Finansal İşlemlerde Devrim Yaratmak: Hindistan Menkul Kıymetler ve Borsa Kurulu’nun ‘Bir Saatlik Alım Satım (İşlem) Uzlaşma’ Sıçramasının İncelenmesi*

 

1. Giriş

Geçtiğimiz günlerde Hindistan Menkul Kıymetler ve Borsa Kurulu (SEBI) Başkanı Bayan Madhabi Puri Buch, çığır açan bir duyuruyla Hindistan Menkul Kıymetler ve Borsa Kurulu’nun Mart 2024’e kadar Hint borsalarında bir saatlik alım satım (işlem) anlaşması (one-hour trade settlement) uygulamayı planladıklarını açıkladı. Ona göre Hindistan, Dünyada bir saatlik işlem takasına (trade settlement) doğru ilerleyen ilk yargı alanı ve anında çözüme giden yolda bir basamak olacaktır.

Bu makalede, Hindistan Menkul Kıymetler ve Borsa Kurulu’nun Hindistan’da bir saatlik ticari uzlaşma sistemini uygulamaya koymasının kapsamlı bir analizi sunulmakta; artan piyasa verimliliği ve azaltılmış takas riskini kapsayan bu sistemin belirli avantajları vurgulanmaktadır. Ayrıca, makalede, ağırlıklı olarak potansiyel endişelere, özellikle de artan piyasa oynaklığına ve önemli teknolojik gelişmelere yönelik zorunluluklara odaklanılmaktadır. Makalede, yeni uzlaşma/takas çerçevesinin sorunsuz bir şekilde benimsenmesi için gerekli olan titiz uygulama ve eğitime önemli bir vurgu yapılmakta; keza, güçlü risk yönetimi stratejileri gerektiren dolandırıcılık faaliyetlerine karşı potansiyel duyarlılığın altı çizilmektedir.

2. Bir Saatlik Takas (Ticari Uzlaşma) Nedir?

Takas, takas tarihinde para ve menkul kıymetlerin transferini içeren iki yönlü bir süreçtir. Borsada işlem gören bir şirketten satın alınan paylar alıcıya teslim edildiğinde ve satıcı ödemeyi aldığında işlem anlaşması tamamlanmış sayılır. Hindistan, 25 Şubat 2022 tarihinden itibaren, operasyonel verimlilik, daha hızlı fon transferleri, hisse teslimi ve borsa oyuncuları için kolaylık sunan, en çok kote edilen menkul kıymetlerde “işlem artı bir” (T+1) takas döngüsünü başlatan dünyada ikinci ülke oldu. İşlem artı bir (T+1) takas/uzlaşma döngüsü, işlemlere ilişkin uzlaşmanın bir gün içinde gerçekleşeceği anlamına gelir.

Ancak artık 1 saatlik alım-satım anlaşmasının getirilmesi ile birlikte yatırımcı bir hisseyi sattığında, satış geliri bir saat içinde hesabına yatırılacak ve alıcı da satılan hisseleri aynı süre içinde vadesiz hesabına alacaktır. Bu, mevcut T+1 uzlaşmasına kıyasla uzlaşma süresinin önemli ölçüde azalmasına yol açacaktır.

3. Bir Saatlik Takas/Uzlaşma Rejimini Uygulamanın Faydaları

Bir saatlik ticari uzlaşma sistemi, finansal piyasalara çok sayıda avantaj sağlayan devrim niteliğinde bir yaklaşımdır. Bu yenilikçi sistem, piyasa verimliliğini önemli ölçüde artırırken aynı zamanda özellikle karşı taraflarla ve piyasa dalgalanmaları ile ilişkili takas risklerini azaltmak için titizlikle tasarlanmıştır. Bu sistemin temel dayanağı, işlemlerin yalnızca bir saatlik bir zaman dilimi içinde hızlı bir şekilde sonuçlandırılmasıdır ki; bu, yatırımcılar ve daha geniş finansal ekosistem için çok sayıda avantajın kilidini açan bir özelliktir. Bu hızlı ödeme döngüsünün birincil faydası, yatırımcıların varlıklarına ve işlemlerinden elde edilen gelirlere erişme hızıdır. Yeni keşfedilen bu çeviklik, piyasadaki likiditeyi destekleyerek yatırımcıların fonlarını hızlı bir şekilde yeniden yatırmalarına olanak tanımaktadır.

