
Satıcıların modern işlemlerde kullandıkları standart formdaki sözleşmeler, genellikle ortalama tüketicileri şaşırtır. Bu sözleşmeler, ince harflerle gizlenmiş bir jargon veya bir sözleşmeyi gizleyen bir tıklama kutusu biçimini alabilirler ki; her ikisi de tüketiciden sözleşmeden doğan hakları ‘çalmak’ (steal) veya onların beklentilerine karşı faaliyet göstermek anlamına gelir. Standart form sözleşme düzenlemesine ilişkin baskın teorileri, ‘bilgilendirme düzenlemesi’ (informational regulation) mekanizmasından [önceki (ex ante) bilgilendirme açıklaması yükümlülüklerini öneren] ‘asli/maddi düzenleme’ (substantive regulation) mekanizmasına (sözleşme hükümlerinin içeriğine ilişkin ön idari düzenlemeleri öneren) doğru evirilmiştir. Çin, 1999 tarihli Sözleşmeler Kanunu (Contract Law) ve 2021 tarihli Medeni Kanunu’ndaki (Civil Code) iki zorunlu yaklaşımın bir kombinasyonunu benimsemiş, ancak orijinal teorilerden saparak -herhangi bir İdare yerine- mahkemelere zorunlu düzenlemeyi sonradan (ex post) yürütme yetkisi vermiştir.
Yakın tarihli bir makalede, Çin’in yasama rejimi ve standart tüketici form sözleşme düzenlemesinin hukuki uygulaması konusunda kapsamlı bir çalışma sunulmaktadır. Çin’in hukuki çerçevesi, iki kısıtlamanın standart bir biçim şartının yürürlüğe girmesi için gerekli iki adım olarak bağımsız ve eşit şekilde işlemesidir. Bu, mahkemeler için iki soruna neden olmaktadır: birincisi, eğer mahkeme kurallara sıkı sıkıya bağlı kalırsa, çok fazla koşul iptal edilecek ve bu da yaygın işlem belirsizliğine neden olacaktır; ikincisi, sonuçlar irrasyonel olabilir, öyle ki bilgilendirme düzenlemesi nedeniyle ‘iyi’ bir terim de iptal edilebilir.
Makalede, bir dizi Hukuki Yorum ve (Çin) Yüksek Halk Mahkemesi (Supreme People’s Court; SPC) tarafından karar verilen veya seçilen on sekiz fiilen bağlayıcı dava incelenerek, Yüksek Halk Mahkemesi’nin bu iki eşiğin bağımsızlığını kırdığı ve orijinal yasama rejimini öz merkezli bir sisteme dönüştürdüğü ortaya koyulmaktadır. Bilgilendirme düzenlemesini söz konusu Yorumlardaki terimlerin geçerliliğini değerlendirmek için geçerli gerekçe olarak görmesine rağmen, Yüksek Halk Mahkemesi maddi düzenlemeyi seçilen davalarda hem olumlu hem de olumsuz sonuçlar için belirleyici kabul etmiştir. Mezkûr Yorumlarda Yüksek Halk Mahkemesi’nin gerektirdiği yükseltilmiş açıklama kalıbına rağmen, seçilen vakalar arasında açıklama standartlarında tutarsızlıklar meydana gelmiştir. Anılan makalede, iki malzeme seti arasındaki çelişki için olası bir açıklama sunuluyor: Yüksek Halk Mahkemesi, maddi kurallara dayalı bir karara varmak için yalnızca bilgisel düzenlemeyi kılık değiştirmiş olarak kullanmıştır. Hakimler için bilgilendirme düzenlemesi, asli/maddi düzenlemeden daha caziptir, çünkü bilgilendirme düzenlemesinin bağlamsal uygulaması mahkemelerin takdir yetkisini genişletir ve mahkemeleri, maddi konular için endüstriyel düzenleyiciler tarafından belirlenen idari standartlarla ilgilenmekten kurtarır.
Bu on sekiz paralel ve sektöre özgü olmayan “emsal” [karar/hüküm (precedents)], alt mahkemelere yardımcı olan bir yön sağlamaktadır: takdir yetkisi (discretion). Makalenin deneysel bölümünde, Çin alt mahkemeleri tarafından kararlaştırılan kategoriler arasında 2017 yılından 2019 yılına kadar 918 standart yargılama şekli bulunuyor. Çeşitli sözleşme türleri arasında en çok ihtilafı sigorta ürünlerinin (%36,3) oluşturduğunu ve ortalamanın (%41) çok altında bir geçerlilik oranıyla (kişisel sigorta için %22,6 ve emlak sigortası için %21,1) bulunmuştur. Buna karşılık, bir dolu jargon ifade yüklü finansal ürünler, özellikle finansal kredi sözleşmelerinde (%77,8) daha yüksek geçerlilik oranına (%74,2) sahip olmaktadır.
