ESG ve Hissedar Değeri: Sürdürülebilir Yatırımlar İçin Argüman Oluşturma

Çevresel, Sosyal ve Kurumsal Yönetişim (Environmental, Social, and Governance-ESG) girişimlerine yatırım yapma konusunda kararsız olan şirketler genellikle üç önemli şeyi bilmek ister:

  • Yatırım uzun vadede hissedarlara değer kazandıracak mı?
  • ESG yatırımlarından elde edileceği varsayılan maliyet tasarrufu ve verimlilik nereden gelecek?
  • ESG’ye yatırım yapmak şirketin profilini nasıl iyileştirecek ve onu nasıl daha rekabetçi hale getirecek?
  1. Neden ESG?

Geniş anlamda ESG, şirketlerin (Ç)evresel etkileri (karbon ayak izi, atık yönetimi), (S)osyal sorumlulukları (örneğin işçi sağlığı ve güvenliği, toplum katılımı, hayırseverlik) ve kurumsal (Y)önetişim (yolsuzlukla mücadele, şeffaflık) açısından nasıl yönetilmesi gerektiğine ilişkin fikirlerin oluşturduğu bir çerçevedir.

Bir şirket ESG ilkelerine bağlı kalarak yatırımcılarına, müşterilerine, çalışanlarına ve diğer paydaşlarına kuruluşun sürdürülebilir, etik ve sosyal açıdan sorumlu iş uygulamalarına bağlı olduğunu gösterir.

Ancak daha yakın zamanda, ESG’ye yatırım yapmanın akıllıca bir iş yapma kararı olduğu da kanıtlanmıştır: şirketleri daha rekabetçi, dirençli ve kârlı hale getirmeye yardımcı olan bir karar. Thomson Reuters 2024 yılı Kurumsal ESG Durum raporuna göre, ankete katılan C-suite (en üst seviye yönetim grubu) ve işlevsel kurumsal liderlerin yüzde 71’i artık ESG yatırımlarını rekabet avantajı kaynağı olarak görmekte ve yüzde 82’si ESG’nin kurumsal performanstaki rolünün büyümeye devam edeceğine inanmaktadır ki; bu oran 2023 yılında yüzde 72 idi.

  1. ESG Yatırımları İçin İş Yapma Durumu

Bazı sektör çevrelerinden ESG’ye yönelik şüpheciliğe rağmen, ESG yatırımı için iş yapma gerekçesi oluşturmak nispeten kolaydır. Bunun nedeni, ESG ilkelerini benimsemenin yalnızca sosyal açıdan sorumlu bir şey olmamasıdır; ESG girişimleri ayrıca şirketleri maliyetleri düşüren, verimliliği artıran, riski hafifleten ve özellikle tedarik zincirinde gelecekteki kesintilere karşı koruma sağlayan şekillerde çalışmaya teşvik eder.

Sürdürülebilirlik ve sürdürülemezlik

Örneğin, herhangi bir ESG programındaki temel ölçütlerden biri sürdürülebilirliktir. Sürdürülebilirliğin çevresel tarafı, iklim değişikliği ile ilgili artan riskler nedeniyle en çok ilgiyi görse de, bir şirketin sürdürülebilirlik profilini oluşturmak için bir araya gelen sosyal ve kurumsal yönetişim bileşenleri de vardır.

Sürdürülemez bir şirket ile sürdürülebilir bir şirket arasındaki fark, kibrit ile güneş arasındaki farktır. Bir kibrit bir süre parlak bir şekilde yanabilir, ancak sonunda sönecektir, oysa güneş enerjisini yeniler ve ne olursa olsun sürekli parlar.

Sürdürülebilirlik, bir başka deyişle, işletmelerin uzun vadede hayatta kalmasının anahtarıdır.

Kısa vadede ESG uyumunun maliyetinin ne olabileceğine odaklanmak yerine, iş liderlerinin kendilerine şu soruyu sormaları gerekir: “Şirketim, bağlı olduğu doğal, insani veya diğer kaynakları tüketmeden veya yok etmeden uzun vadede kârlı bir şekilde faaliyet gösterebilir mi?”

