

Bu yazı, Dünya Bankası tarafından yayınlanan 2023 Emtia Piyasası Görünümü (Commodity Market Outlook[1]) raporunu temel alan özel bir serinin parçasıdır. Bu seride, rapordan alınan emtiaya özgü bölümlerin kısa özetleri yer almaktadır.
Petrol fiyatları, Eylül ayındaki (2023) 94 Amerika Birleşik Devletleri (ABD) doları/varil seviyesinden Aralık ayında (2023) ortalama 78 ABD doları/varil seviyesine gerileyerek 2023 yılının üçüncü çeyreğinde elde edilen tüm kazanımları tersine çevirdi. Petrol fiyatları, zayıf küresel ekonomik aktivite, ABD’nin rekor üretimi ve Rusya’nın istikrarlı üretim ve ihracatı nedeniyle aşağı yönlü baskı altındadır. Fiyat zayıflığı, Orta Doğu’daki çatışmanın ardından ortaya çıkan arz kesintisi endişelerine, OPEC+’nın üretim kesintilerinin uzatılıp derinleştirilmesine ve ABD hükümetinin Stratejik Petrol Rezervini yenilemek için petrol satın alacağını duyurmasına rağmen ortaya çıkmıştır. Orta Doğu’daki son çatışmanın başlangıcından bu yana Brent (petrol) fiyatları, arz üzerindeki potansiyel jeopolitik etki ve küresel büyümenin yavaşlayacağı endişeleri nedeniyle dalgalı bir seyir izlemektedir. Çin’deki dirençli talebin desteğiyle 2023 yılında küresel petrol tüketiminin tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşacağı tahmin edilmektedir. Petrol fiyatlarının 2023’teki 83 ABD doları/varil seviyesinden 2024 yılında 81 ABD doları/varil seviyesine gerilemesi ve 2025’te daha da ılımlı olması beklenmektedir. Görünüm, OPEC+ kesintilerinin 2024 yılının birinci çeyreğinin ötesine uzatılması ve Orta Doğu’daki olası arz kesintileri de dâhil olmak üzere yukarı yönlü risklere tabidir. Özellikle Çin’de beklenenden yavaş büyüme önemli bir aşağı yönlü risk teşkil ediyor.
Rusya’nın petrol ihracat gelirleri Eylül ayında (2023) 12 ayın en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Rusya’nın petrol üretimi, 2022 yılına kıyasla 0,2 milyon varil/günlük hafif bir düşüşle 2023’te günde ortalama 9,6 milyon varil (mb/gün) olmuştur. Rusya’nın ihracatı, ticaretin yeniden yönlendirilmesi nedeniyle dirençli kalmayı sürdürmüştür. Rusya’nın Çin, Hindistan ve Türkiye’ye yaptığı petrol ihracatının payı 2021 ila 2023 arasında %40 artmıştır ki; bu, Avrupa Birliği (AB), Birleşik Krallık, ABD ve OECD[2] Asya’ya yapılan ihracattaki %53’lük düşüşü kısmen telafi etmiştir. Eylül ayında (2023) Rusya’nın ham petrol ihracat gelirleri, Rus petrol ticaretindeki indirime ilişkin artan belirsizlik nedeniyle 12 ayın en yüksek seviyesine çıkmıştır. Rusya, Temmuz 2023’ten bu yana varil başına 80 ABD doları aşarak resmi sınırın üzerinde işlem görüyor ve muhtemelen Batı’nın kısıtlamalarını aşmak için bir “gölge filo” (shadow fleet) kullanıyor. Ancak son dönemde Brent ham petrol fiyatlarındaki düşüşün ardından Ural fiyatları Aralık ayının ilk haftasında 60 dolar/varil tavan fiyatının altına gerilemiştir.
OPEC+ arz kesintilerini uzatıyor. 30 Kasım’da (2023) birçok OPEC+ ülkesi, toplamda 2,2 milyon varil/güne ulaşan gönüllü kesintilerin devam ettiğini ve genişletildiğini duyurdu. Buna Suudi Arabistan’ın devam eden 1 varil/günlük kesintisi ve Rusya’nın 0,5 varil/gün’e çıkardığı kesinti de dâhildir. Kasım 2023 itibarıyla, OPEC+ ittifakı günde 5,1 milyon varil (mb/gün) yedek kapasiteye sahipti ki; bu, küresel talebin yaklaşık %5’ini oluşturuyordu. Haziran 2023’te OPEC+, başlangıçta Aralık 2023’te sona eren gönüllü arz kesintilerinin Aralık 2024’e kadar devam edeceğini duyurdu. Bu uzatma, Suudi Arabistan’ın Temmuz ayından (2023) itibaren 1 varil/gün ve Rusya’nın Ekimden (2023) itibaren 0,3 varil/gün ilave kesintilerini içeriyordu. Kasım ayında (2023) yapılan duyuru, bu kesintilerin 2024 yılının ilk çeyreğine kadar uzatılacağını da doğrulamıştır.
