

Nüfusu 1,5 milyon veya daha az olan küçük devletlerdeki mali pozisyonlar, son on yılda önemli ölçüde kötüleşmiştir. Kovid-19 salgını ve ardından gelen küresel şoklar, küçük devletlerdeki mali ve borç pozisyonlarını kötüleştirerek mevcut mali kırılganlıklarını yoğunlaştırmıştır. Küçük devlet olan 35 gelişmekte olan piyasa ve gelişmekte olan ekonominin (emerging market and developing economies) yüzde kırkı (14) borç sıkıntısı yaşama riski altındadır veya bunu hâlihazırda yaşamaktadır ki; bu oran diğer gelişmekte olan piyasa ve gelişmekte olan ekonomilerin yaklaşık iki katıdır.
Bazı durumlarda açıkları daraltmaya yardımcı olan son mali konsolidasyon çabalarına rağmen, birçok küçük devletin güvencesiz mali pozisyonları mali sürdürülebilirlik için artan riskler oluşturmaktadır. Bu risklerin, söz konusu ülkeler için bu yıl ve gelecek yıl büyümede öngörülen yavaşlama ile daha da kötüleşmesi muhtemeldir.
Küçük devletlerdeki kamu borcu 2011 ila 2023 yılları arasında gayrisafi yurtiçi hâsılanın (GSYH) yaklaşık 11’i kadar artarak 2023 yılında ortalama borç-GSYH oranı yüzde 61’e ulaşmış olup bu diğer gelişmekte olan piyasa ve gelişmekte olan ekonomilerden daha yüksektir. Borç birikimi yaygındır ve küçük devletlerin yaklaşık yüzde 60’ında meydana gelmiştir.
2011 ila 2023 arasındaki borç birikiminin yaklaşık üçte biri Kovid-19 salgınının başlangıcından sonra gerçekleşmiş ve bunun ekonomik ve daha geniş çaplı zararını vurgulamıştır. 2020 salgını kaynaklı durgunluk sırasında, küçük devletler için ortalama borç seviyeleri GSYH’nin yüzde 15’i oranında artarak diğer gelişmekte olan piyasa ve gelişmekte olan ekonomileri çok geride bırakmıştır.
Buna ek olarak, 2021 yılında St. Vincent ve Grenadinler’deki volkanik patlama gibi doğal afetler bazı küçük devletlerdeki borç artışına katkıda bulunmuştur. Küçük devletlerin ortalama borç seviyeleri daha sonra düşse de, pandemi arifesindekinden daha yüksek kalmaya devam etmektedir.
Mali açıklar ve borçlanma maliyetleri, küçük devletlerdeki artan borç yüklerinin temel itici güçleri olmuştur. 2011 ila 2023 yılları arasında küçük devletlerde ortalama borç-GSYH oranındaki keskin artış, büyümenin ve diğer faktörlerin borç azaltıcı etkisinden daha ağır basan kalıcı birincil mali açıklara ve faiz maliyetlerine atfedilmektedir.
Borç itici güçleri pandemiden önce ve sonra biraz değişmiştir. 2011 yılından 2019 yılına kadar sağlam büyüme birincil açıkları telafi etmeye yetmiştir. Buna karşılık, 2019 ila 2023 arasında genişleyen mali açıklar, pandemi kaynaklı çıktı daralmaları ve yavaş toparlanmalar nedeniyle azalan büyümenin borç azaltıcı etkilerinden daha ağır basmıştır.
2023-2026 tahminleri, küçük devletlerdeki ortalama devlet borcunun GSYH’nin yaklaşık 2 puanı kadar azalacağını ve devam eden, ancak daha yavaş büyümenin kalıcı birincil açıkları kısmen telafi etmesinin beklendiğini göstermektedir. Ancak, bu sonuç gerçekleşse bile, küçük devletlerdeki ortalama borç, GSYH’ye göre, pandemi öncesi seviyesinin biraz üzerinde kalacaktır.
