‘Dijital Varlıklar’ Konulu ABD Başkanlığı Çalışma Grubu Raporu’nda Yer Alan ‘Bankacılık’ İle İlgili Sorunların Analizi ve Öneriler

Beyaz Saray tarafından 30 Temmuz 2025 tarihinde, Trump yönetiminin dijital varlıklar konusundaki politika yol haritasını özetleyen “Dijital Finansal Teknolojide Amerikan Liderliğini Güçlendirmek” [Strengthening American Leadership in Digital Financial Technology] başlıklı bir rapor[1] (“Rapor”) yayınlanmıştır. Bu rapor, 23 Ocak 2025 tarihinde yayınlanan ve diğer hususların yanı sıra Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı’nın Dijital Varlık Piyasaları Çalışma Grubu’nu[2] [President’s Working Group on Digital Asset Markets] kuran ve anılan Çalışma Grubu’nun dijital varlıkların, blok zinciri teknolojisinin ve ilgili teknolojilerin büyümesini ve kullanımını ilerletmek için düzenleyici ve yasal öneriler içeren bir rapor sunmasını gerektiren 14178 sayılı Kararname ile zorunlu kılınmıştır. Rapor çeşitli konuları kapsamasına rağmen, bu yazıda yalnızca Başkanlık Çalışma Grubu’nun dijital varlıklarla bankacılık kuruluşlarının ve dijital varlık sektöründeki piyasa katılımcılarının etkileşimine ilişkin gözlem ve önerilerine ve bu tür faaliyetlere uygulanması gereken düzenleyici çerçeveye odaklanılmaktadır[3].

Bu yazıdaki tavsiyeler, Arnold & Porter tarafından Amerika Birleşik Devletleri’ndeki dijital varlık ortamının gelişimini ele alan bir dizi tavsiyenin parçasıdır. (Arnold & Porter, bu dizi kapsamında, bu tavsiyede ele alınmayan mezkûr Raporun yönlerini de kapsayan ek tavsiyeler yayınlamaya devam edecektir.)

  1. Raporun Yayımlanmasına Kadarki Düzenleyici Gelişmeler

Trump yönetimi, 14178 sayılı Kararname’de de görüldüğü gibi, Amerika Birleşik Devletleri’ni dijital varlıklar ve finansal teknoloji alanında lider olarak tanıtmak için geniş kapsamlı bir hedef açıklamıştır. Bu hedef, Federal Rezerv Sistemi, Parasal Denetim Ofisi, Federal Mevduat Sigortası Kurumu ve Ulusal Kredi Birliği İdaresi’nin[4] (bundan sonra toplu olarak “Kurumlar” olarak anılır) 2025 yılının başlarında dijital varlıklar ile ilgili faaliyetlere ilişkin önceki rehberliği iptal edip yönetimin dijital varlıklara ilişkin politika direktifiyle uyumlu yeni bir rehber yayınlamasına yol açmıştır. Başkanlık Çalışma Grubu’nun bankacılık sektörü ve dijital varlıklarla ilgili gözlem ve önerilerini incelemeden önce, zikredilen Raporun yayınlanmasına kadar geçen 2025 yılındaki temel düzenleyici gelişmelerin bir özeti aşağıda yer almaktadır.

