Dijital Finans Yolculuğu: Kamu Sektörü Katılımına İlişkin Bir Örnek [IMF Genel Müdürü Kristalina Georgieva’nın Singapur Fintech Festivali 15 Kasım 2023 Tarihli Açılış Konuşması]*

“Bir defa görmek bin defa duymaktan daha kıymetlidir.”

[Çin Atasözü]

Başkan Tharman, ekselanslar, seçkin konuklar, günaydın! Tekrar Singapur’da olmak bir zevktir. Ne kadar yol kat ettiğimizi değerlendirmek ve geleceğe yönelik rotayı belirlemek için bu sabah bu etkileyici forumda size katılmak benim için bir onurdur.

Bu geleceğe bakmak için, fintech’in geliştiği ve bu festivalin fintech meraklılarının sınırsız enerjisini getirdiği Singapur’dan daha iyi bir yer olamaz.

FinTech inovasyonu hâlihazırda dönüştürücü bir etki yarattı ve öyle olmaya da devam edecek; finans dünyasını değiştiriyor ve onu daha önce finans dünyasından kopuk olan yüz milyonlarca işletme ve insan için çok daha erişilebilir hale getiriyor.

Uluslararası Para Fonu’nun (International Monetary Fund-IMF) bu büyük topluluğun bir parçası olmasından ve bugün sizinle birlikte olmaktan gurur duyuyorum. Beş yıl önce burada politika yapıcıları ‘değişim rüzgârları’nı (winds of change) takip etmeye ve merkez bankası dijital para birimlerinin (central bank digital currencies-CBDCs) ve fintech’in kullanımını keşfederek dijital para yolculuğuna çıkmaya teşvik eden bir konuşma[1] yapan selefim Christine Lagarde’nin izinden geliyorum.

Beş yıl sonra, bu yolculuk ile ilgili güncel bilgileri sunmak için buradayım. Dört ana mesajım var. Önce ülkeler yelken açtı. Birçoğu merkez bankası dijital para birimlerini araştırıyor ve dijital para gelişmelerine rehberlik edecek düzenlemeler geliştiriyor. İkincisi henüz karaya ulaşmadık. İnovasyon için çok daha fazla alan ve kullanım durumları konusunda çok fazla belirsizlik mevcuttur. Üçüncüsü, artık geri dönmenin zamanı değildir. Kamu sektörünün gelecekte merkez bankası dijital para birimlerini ve ilgili ödeme platformlarını uygulamaya hazırlanmaya devam etmesi gerekiyor. Dördüncüsü, bu platformlar, merkez bankası dijital para birimleri de dâhil olmak üzere sınır ötesi ödemeleri kolaylaştıracak şekilde baştan tasarlanmalıdır.

Limandan ayrıldık ve şimdi açık denizlerdeyiz. Bu cesaret ve kararlılık gerektirir. Sizlerden öğrenebiliriz: girişimciler, iş liderleri ve yatırımcılar. Sizler fintech dünyasının denizcilerisiniz. Her gün açık sulara meydan okuyorsunuz. İlham kaynağınız dalgalar ve rüzgârlardır.

Hızlanmak için bir yelken daha kaldırmamız gerekiyor. Dünya çoğu kişinin hayal ettiğinden daha hızlı değişiyor. Bu festivalin ana teması olan yapay zekâyı ele alalım. Çeşitli uygulamaların 100 milyon kullanıcıya ulaşmasından önceki ay sayısına bakın. Ortalama 3 yıldır. ChatGPT’nin tamamlanması 2 ay sürdü!

Merkez bankası dijital para birimlerinin yolculuğu

Merkez bankası dijital para birimlerinin benimsenmesi henüz yakın değildir. Ancak bugün ülkelerin yaklaşık %60’ı bunları bir şekilde araştırıyor. Merkez bankası dijital para birimleri ada ekonomilerinde dağıtılması maliyetli olan nakit paranın yerini alabilir. Daha gelişmiş ekonomilerde dayanıklılık sunabilirler. Ve çok az kişinin banka hesabına sahip olduğu durumlarda finansal katılımı geliştirebilirler.

Bazı ülkelerde durum bugün belirsiz görünüyor, ancak onların bile yarın potansiyel olarak merkez bankası dijital para birimlerini konuşlandırmaya açık kalması gerekiyor. Neden?

Birincisi, merkez bankası dijital para birimlerinin faydaları ödeme ortamında olup bitenlerden kaynaklanacaktır. Başka kaç ülke merkez bankası dijital para birimlerini benimseyecektir? Nakit para ne ölçüde geçerliliğini yitirecektir? Peki, paranın özel biçimleri çoğalacak mıdır?