Alternatif olarak, kurumsal liderler kendilerine şu soruyu da sorabilirler: “Sürdürülebilir bir şekilde faaliyet göstermek kuruluşa nasıl fayda ve para tasarrufu sağlayabilir?”

  1. Sürdürülebilirliğin Faydaları
  • Daha düşük işletme maliyetleri (lower operating costs): Sürdürülebilir işletmeler daha az kaynak kullanma ve kaynaklarını daha verimli kullanma eğilimindedir. ESG verileri daha düşük enerji maliyetleri, daha az atık ve daha verimli operasyonlar sağlayabilir; bunların hepsi uzun vadede para tasarrufu sağlar.
  • Daha düşük uyum maliyetleri (lower compliance costs): ESG uyumuna kendini adamış şirketlerin düzenleyici cezalara ilişkin riskleri daha azdır ve gelecekteki düzenleyici değişikliklerin önünde kalmak için daha iyi konumdadırlar.
  • Daha dayanıklı tedarik zincirleri (more resilient supply chains): Daha fazla şirket, özellikle çokuluslu şirketler, tedarikçilerinin ve satıcılarının ESG uygulamalarına uymasını zorunlu kılmakta; böylece tedarik zincirlerinin zorla çalıştırma, yolsuzluk, yasadışı kaynak kullanımı veya zincirin bütünlüğünü tehlikeye atabilecek diğer faktörler tarafından tehlikeye atılmamasını sağlamaktadır.
  • Gelişmiş risk değerlendirmesi (improved risk assessment): ESG veri gereksinimleri, şirketleri daha geniş bir risk yelpazesini (çevresel, ekonomik, sosyal, politik vb.) analiz etmeye ve bunu geleneksel risk değerlendirmelerinden çok daha bilinçli bir özgüllükle yapmaya teşvik eder ve şirketi olası tehditlerin daha çeşitli bir yelpazesinden korur.
  • Daha yüksek marjlar (higher margins): New York Üniversitesi Stern Sürdürülebilir İşletme Merkezi’ne göre[1], tüketiciler “sürdürülebilir” olarak pazarlanan bir ürün için, sürdürülebilir olmayan rekabetçi bir ürüne kıyasla yüzde 27,6’ya kadar daha fazla ödeme yapacaklardır. Nielsen ve McKinsey tarafından yapılan iyi bilinen bir ankete göre[2], tüketicilerin üçte ikisi (yüzde 66) olumlu sosyal ve çevresel etkilerle ilişkilendirilen ürünler için daha fazla ödeme yapmaya istekli olduklarını belirtmektedir.
  • Yenilik fırsatları (opportunities for innovation): Hemen hemen her iş sektöründe daha sürdürülebilir, çevre dostu ürün ve hizmetlere yer vardır ve bunun faydalarını bunları ilk yaratan şirket görür.
  • Gelişmiş marka itibarı (enhanced brand reputation): Müşterilerin, özellikle genç olanların, sürdürülebilirliğe ve toplumsal eşitliğe adanmış işletmeleri destekleme olasılığı daha yüksektir. ESG taahhüdüne ilişkin bir itibar, marka sadakatine ve karşılıklı güvene değer veren müşterileri ve yatırımcıları da çekebilir.
  • Çalışan morali/verimliliği (employee morale/productivity): Güçlü ESG taahhütleri olan şirketler, şirketin değerlerini paylaşan ve şirketin misyonuna inanan çalışanları çekme eğilimindedir. Sonuç: artan sadakat, daha az işten ayrılma, daha iyi genel moral ve artan verimlilik.
  1. ESG Faktörlerini Göz Ardı Etmenin Riskleri

ESG girişimlerini değerlendirirken göz önünde bulundurulması gereken bir diğer faktör ise ESG yükümlülüklerini göz ardı etmenin veya yok saymanın kendi risklerini beraberinde getirmesidir.

Düzenleyici cephede, dünya çapında daha fazla devlet kurumu şirketlerin ESG ile ilgili verileri raporlamasını zorunlu kılmakta -özellikle sera gazı emisyonları ve diğer endüstriyel atık türleri için- bu nedenle bu alanlarda mevzuata uyum zorunlu hale gelmektedir. Dahası, tedarik zincirini zorla çalıştırma veya yolsuzluktan korumamak, kaynak kesintilerinden bahsetmeye gerek yoktur ki, ağır cezalara ve itibar kaybına yol açabilir.

