
1. Giriş
Tüketiciler hakkında büyük miktarda kişisel verinin mevcudiyeti ve tüketicilerin sigortalama amacıyla puanlanmasına izin veren makine öğrenimi yazılımı, günümüzün borç verenlerinin ölçekte bireyselleştirilmiş (kişiselleştirilmiş) fiyat ayrımcılığı yapmasına olanak tanımaktadır.
Kişiselleştirilmiş kredi fiyatlandırması, borç verenin aynı kredi ürünü için iki farklı fiyat sunmak için aynı maliyetlere katlandığı, eşit kredi riskine sahip iki borçlunun ücretlendirilmesini içermektedir. Tek tip fiyatlandırma (uniform pricing) durumunda, borç veren bu borçlulara aynı fiyatı (tipik olarak hizmet maliyetleri artı aynı kâr marjı) uygularken, kişiselleştirilmiş kredi fiyatlandırması durumunda, borç veren her borçlunun tahmini ödeme istekliliğini (willingness-to-pay; WTP) kullanarak fiyatı belirler. Sonuç olarak, eğer borç alan A’nın ödeme istekliliği borç alan B’ninkinden yüksekse (ve her ikisi de hizmet verme maliyetini aşarsa), borç alan A, borç veren tarafından uygulanan daha yüksek kâr marjı nedeniyle borç alan B’den daha yüksek bir fiyat ödeyecektir.
2. Fiyat Çok mu Yüksek?
Borç veren, fiyatı gerçekten borçlunun ödeme istekliliğine göre belirleyebilir mi, yoksa bu, Avrupa Birliği (AB) tüketici hukuku (European Union consumer law) ile kısıtlanmış mıdır? Yeni bir makalede bu soru cevaplanmaya çalışılıyor. Kısa cevap: bu konudaki ulusal ilave yasal düzenlemeye, borçlu A’nın pazarlık gücüne ve bir dizi başka koşula bağlıdır.
Hukukçular ve ekonomistler, uygulamanın toplumsal bir bakış açısından arzu edilirliği konusunda keskin bir şekilde aynı fikirde değildirler. Refah ekonomisini kullanan bazıları, borç verenlerin ve belirli tüketicilerin (çapraz sübvansiyon yoluyla) daha büyük bir ekonomik fazladan yararlandığını iddia ederken, diğerleri tüm tüketicilerin kaybettiğini iddia ediyor. Yasal tartışmalar, AB ayrımcılıkla mücadele ve veri koruma yasasının tüketicilere farklı muameleye uygulanmasına odaklanmıştır. Mezkûr makale farklı bir konuya odaklanmaktadır: borç verenin fiyatlandırma takdir yetkisinin sınırı. Makalede bu konuya katkı bakımından, Haksız Sözleşme Koşulları Direktifi (Unfair Contract Terms Directive-UCTD[1]), Tüketici Kredileri Direktifi (Consumer Credit Directive-CCD[2]) ve 2021 tarihli Tüketici Kredileri Direktifi Tasarısı’nın (Proposal for a Directive on Consumer Credits-CCD[3]) pratikte uygulanmasına daha yakından bakılmaktadır. Yönergelerin uygulanmasını göstermek için, makale Hollanda ve Birleşik Krallık’ın ulusal sistemlerini analiz etmektedir.
3. Önden (Ex Ante) ve Sonradan (Ex Post) Koruma
Tüketici kredisi piyasalarında, borç verenler bazı fiyatlandırma takdirine sahiptirler. Bazı diğer sektörlerdeki (örneğin elektrik piyasaları) fiyat düzenlemesinden farklı olarak, tüketici kredisindeki fiyat düzenlemesi, özel emir önceliği (primacy of private ordering) ile karakterize edilir: kredi fiyatını arz ve talep belirler. Ayrıca, borç verenlerin kârlarını sınırlayan veya bu kârların borç verenlerin kredi portföylerini oluşturan münferit işlemlere dağıtılmasını sınırlayan hiçbir kural yoktur.