  • Parasal Denetim Ofisi’nin 1183 sayılı Yorum Mektubu: Parasal Denetim Ofisi, 07 Mart 2025 tarihinde yayınladığı 1183 no.lu Yorum Mektubu ile ulusal bankalar için dijital varlık saklama ve belirli dağıtık defter teknolojileri ve sabit kripto para [stablecoin] faaliyetlerinin izin verilebilir olduğunu teyit etmiştir. Mektupla, ulusal bankaların izin verdiği dijital varlık faaliyetlerine katılım için bir denetleyici itiraz etmeme süreci [supervisory non-objection process] oluşturan 1179 no.lu Yorum Mektubu yürürlükten kaldırılmıştır. Uygulamada, bu itiraz etmeme süreci bankaların dijital varlıklarla ilgili faaliyetlerini büyük ölçüde engellemiştir.
  • Federal Mevduat Sigortası Kurumu’nun 7-2025 sayılı Finansal Kurumlar Mektubu: Federal Mevduat Sigortası Kurumu, 28 Mart 2025 tarihinde, eyalet üyesi olmayan bankaların Kurum’un ön onayını almadan belirli dijital varlık faaliyetlerinde bulunabileceğini açıklığa kavuşturan 7-2025 sayılı Finansal Kurumlar Mektubu’nu yayınlamıştır. Mektupla, Parasal Denetim Ofisi’nin 1179 sayılı Yorum Mektubu’na benzer şekilde, dijital varlık faaliyetlerinde bulunmak isteyen eyalet üyesi olmayan bankalar için bir denetleyici itiraz etmeme süreci oluşturan 16-2022 sayılı Finansal Kurumlar Mektubu iptal edilmiştir.
  • 22-6 ve 23-8 sayılı Denetim ve Düzenleme Mektuplarının [Supervision and Regulation Letters] geri çekilmesi: Federal Rezerv, 24 Nisan 2025 tarihinde dijital varlıklarla ilgili iki önceki rehberlik yayınını, yani 22-6 ve 23-8 sayılı mektupları geri çektiğini duyurmuştur. 22-6 sayılı mektup, eyalet üyesi bankaların planlanan veya mevcut dijital varlık faaliyetleri hakkında Federal Rezerv personeline önceden bildirimde bulunmaları yönünde bir denetim beklentisi oluşturmuştur. Benzer şekilde, 23-8 sayılı mektup, eyalet üyesi bankaların doları natık token faaliyetlerine katılımı için bir denetleyici itiraz etmeme süreci oluşturmuştur.
  • Müşterek beyanların geri çekilmesi [withdrawal of joint statements]: Federal Mevduat Sigortası Kurumu ve Federal Rezerv, 24 Nisan 2025 tarihinde, 2023 yılında yayınlanan dijital varlık faaliyetleriyle ilgili iki ortak beyanı[5] geri çekmiştir. (Parasal Denetim Ofisi, Mart 2025’in başlarında iki ortak beyanı geri çekmişti.) Bu ortak beyanlarda, dolandırıcılık, piyasa, operasyonel, yasal ve bulaşma riski dâhil olmak üzere dijital varlık faaliyetleriyle ilgili çok çeşitli riskler ve bankaların ilgili alanlardaki risk yönetimi kontrolleri için yüksek bir çıta belirlenmiştir.
  • Parasal Denetim Ofisi’nin 1184 sayılı Yorum Mektubu: Parasal Denetim Ofisi tarafından 07 Mayıs 2025 tarihinde, ulusal bankaların belirli dijital varlık saklama hizmetlerinde bulunma yetkisini açıklığa kavuşturan 1184 sayılı Yorum Mektubu yayınlanmıştır. Mektupta, Parasal Denetim Ofisi’nin önceki kılavuzu olan 1183 sayılı mektup açıklanarak, bir bankanın saklama hizmetleri sunumunun bir parçası olarak dijital varlık ve itibari para birimi değişimi ve işlem yürütme hizmetleri sağlayabileceği belirtilmektedir. 1184 sayılı mektupta ayrıca, bir ulusal bankanın bu hizmetleri emanetçi veya emanetçi olmayan bir sıfatla sağlayabileceği veya faaliyetleri bir alt emanetçiye dış kaynak olarak sağlayabileceği de hükme bağlanmaktadır.
  • Bankacılık Kuruluşları Tarafından Kripto Varlık Saklama Konusunda Kurumlararası Rehber [Interagency Guidance on Crypto-Asset Safekeeping by Banking Organizations]: Kurumlar, 14 Temmuz 2025 tarihinde kripto varlık saklama faaliyetlerinde bulunan bankacılık kuruluşları için geçerli risk yönetimi ve yasal beklentileri ele alan ortak bir bildiri yayınlamıştır. Bu ortak bildiri, mevcut yasaların, düzenlemelerin ve risk yönetimi ilkelerinin bankalar tarafından dijital varlık saklama faaliyetlerine nasıl uygulanacağını açıklığa kavuşturmakta, ancak yeni bir denetim beklentisi oluşturmamaktadır. Anılan rehberde, dijital varlık saklama hizmetlerinin güvenlik ve sağlamlık ilkelerine uygun olarak sağlanabilmesi için yeterli operasyonel kapasitenin ve buna bağlı iç kontrollerin geliştirilmesinin önemine değinilmektedir. Rehberde ayrıca, kriptografik anahtar yönetimi de dâhil olmak üzere dijital varlık saklama ile ilgili temel risk alanları da vurgulanmaktadır. Mezkûr Rapor ile tutarlı olarak, söz konusu rehberde, bankacılık kuruluşlarının, iç anahtar yönetim sistemlerinin son ve devam eden teknolojik gelişmeler ışığında yeterli olup olmadığını belirlemeleri gerektiği belirtilmektedir.

Bu gelişmeler, Kurumların finans kuruluşlarının dijital varlık faaliyetlerine katılımına ilişkin tutumunda önemli bir değişikliği temsil etmektedir. Raporda, bu gelişmeler olumlu ve yönetimin dijital varlıklara ilişkin politika direktifiyle uyumlu olarak kabul edilmekle birlikte, Kurumların dijital varlıklarla ilgili faaliyetlere ilişkin düzenleyici ve denetleyici beklentilerini daha da netleştirmek için ek rehberlik ve en iyi uygulamalar talep edilmektedir.

