Büyük Teknoloji Firmalarının Küresel Finans Düzenlemeleri Açısından Önemli Etkileri*

 

 

 

 

 

Büyük teknoloji (big technology-BigTech) firmaları (küresel olarak aktif dijital platformlar veya teknoloji şirketleri), finansal hizmetler ve ürünler de dâhil olmak üzere çeşitli işler ile ilgilenmelerine olanak tanıyan kapsamlı kullanıcı verileri üretmektedirler. Genellikle finans sektörünü (financial sector; FinTech) bozan daha geniş finansal teknoloji hareketinin bir parçası olarak tartışılsa da, Büyük Teknoloji firmaları, arama motorları, uygulama mağazaları ve mobil işletim sistemleri gibi müşteri erişim noktalarını kontrol etme yetenekleri nedeniyle benzersizdir. Son bir makalede tartışıldığı gibi, bu ayırt edici özelliklerin küresel finansal düzenleme açısından önemli sonuçları bulunmaktadır.

Bunlardan birincisi, Büyük Teknoloji firmalarının büyüklüğü ve karmaşıklığı, finansal piyasalara girişi düzenlemeye yönelik yaklaşımları zorlamaktadır. Bu firmalar ya kendi başlarına faaliyet göstermek için lisans almalarını talep ederek ya da yerleşik bir finans kurumu ile iş ortaklığı veya yatırım yoluyla giriyorlar. Bu giriş mekanizmalarının her ikisi de, düzenlenmesi veya başka bir şekilde denetlenmesi gereken ürün, hizmet veya varlığın tanımlanmasını zorlaştırabilir. Örneğin, Apple’nin 2023 yılının başlarında Amerika Birleşik Devletleri’ndeki (ABD) ‘şimdi al-sonra öde’ (buy-now-pay-later) hizmetleri pazarına girme kararı, Apple ile hizmeti mümkün kılmak için işbirliği yapacak olan MasterCard ve Goldman Sachs finans kuruluşları arasında ilginç bir ortaklık dinamiği yaratıyor.

İkincisi, firmalar piyasanın işleyişine ilişkin endişelerini dile getiriyorlar. Veri toplama ve kontrol konusundaki hâkimiyetleri, veri tekelleşmesi ve tüketici ayrımcılığı potansiyeli yaratıyor. Finansal firmalarla ortak olarak, finansal ürün ve hizmet sunumlarındaki ihlaller ve başarısızlıklardan kimin sorumlu tutulacağı konusunda kafa karışıklığına katkıda bulunabilirler.

Bu sorunların her biri özellikle ödeme hizmetleri ve bulut hizmetleri alanlarında ciddi durumdadır. Büyük Teknoloji firmaları tarafından ödeme hizmetlerinin sağlanması, bu hizmeti geleneksel olarak düzenlenen sektörün dışına taşıyabilir. Ödeme hizmetlerinin sağlanması, Büyük Teknolojinin kredi verme gibi daha geniş finansal hizmet pazarlarına girişini sağlar. Büyük Teknoloji firmaları aynı zamanda geleneksel finansal aktörlerin en önemli bulut hizmeti sağlayıcıları durumundadır. Bu durum, çıkar çatışması potansiyelini artırıyor ve ürün ve hizmet teklifleri giderek iç içe geçen bankaların ve Büyük Teknoloji firmalarının düzenlemelerini karmaşık hale getiriyor.

Büyük Teknolojiyi düzenlemeye yönelik dört ana zorluk tespit ediliyor:

  • Operasyonel Riskler (operational risks): Büyük Teknoloji firmaları mevcut finansal kuruluşlara önemli ödeme hizmetleri sunmaktadır. Bu hizmetlerin yoğunlaşmış yapısı nedeniyle oluşacak bir kopukluk, ödeme sistemlerini kesintiye uğratabilir. Ayrıca, pazar gücünün bu firmalarda yoğunlaşması, verilerin potansiyel tekelci kullanımına, fiyat ayrımcılığına, algoritmik önyargılara, pazar gücünün kötüye kullanılmasına ve kişisel mahremiyetin ihlaline değinmenin önemini artırmaktadır.
  • Finansın Doğasına İlişkin Çağdaş Anlayışı Değiştirmek (changing the contemporary understanding of the nature of finance): Büyük Teknoloji firmaları, yalnızca finans sektöründe değil, büyük küresel teknoloji firmaları olarak faaliyet göstermektedir. Bu nedenle finansal düzenleyici otoriteler yeni zorluklarla karşı karşıyadır, çünkü bu firmaları denetleyecek uzmanlığa ve kaynaklara sahip olmayabilirler.
  • Olumsuz Dışsallıklar (negative externalities): Büyük Teknoloji firmalarının finansal ekosisteme girişi, başarısızlıkları tahmin edilmesi zor olumsuz dışsallıklarla sonuçlanacak devasa kurumlarla uğraşmanın karmaşıklığı ve şeffaflığıyla ilişkili sorunları daha da kötüleştirmektedir. Batamayacak kadar büyük firmalarla kurulan yeni bağlantılar, finansal düzenleme açısından göz ardı edilemeyecek kadar büyük hale gelirken, aynı zamanda anlaşılamayacak kadar da karmaşık olabileceği anlamına gelir.
  • Sistemik Finansal İstikrar Kaygıları (systemic financial stability concerns): Yukarıdaki zorluklar, finansal kriz sonrası temel düzenleyici amaç olan sistemik finansal istikrarın korunmasına yönelik ilave tehditler oluşturmaktadır. Finansal düzenleyici çerçeveler, teknoloji firmalarının karşılıklı bağımlılıkları göz önünde bulundurularak oluşturulmamıştır ve bu durum düzenleyici açıdan yeni kör noktalar yaratmaktadır. Büyük Teknoloji firmalarının küresel erişimi, mevcut düzenleyici ortamların üstesinden gelmekte başarısız olduğu bir sorun yaratmaktadır.

