Kamuya Açıklanmayan Hususların Açıklanması: Hindistan Menkul Kıymetler ve Borsa Kurulu Kotasyon ve Kamuyu Aydınlatma Yükümlülükleri ile Her Şey Dâhil Kamuyu Aydınlatma Dönemi*

 

 

 

 

1. Giriş

Hindistan Menkul Kıymetler ve Borsa Kurulu (Securities and Exchange Board of India-SEBI) tarafından uygulamaya konulan 2015 tarihli SEBI (Kotasyon ve Kamuyu Aydınlatma Yükümlülükleri) Düzenlemeleri [Listing Obligations and Disclosure Requirements (LODR) Regulations], Hindistan menkul kıymetler piyasasında şeffaflığın, hesap verebilirliğin ve yatırımcıların korunmasının sağlanmasında çok önemli bir rol oynamaktadır. Bu düzenlemeler, bilgilendirme standartlarını iyileştirmek, kurumsal yönetimi teşvik etmek ve piyasaların yatırımcılar için adil ve verimli kalmasını sağlamak amacıyla tasarlanmıştır. Hindistan Menkul Kıymetler ve Borsa Kurulu, aynı hedef doğrultusunda, 14 Haziran 2023 tarihinde, yeni ortaya çıkan zorlukların üstesinden gelmek ve mevcut yasama organını daha da güçlendirmek için bir değişiklik sundu[1]. Genel olarak bu değişiklik, açıklanması gereken yeni bilgiler ve bu tür açıklamalar için katı zaman çizelgeleri getirmiştir. Açıklanması gereken olayların önemliliğinin belirlenmesine yönelik niceliksel bir eşikle donatılmış olan bu eşikler, söz konusu düzenlemelerin I no.lu Ek’inde yer alan olayların kamuya açıklanması yükümlülüğüne ilişkin belirsizliği azaltmayı amaçlamaktadır. Bu makalede, söz konusu değişikliğin getirdiği temel değişiklikler incelenmekte ve bunun, yatırımcılar ile borsada işlem gören kuruluşlar arasındaki çarpık ilişkide dengeyi sağlamaya yönelik önemli ama bir o kadar da kusurlu bir adımı nasıl oluşturduğunun analiz edilmesi amaçlanmaktadır.

2. Değişikliklere İlişkin İnceleme

Kotasyon ve Kamuyu Aydınlatma Yükümlülükleri Düzenlemelerinde[2] “olayların ve bilgilerin kamuya açıklanması” (disclosure of events and information), “olayların/bilgilerin önemliliği” (materiality of events/information) temelinde çalışır ve bunun tanımlanması Düzenleme 30(4-i) ve 30(4-ii) ışığında yapılır. Meslekten olmayan biri için ‘önemli bilgi’ (material information), ‘rasyonel bir yatırımcının yatırım kararı verirken konuyla ilgili olduğunu düşüneceği bilgiyi’ (information that a rational investor would consider to be relevant while making an investment decision) temsil eder. Kamuyu aydınlatma açıklamaları, 30 no.lu Düzenlemenin 4 no.lu Alt Düzenlemesinde belirtilen eşiğe tam olarak uygun şekilde yapılacaktır.

2.1. Belirlenen niceliksel önemlilik eşikleri [prescribed quantitative materiality thresholds]

Mevcut düzenlemelerle karşılaştırıldığında, Haziran 2023’te yapılan değişiklikler, Yönetmelik 30(4-i-c)’ye, değer üzerindeki etkisi cironun %2’sini veya net gelirin %2’sini (negatif aritmetik net değerin olduğu durumlar hariç, denetlenen en son konsolide mali tablolara göre) veya denetlenen son üç finansal tablodan gözlemlenebileceği üzere kuruluşun maruz kaldığı kâr veya zararın vergi sonrası ortalama değerinin %5’ini aşan olayları[3] içerecektir.