Terazi bir uyandırma çağrısıydı ama sonradan yanlış alarm olduğu ortaya çıktı. Ancak daha uyumlu olan diğerleri kapınızı çalacaktır. Bu durumda merkez bankası dijital para birimleri güvenli ve düşük maliyetli bir alternatif sunacaktır. Aynı zamanda, tıpkı bugün bankalarımızdan çekebildiğimiz nakit para gibi, özel paralar ile onların değerini ölçmek için bir ölçüt arasında geçiş yapacak bir köprü de sunacaklardır.

İkincisi, merkez bankası dijital para birimlerinin başarısı politika kararlarına ve özel sektörün nasıl tepki vereceğine bağlı olacaktır. Bugün burada bulunan çoğunuzun eylemleri önemli olacaktır!

Merkez bankası dijital para birimlerini tanıtmak isteyen ülke yetkililerinin biraz daha girişimciler gibi düşünmesi gerekebilir. Dağıtım, bütünleşme ve benimsemeye yönelik iletişim stratejileri ve teşvikler, tasarım hususları kadar önemlidir.

Fintech liderleri ve geliştiricileri olarak siz, kaynakları tacirlerin (merchants) merkez bankası dijital para birimlerini kabul etmeleri için harcayacak mısınız? İnsanların birbirlerine her ortamdan ödeme yapabilmeleri için merkez bankası dijital para birimlerinin finansal hizmetlere ve mesajlaşma uygulamalarına bütünleştirilmesini kolaylaştıracak mısınız? Geri dönüşünüze bağlıdır ki, bu adildir.

Üçüncüsü, merkez bankası dijital para birimlerinin faydaları teknolojilerin nasıl geliştiğine bağlı olacaktır.

Örneğin yapay zekâ, merkez bankası dijital para birimlerinin bazı faydalarını artırabilir. Çeşitli verilere dayalı hızlı, doğru kredi puanlaması sağlayarak finansal katılımı geliştirebilir. Finansal okuryazarlığı düşük olan kişilere kişiselleştirilmiş destek sağlayabilir. Elbette kişisel mahremiyeti ve veri güvenliğini korumamız ve yerleşik önyargılardan kaçınmamız gerekiyor; böylece eşitsizliği sürdürmek yerine azaltmayı amaçlıyoruz. İhtiyatlı bir şekilde yönetilen yapay zekâ yardımcı olabilir.

Birçoğunuzun çalışmasından kaynaklanan bir diğer önemli potansiyel dönüşüm, blok zincirlerde ihraç edilen tahviller gibi finansal varlıkların token’leştirilmesidir. Bu, merkez bankası dijital para biriminin potansiyel olarak toptan satış biçiminde bu varlıkların ödemesini yapmasına yönelik başka bir kapı açıyor.

Bu nedenle ülkeler merkez bankası dijital para birimlerini keşfetmeye devam etmelidir.

Bu ruhla, bugünden itibaren IMF web sitesinde Merkez Bankası Dijital Para Birimleri El Kitabının (Central Bank Digital Currency Handbook) yayınlanacağını duyurmaktan mutluluk duyuyorum. Bu El Kitabı, dünya çapındaki politika yapıcıların ilerlemelerine yardımcı olmak için merkez bankası dijital para birimleri hakkında bilgi toplamayı ve paylaşmayı amaçlamaktadır.

Sınır ötesi ödeme yolculuğu

Merkez bankası dijital para birimlerinin konuşlandırıldığı ölçüde, şu anda pahalı, yavaş ve çok az kişinin erişebildiği sınır ötesi ödemeleri kolaylaştırmak için inşa edilmeleri gerekiyor. Tekrar söylüyorum, yarın geri adım atmamak için bu işe bugünden başlamalıyız.

Verimli sınır ötesi ödemeler, sermayenin ihtiyaç duyulan yere daha hızlı ulaşmasını sağlar. Küçük işletmeler sınırların ötesinde büyüyebilir ve hane halkı ihtiyaç duyduğu fonları yurt dışından alabilir. Yurtiçi döviz maliyetlerinde umut verici düşüşler görsek de (Birleşmiş Milletler) Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin (Sustainable Development Goal targets) üzerinde kalmayı sürdürüyor. Ülkelerin dijital uçurumun yanlış tarafında sıkışıp kalmamalarını sağlamalıyız.

Kısa vadede sınır ötesi ödemeleri daha verimli hale getirmek için ne yapmamız gerektiğini biliyoruz: hâlihazırda sahip olduklarımızı geliştirmek. Sınır ötesi ödemeleri geliştirmeye yönelik G20 Yol Haritasının (G20 Roadmap) ruhu budur. Aslında IMF ve Dünya Bankası’nın (World Bank), tam da bu alandaki ülkelerin kapasite gelişimini sağlamaya yönelik ortak bir planı yakında yayınlayacağını duyurmaktan mutluluk duyuyorum.