  1. Başkanlık Çalışma Grubu’nun Bankacılık ve Dijital Varlıklar Hakkındaki Önerileri

Başkanlık Çalışma Grubu’nun bankacılık ve dijital varlıklara ilişkin önerileri şunlardan oluşmaktadır:

  • Diğerlerinin yanı sıra, saklama hizmetleri, mevduat olarak sabit kripto para rezervleri tutma, anapara olarak dijital varlık satın alma ve sahip olma, banka mevduatının ve ilgili faaliyetlerin tokenleştirilmesi ve dijital varlık faaliyetlerinde bulunmak için izinsiz sistemler kullanma gibi çeşitli bankalar tarafından izin verilen dijital varlık faaliyetlerinde bulunmak isteyen bankacılık kuruluşları için düzenleyici ve denetleyici netlik sağlanması [provide regulatory and supervisory clarity].
  • Bankacılık kuruluşlarının, pilot uygulamalar ve deneyler de dâhil olmak üzere, dijital varlıklar gibi yenilikçi bankacılık teknolojilerini ve ürünlerini keşfetmeye teşvik edilmesi [encourage banking organizations to explore innovative banking technologies and products].
  • Saklama hizmetleri, kara para aklamayı önleme ve terörizmin finansmanıyla mücadele[6] yükümlülükleri, dijital varlıklara özgü siber riskler ve dijital varlık hizmetlerinin sağlanmasında üçüncü tarafların kullanımı dâhil olmak üzere teknolojik açıdan sağlam dijital varlık faaliyetlerine katılım için rehberlik ve en iyi uygulamaların geliştirilmesi [develop guidance and best practices for engagement in technologically sound digital asset activities].
  • Mevcut ve yeni en iyi uygulamaların veya risk yönetimi ve banka katılımına ilişkin rehberliğin dijital varlık işletmelerine karşı ayrımcılık yapmamasını sağlayarak, potansiyel müşterilere bankacılık hizmetleri sunmada denetim otoritelerinin ve bankaların rolünün açıklığa kavuşturulması [clarify the role of supervisors and banks in offering banking services].
  • Uygun kurumların banka imtiyazı/lisansı veya Merkez Bankası ana hesabı edinme sürecine ilişkin açıklık ve şeffaflık sağlanması [provide clarity and transparency regarding the process for eligible institutions to obtain a bank charter or a Reserve Bank master account] ve uygun kuruluşların yalnızca dijital varlık faaliyetlerinde bulundukları için banka imtiyazı/lisansı edinmelerinin, federal mevduat sigortası edinmelerinin veya Merkez Bankası ana hesabı almalarının engellenmediğinden emin olunması.
  • Banka dijital varlık faaliyetleri için, varlığın veya faaliyetin riskini doğru bir şekilde yansıtan sermaye yükümlülüklerinin benimsenmesi [adopt capital requirements for bank digital asset activities] ve Basel Bankacılık Gözetim Komitesi’nin [Basel Committee on Banking Supervision] ABD sermaye yükümlülüklerine benzer bir muameleyi sağlamak amacıyla dijital varlık standartlarını yeniden gözden geçirmesinin savunulması.
  1. Rapordaki Bankacılıkla İlgili Temel Konular

3.1. Ürünler ve hizmetler [products and services]

Raporda, geleneksel bankacılık hizmetleri (yani mevduat hesapları, ödemeler, kredi verme), dağıtık defter teknolojisi [distributed ledger technology] ödemeleri, tokenleştirme, tokenleştirilmiş mevduat, dijital varlık saklama, dijital varlık işlemleri (alım satımı) ve dijital varlıklarla ilgili kredi verme dâhil olmak üzere bankacılık kuruluşları tarafından doğrudan veya dolaylı olarak sunulan dijital varlıklarla ilgili ürün ve hizmetler ele alınmaktadır. Raporda bu tür ürün ve hizmetlerle ilgili olarak, düzenleyici çerçevenin belirli bir teknoloji veya sektöre yönelik düzenleyici bir tercihi yansıtmaması gerektiği, bunun yerine bankacılık kuruluşlarının iş stratejileri ve risk yönetimi yeteneklerine dayanarak yasa veya kuralların izin verdiği şekilde hangi ürün ve hizmetleri sunacaklarını belirlemelerine olanak tanıması gerektiği vurgulanmaktadır. Aşağıda, Raporda dikkat çeken belirli dijital varlıklarla ilgili ürün ve hizmetleri ele alıyoruz.

