IMF: Reformlar Gelişmekte Olan Ekonomilerde Büyümeye ve Yeşil Geçişe Nasıl Yardımcı Olabilir?*

“Bilge her şeyi bilmez, sadece ahmaklar her şeyi bilir.” [Afrika Atasözü]

Kurumsal yönetişim, işletme faaliyeti düzenlemeleri ve ticarete yönelik yeni yaklaşımlar, üretimi iki yılda %4 artırabilir ve ülkelerin emisyonları azaltmasına yardımcı olabilir.

Yükselen piyasa ve gelişmekte olan ekonomilerin çoğu, yüksek enflasyon, artan borç ve ödemeler dengesi baskıları nedeniyle ekonomik büyümeye yönelik tehditlerle ve sınırlı politika alanıyla karşı karşıyadır. Bu zorluklar salgın sırasında daha da artmış ve Rusya’nın Ukrayna’daki savaşıyla daha da yoğunlaşmıştır.

Daha yavaş büyüme ve en savunmasız insanları destekleme konusundaki sınırlı kapasite, bu ülkelerden bazılarını önemli sosyal istikrarsızlık riskleriyle karşı karşıya bırakıyor. Aynı zamanda bu ekonomiler, büyümeden ve istihdamdan ödün vermeden karbon emisyonlarını azaltmaya ve iklim değişikliği ile mücadeleye yardımcı olmaya yönelik küresel çabalara katılma ikilemi ile karşı karşıyadır.

Bu tür zorlukların ortasında, ekonomi çapındaki reformlar politika yapıcılara büyümeyi teşvik edecek ve yeşil geçişe hazırlanacak araçları sağlıyor. Yeni bir IMF (International Monetary Fund-Uluslararası Para Fonu) tartışma notunda gösterildiği üzere; işletmeler ve insanlar için kurumların ve düzenlemelerin elden geçirilmesinden elde edilen kazanımlar (büyümeyi teşvik etmek için IMF’nin kalıcı bir tavsiyesi) reformların uygun şekilde önceliklendirilmesi ve sıralanması koşuluyla ciddi ekonomik baskılar altında bile hızla hayata geçirilebilir ki; bu reformlar ekonomilerin karbondan arındırılmasını kolaylaştırma açısından kilit öneme sahiptir.

Hızlı çıktı kazanımları

Önemli yapısal engeller, gelişmekte olan piyasalarda ve gelişmekte olan ekonomilerde büyümeyi engellemeye devam ediyor. Bunlar, hükümetlerin etkisizliği, siyasi istikrarsızlık ve yolsuzluk nedeniyle zayıf kurumsal yönetişim de dâhil olmak üzere bir dizi sorundan kaynaklanmaktadır. İnsanların işletme açıp işlerini kolaylaştırmak için aşırı düzenlemelerin azaltılması da, özellikle düşük gelirli ülkelerde, önemli ölçüde iyileştirme alanı bulunan alanlardan biridir.

Özellikle döviz üzerindeki kontroller ve yabancı sermayeye erişim yoluyla ticarete getirilen kısıtlamalar birçok ülkede hala yaygındır. Ayrıca kredi piyasaları ve işgücü piyasalarındaki kısıtlamalar da bu yapısal engellere katkıda bulunmaktadır.

Bu araştırma, başarının reformların nasıl önceliklendirildiğine, sıralandığına ve bir araya getirildiğine bağlı olduğunu gösteriyor. Kurumsal yönetişimi ve işletme faaliyeti düzenlemelerini iyileştirmeye yönelik reformlar ve ticaret ve yabancı sermayeye erişim üzerindeki kısıtlamaların azaltılması gibi ekonomik faaliyetteki kritik kısıtlamaları ele alan büyük değişiklikler, yerli ve yabancı yatırımı teşvik ederek ve işgücü verimliliğini artırarak hızlı çıktı kazanımları sağlayabilir. Önemli yapısal engellere sahip ekonomilerde, birinci nesil reformlar olarak adlandırılan bu reformlar, üretim seviyelerini iki yılda %4’e, dört yılda ise %8’e kadar artırabilir.

