Büyük Aile İşletmelerinde ‘Sürdürülebilirlik Kurulu’ Hazırlığı

1. Giriş

Raporlama döngümüze başladığımız 2019 yılında, en büyük 100 küresel şirketten yalnızca 54’ü sürdürülebilirlik denetimini açıkça tanımlamıştı; yöneticilerin %16’sı ESG ile ilgileniyordu. 2020 yılında sadece mütevazı kazanımlar gördükten sonra, farklı sahiplik yapılarının yönetim kurullarının sürdürülebilirliğe hazırlıklı olmasını nasıl etkileyebileceğini anlamak istedik.

2020 yılında halka açık aile işletmeleri (publicly traded family business) hakkındaki özel raporumuz, çoğunlukla aile dışı işletmeleri içeren ‘Top 100 Forbes 2000’in varsayılan örneği ile karşılaştırıldığında sürdürülebilirlik denetiminin geride kaldığını ortaya koymuştur. Bununla birlikte, aile yönetim kurullarındaki yöneticilerin sürdürülebilirlik konusuna katılma olasılığı, varsayılan örneğimizdekilere göre iki kat daha fazlaydı.

2024 yılına doğru hızla ilerlediğimizde, gelişen üç ana temayı buluyoruz:

  • Aile şirketleri, sürdürülebilirlik gözetimlerini uyumlu hale getirmek için yarışmış ve 2020’de yönetim kurullarında hesap verme sorumluluğu öngörülen %42’den 2024 yılında %71’e yükselmiştir.
  • Aile şirketi yöneticilerinin sürdürülebilirlik katılımı artık %43’lük varsayılan örneğimizle aynı seviyede olup; bu da sahiplik yapısından bağımsız olarak küresel katılım tavanına işaret etmektedir.
  • Aile şirketlerindeki yöneticilerin sürdürülebilirliğe katılımı, cinsiyetten önemli ölçüde daha fazla bağımsızdır. Varsayılan örneklemimizde kadınların ESG ile ilgilenme olasılığı %64 daha fazlayken, aile yönetim kurullarında bu oran yalnızca %20’dir. Genel yönetim kurulu ve komite düzeyinde kontrol edilen kadınlar her ikisinde de konuya liderlik etmektedir, ancak aile yönetim kurullarında erkekler çok daha ilgilidir.

Bu bulgular, aile şirketlerinin sürdürülebilirliği kendi kültürlerinin özü haline getirme konusundaki liderliğini sürdürdüklerine işaret etmektedir. Aile şirketlerinin belirli özellikleri, liderliklerinin nedenlerini açıklamaya yardımcı olabilir. Daha çevik olabilirler ve karar almayı ve uygulamayı kendi vizyonlarına göre yakın tutabilirler.

Kontrol unsuru özellikle uzun vadeli fırsatlar ve riskler dikkate alındığında ayırt edici olabilir. Aile dışı şirketlerin çoğu, sosyal ve çevresel sorunlara yönelik istek uyandıran vizyonlara sahip olabilir, ancak daha acil finansal kazanç arayışında olan bağımsız hissedarlar tarafından kısıtlanmaktadır. Aile şirketleri nesiller boyu düşünme eğilimindedir.

Özetle, aile dışı işletmeler ailedeki benzerlerinden çok şey öğrenebilir. En açık şekilde uzun vadeli düşünme cesaretidir.

2. Temel 3 bulgu

Dünyanın en büyük halka açık aile işletmeleri;

  • Sürdürülebilirlik denetimi için yönetim kurullarını hizalamak için yarıştılar.
  • Direktörler sürdürülebilirlik konusuna erkenden dâhil oldular ve şu anda görünür bir katılım tavanına ulaştılar.
  • Sürdürülebilirlikte bireysel yönetim kurulu liderliği, aile dışı şirketlere göre önemli ölçüde daha fazla cinsiyet eşitliğine sahiptir.