Ancak orta vadede yeni sınır ötesi platformların faydası olabilir. Bunları merkez bankalarının, ticari bankaların ve hatta potansiyel olarak hane halkı ve firmaların merkez bankası dijital para birimlerini toptan veya perakende olarak takas etmek için bir araya gelebileceği yeni nesil sanal şehir meydanları olarak düşünün. Bu tür platformlar, geleneksel para biçimleriyle arayüz oluşturmak ve ödemelerden kaynaklanan riskleri yönetmek için bile oluşturulabilir.

Bu platformlar çeşitli oyuncular tarafından aktif olarak araştırılıyor.

Bankalar ve fintech şirketleri ön plandadır. Birbirlerine ödeme yapmak ve finansal varlıkları ortak blok zinciri ağları üzerinde takas etmek için altyapı inşa ediyorlar.

Kamu sektörü de Uluslararası Ödemeler Bankası İnovasyon Merkezi’nin (Bank for International Settlements Innovation Hub) yardımıyla sınırları zorluyor. Singapur Para Otoritesi (Monetary Authority of Singapore) özellikle aktiftir. Guardian projesi, dijital para ve varlık alışverişi için platformları araştırıyor. IMF personeli, uluslararası para sistemi üzerindeki etkileri konusunda tavsiyelerde bulunmak üzere Guardian projesine gözlemci olarak katılacak. Bizi dâhil ettiğiniz için teşekkür ederiz Ravi Menon!

Hepinizin bildiği gibi bu sularda seyreden pek çok gemi var. Ve bu çok iyidir.

Ancak kamu sektörünün biraz daha rehberlik sunması gereken bir noktada olabiliriz. Ortalığı karıştırmamak, rahatsız etmemek. Ancak katalizör görevi görmek, güvenliği ve verimliliği sağlamak ve parçalanmaya karşı koymaktır.

Bu yolculukta ihtiyacımız olan şey bir pusuladır.

Pusula sağlamanın bir yolu, sınır ötesi platformların arzu edilen özelliklerini politika açısından belirlemektir. Örneğin platformlar, ülkelerin sermaye akışlarını yönetmelerine ve para arzları üzerindeki kontrollerini sürdürmelerine olanak tanımalıdır. Aynı derecede önemli olan, kara para aklama ve terörün finansmanı ile mücadele ve örneğin veri koruma konularında ortak oyun kurallarına ihtiyacımız vardır.

Yapay zekâ burada da yardımcı olabilir. RegTech olarak bilinen yapay zekâ çözümleri yasal uyum maliyetlerini azaltabilir. Bu, havalimanlarında öncelikli şeritleri kullanmak, güvenlikteki uzun kuyrukları atlamak gibi bir şey olur.

Yine merkez bankası dijital para birimleri gibi sınır ötesi platformların istenip istenmediğine bugün karar vermemize gerek yoktur. Bu, seçeneği açık tutmak, kapasite oluşturmak ve uluslararası para sisteminin bütünleşmesini ve istikrarını destekleyecek tasarım sınırlarını belirlemekle ilgilidir. Aksi takdirde, aslında onu parçalamak zorunda kalabiliriz.

Hiçbir kurum böyle bir rehberlik sağlayamaz. Uluslararası kurumlar, merkez bankaları ve maliye bakanlıkları arasında sıkı işbirliği yapmamız gerekecek. IMF kendi rolünü oynayabilir ve oynayacaktır.

Sonuç

Şunu bitireyim: Bir süre açık denizlerde olacağız. Ancak potansiyel getirisi açıktır: gelecekteki ihtiyaçlarımızı karşılayan daha kapsayıcı bir uluslararası finans sistemi.

O halde ilk adaya inmeyelim. Ne de geri dönelim. Yolculuğun kendisinde bir değer vardır.

Marcel Proust’un bir zamanlar söylediği gibi, “Gerçek keşif yolculuğu yeni manzaralar aramak değil, yeni gözlere sahip olmaktır.” [The real voyage of discovery consists not in seeking new landscapes, but in having new eyes.]

Bu, Singapur Fintech Festivali’nin ve burada toplanan hepinizin gücünü, birçok gözün gücünü anlatıyor: eski ve yeni sorunlara ve zorluklara yeni bakış açıları getirme gücü. Hepinizle birlikte bu yolculuğa devam etmeyi sabırsızlıkla bekliyorum. Birlikte yelken açalım.

[1] < https://www.imf.org/en/News/Articles/2018/11/13/sp111418-winds-of-change-the-case-for-new-digital-currency >

1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu [merhume Anası (1947-10 Temmuz 2023) Erzurum/Aşkale yöresindendir]. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devleri’nin Denver şehrinde yer alan Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi çok önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte);
Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte) başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003), Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004) ile Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II, Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021), Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021), Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021), Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022), Ticari Mevzuat Notları (2022), Bilimsel Araştırmalar (2022), Hukuki İncelemeler (2023) başlıklı kitap bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 2 bine yakın Makale, Yazı, Türkçe Derleme ile Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup, halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak vazgeçilmez ilkesidir. Ülkesi Türkiye Cumhuriyeti her şeyin üstündedir.