Dünyanın Dört Bir Yanındaki Şirketlerin ‘Avrupa Birliği Sürdürülebilirlik Raporlaması’ Hakkında Bilmesi Gerekenler*

1. Giriş

Kasım 2022’nin ortalarında Avrupa Parlamentosu, 2014 Finansal Olmayan Raporlama Direktifi’nin (Non-Financial Reporting Directive; NFRD) büyük bir genişleme niteliğinde olan Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlaması Direktifi’ni (Corporate Sustainability Reporting Directive; CSRD) kabul etti. Yeni kurallar, sürdürülebilirlik konusunda kamuyu aydınlatma sağlaması gereken şirket sayısını dört katına çıkaracak ve raporlama yükümlülüklerini Avrupa Birliği’nde (AB) önemli bir varlığı olan Avrupalı olmayan şirketlere genişletecektir. Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen yasaları kabul eden ulusal bakanlar organı olan Avrupa Birliği Konseyi, bu son versiyonu 11 Kasım 2022 tarihinde onayladı. Direktifin uygulanması, 2024 yılının başında daha büyük şirketlerle başlayacak ve sonraki iki yıl içinde daha küçük şirketlere sunulacaktır.

Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlaması Direktifi’nin kamuyu aydınlatma yükümlülükleri, Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlaması Direktifi’ne tabi olacak şirketler için standartlaştırılmış bir kurallar çerçevesi olan Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartlarında (European Sustainability Reporting Standards; ESRS) ilan edilmiştir. 2020 gibi erken bir tarihte, Avrupa Komisyonu, yeni sürdürülebilirlik raporlama standartlarının hazırlanmasını, öncelikle AB tarafından finanse edilen özel bir birlik olan Avrupa Finansal Raporlama Danışma Grubuna (European Financial Reporting Advisory Group; EFRAG) devretmiştir. Avrupa Finansal Raporlama Danışma Grubu, ilk taslak ve geri bildirim döneminden sonra, kirlilik, iklim değişikliği, değer zincirindeki çalışanlar, son kullanıcılar ve iş yapma biçimi gibi 12 raporlama standardını içeren nihai sürümü Kasım 2022’de onaylamıştır.

2. Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlaması Direktifi, AB üyesi olmayan şirketler için geçerli midir?

En önemlisi, bu karar AB dışındaki şirketleri etkiliyor. Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlaması Direktifi’nin yıllık üretimi 150 milyon Amerika Birleşik Devletleri (ABD) doları veya daha fazla olarak tanımladığı AB’de geniş bir varlığı olanlar, Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlaması Direktifi’nin raporlama yükümlülüklerine tabi olacaktır. Nitelikli AB dışı şirketler, Avrupalı şirketler ile aynı yıllık raporu sunmak zorunda kalacaklardır. Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlaması Direktifi, Avrupa Komisyonu’nun yabancı sürdürülebilirlik raporlama standartlarını Avrupa esaslı yükümlülüklere eşdeğer olarak kabul etmesine izin vermekte ve bu nedenle yabancı şirketleri mükerrer raporlamadan muaf tutmaktadır. Bununla birlikte, AB’nin önerilen ve denenmemiş ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (U.S. Securities and Exchange Commission; SEC) raporlama yükümlülüklerini sağlam Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları yükümlülüklerine eşdeğer olarak kabul etmesi ise pek olası görünmüyor.

3. Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlaması Direktifi’nin Getirdiği Yükler

Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlaması Direktifi’ne belki de en külfetli ekleme, şirketlerin sürdürülebilirlik raporlarının bağımsız olarak denetlenmesi ve sertifikalandırılması koşuludur. AB Konseyi ve Avrupa Parlamentosu’nun 2022 yılı yazında üzerinde anlaşmaya vardığı bu yükümlülük, şirketlerin tüketicileri veya düzenleyicileri yatıştırmak için sürdürülebilirliklerini abartma pratiği olan yeşil aklamaya (greenwashing) yönelik küresel bir tepkinin ortasında geliyor.