2.1. Sürdürülebilirlik yönetimi önemli ölçüde artmıştır:

2020’de işletmelerin yalnızca %42’sinin sürdürülebilirlik gözetimine yönelik bir yönetim kurulu politikası vardı; şu anda bu oran %71’dir. Varsayılan örneklemde[1] bu oran %63 idi ve 2023 yılı itibarıyla %88’e ulaşmıştır. Bu, aile şirketlerindeki %69’a (2024 yılının ilk çeyreğine kadar) kıyasla %40’lık göreceli bir iyileşmedir.

Sürdürülebilirlik denetimi öncelikle esas/ana sözleşmesinde sürdürülebilirlik veya çevre, sosyal ve kurumsal yönetişim (environmental, social, and governance-ESG) sorunlarını ele alan bir yönetim kurulu komitesinin varlığıyla ölçülür. Bu bilgilerin bir kısmını ayrıca vekâletnamelerden, kurumsal yönetişimden ve yıllık raporlardan (proxy statements, corporate governance, and annual reports) da alıyoruz.

Varsayılan örneğimizde olduğu gibi, bu belgeler arasındaki açıklamalarda sıklıkla dramatik farklılıklar görüyoruz. Bu, sürdürülebilirlik raporunda şart koşulan kapsamlı yönetim yaklaşımının, ilgili komite tüzüğüne veya diğer belgelere (veya tam tersi) aktarılamayabileceği anlamına gelir.

Ayrıca ilgili komitelere yönetim kurulunun tamamının katılımında ciddi bir artış görüyoruz. Artık her dört direktörden biri ilgili komitenin üyesidir ki; bu oran 2020 yılında yalnızca %15 idi.

2.2. Bireysel yöneticilerin sürdürülebilirlik katılımındaki ilk liderlikleri artık yavaşlıyor:

Bir diğer önemli ölçüm ise sürdürülebilirlik gözetiminden sorumlu yöneticilerin ESG katılımıdır. ‘ESG katılımı’nı ya ESG bilincine sahip olmak, yani sorunlarla ilgili farkındalığa ve bilgiye sahip olmak, ya da ESG konusunda yetkin olmak, yani sorunlar üzerinde harekete geçme kapasitesi olarak tanımlıyoruz. Bu bir kontrol listesi aracılığıyla değerlendirilir.

2020’den 2024’e kadar yöneticilerin ESG’ye katılımı %34’ten %43’e yükselmiştir. Bu, şu anda 2020’deki %17’den 2023 yılının üçüncü çeyreğinde %43’e yükselen varsayılan örneğimizle aynı seviyededir.

Veriler ayrıca sürdürülebilirlik katılımında olası bir durgunluğa işaret etmekte olup; gelecekteki çalışmalar, yöneticilerin yarısından azının sürdürülebilirlik yönetimine dâhil olduğu bir ‘katılım tavanı’na yaklaşıp yaklaşmadığımızı belirleyecektir.

Aile yönetim kurullarının ilgili komite başkanları da varsayılan örneklemdeki %46’ya kıyasla %47 ile neredeyse aynı düzeyde bir ESG katılımına sahiptir.

Komite başkanlarının sürdürülebilirlik katılımı konusunda komite üyelerinden tartışmasız daha iyi performans göstermesi gerekir.

2.3. Kadınlar sürdürülebilirlik çalışmalarına öncülük ederken erkekler de yaklaşıyor:

Aile şirketlerindeki yöneticilerin sürdürülebilirliğe katılımı, varsayılan örneğimize göre önemli ölçüde daha fazla cinsiyet eşitliğine sahiptir. Kadınlar, 2023 yılında erkek emsallerine göre %64 daha fazla ESG katılımıyla sürdürülebilirlik yönetişiminde yıllardır liderliği üstlenmektedir.

Aile şirketlerinde bu oran sadece %20’dir. Bu yüzde tüm yönetim kurulu üyelerine göredir. Komite düzeyinde kontrol edilen kadınların %44’ü, erkeklerin ise %42’si ESG ile ilgilenmektedir. Varsayılan örneklemde kadınların %53’ü ve erkeklerin %37’si bulunmaktadır. Bu, aile şirketlerindeki kadınların, varsayılan örneklemdekilere kıyasla mutlak anlamda daha az meşgul olabilseler de, erkeklere göre daha yüksek veya benzer düzeyde bir bağlılık sürdürdüklerini göstermektedir.