ESG’yi göz ardı eden şirketler ayrıca daha çevre dostu seçenekler sunan veya daha sosyal sorumluluk sahibi olduğu düşünülen rakiplerine karşı pazar payı kaybetme riskiyle karşı karşıyadır. Benzer şekilde, “yeşil aklama” (greenwashing) olarak bilinen şüpheli bir uygulama yoluyla sürdürülebilirliğe önem veriyormuş gibi görünen şirketler, sürdürülebilirlik iddialarının yanlış veya yanıltıcı olduğu kanıtlanırsa sert bir kamuoyu tepkisi ve olası para cezaları yaşayabilir.

  1. ESG Konusundaki Yaygın Yanlış Anlamalar ve Endişeler

Ancak ESG’yi temel bir iş prensibi olarak benimsemek tartışmasız değildir ve zaman zaman bunun etkinliği konusunda endişeler ortaya çıkmaktadır.

ESG’ye yönelik en yaygın eleştiri, gereksinimlerinin çok karmaşık olmasıdır. Ve evet, ESG programları şirketlerden normalde yapabileceklerinden daha fazla veriyi takip etmelerini, kaydetmelerini ve raporlamalarını ister; ancak ESG veri toplama ve raporlamasını otomatikleştirmeye yardımcı olmak, yasal uyum sürecini kolaylaştırmak ve uzun vadede zamandan tasarruf etmek için ESG’ye özgü birçok yazılım aracı mevcuttur.

Diğer eleştirmenler, ESG’ye atfedilen faydaların nicelleştirilmesinin zor olduğunu, çünkü ESG’nin bir şirket üzerindeki etkisini diğer tüm olası faktörlere göre izole etmenin imkânsız olduğunu savunmaktadır. Bu da geçerli bir eleştiri olabilir; ancak yine de, ESG sorunları olmasaydı başarılı, ESG uyumlu bir şirketin aynı dönemde nasıl bir performans gösterebileceğini bilmek de imkânsızdır.

  1. ESG ve Uzun Vadeli Değer Yaratma

ESG girişimlerinin gücü, şirketlerin hissedarlar için uzun vadeli değer yaratmasına yardımcı olmaları ve aynı zamanda şirketin misyonunu ve değerlerini topluma ve çevrenin korunmasına olumlu katkılarla uyumlu hale getirmeleridir. Zamanla, diğer faydalar da artar (örneğin, paydaş sadakati, ekonomik verimlilik, inovasyon fırsatları) ve birikimli ödül, giderek belirsizleşen bir dünyanın şoklarına ve kesintilerine dayanmaya daha iyi hazırlanmış, daha sürdürülebilir ve dayanıklı bir iş modelidir.

Ancak sonunda, ESG’yi benimseme veya benimsememe kararı, zaman içinde kuruluşun en iyi çıkarına olabilecek veya olmayabilecek kısa vadeli çözümler yerine uzun vadeli değer yaratmaya öncelik verme kararına dayanır. Kısa vadeli finansal hedefleri uzun vadeli ESG hedefleriyle dengelemek elbette zor olabilir, ancak birçok sektörde, ESG standartlarını proaktif bir şekilde benimseyen şirketler, sürdürülebilirlik ve sosyal sorumlulukta lider olarak kendilerini kurma fırsatına da sahiptir ve bu da ek bir rekabet avantajı olabilir.

Ayrıca, ESG ile ilgili teknolojiye yatırım yapan şirketlerin aynı zamanda güçlü bir ek veri kaynağına da yatırım yaptığı unutulmamalıdır. Bu veriler, zaman ve para tasarrufu sağlayan operasyonel verimlilikleri artırmak ve liderlere aksi takdirde gözden kaçabilecek stratejik istihbarat sağlamak için kullanılabilir.

[1] <https://www.stern.nyu.edu/experience-stern/about/departments-centers-initiatives/centers-of-research/center-sustainable-business/research/csb-sustainable-market-share-index>.

[2] <https://nielseniq.com/global/en/insights/report/2023/consumers-care-about-sustainability-and-back-it-up-with-their-wallets/>.

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.