  • Tokenleştirilmiş mevduat [tokenized deposits]: Raporda, zikredilen Kurumlardan daha fazla açıklık getirilmesinin yararlı olacağı belirtilmekle birlikte, bankacılık kuruluşlarının genellikle mevduatı tokenleştirmesine izin verildiği belirtilmektedir. Raporda özellikle, belirli bir tokenleştirilmiş mevduatın Federal Mevduat Sigortası Yasası ve Yönetmelik D kapsamındaki “mevduat”ın yasal veya düzenleyici tanımlarını karşılayıp karşılamadığının olguya özgü bir analiz gerektirdiği belirtilmektedir[7]. Raporda ayrıca, tokenleştirilmiş mevduatın, pratik uygulama ve bankacılık sistemi üzerindeki daha geniş etkiyle ilgili olarak, diğer hususların yanı sıra, temel teknolojinin güvenilirliği ve güvenliği, ödeme yaparken paylaşılan gizli bilgilerin gizliliği, farklı defterlerin birlikte çalışabilirliği ve banka hücumlarını üzerindeki etkisi gibi bazı soruları gündeme getirebileceği belirtilmektedir. Raporda, sabit kripto paralar ve tokenleştirilmiş banka mevduatı birbirinden ayrılarak, bunların aynı genel amaç için kullanılabileceği ancak uygulama ve yasal işlemde önemli ölçüde farklılık gösterdiği zikredilmektedir. Raporda, tokenleştirilmiş bir banka mevduatı, bir bankanın mevduat yükümlülüğünün kanıtı ve bankanın bilançosu marifetiyle desteklenen ve federal mevduat sigortası için uygun olabilen bir hamilin bankaya karşı talebi olarak nitelendirilmektedir. Diğer yandan, sabit kripto paralar bir banka iştirakinin veya banka dışı karşı tarafın yükümlülüğünü veya rezerv varlıklar üzerinde bir talebi temsil eder.
  • Dijital varlıkları saklama [digital asset custody]: Raporda, bankacılık kurumlarının kriptografik anahtarları tutmak veya beyaz etiketlemeli dijital varlık saklama platformları için saklama hizmetlerini kendilerinin veya alt saklayıcılar vasıtasıyla sağlayabileceği belirtilerek, bankacılık kurumlarının uzun zamandır çok çeşitli fiziksel ve elektronik varlıklar için saklama hizmetleri sağladığı vurgulanmaktadır. Raporda ayrıca müşterilerin, destekleme [staking], dijital varlık kredilendirmesini kolaylaştırma ve dağıtık defter teknolojisi yönetişim hizmetleri dâhil olmak üzere yardımcı hizmetleri üstlenmesi için saklayıcıyla iletişime geçmek isteyebileceği de belirtilmektedir. Yukarıda belirtildiği gibi, mezkûr Kurumlar 14 Temmuz 2025 tarihinde, bankacılık kurumlarının dijital varlık saklama hizmetlerinde bulunmalarının yasal izin verilebilirliğini teyit eden ortak bir açıklama yayınlamıştır. Bu ortak açıklamada, mevcut yasaların, düzenlemelerin ve risk yönetimi ilkelerinin bankacılık kurumları tarafından dijital varlık saklama faaliyetlerine nasıl uygulanacağı açıklığa kavuşturulmaktadır. Ortak açıklama herhangi bir yeni denetim beklentisi oluşturmamaktadır. Bununla birlikte, Raporda, dijital varlık saklama hizmetleri sunarken dijital varlıklar konusunda “yeterliliğe” [competence] ihtiyaç duyulduğu vurgulanmakta ve ayrıca olası siber güvenlik etkilerine atıfta bulunulurken, teknik en iyi uygulamalar konusunda daha fazla rehberliğin uygun olacağı önerilmektedir.
  • Dijital varlık işlemlerini kolaylaştırma [facilitating digital asset trading]: Bankacılık kurumları, müşterilerine çeşitli biçimlerde dijital varlık işlemi (alım satımı) sunabilir. Raporda, bankanın işlem faaliyetini kolaylaştırmadaki katılımının kapsamı da dâhil olmak üzere, olgulara ve koşullara bağlı olarak, bankacılık kuruluşunun “keşfetme” yetkisi [finder authority] aracılığıyla basit işlem düzenlemeleri (örneğin, banka müşterilerinin üçüncü tarafın dijital varlık alım satımı hizmetine erişmesini sağlama) sunulabileceği belirtilmektedir. Dijital varlık işlemleriyle ilgili diğer düzenleme türleri bu yetki kapsamına girmeyebilir, ancak diğer yetkiler kapsamına girebilir veya ek düzenleyici onay gerektirebilir. Örneğin, Raporda, bir bankanın aracı kuruluş veya vekil [agent or principal] olarak dijital varlıkları satın aldığı veya bir alım satım müzakeresi yaptığı bir düzenlemenin bankanın aracılık yetkisiyle çelişebileceği belirtilmektedir.

