Bir ‘Emoji’ Belki De Bir Davada Bin Kelimeye Bedeldir

Giriş

Küçük simgeler davalarda ve düzenleyici işlemlerde giderek daha fazla ortaya çıkıyor. Emojiler sadece çevrimiçi konuşmalara renk katan sevimli ve eğlenceli semboller değildir. Bunlar aynı zamanda karmaşık mesajları ve duyguları iletebilen güçlü ve etkileyici araçlardır. Dijital iletişim ile uğraşan kuruluşlar ve günümüzde hangi kuruluş bunu yapmıyor? Emojilerin oluşturduğu risklerin ve zorlukların farkında olmalı ve emoji verilerini yönetmek ve analiz etmek için etkili stratejiler benimsemelidir. Emojiler dijital çağın dili olabilir, ancak tuzaklar ve belirsizlikler de yok değildir.

Elon Musk, satın alma öncesi çalkantılı hukuk mücadelesi sırasında Twitter’de tek bir emoji tweetlediğinde, muhtemelen bu görsel kusurunun ardındaki anlam konusunda bir mahkeme tartışması[1] başlatmayı beklemiyordu. Ancak bu küçük simge artık milyarder girişimciye karşı delil olarak sunuldu ve Musk’un hakareti, bu küçük görüntülerin nasıl devasa bir hukuki önem kazandığını gösteren giderek büyüyen davalar listesine eklendi.

Tıpkı eski Mısır hiyerogliflerinin 5000 yıl önce karmaşık bir yazı sistemine dönüşmesi gibi, emojiler olarak bilinen modern piktogramlar da dijital çağın görsel dili haline gelmektedir. Onlarca yıl önce Japonya’da insanların metne resim eklemesinin eğlenceli bir yolu olarak ortaya çıkan şey, dünya çapında milyarlarca kişinin günlük iletişim kurma yöntemine dönüşmüştür.

Emojiler çevrimiçi konuşma yollarının derinliklerine sızmaya devam ettikçe kuruluşlar bunların dijital iletişim şeffaflığı, bütünlüğü ve güvenliği açısından önemli sonuçlar taşıdığını fark etmektedirler. Uygun yönetim olmadan şirketler, gerektiğinde emoji tabanlı verileri kapsamlı bir şekilde arayamaz, analiz edemez ve üretemezlerse düzenlemelerin ihlali de dâhil olmak üzere büyük risklerle karşı karşıya kalırlar.

1. Yasal önemi artıyor

Musk’un mahkeme dramı, emojilerin artan hukuki öneminin yalnızca yüzeyini çiziyor. Bu eğlenceli dijital simgeler çevrimiçi sohbetin o kadar derinlerine gömülmüş durumda ki, düzenleyici otoriteler ve mahkemeler artık onları ciddiye almak zorunda kalıyorlar.

Emojiler metin diline benzer şekilde anlam ve duyguyu aktarır. Kalp gözlü gülen yüz veya sevinç gözyaşları döken yüz kullanıldığında, karmaşık duygular anında iletilebilir. Michigan Üniversitesi profesörü ve dijital iletişim uzmanı Vyvyan Evans’ın da yazdığı gibi, bağlamı, kavramları ve fikirleri aktarma yetenekleri sayesinde “emojiler dijital çağın beden dilidir” (emojis are the body language of the digital age[2]).

Geçtiğimiz birkaç yılda emojiler büyük davalarda ve ceza davalarında giderek daha fazla yer bulmuş ve bu da onları yavaş yavaş iletişimde kritik bağlam olarak meşrulaştırmıştır. Örneğin, 2017 yılında Massachusetts’teki bir cinayet davasında[3], alıcıya “bir şeyler olduğu” (something was happening) mesajını iletmek için gönderildiğinin kanıtı olarak “gözler yerine X’ler olan bir emoji – diğer adıyla ‘Başı Dönen Yüz’” (Dizzy Face) girilmiştir.

Emoji kanıtlarının küresel mahkemelerde giderek artması ve yasal bulgular, dünya çapındaki yetkililerin dijital konuşmaları değerlendirirken onları daha ciddiye aldığını göstermektedir. Emojiler önemsiz süslemeler gibi görünse de genel anlamı ve tonu etkilemektedir. Dijital gözetim büyüdükçe kuruluşların da bu duruma uyması ve emoji verilerini metin kadar dikkatli bir şekilde yönetmesi gerekir.

