
1. Giriş
Ticari arabuluculuk (commercial mediation), işletmeler tarafından alternatif bir uyuşmazlık çözümü (alternative dispute resolution-ADR) yöntemi olarak yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Ticari bir anlaşmazlığa dâhil olan taraflara, farklılıklarını geleneksel mahkeme sistemi dışında çözmeleri için bir platform sağlar.
Bu yaklaşım, karşılıklı olarak kabul edilebilir bir anlaşmaya varmak için açık iletişimi, müzakereyi ve işbirliğini kolaylaştırmaktadır. Davadan çok daha az kavgacı ve stresli, çok daha uygun fiyatlıdır.
Küçük işletmelerin çoğu bir aşamada bir anlaşmazlığa karışır, bu nedenle işletme sahipleri ve girişimciler ticari arabuluculuğu anlamak zorundadır. Bu anlama, iş ilişkilerini korurken ticari anlaşmazlıkları hızlı bir şekilde çözmelerini sağlar.
2. Birleşik Krallık Uygulamasında Ticari Arabuluculuk
2.1. Ticari arabuluculuk nasıl çalışır?
Ticari arabuluculuk gönüllü ve gizli bir süreçtir. Kolaylaştırıcı olarak hareket eden atanmış bir arabulucu, taraflara müzakere ve görüşmelerde rehberlik eder. Bir yargıç veya hakemin aksine, arabulucu bir karar dayatmaz. Bunun yerine, tarafların kazan-kazan çözümüne yönelik çalışmalarına yardımcı olur.
Arabuluculuk süreci genellikle taraflar ve yasal temsilcileri ile başlar. Her iki taraf da ilgili uzmanlığa ve ticari sektör deneyimine sahip bir arabulucu seçer. Arabulucunun rolü tarafsız kalmak, her bir tarafın bakış açısını dinlemek, ortak çıkarları belirlemek ve verimli iletişimi kolaylaştırmaktır.
Arabulucu, her iki tarafın da hazır bulunduğu ortak ve özel oturumlar düzenleyebilir. Bu oturumlar, her bir tarafın altında yatan endişeleri ve daha iyi çıkarları anlamaya yardımcı olmak için düzenlenir. Arabulucu, süreç boyunca tarafları olası çözümleri keşfetme ve bir anlaşmaya varma konusunda destekler.
2.2. Ticari arabuluculuğun avantajları nelerdir?
Ticari arabuluculuk, sayısız avantajı nedeniyle son yıllarda artmıştır:
- Esneklik
- Gizlilik
- İş ilişkilerini korumak
2.2.1. Esneklik (flexibility): Ticari arabuluculuk kurumunun birincil faydalarından biri sunduğu esnekliktir. Taraflar, arabuluculuk sürecini aşağıdakiler de dâhil olmak üzere kendi özel ihtiyaçlarına göre uyarlayabilir:
- Arabulucu seçimi (choice of mediator)
- Konum (location)
- Zamanlama (timing)
Bu esneklik, uzayan mahkeme savaşlarından daha verimli ve uygun maliyetli bir çözüm sağlar.
2.2.2. Gizlilik (confidentiality): Gizlilik anlaşmaları, arabuluculuk sürecinde paylaşılan görüşmeleri ve bilgileri korur. Gizlilik, tarafların gelecekteki yasal işlemlerde pozisyonlarına zarar verme korkusu olmadan açıkça iletişim kurabilmelerini sağlar. Bu gizlilik, müzakere için daha yapıcı ve işbirlikçi bir ortamı teşvik ederek bir güven ortamını teşvik eder.
2.2.3. İş ilişkilerini korumak (preserves business relationships): Birçok durumda, devam eden veya gelecekteki potansiyel iş anlaşmaları olan taraflar arasında anlaşmazlıklar ortaya çıkar. Taraflar arabuluculuk yaparak bir çözüm bulmak için birlikte çalışabilirler.
Bu çözüm yalnızca mevcut çatışmayı çözmekle kalmayacak ve ileriye dönük olumlu bir çalışma ilişkisini sürdürecektir. İşbirliğine odaklanmak ve iş bağlarını korumak, devam eden ortaklıkları sürdürmenin kritik önem taşıdığı sektörlerde değerli olabilir.
2.3. Ticari arabuluculuk ne kadar sürer?
Anlaşmazlığın karmaşıklığına bağlı olarak, arabuluculuk birkaç saat hatta haftalarca sürebilir. Çoğu durumda, bir ila üç gün içinde bir anlaşmaya varılır.
2.4. Ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk zorunlu mudur?
Ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk yapacak taraflar arasında bir sözleşme düzenlemesi olmadıkça arabuluculuk zorunlu değildir. Ancak, mahkeme süreci ve mahkeme kuralları arabuluculuğu giderek daha fazla vurgulamaktadır. Davacıların, yargılama öncesinde, sırasında ve sonrasında alternatif uyuşmazlık çözümünü dikkate alma konusunda açık bir görevi vardır.
2.5. Arabuluculuk yasal olarak bağlayıcı mıdır?
Taraflar bir çözüme ulaşırsa, genellikle Uzlaşma Anlaşması (Settlement Agreement) olarak adlandırılan, yasal olarak bağlayıcı bir anlaşmaya girebilirler. Bu anlaşma, tarafların hüküm ve koşullarını ana hatlarıyla belirtir ve onaylanmış çözümlerin uygulanması için bir yol haritası görevi görür. Yasal olarak bağlayıcı olduğu için Uzlaşma Anlaşmasının şartları mahkemede uygulanabilir.
2.6. Bir işletme arabuluculuk yapmayı reddederse ne olur?
Ticari arabuluculuk, İngiltere ve Galler’deki hukuk sisteminde yaygın olarak tanınan ve desteklenen bir süreçtir. Hukuk Muhakemeleri Usulü Kuralları (Civil Procedure Rules-CPR), ticari bir anlaşmazlıktaki tarafları arabuluculuğu bir çözüm yolu olarak düşünmeye teşvik eder ve mahkemenin tarafların davaya başvurmadan önce aktif olarak alternatif uyuşmazlık çözümüne dâhil olacağı beklentisini vurgular. Arabuluculuğa katılmayı reddetmek, mahkemenin reddi mantıksız bulması halinde, aleyhte bir masraf kararıyla sonuçlanabilir.

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.