Değişikliğin bir diğer dikkat çekici özelliği, ‘önceliklendirme standartları’ (materiality standards) mihenk taşı üzerinde devam eden olayların incelenmesini ve bunların değişikliğin bildiriminden itibaren 30 gün içinde açıklanmasını gerektirmesidir. Borsada işlem gören bir kuruluşun yönetim kurulunun artık bir olayın önemliliğinin belirlenmesinden ve borsalara yapılan açıklamaların hızlandırılmasından sorumlu olacak ve isimleri borsalara açıklanacak ve şirketin web sitesinde listelenecek ‘Kilit Yönetici Personeli’ (Key Managerial Personnel-KMPs) ataması gerekiyor. Ayrıca, değişiklik, kuruluşun önceliklendirme politikasının çalışanları arasında duyurulmasını ve kuruluş içinde bir raporlama mekanizmasının gerekliliğini zorunlu kılarak borsada işlem gören kuruluşların iç düzenlemesini güçlendiriyor ve açıklamaların kuruluşun her çalışanının bulgularıyla desteklenmesine olanak tanıyor. Etkili düzenleme, her şeyi kapsayan bir çerçevenin mevcut olmasını gerektirir; ancak aynı zamanda bu tür bir çerçevenin, düzenlemeye tabi kuruluşların yönetim kurullarının istekleri ve istekleri doğrultusunda değiştirilmesini önleyecek bir mekanizmaya da ihtiyaç duyulmaktadır ki bu değişiklikler, bu değişikliklerin önemli ölçüde ele aldığı bir konudur. Değişiklik aynı zamanda borsada işlem gören kuruluşlar tarafından önemlilik politikasının sulandırılmasını önleyecek önlemler de getirmiştir. Bu tür niceliksel eşikler, borsada işlem gören kuruluşlar tarafından takip edilecek objektif bir ölçüm sağlar ve uyumluluğu kolaylaştırır.

2.2. Kamuyu aydınlatma için kolaylaştırılmış zaman çizelgeleri [streamlined timelines for disclosure]

Niceliksel eşiklerin eyleme geçirilebilmesi için, bu tür açıklamalara uyulması gereken zaman çizelgelerinde netlik olması gerekir. Geçmişte, Kotasyon ve Kamuyu Aydınlatma Yükümlülükleri Düzenlemelerinde borsalara yapılan açıklamalara yönelik konsolide zaman çizelgeleri yoktu ve bu tür standartlar, Düzenleme 30(6)’dan III no.lu Ek’e kadar olan aralıkta düzenlemelerin tamamında parça parça bahsediliyordu. Değiştirilen düzenlemeler kapsamındaki Düzenleme 30(6), “özel durumların” “makul olan en kısa sürede” kamuya açıklanması ihtiyacına odaklanırken, bu zaman çizelgelerini tek bir hüküm altında birleştirmektedir. Bu standartları güçlendirmek amacıyla düzenlemelerde şu zaman dilimleri için üst sınırlar belirtilmektedir: “i) Olaya/bilgiye ilişkin kararların alındığı yönetim kurulu toplantısının bitiminden 30 dakika sonra; ii) Eğer olay/bilgi borsaya kote edilen kuruluş içinden kaynaklanıyorsa, olay/bilginin meydana gelmesini takip eden 12 saat içinde ve iii) Eğer olay/bilgi borsaya kote edilen kuruluştan kaynaklanmıyorsa, olay/bilginin meydana gelmesinden itibaren 24 saat içinde.”[4]

Özel durumların kamuya açıklanmasına ilişkin mevcut rejimi geliştirirken, borsada işlem gören kuruluşlarda şeffaflığın artırılmasına odaklanılması, borsada işlem gören kuruluşlarda şeffaflığın artırılmasına odaklanılması, borsada işlem gören kuruluşun programı açıklamasının yanı sıra analistlerin veya kurumsal yatırımcıların toplantılarında en az 2 gün önceden web sitelerinde yapılan tüm sunumları açıklamasıyla açıkça görülmektedir.

