‘Bilgi Esaslı Düzenleme’nin Değişen Doğası: ‘Gerçek Zamanlı Düzenleme’ye Doğru mu?*

Bilgi Esaslı Düzenleme (regulation by information), uzun süredir düzenleyici uygulamaları şekillendiren bir kavramdır. Günümüzün teknolojik ortamındaki önemli dönüşümler, bilgi düzenlemelerini kökten değiştiriyor. Yaygın olarak “RegTech” olarak da bilinen düzenleme teknolojilerinin bütünleştirilmesi, veri akışlarının düzenleme süreçlerine nasıl dâhil edildiği konusunda devrim yaratıyor. Avrupa Hukuk Dergisi’nde (European Law Journal) yayınlanacak olan bir makalede, RegTech’in Bilgi Esaslı Düzenleme üzerindeki etkisi araştırılıyor ve bunun başlıca örneği olarak finansal düzenlemeye odaklanılıyor.

Bilgi Esaslı Düzenlemenin evrimi dört farklı boyut aracılığıyla anlaşılabilir. Başlangıçta, karar almayı desteklemek için bilgi toplamayı içeriyordu ki; bu, ikinci aşamada özel aktörlere karar verme uygulamaları yoluyla rehberlik etmeyi kapsayacak şekilde genişletildi. Zamanla, bilgi ve yayın standartlarının uygulanması, düzenleyici karar alma süreçlerinde hayati önem kazandı. Bugün, RegTech’in ortaya çıkışı, düzenleyici yazılımın piyasa veri akışlarına bütünleştirilmesiyle karakterize edilen dördüncü boyutun başlangıcı olmuştur.

Finansal düzenleme bağlamında, piyasa katılımcıları ile düzenleyici kurumlar arasında neredeyse gerçek zamanlı bilgi akışına olan ihtiyaç yoğunlaştı. Sonuç olarak düzenleyici yazılımlar, raporlama standartlarını ve formatlarını şekillendirmede etkili hale geldi ve böylece bilgi akışlarını ve düzenleme seçimlerini etkiledi. Bunun bir örneği, tüm türev sözleşmelerinin gerçek zamanlı kayıtlarını tutan ve böylece şeffaflığı artıran ve riskleri azaltan, tüm türev ürünlerin alım satım (işlem) havuzlarına raporlama zorunluluğudur. Diğer bir örnek ise, Avrupa Menkul Kıymetler ve Piyasalar Otoritesi tarafından belirlenen, Finansal Araç Piyasaları Düzenlemesini (Markets in Financial Instruments Regulation-MiFIR) ve Piyasanın Kötüye Kullanılması Düzenlemesini (Market Abuse Regulation-MAR) kapsayan Finansal Araçlar Referans Veri Sistemi (Financial Instruments Reference Data System) gibi raporlama standartları ile artan uyumluluk koşullarıdır. Bu gelişme yalnızca finansal piyasalarla sınırlı değildir ki; diğer veri ve bilgi yoğun alanları da etkilemesi bekleniyor.

Makalede, RegTech’in Bilgi Esaslı Düzenlemenin nasıl gerçekleşebileceği konusunda temel bir değişikliğe işaret ettiği savunuluyor.

Birincisi, RegTech geleneksel denetimden ‘Gerçek Zamanlı Düzenleme’ye (real-time regulation) geçişi kolaylaştırıyor. RegTech’in düzenleyici koşulları neredeyse gerçek zamanlı olarak izleme ve bunlara yanıt verme yeteneği, düzenleyici ortamı dönüştürdü. Düzenleyicilerin karar alma süreçleri, uzun bir parlamento prosedürünü takip etmek yerine gerçek zamanlı olarak gerçekleşebilir.

İkincisi, bu kararların çoğu artık gerçek zamanlı piyasa verilerine dayalı sürekli bilgi akışını yöneten programlanmış yazılım ve veri arayüzleri tarafından yönlendiriliyor ve etkinleştiriliyor.

Bu değişim, düzenleme ile ilgili kamu hukuku kavramlarına ilişkin çeşitli soruları gündeme getirmektedir. Makalede örneğin karar alma koşulları konusunda temel hakların korunmasının nasıl sağlanabileceğini ve açıklanan değişikliklerin işletmeler üzerindeki etkisinin nasıl ölçülebileceği ana hatlarıyla ele alınıyor. Bilgi Esaslı Düzenlemeye izin veren RegTech, veri toplama, bunların kullanımı, toplanan bilgiler ile bağlantılı karar alma süreçleri ve etkili bir hukuki çözüm hakkının sağlanması ile ilgili uygun idari süreçlerin sağlanması yükümlülüklerine de uyarlanmalıdır. Üçüncü taraf yazılım sağlayıcılarına olan bağımlılığın artması aynı zamanda yöntemsel ve maddi hakları korumaya yönelik güçlü hesap verebilirlik mekanizmaları da gerektirmektedir.

Makalede, RegTech’in finansal düzenleme üzerindeki etkisi incelenerek, veri ve bilgi yoğun politika alanlarına yönelik daha geniş kapsamlı sonuçlara ilişkin değerli bilgiler elde ediliyor. Ancak finansal düzenlemeye yönelik araştırmalarda ortaya konulan sadece bu hukuk alanıyla sınırlı değildir. RegTech’in düzenleme süreçlerine gerçek zamanlı veri akışı entegrasyonunu sağladığı her yerde aynı zorluklar gözlemleniyor. Örneğin, yazılım geliştiricilerin fiili bir ‘kanun koyucu’ya benzer bir rol üstlendiğini ve yöntemsel ve maddi hakları güvence altına almak için daha fazla hesap verebilirlik mekanizmaları gerektirdiği de makalede savunuluyor. RegTech’teki sürekli gelişmeler, bunların bir bütün olarak kamu hukuku üzerindeki etkilerinin kapsamlı bir şekilde incelenmesini gerektirmektedir.

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.