Aşağıda daha ayrıntılı olarak ele alındığı üzere, bankacılık kurumlarının belirli dijital varlıklarla ilgili faaliyetlerde bulunma izni, Kurumlar tarafından daha da açıklığa kavuşturulabilir. Bu mevcut belirsizlikleri kabul eden Raporda, Kurumlar, dijital varlıklarla ilgili faaliyetleriyle ilgili olarak daha fazla düzenleyici netlik sağlamak için bankacılık kurumlarına ek rehberlik ve en iyi uygulamalar sunmaya çağırılmaktadır. Başkanlık Çalışma Grubu, özellikle, Kurumların bankaların bu alandaki yetkilerinin sınırlarını netleştirirken dikkate almaları gereken aşağıdaki ilk faaliyetleri ve konuları önermiştir[8]:

  • Dijital varlık saklama;
  • Bankacılık kuruluşlarının altyapı desteği de dâhil olmak üzere belirli işlevleri yerine getirmek için üçüncü tarafları kullanma;
  • “Bilanço içi” veya dijital varlıkları içeren “esas” faaliyet olarak sabit kripto para rezervlerini mevduat olarak tutma (ABD Sabit Kripto Paraları için Ulusal Yeniliğin Yönlendirilmesi ve Oluşturulması Yasası’nın[9] yakın zamanda kabul edilmesiyle ilgili etkilerin dikkate alınmasıyla birlikte);
  • Dijital varlıklarla ilgili pilot uygulamalara ve deneylere katılım,
  • Tokenleştirme ve dağıtık defter teknolojisi/izinsiz blok zincirlerinin kullanımı.

Rapor yayınlanmadan önce bile, Kurumlar dijital varlık faaliyetleri hakkında ek rehberlik sağlama niyetlerini belirtmişlerdi. Örneğin, Federal Mevduat Sigortası Kurumu, 7-2025 no.lu mektupta “Federal Mevduat Sigortası Kurumu, [Başkanlık Çalışma Grubu] ile iletişimini sürdürecek ve bankaların özellikle kripto paralarla ilgili faaliyetlere katılımı konusunda ek netlik sağlamak için gelecekte daha fazla rehberlik yayınlamayı beklemektedir” ifadesini kullanmıştır[10]. Benzer şekilde, Federal Rezerv, önceki rehberliğin geri çekilmesine ilişkin duyurusunda, 22-6 ve 23-8 sayılı mektuplarda, “[]Yönetim Kurulu, kripto varlık faaliyetleri de dâhil olmak üzere inovasyonu desteklemek için ek rehberliğin uygun olup olmadığını değerlendirmek üzere kurumlarla birlikte çalışacaktır.” ifadesini kullanmıştır[11].

3.2. Düzenleyici çerçeve ve izin verilebilirlik [regulatory framework and permissibility]

Raporda, bankaların dijital varlık faaliyetlerine ilişkin yasal izin verilebilirlik ve düzenleyici çerçeve konusunda, öncelikle Federal Rezerv Yasası’nın 9(13) no.lu maddesi ile ilgili Federal Rezerv politika beyanı ele alınmaktadır (Politika Beyanı)[12]. Politika Beyanı, bir eyalet üyesi bankanın, federal yasa veya ilgili düzenlemeler uyarınca izin verilen faaliyetler dışında, ulusal bankalar için izin verilmeyen herhangi bir faaliyette vekil [principal] olarak bulunmasının yasak olduğu yönünde çürütülebilir bir varsayım oluşturmuştur. Raporda, söz konusu Politika Beyanının, ikili bankacılık sisteminin eyalet düzeyinde yeni bankacılık ürünlerinde inovasyonu teşvik etmesi gerektiği yönündeki köklü ilkeye aykırı olduğu ve eyalet üyesi bankaların dijital varlıklarla ilgili faaliyetlerde bulunma derecelerini daha da karmaşıklaştırdığı belirtilmektedir.

Politika Beyanı, eyalet üyesi bankaların ulusal bankalar için izin verilen dijital varlık faaliyetlerinde bulunma kabiliyetlerine açıkça ek bir kısıtlama getirmemektedir. Politika Beyanının temel ilkesi, “aynı riskleri sunan aynı banka faaliyetinin, bankayı hangi kurumun denetlediğinden bağımsız olarak aynı düzenleyici çerçeveye tabi olmasıdır” ki; bu da “farklı tüzüklere ve farklı federal denetim otoritelerine sahip bankalar arasındaki rekabet ortamını eşitlemeye ve düzenleyici arbitraj risklerini azaltmaya yardımcı olur.[13] Raporda bir adım daha ileri gidilerek, eyalet bankalarının, yürürlükteki eyalet yasalarına tabi olarak, ulusal bankaların “inovasyon laboratuvarı olarak hizmet vermesi” için izin verilenlerin ötesinde dijital varlık faaliyetlerinde bulunmalarına izin verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir[14].