2.3. Raporlama ve kamuyu aydınlatma yükümlülüklerindeki değişiklikler [changes in reporting and disclosure requirements]

Yeni rejimin siber güvenlik ve veri gizliliği olaylarından ESG (Environmental, Societal and Governance; çevresel, toplumsal ve kurumsal yönetişim) temelli açıklamalara kadar uzanan geniş bir sektör yelpazesine hitap etmesi dikkat çekicidir. Borsaya kote edilen kuruluşların aynı zamanda düzenleyici, yasal veya adli makamlardan gelen her türlü iletişimi (2023-2024 mali yıllarına ilişkin Yıllık Raporlarında) ve ayrıca Yönetmelik 16(d) uyarınca ana şirketin veya bağlı ortaklıklarının yöneticilerinin veya üst düzey yönetici personelinin sahtekârlıklarını, temerrütlerini veya tutuklanmalarını kamuya açıklamaları gerekmektedir. Değişiklikler, netlik sağlamak amacıyla, ‘dolandırıcılık’ (fraud) tanımını Hindistan Menkul Kıymetler ve Borsa Kurulu’nun 2003 tarihli “Menkul Kıymetler Piyasasına İlişkin Sahtekârlık ve Haksız İşlem Uygulamalarının Yasaklanması Düzenlemeleri” (Prohibition of Fraudulent and Unfair Trade Practices relating to Securities Market Regulations) kapsamında belirlenen tanımla uyumlu hale getirmiş ve ‘temerrüt’ (default), “bir borcun geri ödenmesinin vadesi geldiği tarihte anapara faizinin tamamının ödenmemesi” (the non-payment of interest on the principal in full on the date when such repayment of a debt is due) olarak kabul edilmiştir.

Düzenlemeler kapsamındaki zorunlu kamuyu aydınlatma maddeleri (Çizelge III, Bölüm A’da yer almaktadır) artık hissedarlar, destekçiler veya destekçi grupları tarafından kendi içlerinde, borsaya kote kuruluşla veya başka herhangi bir tarafla yapılan anlaşmaların kamuya açıklanması ihtiyacını da içermektedir. Borsada işlem gören kuruluşun yönetimini veya kontrolünü etkileme potansiyeli vardır. Ayrıca, üst yönetimin, direktörlerin, yasal uyum görevlilerinin ve kilit yönetici personelin istifasını da içeren ve istifa mektuplarıyla birlikte borsalara açıklanacak olan, kuruluşun yönetimindeki personel değişiklikleri de III no.lu Ek’in değiştirilmiş Bölüm A’sına dâhil edilmiştir. Önemlilik standartları artık adli, düzenleyici veya icra makamları nezdinde devam eden anlaşmazlıkların veya davaların kamuya açıklanmasını, para cezalarının, diğer cezaların, aidatların vb. ödenmesindeki gecikmeleri içermektedir.

2.4. Piyasadaki söylentilere çözüm bulmak için borsaya en üst kote edilen kuruluşlar [top listed entities to address market rumours]

Yönetmeliklerde yapılan bu tür değişiklikler borsada işlem gören kuruluşlara ilişkin düzenleyici denetimin güçlendirildiğini gösterirken, değişiklik aynı zamanda bilgilendirme standartlarında da çarpıcı bir değişiklik yapmıştır. Medyanın, yatırım seçimlerimiz de dâhil olmak üzere günlük davranışlarımızı etkilediği günümüz dünyasında, Kotasyon ve Kamuyu Aydınlatma Yükümlülükleri Düzenlemeleri, borsaya en üst kote edilen kuruluşların (01 Ekim 2023 tarihinden 01 Nisan 2024 tarihine kadar ilk 100’de yer alan kuruluşlar) ana akım medyada [(mainstream media) yasaların izin verdiği basılı, haber kanallarını ve elektronik gazeteleri içerecek şekilde tanımlananlar] yayınlanan piyasa söylentilerini onaylayarak, reddederek veya bunlar hakkında kamuya açıklama yayınlayarak ele almasını ve aynı zamanda bu tür olaylarla ilgili güncellemeleri de bu tür raporlamadan sonraki 24 saat içinde sağlamasını şart koşmaktadır.

3. Sonuç

Kotasyon ve Kamuyu Aydınlatma Yükümlülükleri Düzenlemeleri değişikliği, özü itibarıyla, düzenlemelerin amacına ulaşma yolunda atılmış büyük bir adımı yansıtıyor. Değişikliğin ruhunu kurumsal yönetim, hesap verebilirlik ve şeffaflığın oluşturduğu açıktır. Bu değişikliğin, herhangi bir kurumsal organın eylemlerini gizleyen anonimliği azaltma ve hissedarların bir şirketin fiili işleyiş tarzının ne olduğunu bilme haklarını belirleme konusunda büyük bir niyeti var gibi görünse de, şirketler ile hissedarlar arasındaki dengeyi hafifçe ikincisine doğru kaydırmış olabilir.