Ancak, bu takdir yetkisini sınırlayan iki tür düzenleyici güvence vardır. İlk olarak, birkaç AB Üyesi Devlet, bir tür ön koruma olan faiz oranları ve diğer fiyat bileşenleri üzerinde fiyat tavanları getirmiştir. 2021 tarihli Tüketici Kredileri Direktifi Tasarısı, tüm AB Üyesi Devletlerin tavan fiyat şeklinde olabilen aşırı fiyatlandırmayı önlemek için önlemler almasını zorunlu kılarak bu korumayı uyumlu hale getirmeyi amaçlamaktadır. İkinci olarak, Haksız Sözleşme Koşulları Direktifi’ndeki adaletsizlik değerlendirmesi ve listeleri, mahkemelerin, bir tür sonradan koruma olan, haksız olduğu düşünülen kredi anlaşmalarındaki bireysel fiyat maddelerini iptal etmesine izin vermektedir.
4. Fiyat Koşullarındaki Adaletsizlik (Unfairness of Price Terms)
Söz konusu makalede, kişiselleştirilmiş bir fiyat koşulunun (personalized price term) ne zaman adaletsiz olabileceğini anlamak için Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın (Court of Justice of the European Union-CJEU) içtihatları üç temel kritere (önemli dengesizlik, iyi niyet ve şeffaflık) ve özellikle ilk iki kritere bakılarak analiz ediliyor. Avrupa Birliği Adalet Divanı, dengesizliği değerlendirmek için, birincil referans noktası olarak tamamlayıcı hukuku (CJEU Aziz, CJEU Constructora Principado[4]) ve yardımcı referans noktaları olarak piyasa uygulamaları (CJEU Banco Primus[5]), kredi tutarı ve sağlanan hizmetleri (CJEU Gyula Kiss, CJEU Profi Credit Polska[6]) getirmiştir. Avrupa Birliği Adalet Divanı, iyi niyeti değerlendirmek için, varsayımsal bir borç vereni içeren nesnel bir test uygularken aynı zamanda gerçek borç verenin özelliklerini (CJEU Andriciuc[7]) ve gerçek tüketicinin (CJEU BNP Paribas[8]) pazarlık gücünü de göz önünde bulundurmaktadır.
5. Elde Edilen Sonuçlar
Makaledeki analiz iki ana sonuca götürür. İlk olarak, Avrupa Birliği Adalet Divanı içtihadı ipotek sözleşmeleri ile ilgili olsa da, onun mülahazaları teminatsız kredi sözleşmelerindeki kişiselleştirilmiş fiyat koşullarına uygulanabilir. İkincisi, bahsi geçen içtihat, geniş koşullar kataloğu nedeniyle son derece açık bir yapıya/bünyeye sahip olan Haksız Sözleşme Koşulları Direktifi kapsamındaki adaletsizlik değerlendirmesinde gerçek fiyatın yalnızca bir unsur olduğunu ortaya koymaktadır. Bu yapıda gezinmek, borç alanın kişisel özelliklerine göre (finansal olarak) savunmasız olarak kabul edilebildiği durumlarda özellikle zordur. Bu özellikler, mahkeme tarafından, borçlunun iyi niyet değerlendirmesini bilgilendiren pazarlık gücünün kanıtı olarak kabul edilebilir ve bu da, başka türlü adil bir fiyat şartının haksız olarak kabul edilebileceği anlamına gelir. Açık bir rehberlik olmaksızın ortaya çıkan belirsizlik, krediye erişimi genişletmek için kişiselleştirilmiş fiyatlandırmaya ve çapraz sübvansiyonlara dayanan iş modellerini tehdit ediyor. Bu nedenle anılan makale, uygulamaya ilişkin daha deneye dayalı çalışmalara duyulan ihtiyacı yinelemektedir.

[1] AB “Haksız Sözleşme Koşulları Direktifi” için bkz. < https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/?uri=celex%3A31993L0013 >
[2] AB “Tüketici Kredileri Direktifi” için bkz. < https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/ALL/?uri=CELEX:32008L0048 >
[3] AB “Tüketici Kredileri Direktifi Tasarısı” için bkz. < https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/HIS/?uri=COM:2021:347:FIN >
[4] Bu konuda bkz. < https://eur-lex.europa.eu/legal-content/en/TXT/?uri=CELEX:62012CJ0226 >
[5] Bu konuda bkz. < https://eur-lex.europa.eu/legal-content/en/TXT/?uri=CELEX:62014CJ0421 >
[6] Bu konuda bkz. < https://eur-lex.europa.eu/legal-content/en/TXT/?uri=CELEX:62019CJ0084 >
[7] Bu konuda bkz. < https://eur-lex.europa.eu/legal-content/en/TXT/?uri=CELEX:62016CJ0186 >
[8] Bu konuda bkz. < https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/?uri=CELEX%3A62020CO0082_INF >
Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.