OPEC[3] dışı üreticiler 2023 yılında küresel arz artışına öncülük etmiştir. OPEC+ dışındaki ülkelerdeki üretim 2023’te güçlü oldu; OPEC+’nın üretimdeki düşüşleri ABD, Brezilya, Guyana ve İran İslam Cumhuriyeti’nin öncülüğündeki üretim artışlarıyla kabaca dengelenmiştir. 2023 yılının 1. ve 3. çeyreği boyunca ABD arzındaki artış kaya gazı üreticilerine göre değişiklik göstermiş, ancak genel olarak %5 (yıl/yıl) artmıştır. 2023 yılının üçüncü çeyreği, pandeminin patlak vermesinden önceki 2021’in 4. çeyreğine ait rekoru kırarak en yüksek çeyreklik üretim olmuştur. İleriye bakıldığında, küresel arzın 2024 yılında öncelikle ABD’nin ve ardından Brezilya, Guyana ve Kanada’nın öncülüğünde artması beklenmektedir.
Küresel talep, 2023 yılında, başta Çin olmak üzere tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Yılın ilk dokuz ayında gelişmekte olan ülkelerde petrol talebi günlük 2,3 varil artarken, gelişmiş ekonomilerde nispeten istikrarlı seyretmiştir. Çin’deki talep, iyileşmeye devam eden ulaşım faaliyeti de dâhil olmak üzere çok çeşitli faktörlerin etkisiyle şaşırtıcı derecede dirençlidir. 2023 yılında petrol talebindeki artışın yaklaşık %75’inin Çin’den kaynaklanacağı tahmin edilmektedir. Küresel petrol tüketiminin 2023 yılında %2 artarak tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 101,7 varil/gün’e ulaşması ve ardından %1’in altına gerilemesi beklenmektedir. Bu, 2024 yılında, gelişmiş ekonomilerdeki sıkı para politikasının gecikmiş etkisini yansıtıyor.
Petrol piyasası görünümüne yönelik riskler: Orta Doğu’daki son çatışma, dünyanın deniz yoluyla yapılan petrol ticaretinin üçte birini oluşturduğundan, emtia piyasaları için jeopolitik riskleri artırmıştır. Her ne kadar gerileme senaryosu olsa da, süreye ve ölçeğe bağlı olarak çatışmanın tırmanması, petrol arzında keskin kesintileri tetikleyebilir[4]. Ayrıca, Suudi Arabistan ve Rusya’nın üretim kesintilerini uzatması veya artırması ihtimali de dâhil olmak üzere, petrol piyasasının görünümüne yönelik birçok potansiyel yukarı yönlü risk mevcuttur. Petrol üretimindeki son artışa rağmen, ABD kaya petrolü endüstrisinin özellikle 2025 yılına kadar tahminde varsayılan üretim artışlarını karşılayamama riski de bulunmaktadır. Petrol fiyatlarına yönelik aşağı yönlü riskler, öncelikle küresel ekonominin özellikle Çin’den kaynaklanan beklenenden kötü performansıyla ilişkilidir. Bu faktörlerin tümü, jeopolitik belirsizlikler karşısında petrol piyasasının karmaşık dinamiklerine katkıda bulunmaktadır.
[1] “Emtia Piyasası Görünümü” raporları için bkz. < https://www.worldbank.org/en/research/commodity-markets >
[2] OECD: [Organisation for Economic Co-operation and Development; Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütü]
[3] OPEC: [Organization of the Petroleum Exporting Countries; Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü]
[4] “2023 Ekim Emtia Piyasası Görünümü” (October 2023 Commodities Market Outlook) raporu için bkz. < https://openknowledge.worldbank.org/server/api/core/bitstreams/d458fda1-20b0-4d57-b651-351f8612f559/content >
Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.