Hissedarlar için bu tür hakların korunması esas olmakla birlikte, bunlar şirketin operasyonlarının verimliliğine zarar vermemelidir. Mevcut değişiklik, şirketin yeni düzenlemelere uyum konusunda karşılaştığı maliyetleri artırmakla kalmayacak, hükümlerin çoğu bildirimden sonraki 30 gün içinde yürürlüğe girdiğinden ve bazıları anında yürürlüğe girdiğinden, bilgileri çok kısa bir süre içinde birleştirip yayınlamak zorunda kalacakları için bu durum çalışanlara da yük getirecektir.

Çeşitli haber yayıncılarıyla dolup taşan dijital bir dünyada, bir şirketle ilgili her haberi takip etmek son derece sıkıcı ve maliyetli bir görev olacaktır. Bu aynı zamanda satışları, ürünlerin gizlilik içinde geliştirilmesine ve birçok kez test edildikten sonra pazara sunulmasına bağlı olan endüstrilerdeki kuruluşların elde ettiği toplam kârdan da vazgeçecektir. Dahası, düzenlemeler söylentiler ile ilgili olarak “genel nitelikte”nin (general in nature) neleri (kote edilen kuruluşlar tarafından ele alınacak söylentileri belirlemek için değiştirilen düzenlemelerde yer alan ölçütler) içereceğini belirlemekte başarısız oluyor ve sonuçta bunu yorumlama yetkisini yargı makamlarının iradesine bırakıyor, bu da yasayı doğası gereği belirsiz hale getiriyor.

Ayrıca, hâlihazırda mevcut yasalara uymakla yükümlü olan, yeni borsaya kote olan şirketlerin, bu tür düzenlemelerin getirilmesi halinde kendilerini hep birlikte listelemeleri caydırılabilir. Mevcut değişiklik ve işgücü, metroloji vb. dâhil olmak üzere farklı alanlardaki tüm yasaların gelişme şekli ortak bir yol izliyor: yasal uyum ve kurumsal yönetişim maliyetlerinde bir artış. Sonuçta, günümüz dünyasına ayak uydurmak amacıyla mevzuatta değişiklik yapacak değişiklikler hayati önem taşıyor ve paydaşların ve genel olarak halkın haklarını güçlendirecek değişiklikler memnuniyetle karşılanıyor ancak daha dengeli bir yaklaşımın benimsenmesi gerekiyor.

[1] < https://corporate.cyrilamarchandblogs.com/2023/07/sebi-amendments-to-the-lodr-an-overview-of-key-changes/ >

[2] < https://corporate.cyrilamarchandblogs.com/2023/07/market-rumours-sebis-new-prescription-and-india-incs-dilemma/ >

[3] Metnin İngilizcesi şu şekildedir: [“events whose impact on value exceeds 2% of turnover or 2% of net worth (according to the most recent audited consolidated financial statements, except when there’s a negative arithmetic net worth); or 5% of the post tax average value of either profit or loss incurred by the entity as can be observed from its last three audited financial statements”]

[4] Metnin İngilizcesi şöyledir: [“i. 30 minutes post the conclusion of the board meeting at which decisions pertaining to the event/information were made; ii. 12 hours following the occurrence of the event/information, if the event/information is emanating from within the listed entity; and iii. 24 hours following the occurrence of the event/information, if the event/information is not emanating from within the listed entity.”]

1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu [merhume Anası (1947-10 Temmuz 2023) Erzurum/Aşkale; merhum Babası ise Ardahan/Çıldır yöresindendir]. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte);
Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte) başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003), Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004) ile Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II, Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021), Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021), Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021), Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022), Ticari Mevzuat Notları (2022), Bilimsel Araştırmalar (2022), Hukuki İncelemeler (2023), Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024) başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 2 bini aşkın Telif Makale ve Yazı ile Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak vazgeçilmez ilkesidir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.