Gürcistan’ın 2005 yılındaki işletme faaliyeti düzenlemelerini basitleştirmesi ve mali reformu ile Senegal’in 2014-2018 döneminde kurumsal yönetişimi, işletme faaliyeti düzenlemelerini ve dış entegrasyonu iyileştirmeye yönelik kapsamlı revizyonları gibi tarihi örnekler, bu tür reformların büyüme etkilerini göstermektedir. İyi tasarlanmış reform paketleri, bu kazanımları ön plana çıkararak, büyük değişikliklere karşı direncin aşılmasına ve yeşil geçiş de dâhil olmak üzere kamu desteğinin toplanmasına yardımcı olabilir.

Ekonomiyi karbondan arındırmak

Yükselen piyasaların ve gelişmekte olan ekonomilerin kapsamlı kalkınma ihtiyaçları göz önüne alındığında, karbondan arındırma çabalarına sürdürülebilir ekonomik büyümenin eşlik etmesi hayati önem taşımaktadır.

Birinci nesil reformlar, büyümeyi sağlamak ve dolayısıyla yeşil geçişi desteklemek ve aynı zamanda düşük karbonlu faaliyetlere geçişi kolaylaştırmak için gereklidir. Söz konusu araştırma, ekonomiyi fiyat sinyallerine daha duyarlı hale getiren birinci nesil geniş reformların ardından yeşil politikaların, özellikle de enerji vergilendirmesinin, ekonomileri daha iyi karbondan arındırdığını gösteriyor.

Kurumsal yönetişim reformları, hükümet politikasını daha öngörülebilir hale getirirse ve yetkililerin çizdikleri politika yolunu takip etme olasılıklarının daha yüksek olduğuna işaret ederlerse, özel sektöre sermayeyi yeşil yatırımlara yönlendirmek için daha fazla neden verebilir. Ayrıca, potansiyel olarak yurt dışından daha fazla finansman çekerek iklim projelerinin uygulama risklerini de azaltabilirler. İş kurmanın önündeki engellerin azaltılması, özel sektörün yeni, yeşil ve gelişmekte olan sektörlere daha kolay yatırım yapmasını sağlayacaktır. Ticaret engellerinin azaltılması, düşük karbonlu teknolojiye erişimi genişletebilir ve teknolojik açıdan daha az gelişmiş ülkelerde yeşil geçiş için kritik olan teknoloji transferlerini kolaylaştırabilir.

Ancak birinci nesil reformlar tek başına yeşil geçişi desteklemek için yeterli değildir. Bu reformlardan kaynaklanan daha hızlı ekonomik büyüme emisyonları artırabilir. Büyüme esas olsa da, gelişmekte olan piyasalar ve gelişmekte olan ekonomilerin de zaman içinde karbon emisyonlarını azaltması gerekir.

Mezkûr araştırma, ekonomik faaliyetlerin emisyon yoğunluğunu önemli ölçüde azaltmak için enerji vergilendirmesi, düzenlemeler ve yeşil yatırımlar gibi sıkı yeşil reformların gerekli olduğunun altını çizmektedir. Birinci nesil reformlar ile yeşil reformların birleştirilmesi, bu ekonomilerin büyümeyi desteklerken toplam emisyonlarını azaltmalarını sağlayacaktır.

1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu [merhume Anası (1947-10 Temmuz 2023) Erzurum/Aşkale; merhum Babası ise Ardahan/Çıldır yöresindendir]. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte);
Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte) başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003), Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004) ile Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II, Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021), Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021), Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021), Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022), Ticari Mevzuat Notları (2022), Bilimsel Araştırmalar (2022), Hukuki İncelemeler (2023), Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024) başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 2 bini aşkın Telif Makale ve Yazı ile Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak vazgeçilmez ilkesidir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.