Finansal Tablo Sahtekârlığının/Dolandırıcılığının Muhasebe İşgücü Üzerindeki ‘Dışsallıkları’ [Öğrencilerin Muhasebeci Olma İsteklerine Etkisi]*

Finansal tablo sahtekârlığının (financial statement fraud), insanların borsaya katılma isteklerinin azalması da dâhil olmak üzere birçok olumsuz etkisi vardır. Mali tabloları -hatta bazen hileli olanları- hazırlayıp denetledikleri için muhasebecileri (accountants) de olumsuz etkileyebilir. Yeni bir çalışmada, dolandırıcılığın, ‘çıktı’ (output) olan muhasebe bilgilerinin üretilmesinde önemli bir ‘girdi’ (input) olan insanların muhasebe mesleğine katılma istekleri üzerindeki etkisi inceleniyor.

‘Yüksek Öğrenim Araştırma Enstitüsü’nden (Higher Education Research Institute) alınan büyük ölçekli anket verileri kullanılarak, öğrencilerin muhasebe alanında uzmanlaşma tercihi üzerindeki dolandırıcılığın etkisi test ediliyor. Bu veriler, çeşitli güçlü yönlerle deneye dayalı testler yapılmasını sağlar. İlk olarak, çalışmadaki örneklem 20 yılı aşkın bir süreyi kapsıyor ve bu da çeşitli dolandırıcılık dalgaları ve düzenleyici rejimler arasında genelleme yapılmasını sağlıyor. İkinci olarak, örneklem tüm akademik alanlardan (953 üniversiteyi ve 50 Amerika Birleşik Devletleri eyaletinin tamamını temsil eden) milyonlarca üniversite öğrencisi gözlemini içermekte olup, bu da muhasebedeki kayıt eğilimleri ile diğer disiplinler arasında göreli karşılaştırmalar yapılmasını sağlar. Son olarak, dolandırıcılık coğrafi konuma ve zamana göre değişir ve dolandırıcılık firmalarının genel merkezlerini çevreleyen topluluklar için daha belirgindir. Bu nedenle, öğrenciler, biçimlendirici lise yıllarında dışsal olarak değişen seviyelerde dolandırıcılığa maruz kalmaktadır.

Çalışmada, öğrencileri (veya veliler ve öğretmenler dâhil olmak üzere öğrencilerin kariyer kararlarını şekillendiren kişileri) etkileme potansiyeli en yüksek olan finansal tablo hilelerini belirlemek için yalnızca haber medyasında yer alan dolandırıcılıklara odaklanılıyor. Lise yıllarında yerel sahtekârlıklar meydana geldiğinde, gelen üniversite öğrencilerinin aslında muhasebe alanında uzmanlaşma olasılıklarının daha yüksek olduğu görülüyor. Bu etkinin büyüklüğüne gelince, hileye maruz kalma oranındaki bir standart sapmalık artışın, muhasebe alanında uzmanlaşma olasılığındaki %1,57 ila %4,00’lük bir artışla ilişkili olduğu bulunmuştur. Bu etki mütevazı olsa da, hilenin öğrencilerin muhasebe bölümüne akışına zarar vermediğini, bunun yerine daha fazla öğrenciyi cezbettiğini öne sürdüğü için anlamlı bulunuyor. Ayrıca, dolandırıcılık medyada daha fazla yer aldığında bu sonuçlar daha da güçlü oluyor. Yine, dolandırıcılık sonrasında muhasebeye giren öğrencilerin muhasebe mesleği ile istenen niteliklere (örneğin, yüksek akademik yetenek) sahip olma olasılıklarının daha yüksek olduğu ve daha sonra kamu muhasebesinde hizmet verme ve sertifikalı kamu muhasibi (Certified Public Accountant-CPA) olma olasılıklarının daha yüksek olduğu bulunmuştur.

Diğer alanlar bağlamında (yani, tüm üniversite bölümleri), dolandırıcılığın diğer iş disiplinlerine ilgi uyandırdığı ancak işletme okulları dışındaki ana dallara ilgi göstermediği görülüyor. Bununla birlikte, diğer iş disiplinlerine ilgi duyanlar genellikle farklı özelliklere sahiptir. Muhasebeye giren öğrencilerin, kamu hizmetine yatkınlık da dâhil olmak üzere, muhasebe mesleğinin benimsediği değerleri sergileme olasılığı daha yüksektir. Bu nedenle, parasal olmayan saiklerin dolandırıcılığı takiben muhasebe öğrencisi kaydını yönlendirdiği görülmektedir. Toplu olarak, elde edilen bulgular, dolandırıcılığın şüphe götürmez bir şekilde kötü olmasına rağmen, işgücünü iş disiplinlerine çekme ve muhasebede, yeni girenler arasında arzu edilen özelliklerin yaygınlığını artırma gibi olumlu istenmeyen sonuçlara sahip gibi göründüğünü göstermektedir.

Bu bulgular, tüm iş disiplinleri için işgücü piyasasına yeni girenler üzerindeki etkisine dair ilk kanıtları sağlayarak mali tablo hilesinin dışsallıklarına ilişkin anlayışı genişletiyor. Dolandırıcılık kısmen, dışsallıklarının telafi edilebilir sivil zararları aştığı düşünüldüğü için suç olarak kabul edilse de, dolandırıcılığın toplum üzerindeki daha geniş yayılma etkileri hakkında sınırlı bir anlayışa sahibiz. Bugüne kadar yapılan araştırmalar, finansal dolandırıcılığın emsal firmalar arasında bulaşma, sermaye piyasalarına güvenin ve katılımın azalması ve artan suç faaliyetleri (contagion across peer firms, reduced trust and participation in capital markets, and increased criminal activity) dâhil olmak üzere zarar verici dışsallıklara (damaging externalities) sahip olabileceğini göstermektedir. Bu çalışmalardan elde edilen bulgular, dolandırıcılığın tüm iş alanları ve özellikle muhasebe için işgücü piyasasında olumsuz bir damgalama yaratacağını ima etse de, bu çalışmada bunun tersi bulunuyor.

Çalışmanın sonuçları, muhasebe muhakemesi ve karar verme kalitesi göz önünde bulundurulduğunda araştırmacıların ve düzenleyicilerin ilgisini çekmelidir. Muhasebecilerin bireysel düzeydeki özelliklerinin belirleyicilerini anlamak önemlidir, çünkü bunlar muhasebecilerin kararlarının kalitesine ilişkin kilit girdilerdir. Deneysel araştırmalar, bireysel farklılıkların muhasebe görevlerindeki performansın önemli itici güçleri olduğunu gösterirken; farklı özelliklere sahip kişilerin muhasebe kariyerlerini seçme süreci hakkında nispeten az şey bilinmektedir. Başka bir deyişle, mevcut araştırma, muhasebe görevlerindeki performansı açıklamak için bireysel farklılıkların önemi hakkında bilgilendiricidir, ancak muhasebeciler arasındaki bu bireysel farklılıkların kökenleri hakkında çok daha az bilgilendiricidir.

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.