Politika Beyanı hâlâ yürürlükte olup bankacılık kurumlarına sınırlı rehberlik mevcut olduğundan, eyalet üyesi bankaların belirli dijital varlıklarla ilgili faaliyetlere izin verilip verilmeyeceği konusunda belirsizlik devam etmektedir. Raporda, bu tür belirsizliklere bazı örnekler sunulmaktadır: Halka açık blok zincirlerinde bankaların izin verdiği faaliyetleri yürütmek için “gaz ücretleri” ödemek amacıyla dijital varlık edinme ve kullanma; müşteriler adına “risksiz anapara” işlemlerinde dijital varlık alım satımı; dijital varlıklarda piyasa oluşturma ve dijital varlıklarla ilgili faaliyetler bağlamında aracı kurum ve kredi veren olarak hareket etme.

Başkanlık Çalışma Grubu, bu amaçla, Kurumların teknoloji-nötr bir yaklaşımla dijital varlık faaliyetlerinin izin verilebilirliği konusunda daha fazla rehberlik sağlamasını önermiştir. Çalışma Grubu ayrıca, eyalet üyesi bankaların yenilikçi bankacılık teknolojileri ve ürünlerini keşfetmelerine izin verilmesini sağlamak için Federal Rezerv’in Politika Beyanını iptal etmesini önermiştir.

3.3. Banka imtiyazları/lisansları ve ana hesaplar [bank charters and master accounts]

Raporda, ödeme, kredi veya saklama hizmetleri sunan bazı dijital varlık şirketlerinin bir banka imtiyazı/lisansı ve Federal Rezerv ana hesabı edinmeyi düşünebileceği öne sürülerek, bunun söz konusu dijital varlık şirketlerine diğer dijital varlık şirketlerine karşı rekabet avantajı ve geleneksel finans kuruluşlarıyla eşit şartlar sağlayabileceği belirtilmektedir.

Önceki yönetim döneminde, federal imtiyaz/lisans başvurusunda bulunan bazı banka dışı finansal teknoloji şirketleri ve dijital varlık şirketleri gecikmeler veya retlerle karşılaşmıştır. Benzer şekilde, ana hesaplar söz konusu olduğunda, Federal Rezerv, aralarında bir dizi yeni eyalet imtiyazına/lisansına sahip kuruluşun da bulunduğu, bu tür hesaplar için geleneksel olmayan başvurulardaki artışla başa çıkmak amacıyla ana hesap ve Federal Rezerv hizmetleri taleplerinin değerlendirilmesine ilişkin revize edilmiş yönergeler benimsemiştir[15]. Bununla birlikte, ana hesap başvuruları sıklıkla reddedilmiş veya uzun işlem süreleri yaşanmıştır. Başkanlık Çalışma Grubu, yetkilendirme ve ana hesap sürecindeki algılanan eşitsizlikleri düzeltmeye ve bu sürece ek açıklık getirmeye odaklanmış gibi görünmektedir. Buna göre, Raporda, yetkilendirme veya ana hesap edinme süreciyle ilgili şeffaflığın ve zamanında ilerlemenin artırılmasının önemi vurgulanmakta ve Kurumların, aksi takdirde uygun olan kuruluşların yalnızca dijital varlık faaliyetlerine katılımları nedeniyle banka yetkilendirmeleri edinmeleri, federal mevduat sigortası edinmeleri veya Federal Rezerv ana hesapları veya hizmetleri almalarını yasaklamamaları gerektiği vurgulanmaktadır.

Başkanlık Çalışma Grubu ayrıca, Kurumların yetkilendirme lisansı ve Federal Rezerv ana hesabı talepleri için tamamlanan başvurular hakkında karar alma için beklenen zaman çizelgelerini yönetmeliklerde netleştirmelerini ve tanımlamalarını önermiştir. Bu önerilerden biri, ilgili başvuru için düzenleyici sürelere uyulmaması durumunda başvurunun onaylanmış sayılması gerektiğidir. Başkanlık Çalışma Grubu, buna ek olarak, Kurumların tamamlanan başvuruların sayısı ve ortalama inceleme süresi hakkında kamuoyuna bilgi vermelerini önermiştir.

3.4. Üçüncü tarafların kullanımı [use of third parties]

Rapor, dijital varlık hizmetleri sunmak için üçüncü bir tarafla çalışmak tek başına bir konu olarak ele alınmasa da, topluluk bankaları ve diğerlerinin dijital varlık hizmetleri sunmak için üçüncü tarafları kullanmalarına ilişkin çok sayıda referans içermektedir. Bu bağlamda, bankacılık kurumlarının bu tür dijital varlıklarla ilgili hizmetleri sağlamak için üçüncü taraf hizmet sağlayıcılarına güvendiği ve güvenmeye devam edeceği kabul edilmektedir. Rapordan bazı örnekler şunlardır:

