
Kendilerini adamış kurumsal yatırımcılar (dedicated institutional investors) olarak da adlandırılan uzun vadeli ufka sahip kurumsal yatırımcılar (institutional investors with long-term horizons), kurumsal inovasyon üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir. Araştırmalar (örneğin, Gormley ve Matsa, 2016; Jiang ve Yuan, 2018; Kim ve diğerleri 2019; Kedia ve diğerleri, 2020), bu yatırımcıların hissedar aktivizmine katılmaya ve yeniliği teşvik eden kurumsal stratejileri savunmaya daha meyilli olduklarını tutarlı bir şekilde belgelemiştir. Uzun vadeli ufka sahip kurumsal yatırımcılar ayrıca etkin izleme sağlar, kurumsal yönetişim kalitesini artırır, bilgi asimetrisini azaltır ve portföy firmaları arasında teknoloji yayılmasını kolaylaştırır ve böylece bu tür inovasyonları teşvik eder.
Bununla birlikte, geçici kurumsal yatırımcılar olarak adlandırılan kısa vadeli ufka sahip kurumsal yatırımcıların (institutional investors with short-term horizons) kurumsal inovasyon üzerindeki etkisi belirsizliğini koruyor. Yeni bir makalede, bu etki araştırılıyor.
Önceki araştırmalar, geçici kurumsal yatırımcıların, acil yatırım getirilerine öncelik vererek, yönetsel miyopiyi şiddetlendirerek ve yöneticilere kısa vadeli kazançlar için uzun vadeli yatırımları feda etmeye baskı yaparak kurumsal inovasyon üzerinde zararlı bir etkiye sahip olabileceğini göstermektedir. Örneğin, Fang ve ark. (2014), daha yüksek hisse senedi likiditesinin geçici kurumsal yatırımcıları çektiğini ve firma inovasyonunda azalmaya yol açtığını ortaya koymaktadır. Buna ek olarak, He ve Tian (2013) ve Kim ve diğerleri (2019), kurumların yatırım ufuklarının yenilikle olumlu yönde ilişkili olduğunu vurgulamaktadır.
Klişenin aksine, Edmans (2009) tarafından yapılan teorik bir çalışma, daha yüksek düzeyde aktif hisse senedi işlemlerinin (alım satım) yöneticileri disipline edebileceğini ve potansiyel olarak yeniliği geliştirebileceğini öne sürüyor. Anılan çalışma, geçici kurumsal yatırımcıların bir firmanın temel değeri hakkında bilgi edindiğini ve bu bilgi üzerinden hisselerini alıp sattığını savunuyor. Blok hisse senetleri ile bu kısa vadeli yatırımcıların işlemleri, bir firmanın bilgi ortamını iyileştirmeye ve fiyat keşfini kolaylaştırmaya yardımcı olur. Sonuç olarak, inovasyondan kaynaklanan değer takdiri de dâhil olmak üzere bir firmanın altında yatan temel unsurlar hisse senedi fiyatına yansır. Bu nedenle, bir firmanın faaliyetlerine doğrudan müdahale etmese bile, geçici kurumsal yatırımcılar izleme ve yönetişim sağlayabilir. Teorik olarak bu, yönetsel miyopiyi hafifletmeye yardımcı olur ve yenilik gibi değer artırıcı yatırımları teşvik eder.
Mezkûr makalede, geçici kurumsal yatırımcıların inovasyon üzerindeki etkisini incelemek için geleneksel bir yaklaşım kullanılıyor. Etkilerini ölçmek için, yaygın olarak kullanılan bir değişken, geçici kurumsal yatırımcılar tarafından tutulan bir firmanın hisselerinin kesri oluşturuluyor. Sonuçlar, geçici kurumsal yatırımcıların sahip olduğu hisselerin oranı ile inovasyon çıktısı arasında, patent sayısı ve kendinden alıntı yapılmayanlarla ölçülen, negatif bir ilişki olduğunu göstermektedir. Bu bulgular, geçici kurumsal yatırımcıların, önceki deneysel literatürde gözlemlenen basmakalıp sonuçlarla uyumlu olarak kurumsal inovasyonu engelleyebileceğini göstermektedir.
