasarısında (Digital Age Proposal-ViDA) KDV ile ilgili çalışmaların sürdürülmesi ve Enerji Vergilendirme Direktifinin gözden geçirilmesi yer almaktadır.

Belçika aynı zamanda AB’nin bütçe yaklaşımını da değiştirebilir. Genel İşler Konseyi’nin yetkisi altında 2021-2027 dönemi Çok Yıllı Mali Çerçevenin (Multiannual Financial Framework-MFF) orta vadeli incelemesinin tamamlanması ve AB bütçesinin geleceği hakkında bir konferans düzenlenmesi planlanmaktadır. Belçika Başbakanı De Croo, Avrupa Birliği’nin ya AB Üyesi Devletlerin katkılarından ya da potansiyel olarak AB çapındaki vergilerden daha fazla finansmana ihtiyacı olduğunu belirtmiştir. De Croo’ya göre bu fon, yalnızca AB’nin mevcut ekonomik taleplerle başa çıkmasına yardımcı olmakla kalmayacak, aynı zamanda AB’nin demokratik meşruiyetinin artmasına da yardımcı olacaktır.

3. Avrupa Vergi Politikasında Sıradaki Nedir?

Avrupa vergi politikası bir dönüm noktasındadır. Masadaki birçok önerinin ivme kazanmasına rağmen, Belçika’da ve AB düzeyinde 6-9 Haziran tarihleri arasında yapılacak seçimler, Avrupa Konseyi dosyaları üzerindeki ilgiyi azaltabilir.

Belçika’nın dönem başkanlığında vergi ile ilgili bu dosyaların yönetilmesine yönelik bir plan üzerinde düşünülürken, ilkeli bir vergi politikasını dikkate almalıdır. Örneğin, KDV uyumunu iyileştirmek gelir getirebilirken, eyleme geçirilebilir KDV politikası boşluğuna (indirilmiş oranların ve belirli muafiyetlerin ortadan kaldırılmasıyla gerçekçi bir şekilde toplanabilecek ek KDV geliri) odaklanmak, uyum açığından elde edilen geliri üç kattan fazla artırabileceğinden AB bütçesi ile ulusal bütçeler için daha da faydalı olacaktır.

BEFIT ile ilgili olarak Belçika, Birden Çok Vergi Durağı/Noktası (One-More-Stop) oluşturmak yerine işletmeler için vergi beyannamelerini doldurmayı gerçekten basitleştirirse akıllı, büyüme yanlısı vergi politikasını teşvik edebilir. Buna ek olarak, AB düzeyinde BEFIT uyumlaştırmasının (örneğin, sermaye maliyetinin geri kazanılması) en alta uyum sağlamak yerine en üst düzeye doğru çaba göstermesi gerektiği akılda tutulmalıdır.

Dürüst bir aracı olarak Belçika’nın, oybirliğine varmak amacıyla AB Üyesi Devletlerarasında bu önerilere ilişkin müzakereleri yönlendirmesi beklenmektedir. Ancak dönüşümlü başkanlığı sürdürmek önemli bir sorumluluk taşıyor; özellikle de birçok kişi bu dosyaların bazılarının son tarihinin, siyasi gidişatın AB içi dinamikleri değiştirebileceği Avrupa seçimleri olduğunu düşünüyor.

Avrupa için böylesine belirleyici bir dönemde, ilkeli vergi politikası daha rekabetçi bir Avrupa Birliği için önemli bir araç olabilir.

[1] Çevirenin Notu: Avrupa Komisyonu, 22 Aralık 2021 tarihinde, paravan (gayri faal) kuruluşların uygunsuz vergi amaçları doğrultusunda kötüye kullanılmasına karşı mücadele etmek için önemli bir girişim sunmuştur. Unshell tasarısı, Avrupa Birliği’nde ekonomik faaliyeti olmayan veya asgari düzeyde olan kuruluşların herhangi bir vergi avantajından yararlanamamasını ve vergi mükelleflerine herhangi bir mali yük getirmemesini sağlamalıdır. Bu aynı zamanda, AB’nin toparlanmasının anahtarı olan Avrupalı işletmelerin büyük çoğunluğu için eşit şartları koruyacak ve sıradan vergi mükelleflerinin, kendi adil paylarını ödemekten kaçınmaya çalışanlar nedeniyle ek mali yüke maruz kalmamalarını sağlayacaktır. Paravan şirketler sıklıkla agresif vergi planlaması veya vergi kaçakçılığı amacıyla kullanılmaktadır. İşletmeler, finansal akışları paravan kuruluşlar aracılığıyla vergilerin olmadığı veya çok düşük olduğu veya vergilerin kolayca atlatılabileceği bölgelere yönlendirebilmektedir. Benzer şekilde, bazı kişiler, ikamet ettikleri ülkede veya mülklerinin bulunduğu ülkede varlıkları (özellikle gayrimenkulleri) vergilerden korumak için bu paravan firmaları kullanabilmektedir. Tasarıda önerilen yeni önlemler, paravan kuruluşların kullanımına ilişkin şeffaflık standartları oluşturacak ve böylece bunların kötüye kullanılması vergi makamları tarafından daha kolay tespit edilebilecektir. Gelir, personel ve tesisler ile ilgili bir dizi nesnel gösterge kullanan tasarı, ulusal vergi makamlarının yalnızca kâğıt üzerinde var olan kuruluşları tespit etmesine yardımcı olacaktır. [Bu konuda daha ayrıntılı bilgi için bkz. “Unshell, European Commission, Taxation and Customs Union, < https://taxation-customs.ec.europa.eu/taxation-1/corporate-taxation/unshell_en > erişim tarihi 11 Ocak 2024”]

1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu [merhume Anası (1947-10 Temmuz 2023) Erzurum/Aşkale; merhum Babası ise Ardahan/Çıldır yöresindendir]. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte);
Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte) başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003), Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004) ile Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II, Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021), Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021), Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021), Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022), Ticari Mevzuat Notları (2022), Bilimsel Araştırmalar (2022), Hukuki İncelemeler (2023), Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024) başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 2 bini aşkın Telif Makale ve Yazı ile Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak vazgeçilmez ilkesidir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.