Genel yönetim kurulu çeşitliliği de 2020’deki %24’ten 2024 yılında %30’a yükselmiş olup; bu da %32’lik varsayılan örnekleme yakındır.

3. Sürdürülebilirlik yönetimi deneyimi, aile yönetim kurullarında ESG katılımı için önemli bir faktördür

Yöneticilerin sürdürülebilirlik ölçütlerine katılımı, bunları üç farklı kritere göre değerlendiren bir kontrol listesi kullanılarak değerlendirilir. Bir direktör bu ölçütlerden en az birini karşılıyorsa ESG ile ilgili olarak kabul edilir.

Gözetim ile görevli 282 yöneticiden 120’si ESG ile ilgilenmektedir. Bunların %88’i sürdürülebilirlik stratejisindeki kurumsal deneyimlerinden kaynaklanmaktadır.

Ayrıca yöneticilerin, sektöre yönelik önemli sürdürülebilirlik konularına adanmış, kâr amacı gütmeyen ilgili bir kuruluşun üyesi olup olmadıklarına da bakılmaktadır. Bu kriteri karşılayan yöneticilerin payı, varsayılan örneklemin %53’üne kıyasla %35 ile önemli ölçüde daha düşüktür.

Varsayılan örnekte olduğu gibi, en az temsil edilen kriter ‘resmi sürdürülebilirlik sertifikaları veya kimlik bilgileri’dir. Ancak aile şirketlerinde bu biraz daha yüksektir; yöneticilerin %11’i bu ölçütü karşılarken %7’dir. Bu kategoriye sürdürülebilirlik konularını öğreten öğretim görevlileri, profesörler ve diğer öğretim üyeleri de dâhil edilmektedir.

4. Çoğu aile yönetim kurulu sürdürülebilirlik denetimi için bir komite görevlendirir

Yönetim kurulunun sürdürülebilirliği veya ESG politikasının varlığını, bu tür konuları komite tüzüğünde, vekâletnamesinde, kurumsal yönetişimde veya yıllık raporunda şart koşan ilgili bir yönetim kurulu komitesinin varlığı aracılığıyla değerlendirilmektedir. Sürdürülebilirlik gözetimi politikalarında açıkça belirtildiği sürece bunlara ‘ilgili komiteler’ denilmektedir.

Daha sonra anlatı için politika (çoğunlukla komite sözleşmeleri) taranmaktadır. Dört seçenek vardır:

  • Sağlık ve Güvenlik (Health & Safety): Öncelikle teknik iş güvenliğine odaklanır.
  • Kurumsal Sosyal Sorumluluk (Corporate Social Responsibility): Esas olarak kurumsal bir ortamda çalışanların refahına odaklanır.
  • Genel Olarak Sürdürülebilirlik (Sustainability in General): ESG faktörlerini yalnızca ayrıntılandırmaz.

Çevre, Sosyal ve Kurumsal Yönetişim (Environmental, Social, Governance): Kısaltılmış veya tam olarak açıklanmıştır.

[1] Mevcut ilk 100’ü yansıtacak şekilde her yıl güncellenen yıllık varsayılan örneğimizi oluşturur. 2023 yılında bu örnek, bu rapordaki örneğin de parçası olan 10 aile şirketini içeriyordu.

1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu [merhume Anası (1947-10 Temmuz 2023) Erzurum/Aşkale; merhum Babası ise Ardahan/Çıldır yöresindendir]. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte);
Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte) başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003), Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004) ile Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II, Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021), Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021), Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021), Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022), Ticari Mevzuat Notları (2022), Bilimsel Araştırmalar (2022), Hukuki İncelemeler (2023), Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024) başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 2 bini aşkın Telif Makale ve Yazı ile Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak vazgeçilmez ilkesidir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.