  • “Örneğin, bankaya ait dağıtık bir muhasebe platformu, şirket içinde veya üçüncü taraf sağlayıcılar tarafından geliştirilen bileşenlerden ve çözümlerden yararlanabilir. Benzer şekilde, bir banka, ürünlerini üçüncü taraf platformlardaki beyaz etiketli teklifler aracılığıyla tokenleştirmeye karar verebilir.”[16]
  • “Perakende müşterilerine dijital varlık piyasalarına erişim imkânı sunmak isteyen bankalar, bu hizmetleri üçüncü bir taraf aracılığıyla sağlamayı deneyebilirler.”[17]
  • “Bu nedenle, [dijital varlıklarla ilgili kredi hizmetleri] sunmak isteyen bankalar genellikle teminatları saklamak, değerlemeler sağlamak, teminat çağrılarını yönetmek, akıllı sözleşmeler geliştirmek veya uygun olduğu takdirde diğer hizmetleri sağlamak için üçüncü bir tarafla çalışırlar.”[18]

Raporda da belirtildiği gibi, 14 Temmuz 2025 tarihli Bankacılık Kuruluşları Tarafından Kripto Varlıkların Saklanması Hakkında Ortak Açıklama ve Parasal Denetim Ofisi’nin 1184 sayılı kararı da dâhil olmak üzere, Kurumlar tarafından kripto saklama hizmetlerine ilişkin olarak yayınlanan son kılavuz, bankacılık kuruluşlarının kripto saklama hizmetleri sağlamak için üçüncü tarafları alt saklama kuruluşu olarak kullanabileceğini açıklığa kavuşturmuştur. Bu ilerlemeyi kabul eden Raporda, Kurumlar, bankaların üçüncü tarafları kullanımına ilişkin en iyi uygulamalar veya standartlar da dâhil olmak üzere, üçüncü tarafların altyapı sağlayıcıları veya diğer dijital varlık hizmetleri için kullanılmasına izin verilebilirlik konusunda daha fazla kılavuz yayınlamaya çağırılmaktadır.

  1. Önemli Noktalar [takeaways]

Raporda, dijital varlık piyasalarına uygulanacak düzenleyici çerçeveyi ve bankacılık kuruluşlarının bu piyasalarda ve dijital varlık ürünleri ve şirketleriyle etkileşimini şekillendirme çabalarında devam eden önemli bir gelişme daha ortaya koyulmaktadır. Raporda, yalnızca Başkanlık Çalışma Grubu üyelerinin ve bir dereceye kadar Kurum çalışanlarının görüşleri değil, aynı zamanda bankacılık sektörünün sağladığı girdiler de yansıtılmaktadır. Dolayısıyla, Raporda yer alan öneriler, Kurumların takip edeceği bir tür gayrı resmi gündemi temsil edebilir. Kural koyma ve gözetim öncelikleri henüz netleşmemiş olsa da ve yasal gelişmeler ile ekonomik veya piyasa olayları Kurumların planlarını etkileyecek şekilde müdahale edebilse de, önümüzdeki aylarda aşağıdaki alanlarda eylem beklenmesi makul görünmektedir:

  • Dijital varlıkları içeren çeşitli bankacılık faaliyetlerinin yasal olarak izin verilebilirliğine ilişkin ek rehberliğin yayınlanması [publication of additional guidance regarding the legal permissibility of various banking activities involving digital assets]. Özellikle, “asıl” faaliyet ve işlemlerde bulunma, ABD Sabit Kripto Paraları için Ulusal Yeniliğin Yönlendirilmesi ve Oluşturulması Yasası’nın yürürlüğe girmesiyle birlikte mevduatı tokenleştirme ve sabit kripto para rezervi tutma konusundaki yasal yetkinin açıklığa kavuşturulması ve kredi verme işlevlerini yerine getirme veya dijital varlık kredi teminatı tutma yetkisi, daha fazla rehberliğe ihtiyaç duyabilecek ilgi alanlarıdır.
  • Kurumlar, dijital varlık faaliyetlerine ilişkin yeni teklifleri değerlendirmeye ve bankacılık kuruluşlarının pilot programlar veya “düzenleyici deneme ortamları” marifetiyle bu tür faaliyetlerde bulunmasına izin vermeye daha istekli olabilir.
  • Kurumlar, muhtemelen diğer federal kurumlar veya kural koyan sektör kuruluşlarıyla koordinasyon halinde, hızla gelişen teknolojiler ışığında dijital varlık faaliyetlerinde bulunma ve siber güvenlik ve yasadışı finans riskinin yönetimi için teknolojik koşulları ele alan rehberlik yayınlayabilir veya denetim beklentilerini açıklığa kavuşturabilir.

Kurumların denetim politikaları, dijital varlık faaliyetlerine daha yoğun olarak katılan bankalara ilişkin denetim sürecinde tarafsızlığın ve ayrımcılık yapılmamasının sağlanması amacıyla daha da değiştirilebilir.