Bahsi geçen makalede, mahkemelerin sigorta sözleşmeleri ve finansal kredi sözleşmeleri için ayrıntılı muhakeme yaklaşımları da incelenmiş olup; mahkemelerin düzenleyici yaklaşımları ‘manipüle’ ettikleri ve sigorta sözleşmelerine müdahale edebilmelerinin ancak finansal sözleşmeler açısından elden çıkarma politikası uygulayabilmeleri için düzenleyici yaklaşımları uyarladıkları gösterilmektedir. Bu adli tutum için olası bir açıklama sunuluyor: Her iki sektör de aynı denetleme kurumu (Çin Bankacılık ve Sigorta Düzenleme Komisyonu; China Banking and Insurance Regulatory Commission-CBIRC) tarafından denetleniyor olsa da, bankacılık sektörü, bankalara ticari kredi faiz oranları, sabit veya değişken faiz oranları ve vadesi geçmiş ödemeler bakımından doğan sorumluluk gibi finansal ürün tasarımları için doğru aralıklar tanıyan ayrıntılı maddi kurallar içeren katı zorunlu düzenlemeler altında faaliyet göstermektedir. Ancak sigorta şirketleri, maddi konularda birkaç zorunlu hükümle genellikle kendi kendini düzenlemektedir. Daha düşük denetime sahip sektörler için mahkemeler kendi adalet standartlarını uygularken kendilerini güvende hissederler. Mahkemeler, sigortalıları dev sigorta şirketleriyle karşılaştırırken, risklerini ekonomik durumlarına göre dengeleme ve zararı şirketlere yükleme eğilimindedirler. Bu tercih, özellikle üçüncü şahıs sorumluluk sigortası ve konut satışları gibi “insanların geçimini” [people’s livelihood; (Çincesi “min sheng”)] içeren durumlarda ortaya çıkar.
Mahkemelerin talimatları istenmeyen sonuçlara da yol açmıştır.
a) Birincisi yanıltıcı koşullardır (misleading requirements). Mahkemelerin asli/maddi düzenlemeye dayalı ön yargısına ulaşmak için bilgilendirme düzenlemesini bir kılıf olarak kullanarak mahkemeler, bildirimi ve açıklamayı ciddiye aldıkları mesajını vermektedirler. Bu, standart form sözleşmeleri piyasasında başka bir “limon (yüzde ekşilik duygusu; can sıkma) sorununa” (lemon problem) yol açmıştır: şirketler, standart form sözleşmelerinin ilk avantajını geçersiz kılarak, gerçek işlevini dikkate almadan aşırıya kaçan açıklamaları rekabetçi bir şekilde gerçekleştiriyor.
b) İkincisi ise, piyasa rahatsızlığıdır (market disturbance). Adli kararlar, ayrıntılı zorunlu kuralları olmayan tüm sektörlere nüfuz etmiştir. Ampirik çalışmada ihtilaflı otomobil sorumluluk maddeleri incelenmiştir. Hepsi, Çin Sigorta Birliği tarafından şart koşulan Kapsamlı Otomobil Mali Sorumluluk Sigortası Modeli Hükümleri (Comprehensive Automobile Liability Insurance Model Clauses stipulated by the Insurance Association of China) ile aynıdır. Ancak mahkemeler sıklıkla bu model hükümleri geçersiz kılmaktadırlar. Yüksek bir iptal oranı ile istihsal edilen kararlar, sigorta mekanizmasının özdenetim, idari denetim ve aktüeryal alt yapısını (self-regulation, administrative supervision, and the actuarial foundation of the insurance mechanism) boşaltmıştır.
Sonuç olarak, makalede, standart form sözleşmelerine dair düzenlemeler konusunda daraltılmış bir mahkeme yetkisi önerilmektedir. Yazara göre, zorunlu bir yaklaşım, tüketicinin korunması ve piyasa gözetimi (consumer protection and market surveillance) için çekici görünse de, bu çok merkezli görevin uygulayıcısı mahkemeler değil, İdare olmalıdır.
Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.
