Küresel Kalkınmada Ayrıcalıklı Finansman (Hibeler ve Düşük Faizli Krediler)*

Ayrıcaklı/İmtiyazlı finansman [yani hibeler ve düşük faizli krediler (concessional finance that is, grants and low-interest loans)] dünyanın en fakir ülkeleri için her zamankinden daha önemlidir. Ancak günümüzün yardım mimarisi oldukça karmaşık, parçalı ve sınırlı ayrıcalık sunmaktadır. Bu bağlamda, en büyük, en etkili tesiri elde etmek için mevcut kaynaklardan yararlanmanın yollarını bulmak önemlidir.

Uluslararası Kalkınma Birliği (International Development Association[1]), gelişmekte olan ülkeler için dünyanın en büyük imtiyazlı finansman kaynağıdır. Çıkışlarının yaklaşık %30’u hibe şeklinde, geri kalanı ise çok düşük faizli kredilerden sağlanmaktadır. Uluslararası Kalkınma Birliği, Dünya Bankası’nın (World Bank) yaşanabilir bir gezegende yoksulluktan arınmış bir dünya yaratma uzak görüşlülüğünün kritik bir parçasıdır. Uluslararası Kalkınma Birliği’nin ayrıcalıklı finansmanı, ülkelerin istihdam ve refah yaratmak, şokların ve acil durumların üstesinden gelmek ve etkili iklim eylemine girişmek için ekonomik büyümeyi artırmalarına yardımcı olmaktadır.

Bu ayın (Kasım 2023) başlarında Paris Barış Forumu’nda (Paris Peace Forum[2]) imtiyazlı finansman konusunda bir yuvarlak masa tartışmasına katıldım. Dört genel soru ele alındı: imtiyazlı finansmandan yararlanmanın önemi, imtiyazlı fonların maksimum etki için nasıl tahsis edilebileceği, imtiyazların sektörler arasında farklılaştırılması ve mevcut yardım mimarisinin karmaşıklığı[3].

Büyük geliştirme ihtiyaçları ve sınırlı kaynaklar bağlamında, mümkün olan durumlarda yalnızca imtiyazlı fonlardan yararlanmak mantıklıdır. Uluslararası Kalkınma Birliği’nin 2017 yılından bu yana yürürlükte olan hibrit modeli, imtiyazlı kaynakların çoğaltılmasına olanak tanıyor; böylece Uluslararası Kalkınma Birliği’ne verilen 1 Amerika Birleşik Devletleri (ABD) doları, yoksul ülkeler için yaklaşık 4 ABD doları finansman anlamına geliyor[4]. Bununla birlikte, kıt kaynaklardan yararlanmanın finansal verimliliğine rağmen, bağışçılardan 1 dolar alan ve bunu alıcı ülkelere 1 dolar vermek için kullanan, kaldıraçsız tesislere giden denizaşırı kalkınma yardımlarının toplam resmi finansal akışlar içindeki payı artıyor. Bu nedenle bağışçılar, kaldıraçlı ve kaldıraçsız fonlama arasında uygun bir dengeye sahip olup olmadıklarını düşünmelidir.

Ayrıca imtiyazlı kaynakların ihtiyacın en fazla olduğu ve kullanımının en etkili olduğu yere tahsis edilmesi gerektiği de açık görünmektedir. Uluslararası Kalkınma Birliği bunu, bir ülkenin ihtiyaçlarını, politikalarının ve kurumlarının derecelendirilmesi gibi performansıyla dengeleyerek şeffaf bir şekilde (transparent manner) yapar[5]. İhtiyaçlar nüfus büyüklüğüne ve kişi başına düşen gayrisafi milli gelire göre ölçülür ve finansman tahsislerine dâhil edilir.

On yılı aşkın bir süredir Uluslararası Kalkınma Birliği, hibeleri sektör bazında değil, borç sıkıntısı riski temelinde tahsis etmektedir. Uluslararası Kalkınma Birliği hibeleri, Uluslararası Kalkınma Birliği-13’ün (IDA13) bir parçası olarak ilk kez 2002 yılında uygulamaya konulduğunda, belirli sektörlere tahsis edilmişti ancak bu pek işe yaramadı. Geçtiğimiz birkaç yılda borç sıkıntısı riskinin kötüleştiği göz önüne alındığında, Uluslararası Kalkınma Birliği’nin mevcut yaklaşımı bugün iyi hedeflenmiştir. Ancak, yüksek risk altındaki ülkelere yönelik resmi finansman akışları içinde imtiyazlı finansmanın oranı son yıllarda azalmaktadır.

Uluslararası Kalkınma Birliği, imtiyazlı finansmanın mevcut parçalanmışlığını ve karmaşıklığını azaltmaya yönelik çabaları desteklemektedir. Çoğunlukla Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (Organisation for Economic Co-operation and Development; OECD) verilerini kullanarak küresel yardım mimarisindeki son trendler incelenmektedir. Araştırma, küresel yardım mimarisinin, resmi finansal akışların giderek daha küçük parçalara bölünmesi ile birlikte artan parçalanmayla karakterize edildiğini göstermektedir ki; bazı ülkelerin 200’den fazla bağış kuruluşuyla uğraşmak zorunda kaldığı bağış kanallarının çoğalması; sıfır kaldıraç sağlayan tesislerin artan payı ve resmi finansman akışının yalnızca %40’ının alıcıların ulusal bütçelerinden geçtiği yüksek düzeyde hileli atlatmalardır.

Gezegenimiz için yüksek riskler göz önüne alındığında, imtiyazlı finansmanın genişletilmesi ve daha verimli hale getirilmesi gerekmektedir. Bu, çabaları çeşitli kanallara bölmek ve ortaklar arasındaki işbirlikçi çabaları şeffaf, maksimum etki için hedeflemek yerine, her doların değerini katlayarak yapılabilir.

Gelecek ay (Aralık 2023) Uluslararası Kalkınma Birliği, yoksul ülkeleri desteklemek için 93 milyar ABD doları sağlayan mevcut yenileme döngüsü Uluslararası Kalkınma Birliği-20’nin (IDA20) orta vadeli incelemesini yapmak üzere Zanzibar’da toplanacaktır. Önümüzdeki küresel krizin boyutu, Uluslararası Kalkınma Birliği-21’e (IDA21) yönelik tutkunun artırılmasını gerektirmektedir. Önümüzdeki aylarda bir sonraki takviye için istişareler başlarken, kalkınma topluluğu dünyanın en yoksul ülkeleri için toplanan her doların etkisini ve verimliliğini en üst düzeye çıkarmaya dikkat etmelidir.

[1] < https://ida.worldbank.org/en/home >

[2] < https://parispeaceforum.org/ >

[3] İfadenin İngilizcesi şöyledir: [the importance of leveraging in concessional finance, how concessional funds can be allocated for maximum impact, differentiating concessionality between sectors, and the complexity of the current aid architecture].

[4] < https://ida.worldbank.org/en/about/contributor-countries >

[5] < https://ida.worldbank.org/en/financing/resource-management/ida-country-performance-ratings >

1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu [merhume Anası (1947-10 Temmuz 2023) Erzurum/Aşkale; merhum Babası ise Ardahan/Çıldır yöresindendir]. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte);
Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte) başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003), Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004) ile Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II, Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021), Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021), Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021), Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022), Ticari Mevzuat Notları (2022), Bilimsel Araştırmalar (2022), Hukuki İncelemeler (2023), Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024) başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 2 bini aşkın Telif Makale ve Yazı ile Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak vazgeçilmez ilkesidir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.