Sistemik risk ve sürdürülebilir kalkınmayı teşvik etme gibi kaygıları gidermeye yönelik mevcut mekanizmaların, Büyük Teknoloji tarafından gündeme getirilen zorluklara uygun olmadığı görülüyor.

Ayrıca, Büyük Teknoloji firmaları tarafından sağlanan ürün ve hizmet tekliflerinin çeşitli ve karmaşık doğası, düzenleyici koordinasyona önem vermektedir. Yargı bölgeleri, geleneksel olarak finansal düzenlemenin çevresinde yer alan çeşitli düzenleyiciler arasındaki koordinasyonu kolaylaştırmayı giderek daha fazla gerekli bulacaktır.

Son olarak, bazı Büyük Teknoloji firmaları fiili finansal piyasa altyapıları olarak faaliyet gösterebilir. Örneğin, diğer kurumların hizmet teklifleri için yararlanabilecekleri ödeme sistemleri sunabilirler. Bu firmalardaki operasyonel başarısızlıkların daha geniş bir sistemik etkisi olabilir. Kriz sonrası düzenleyici hukuki çerçevede, sistemik riski ele almak amacıyla sermaye tamponlarını geliştirmek için makro ihtiyati politikalar uygulanmıştır. Ancak bu tür bir düzenleme, Büyük Teknoloji firmalarının oluşturduğu sistemik riskleri ele almak için en uygunu olmayabilir, çünkü bu politikalar, bu firmalar tarafından üstlenilen geniş kapsamlı faaliyetleri ele almamaktadır. Mezkûr makalede bu zorluklara yönelik düzenleyici ve denetleyici bir yaklaşım sunulmaktadır.

İlk olarak, sistemik finansal istikrarın ve sürdürülebilir kalkınmanın, Büyük Teknoloji firmaları da dâhil olmak üzere tüm finansal faaliyetleri desteklemesi gerektiği ve inovasyon, rekabet ve ekonomik büyüme gibi diğer hedeflere ulaşmayı gördüğümüz mercek olması gerektiği savunulmakta ve Büyük Teknolojinin finans üzerindeki artan etkisini hesaba katmak için, veri koruma ve birlikte çalışabilirliğin, finansal ekosistemi destekleyen hedefler olarak sistemik finansal istikrar ve sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle birlikte ele alınması önerilmektedir.

İkinci olarak, yetki alanlarının kuruluşa özgü finansal düzenleme ve denetim yaklaşımlarını faaliyet veya işlev temelli yaklaşımlarla birleştirmesi önerilmektedir. Düzenleme ve denetim, ilgili tüm paydaşları kapsamalı, onlara işlevlerini etkili ve verimli bir şekilde yerine getirebilmeleri için gerekli yetkileri sağlamalı ve düzenleyici ve denetleyicilerin ortaya çıkan zorluklara tepki vermelerine yardımcı olacak senaryolar sunmalıdır. Teknolojinin denetçiler tarafından kullanılması (technology by supervisors-SupTech), düzenleyici ve denetleyici otoritelerin finans sektöründeki teknolojik yenilikler yoluyla üretilen büyük miktardaki verileri yönetmelerine yardımcı olan çözümler sağlamada özellikle önemlidir.

Büyük Teknoloji firmalarının karmaşık ve sürekli değişen doğası, lisanslama konusunda da kademeli yaklaşımların olmasını gerektirmektedir. Ruhsatlandırma rejiminin belirli Büyük Teknoloji operatörlerinin belirli koşullarına göre uyarlanması gerekmekte ve bu da bir dereceye kadar esneklik gerektirmektedir.

Son olarak, söz konusu makalede küresel standartların finansal yönetişim çerçevesine daha kapsamlı ve açık bir şekilde entegre edilmesi talep edilmektedir. Bu, finansal yönetişim ilkelerinin, standartların bir alt kümesi olarak veri yönetişimini kapsayacak şekilde genişletilmesini ve ‘Büyük Teknoloji’ye özgü küresel gözetim süreci standartlarına resmi olarak bütünleştirilmesini içerebilir.

1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu [merhume Anası (1947-10 Temmuz 2023) Erzurum/Aşkale; merhum Babası ise Ardahan/Çıldır yöresindendir]. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte);
Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte) başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003), Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004) ile Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II, Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021), Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021), Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021), Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022), Ticari Mevzuat Notları (2022), Bilimsel Araştırmalar (2022), Hukuki İncelemeler (2023), Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024) başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 2 bin 500’e yakın Telif Makale ve Yazı ile Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak vazgeçilmez ilkesidir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.