Federal Rezerv, tüm başvuranların öznel bir sürece katılımını sağlamak amacıyla, “yeni imtiyaz/lisans” türleri tarafından ana hesap erişimi konusundaki tutumunu resmi veya gayrı resmi olarak değiştirebilir. Özellikle, önde gelen bankacılık sektörü ticaret birlikleri, mevduat kuruluşları ve banka dışı kuruluşlar için Federal Rezerv ana hesaplarına eşit erişimi desteklememektedir ve bu konuda paydaşlar arasında bir fikir birliğinin olmaması, Federal Rezerv’in daha ılımlı bir eylemde bulunmasına yol açabilir.

[1] Anılan Rapor için bkz. < https://www.whitehouse.gov/wp-content/uploads/2025/07/Digital-Assets-Report-EO14178.pdf >; Kararname için bkz. < https://www.whitehouse.gov/fact-sheets/2025/01/fact-sheet-executive-order-to-establish-united-states-leadership-in-digital-financial-technology/ >; Bilgilendirme metni için bkz. < https://www.whitehouse.gov/fact-sheets/2025/07/fact-sheet-the-presidents-working-group-on-digital-asset-markets-releases-recommendations-to-strengthen-american-leadership-in-digital-financial-technology/ >.

[2] Yapay Zekâ ve Kripto Özel Danışmanı David Sacks başkanlığındaki Çalışma Grubu, Hazine Bakanı, Başsavcı, Ticaret Bakanı, Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu Başkanı, Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu Başkan Vekili ve diğer Kabine üyeleri ve danışmanlardan oluşmaktadır. Grupta federal bankacılık kurumlarının üst düzey yöneticilerinden temsilci bulunmamaktadır; ancak Raporda, Grubun tavsiyelerini oluştururken Federal Rezerv Sistemi Yönetim Kurulu, Para Birimi Kontrol Ofisi, Federal Mevduat Sigortası Kurumu ve Ulusal Kredi Birliği İdaresi ve bunların görevlendirdiği kişilerle istişare ettiği belirtilmektedir.

[3] Raporda, dijital varlıklarla ilgili altı temel konu ele alınmakta ve her birine ilişkin özel öneriler sunulmaktadır. Konular şunlardır: (1) Dijital Varlık Ekosistemi; (2) Dijital Varlık Piyasası Yapısı; (3) Bankacılık ve Dijital Varlıklar; (4) Sabit Kripto Paralar ve Ödemeler; (5) Yasadışı Finansmanla Mücadele ve (6) Vergilendirme. Bu yazıda, Raporun Bankacılık ve Dijital Varlıklar bölümünün temel yönleri vurgulanmakta ve finans kuruluşları için önemli son gelişmeler ve önemli noktalar tartışılmaktadır.

[4] Bu yazıda zikredilen kurumların İngilizce unvanları şöyledir: [Federal Reserve System (Federal Reserve), Office of the Comptroller of the Currency (OCC), Federal Deposit Insurance Corporation (FDIC) and National Credit Union Administration].

[5] Ortak beyanların İngilizce ve Türkçe adları şu şekildedir: [the Joint Statement on Crypto-Asset Risks to Banking Organizations and the Joint Statement on Liquidity Risks to Banking Organizations Resulting from Crypto-Asset Market Vulnerabilities; (Bankacılık Kuruluşları için Kripto Varlık Risklerine İlişkin Ortak Beyan ve Bankacılık Kuruluşları için Kripto Varlık Piyasası Güvenlik Açıklarından Kaynaklanan Likidite Risklerine İlişkin Ortak Beyan)].

[6] İngilizcesi şöyledir: [anti-money laundering and countering the financing of terrorism].

[7] Bkz. 12 U.S.C. § 1813(l); 12 C.F.R. § 204.2(a).

[8] Önerilerin İngilizcesi şöyledir: [Digital asset custody; The use by banking organizations of third parties to perform certain functions, including infrastructure support; Holding stablecoin reserves as deposits (with consideration to be given to implications relating to the recent adoption of the GENIUS Act), “on-balance sheet” or “as principal” activities involving digital assets; Participating in pilots and experiments related to digital assets, Tokenization and use of DLT/permissionless blockchains].

[9] Anılan yasanın İngilizce adı şu şekildedir: [Guaranteeing Essential National Infrastructure in US-Stablecoins Act].

[10] FDIC, FDIC Clarifies Process for Banks to Engage in Crypto-Related Activities, FIL-7-2025 (Mar. 28, 2025).

[11] Basın duyurusu: Federal Reserve Board announces the withdrawal of guidance for banks related to their crypto-asset and dollar token activities and related changes to its expectations for these activities (Apr. 24, 2025).

[12] Federal Rezerv Yasası’nın 9(13) no.lu maddesi hakkında Politika Beyanı (27 Ocak 2023), 12 CFR § 208.112’de düzenlenmiştir.

[13] 12 CFR § 208.112(b).

[14] Rapor, s.70.

[15] 87 Fed. Reg. 51.099 (19 Agus 2022).

[16] Rapor, s.67, dipnot 227.

[17] Rapor, s.69.

[18] Bkz. dipnot “17”.

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.