Ancak, bu sonuçlar, atlanan değişkenlerden kaynaklanan içsellik sorunu nedeniyle yanlılığa tabi olabilir. Bir firmanın gözlemlenemeyen özellikleri, aynı anda hem geçici kurumsal sahiplenme hem de yenilikle ilişkili olabilir. Söz konusu makale bu içsellik endişesini ele alıyor ve Edmans (2009) tarafından önerilen ve geçici kurumsal yatırımcıların yönetimsel miyopiyi azaltmak ve dolayısıyla yeniliği teşvik etmek için izleme sağladığını öne süren teoriyi test ediyor. Geçici kurumsal yatırımcıların izleme kalitesindeki dışsal varyasyonları yakalamak için yeni bir değişken oluşturuluyor. Kempf ve diğerlerinin (2017) yaklaşımı benimseniyor ve yıllık sıklıkta firma düzeyinde bir geçici kurumsal yatırımcıların dikkat dağıtma skoru oluşturuluyor. Makalenin ilerleyen kısımlarında detaylandırılacağı üzere, diğer sektörlerde meydana gelen dikkat çekici olaylara atfedilebilen, belirli bir firmadaki geçici kurumsal hissedarın izleme kalitesindeki dışsal azalmaları hesaplanıyor. Sonuçlar, geçici kurumsal hissedarların izleme kalitesinde bu tür dikkat dağınıklıklarından kaynaklanan dış kaynaklı bir düşüşün, daha düşük bir yenilik düzeyi ile ilişkili olduğunu göstermektedir. Bu bulgular, geçici kurumsal yatırımcıların yönetimsel miyopiyi etkili bir şekilde hafifleten ve yeniliği teşvik eden izleme sağladığı fikrini desteklemektedir. Bu nedenle, makalenin bulguları Edmans (2009) tarafından yapılan teorik çalışmadan elde edilen sonuçlarla uyumludur.
Geçici kurumsal yatırımcıların kurumsal yeniliği geliştirme mekanizması olarak izleme kalitesinin rolünü daha fazla araştırmak için, kesitsel bir analiz yürütülüyor. Kurumsal yatırımcılar için potansiyel bir yedek olarak hizmet eden alternatif bir izleme sağlayıcısı, yani finansal analistler araştırılıyor. Geçici kurumsal yatırımcıların kurumsal yenilik üzerindeki olumsuz etkisinin, şirket daha az finansal analist kapsamına sahip olduğunda daha belirgin hale geldiği gösteriliyor. Finansal analistler tarafından sağlanan izleme kalitesinin düşük olduğu yerlerde, geçici kurumsal yatırımcılar tarafından sunulan izleme daha önemli hale gelir. Sonuç olarak, geçici kurumsal hissedarların izleme kalitesindeki dışsal bir düşüş, yeniliği engellemede daha güçlü bir etkiye sahiptir.
Makaledeki bulguları doğrulamak için daha ileri analizler yapılır. İlk olarak, inovasyon sonuçlarını etkileyebilecek CEO’nun eğitim geçmişi gibi ek kontrol değişkenleri regresyonlara dâhil ediliyor. İkinci olarak, olağanüstü olayların yenilik düşüşü anılan makalenin sonuçları üzerindeki etkisine ilişkin endişeleri ele almak için 2007-2009 finans krizi dönemine ait gözlemler hariç tutuluyor. Üçüncüsü, geçici kurumsal yatırımcıların inovasyon sonuçları üzerindeki etkisini yeniden değerlendirmek için orijinallik ve genellik gibi alternatif patent kalitesi ölçütleri kullanılıyor. Dördüncüsü, ham patent sayısı ve atıf sayısı gibi yenilik sonuçlarının alternatif tanımları uygulanır. Beşinci olarak, Poisson modeli ve Tobit modeli dâhil olmak üzere alternatif tahmin yöntemleri uygulanıyor. Tüm bu sağlamlık kontrollerinde, makaledeki ana bulgularla tutarlı bir şekilde benzer sonuçlar gözlemleniyor ve bu da varılan sonuçların sağlamlığını ve güvenilirliğini pekiştiriyor.
Zikredilen çalışma, geçici kurumsal hissedarların izleme yoluyla kurumsal inovasyonu artırmada olumlu bir rol oynadığına dair ikna edici kanıtlar sunmaktadır. Geçici kurumsal hissedarların izleme kalitesindeki dışsal bir düşüşün, azalan inovasyonla ilişkili olduğu bulunmuştur. Bu, kısa vadeli çıkarlar ile yönlendirilen geçici kurumsal yatırımcıların yönetimsel odağı kötüleştirdiği ve kurumsal inovasyonu engellediği şeklindeki geleneksel algıya meydan okuyor. Sonuçlar Edmans’ın (2009) geçici kurumsal hissedarların firmayı izlemek için teşvikleri olduğu şeklindeki teorik argümanını doğrulamaktadır. Bu bulguların, kurumsal inovasyonu ve firma büyümesini teşvik etmekle ilgilenen politika yapıcılar, yöneticiler ve yatırımcılar için önemli çıkarımları vardır.

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.