Pandemi kaynaklı durgunluk, küçük devletlerin zaten zayıf olan mali konumlarını ciddi şekilde kötüleştirmiştir. 2011 ve 2023 yılları arasında, küçük devletlerin birincil açıkları GSYH’nin ortalama yüzde 1,4’üydü ve bu devletlerin yaklaşık yüzde 70’i birincil açıklara sahipti. Küçük devletlerdeki birincil açıklar, pandemiden önce (2011-2019) GSYH’nin ortalama yüzde 0,6’sı iken, 2020-2023 döneminde GSYH’nin yüzde 3,3’üne yükselmiştir. 2020’den bu yana daralmasına rağmen, 2023 itibarıyla küçük devletlerdeki ortalama birincil açık, GSYH’nin yüzde 2,1’i seviyesindeydi ve pandemi arifesindeki seviyeden önemli ölçüde yüksekti ve diğer gelişmekte olan piyasa ve gelişmekte olan ekonomilerdeki ortalamanın iki katından fazlaydı.
Pandemiden bu yana, daha yüksek hükümet harcamaları ve daha az ölçüde daha zayıf gelirler, küçük devletlerdeki ortalama birincil açıklardaki artışı diğer gelişmekte olan piyasa ve gelişmekte olan ekonomilerden daha fazla yönlendirmiştir. 2011-2019 ve 2020-2023 yılları arasında küçük devletlerdeki birincil açıklardaki artışın yaklaşık dörtte üçü daha yüksek harcamalara, geri kalanı ise daha düşük gelire atfedilmektedir.
Küçük devletlerdeki harcamalar, 2019 yılından 2020 yılına GSYH’nin 4 puanlık bir artışıyla, keskin bir GSYH daralması ve pandeminin ekonomik etkilerine yönelik artan harcamaları yansıtmıştır. Buna karşılık, diğer gelişmekte olan piyasa ve gelişmekte olan ekonomilerdeki harcamalar aynı dönemde 2,6 puanlık bir artış göstermiştir. Küçük devletlerin harcamaları 2022’ye kadar pandemi öncesi seviyelere dönmüşse de, 2023 yılında GSYH’nin yüzde 41’i seviyesinde önemli ölçüde yüksek kalırken, diğer gelişmekte olan piyasa ve gelişmekte olan ekonomilerdeki yüzde 28’lik oran önemli ölçüde yüksek kalmıştır.
Pandemi, küçük devletlerin gelirleri üzerinde gecikmeli ancak kalıcı bir olumsuz etki yaratmış ve 2019 yılından 2023 yılına kadar GSYH’de neredeyse yüzde bir puanlık düşüşe yol açmıştır ki; bu da keskin bir ekonomik gerilemeyi ve daha yavaş toparlanmayı yansıtıyordu. Buna mukabil, diğer gelişmekte olan piyasa ve gelişmekte olan ekonomilerdeki gelirler aynı dönemde yüzde bir puan artmıştır.
Özetle, küçük devletlerdeki kötüleşen mali ve borç pozisyonları, iklim değişikliği de dâhil olmak üzere dış şoklara karşı artan kırılganlık ve uzun süredir devam eden kalkınma gereksinimlerini ele alma ihtiyacı, hem yerel politika önlemleri hem de uluslararası destek yoluyla eylem gerektirmektedir. [Bu politikalar, son “Küresel Ekonomik Beklentiler” (Global Economic Prospects) raporunun 4. Bölümünde[1] ele alınmaktadır.]
[1] <https://documents.worldbank.org/en/publication/documents-reports/documentdetail/099003106112426991/idu1bc56b5c41f04914acb194181b46ce62466fe?_gl=1*11yqve1*_gcl_au*NTA1Njg3NjY3LjE3MjM3MTgxMzY.#:~:text=After%20several%20years%20of%20negative,easing%20as%20inflation%20gradually%20declines.>
Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.