Sonuç olarak, bu sadece bireysel yatırımcılara fayda sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda piyasanın genel istikrarına da katkıda bulunuyor. Bu sistem, finansal taahhütlerin açık olduğu süreyi en aza indirerek piyasa aksama potansiyelini azaltır ve finansal altyapıya olan bağımlılığı artırır. Bu avantajlara ek olarak, böylesine yenilikçi bir sistemin uygulanması, Hindistan’ı küresel finansal inovasyonda ön sıralara yerleştiriyor. Hindistan’ın teknolojik açıdan gelişmiş ve rekabetçi bir piyasa ekosistemini besleme konusundaki kararlılığının altını çiziyor. Bu hamle yalnızca yerli yatırımcıları çekmekle kalmıyor, aynı zamanda Hindistan’ı son teknoloji ve verimli bir finansal piyasa arayan uluslararası yatırımcılar için cazip bir varış yeri (destinasyon) olarak konumlandırıyor. Bir saatlik ticari uzlaşma sistemi, finansal piyasalar alanında önemli bir ilerlemeyi temsil ediyor.

4. Bir Saatlik Ticari Uzlaştırma Sisteminin Dezavantajları

Bir saatlik ticari uzlaşma sisteminin uygulamaya konması, finansal ekosistem için umut verici bir geleceğin göstergesidir. Ancak, bu ilerici değişimin aynı zamanda dikkatli bir şekilde ele alınması gereken bazı dezavantajlar ve zorluklar da ortaya çıkarabileceğini kabul etmek çok önemlidir. Olası dezavantajlar şu şekilde özetlenebilir:

4.1. Piyasa Oynaklığı (market volatility): Bir saatlik ticari uzlaşma sisteminin devreye girmesi ve fonların hızlı transferi ile likidite katlanarak artacaktır. Likiditedeki bu artış, piyasa katılımcıları arasında aciliyet hissine yol açabilir ve bu da onların alım satım (işlem) davranışlarını etkileyebilir. Genel olarak daha fazla likidite ve artan işlem hacmi takdir ediliyor ancak bunun da bazı dezavantajları vardır. Örneğin, daha fazla likidite daha az istikrara ve daha fazla oynaklığa yol açabilir ve bu nedenle yatırımcılar, özellikle piyasanın belirsiz olduğu veya son dakika haberlerinin olduğu zamanlarda hızlı kararlar almak zorunda hissedebilirler. İşlemleri gerçekleştirmeden önce piyasa koşullarını veya şirket temellerini kapsamlı bir şekilde analiz etmek için yeterli zamanları olmayabilir. Bu, dürtüsel alım satım kararlarına yol açabilir ve böylece üst ve alt devrelerin düzenli olarak etkilenmesine neden olabilir. Sıkıştırılmış takas penceresi, satımcıları daha kısa bir zaman dilimi içinde menkul kıymet satın almaya veya satmaya teşvik eder. Sonuç olarak, yatırımcılar işlemlerini tamamlamak için acele ettikçe fiyat dalgalanmaları daha belirgin hale gelebilir ve potansiyel olarak fiyat dalgalanmalarının artmasına yol açabilir.

Ayrıca, satımcılar haberlere, kazanç açıklamalarına veya ekonomik verilere daha dürtüsel tepki verebilir ve bu da abartılı piyasa hareketlerine yol açabilir. Bir saatlik bir ödeme sisteminde, bilginin sindirilmesi ve rasyonel karar alınması için sınırlı bir süre olacaktır, bu da aşırı tepki ve sürü davranışı riskini artıracaktır. Bu nedenle, daha değişken bir piyasa algısı, kurumsal fonlar veya bireysel yatırımcılar gibi uzun vadeli yatırımcıların katılımını engelleyebilir. Daha az riskli varlıkları veya daha uzun ödeme döngülerine sahip yatırım araçlarını tercih edebilirler.

4.2. Teknolojik ve Altyapısal Kısıtlamalar (technological & infrastructural constraints): Bir saatlik ticari uzlaşma sistemine geçiş, borsaların, aracı kurumların ve diğer piyasa katılımcılarının teknolojisinde ve altyapısında önemli iyileştirmeler yapılmasını gerektirmektedir. Buna, artan işlem hacmi ve hızıyla başa çıkabilmek için işlem platformlarının ve iletişim ağlarının geliştirilmesi de dâhildir. Böyle bir sistemde, emir gerçekleştirme, işlem onayı ve ödeme talimatları da dâhil olmak üzere alım satımlar ile ilgili tüm verilerin gerçek zamanlı olarak işlenmesi gerekir. Bu, doğruluğu sağlamak ve hataları en aza indirmek için yüksek hızlı veri işleme ve analiz yeteneklerini gerektirir.