Politika yapıcılar, özellikle sürdürülebilirlik raporlaması daha resmi hale geldikçe, bu uygulamayı engellemenin yollarını tasarlamaya devam ediyor. Avrupa Menkul Kıymetler ve Piyasalar Otoritesi (European Securities and Markets Authority; ESMA) kısa bir süre önce, yatırımlarının %80’inin ESG (environmental, social, and governance; çevresel, sosyal ve kurumsal yönetişim) politikalarını desteklemesini sağlamak için ESG ile ilgili bir ada sahip herhangi bir yatırım fonu gerektirecek taslak yönergeler yayınladı. Aynı zamanda, Avrupa Menkul Kıymetler ve Piyasalar Otoritesi ve diğer AB finansal düzenleme otoriteleri, gelecekteki politika oluşturmaya rehberlik etmesi için özellikle finans sektöründe yeşil aklama ile ilgili riskleri daha iyi anlamak için sektör uzmanlarından resmi olarak yardım istedi.

4. Olası ilave kurallar

Yeşil aklama ile mücadele etmek için Birleşik Krallık, varlık yöneticilerinin sürdürülebilirlik iddialarını desteklemelerini zorunlu kılan kurallar da önerdi. Birleşik Krallık finans endüstrisinin işleyişini düzenleyen kurum olan Finansal Davranışlar Otoritesi’nin (Financial Conduct Authority; FCA), ESG ile ilgili etiketleri kısıtlayacak ve herhangi bir sürdürülebilir olduğu iddia edilen yatırım ürünü için tüketiciye yönelik açıklamalar gerektirecek kuralları 2023 ortasına kadar tamamlaması bekleniyor.

Sürdürülebilirlik verileri için gelişen bu pazar, ESG verileri sağlayan ve şirketlerin sürdürülebilirliğini derecelendiren çok sayıda firma ve kar amacı gütmeyen kuruluş yaratmıştır. Bir sonraki yeşil yıkama koruması basamağı, bu veri sağlayıcıları düzene sokuyor ve düzenliyor gibi görünüyor. Geçen yıl, Uluslararası Menkul Kıymetler Komisyonları Örgütü (International Organization of Securities Commissions) dünyanın dört bir yanındaki düzenleyicileri ESG derecelendirme sağlayıcılarının saydamlığını artırmaya çağırdı. İngiltere’deki Finansal Davranışlar Otoritesi kısa süre önce derecelendirme sağlayıcıları için resmileştirilmiş bir davranış kuralları üzerinde çalıştığını duyurdu ve sağlayıcıları bu arada herhangi bir çıkar çatışmasını önlemek için gönüllü davranış kurallarına uymaya teşvik etmiştir. AB’nin takip edip etmeyeceğini veya Birleşik Krallık’ın ESG sıralamalarını millileştirilmiş bir hizmet haline getirme ihtiyacını görüp görmediğini ise zaman gösterecektir.

5. Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlaması Direktifi risk oluşturur ve uyumluluk için hazırlık gerektirir

Bu arada şirketler risk altındadır. Yargı sınırları boyunca çelişen koşullar, iş dünyasında gerçek endişelere yol açar. Düzenleyici makamlar, yetkililer arasında uyum sağlamadan yeni yükümlülükler getirirken, işletmeler bazen biraz farklı veri taleplerine yanıt olarak aynı veri kümelerini ele alan açıklamalar yapacaktır. Bu küçük farklılıklar gönüllü sürdürülebilirlik raporlamasıyla birleştirildiğinde, şirketler istemeden başarısız olmaya hazırdır. İklim ile ilgili çelişkili raporlama ve kamuyu aydınlatma, günümüzde şirketlerin karşı karşıya olduğu en önemli riskler arasında yer alıyor. Altta yatan verilerin anlaşılması da dâhil olmak üzere dikkatli bir hazırlık çok önemlidir.

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.