2. Bir veri yönetimi sorunu

Emojiler sıradan mesaj atanları memnun edebilir, ancak düzenlemeye tabi endüstriler için bu eğlenceli simgeler ciddi veri yönetimi sorunları yaratmaktadır. Emojiler dünya çapındaki mahkemelerde ve davalarda daha fazla yasal statü kazandıkça, kuruluşların bunları yazılı iletişimlerle aynı dikkatle incelemesi gerekir. Ancak yönetişim ekipleri emoji okuryazarlığının karmaşık veri yönetimi zorlukları sunduğunu görebilir.

Öncelikle emojiler çoğu zaman mesajlaşma platformlarında net bir şekilde tercüme edilemiyor ve bu farklılıklar önemli olabiliyor ve yanlış yorumlanmaya yol açabiliyor. Kültürel anlamlar[4] da işleri karmaşık hale getirmektedir. Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) başparmağı yukarı kaldırmak anlaşmaya işaret eder, ancak dünyanın diğer yerlerinde bu, birine orta parmağını çevirmeye benzer. Benzer şekilde, alkış emojisi Batı’da takdiri göstermek için kullanılırken; Çin’de çoğunlukla cinsiyete atıfta bulunmak için kullanılmaktadır.

Bu farklılıklar, hukuk ve (yasal) uyum ekiplerinin dijital iletişimi değerlendirirken emojileri doğru şekilde yorumlamasını zorunlu kılmaktadır. Ancak hassas analiz, emoji meta veri eksiklikleri nedeniyle önemli ölçüde engellenmektedir. Meta veriler, zaman damgaları, gönderen ve alıcı ayrıntıları ve kullanılan platform hakkındaki bilgiler gibi kritik bağlamsal ipuçları sağlar. Ancak bu meta veriler genellikle seyrek veya tamamen eksiktir. Emojinin amacı ve yorumu doğası gereği özneldir. Yasal bir mücadeleyle karşı karşıya kaldıklarında veya düzenleyici denetimler ile karşı karşıya kaldıklarında, kuruluşların verileri tarayabildiklerini ve iletişim olarak emojilerden tam anlamıyla anlam çıkarabildiklerini kanıtlamaları gerekmektedir. Sağlam yönetim olmadan, riskli düzenleme hataları veya para cezaları söz konusu olabilir.

3. Emoji verileri için en iyi uygulamalar

Emojilerin riskleri belirlendikten sonra bunların etkili yönetimini uygulamak çok önemlidir. Hükümet organları ve mahkemeler, şirketlerin bu simgeleri ne kadar iyi kontrol ettiğini giderek daha fazla değerlendirecek ve bu da akıllı emoji veri stratejilerini kritik hale getirecektir. Emoji veri yönetimine yönelik en iyi uygulamalar şunları içerir:

  • Meta veri desteği (metadata support): Eksik meta veriler, iletişimin bağlamını belirsiz bırakır; platformların ayrıntılı emoji meta verilerini tam olarak desteklemesi gerekir.
  • Standardizasyon politikaları (standardization policies): Varsayılan emoji görselleri ve anlamları kurumsal iletişim kanallarında standartlaştırılmalıdır. Bu, format farklılıklarından kaynaklanan yanlış yorumlamaları sınırlar.
  • Çalışan eğitimi (employee training): Resmi iletişimlerde emoji yorumlarının doğru şekilde belgelenmesi ve ses tonuna dikkat edilmesi konusunda kuruluş çapında eğitim verilmelidir.

Rehberlik politikaları (guidance policies): Kültürler arasında kaçınılması gereken riskli veya saldırgan emojilerin listeleri de dâhil olmak üzere, emojilerin nasıl kullanılabileceğine ilişkin politikalar yayınlanmalıdır ki; bu, doğru kullanımı yönlendirmeye yardımcı olur.

[1] <https://www.msn.com/en-us/money/other/judge-rules-elon-musk-s-posts-about-bot-accounts-and-poop-emoji-were-false-as-twitter-investor-lawsuit-moves-forward/ar-AA1lopdR>

[2] <https://nautil.us/why-you-need-emoji-236672/>

[3] <https://www.lexology.com/library/detail.aspx?g=f8bfbcd0-2af6-4b78-a5ca-9ed26a028b93>

[4] <https://www.bbc.com/future/article/20181211-why-emoji-mean-different-things-in-different-cultures>

1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu [merhume Anası (1947-10 Temmuz 2023) Erzurum/Aşkale; merhum Babası ise Ardahan/Çıldır yöresindendir]. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte);
Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte) başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003), Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004) ile Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II, Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021), Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021), Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021), Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022), Ticari Mevzuat Notları (2022), Bilimsel Araştırmalar (2022), Hukuki İncelemeler (2023), Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024) başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 2 bini aşkın Telif Makale ve Yazı ile Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak vazgeçilmez ilkesidir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.