Düzenleyici otoriteler, gerçek zamanlı izleme, gözetim ve raporlama için sağlam teknoloji çözümlerine ihtiyaç duyacaktır. İşlem (alım satım) usulsüzlüklerini ve piyasa suiistimallerini derhal takip edebilmeli ve araştırabilmelidirler. Hindistan Menkul Kıymetler ve Borsa Kurulu Başkanı Bayan Madhabi Puri Buch, bir saatlik takas anlaşmasına varmak için gerekli teknolojinin şu anda mevcut olduğunu belirtmiştir. Ancak bir saatlik ticari uzlaşma sisteminin uygulanması, finansal ekosistem genelinde teknoloji ve altyapının kapsamlı bir şekilde elden geçirilmesini gerektirmektedir. Piyasanın düzgün işleyişini ve işlemlerin zamanında sonuçlanmasını sağlamak için önemli yatırımlar, dikkatli planlama ve sürekli izleme gerekir. Teknoloji ve altyapıdaki herhangi bir zayıflık veya başarısızlık, operasyonel kesintilere yol açabilir ve daha kısa ödeme döngüsünün faydalarını zayıflatabilir.

4.3. Ücret Sorunları (fee considerations): Hindistan Menkul Kıymetler ve Borsa Kurulu’nun bir saatlik işlem anlaşması sunmaya yönelik son girişimi, Hindistan finans sektörünün modernizasyonuna yönelik övgüye değer bir adımı temsil ediyor. Ancak bu gelişmeye, özellikle de artan ücretler açısından potansiyel sonuçlara yönelik anlayışlı bir gözle yaklaşmak zorunludur.

Şu anda Hindistan Menkul Kıymetler ve Borsa Kurulu, borsa aracıları tarafından yürütülen tüm menkul kıymet işlemlerinden %0,0001 oranında nominal bir ücret almaktadır. Bu bir alım veya satım işleminde yer alan her bir ‘crore’ (10 milyon) için yalnızca 10 Rs anlamına gelir. Ancak şimdi, bu çabayla ilgili teknolojik ve uygulama maliyetlerinde olası artışa ilişkin varsayımlar su yüzüne çıkmıştır. Bu da Hindistan Menkul Kıymetler ve Borsa Kurulu’nu tüm menkul kıymet işlemlerinde ücretleri artırmayı düşünmeye sevk edebilir.

Yeni finansal yükler getirmekten kaçınırken; temel hedefin, piyasadaki tüm paydaşlar için erişilebilirliği ve operasyonel verimliliği artırmaya odaklı kalması çok önemlidir. Şeffaflık taahhüdünün yanı sıra sıkı bir fayda-maliyet analizi yürütmek, olası ücret ayarlamalarının desteklenmesi açısından zorunludur. Teknolojik ilerleme ile piyasa çıkarlarının korunması arasında bir denge kurmak çok önemlidir, çünkü ücretlerdeki aşırı artış, Hindistan Menkul Kıymetler ve Borsa Kurulu’nun teşvik etmeye çalıştığı yeniliği potansiyel olarak engelleyebilir.

4.4. Piyasanın Kötüye Kullanılması (market abuse): Daha kısa ödeme döngüsü, piyasa manipülatörlerine düzenleyici gözetim için sınırlı süreyi kullanma fırsatları sunabilir. Pompala ve boşalt planları gibi manipülatif alım satım uygulamalarının, düzenleyici otoriteler tarafından gerçek zamanlı olarak tespit edilmesi ve önlenmesi daha zor hale gelebilir. Bu nedenle, bir saatlik uzlaşma anlaşması ile ilgili potansiyel tehlikelerin farkına varılması çok önemlidir. Kısa uzlaşma süresi nedeniyle işlem verilerinin tam olarak incelenmesi ve doğrulanması için çok az zaman vardır. Bu kısa zaman dilimi dolandırıcıların sistemden faydalanmasına olanak tanıyabilir. Borsada işlem gören şirketlere ilişkin Hindistan Menkul Kıymetler ve Borsa Kurulu açıklama normlarına uygun olarak, yönetim kurulu toplantıları sırasında ulaşılan sonuçların, söz konusu toplantıların ertelenmesini takiben 30 dakikalık kesin bir süre içinde derhal Hindistan Menkul Kıymetler ve Borsa Kurulu’na iletilmesi gerektiği öngörülmektedir. Bununla birlikte, bir saatlik ticari uzlaşma sisteminin uygulanması, kısaltılmış zaman dilimi göz önüne alındığında, Hindistan Menkul Kıymetler ve Borsa Kurulu’nun potansiyel suçluların faaliyetlerini kapsamlı bir şekilde inceleme kapasitesi hakkında endişelere yol açmaktadır.

Soruşturma için daha az zaman olduğunda içeriden öğrenenlerin ticareti, önden yürümeli işlemler ve piyasa manipülasyonu (insider trading, front-running, and market manipulation) gibi dolandırıcılık eylemlerinin (fraudulent actions) gerçekleşme olasılığı daha yüksektir. İşlemlerin gerçekleşme hızı aynı zamanda anormalliklerin veya düzensizliklerin tespit edilmesini de zorlaştırabilir ve dolandırıcılara, fark edilmeden önce şaibeli operasyonlar gerçekleştirme fırsatı verebilir. Sonuç olarak, bir saatlik işlem ödeme yönteminin pek çok avantajı olsa da Hindistan Menkul Kıymetler ve Borsa Kurulu’nun son derece dikkatli davranması ve potansiyel dolandırıcılığı önlemek için etkili risk yönetimi stratejileri uygulamaya koyması gerekmektedir.

4.5. Uygulama Engelleri (implementation hurdles): En önemli zorluklardan biri de, daha hızlı alım satım anlaşmasının etkin bir şekilde uygulanması olacaktır. Bu değişim, en son teknolojik altyapının piyasa ekosistemi boyunca kusursuz entegrasyonunu gerektirir. Buna ek olarak, aracı kurumlar, takas kurumları ve borsalar (brokers, clearing houses, and exchanges) gibi piyasa kuruluşlarının, hızlandırılmış ödeme sürecine uyum sağlamak için faaliyetlerini kapsamlı koordinasyon ve işbirliği çabalarını gerektirecek şekilde uyumlu hale getirmeleri gerekmektedir.

Ayrıca personelin yeni takas/uzlaştırma sistemine uyum sağlayabilecek şekilde eğitilmesini sağlamak da gerekmektedir. Bu zorluklar, kapsamlı eğitim ve destek mekanizmalarıyla desteklenen, titizlikle düzenlenmiş ve aşamalı bir uygulama stratejisinin zorunluluğunu vurgulamaktadır. Bir saatlik takas anlaşmasının avantajları takdire şayan olsa da, uygulamadaki bu zorluklar sorunsuz ve başarılı bir geçiş için hayati önem taşıyor.

5. Sonuç

Hindistan Menkul Kıymetler ve Borsa Kurulu’nun bir saatlik ticari uzlaşma sistemini uygulamaya koyma yönündeki cesur hamlesi, Hindistan’ın finansal piyasalarının gelişiminde önemli bir dönüm noktasına işaret ediyor. Bu vizyoner adım, Hindistan’ı küresel finansal inovasyonun ön saflarında konumlandırıyor. Ancak bu dönüşüme, yol açabileceği potansiyel zorlukları net bir şekilde anlayarak yaklaşmak çok önemlidir. Hindistan’ın böyle bir tedbirin alınmasında öncü olmaya hazır olduğu göz önüne alındığında, bu geçişin başarılı bir şekilde yürütülmesi son derece önemlidir. Bu girişimin benzersiz doğasından dolayı emsal ve deneysel verilerin bulunmaması ışığında, titiz uygulama ve kapsamlı eğitim vazgeçilmezdir. Hindistan Menkul Kıymetler ve Borsa Kurulu’nun özellikle en gelişmiş ulusların bile geleneksel T+1 uzlaşı/takas sistemine bağlı kaldığı küresel ortamda dikkatli ve hassas davranması zorunludur.

Bir saatlik ticari uzlaşma sisteminin faydaları inkâr edilemez derecede cazip olsa da, potansiyel zorlukların koordineli ve stratejik bir şekilde ele alınması, Hindistan’ın finansal ekosistemi için kesintisiz ve müreffeh bir gelecek sağlamak açısından çok önemli olacaktır. Dünya, Hindistan’ın anlık çözüme yönelik hareketini izlerken, Hindistan Menkul Kıymetler ve Borsa Kurulu ve tüm paydaşların, tüm katılımcıların çıkarlarına hizmet eden dinamik, güvenli ve teknolojik açıdan gelişmiş bir piyasa geliştirmeye kararlı olmaları zorunludur. Bir saatlik uzlaşı/takas anlaşmasına giden yolculuk, Hindistan’ın finansal yenilik ve ilerlemeye olan sarsılmaz bağlılığının bir kanıtıdır.

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.