‘Kurumsal Sosyal Sorumluluk’ Bağlamında Çıta Ne Kadar Yükseltilebilir?

Giriş

Avrupa Birliği (AB), Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine (Sustainable Development Goals) bağlı kalırken, dünyanın geri kalanı için bunlar gerçekçi değildir. AB, kurumsal sosyal sorumluluk ile yönlendirilen ticaret anlaşmaları yoluyla sürdürülebilir büyümeyi çevresel, sosyal ve işçi haklarıyla dengeleyebilir mi?

Avrupa Birliği, 2007 yılının başlarında Lizbon Antlaşması ile ‘barış, güvenlik, Dünya’nın sürdürülebilir kalkınması [ve] insan haklarının korunması’na olan bağlılığını belirtmişti[1]. Bu değerleri ‘daha geniş dünya ile ilişkilerinde’ korumayı ve desteklemeyi kabul ederek, misyonerlik ilkesi bu Birliğin ticaret politikasını bilgilendirmeye devam etmektedir [Avrupa Birliği Antlaşması (Treaty on European Union[2]), madde 21; Avrupa Birliği’nin İşleyişi Hakkında Antlaşma (Treaty on the Functioning of the European Union[3]), madde 207].

  1. Yaptırımlar Yerine Diyalog

Buna erken bir örnek, Karayip Devletleri[4] ile yapılan ekonomik ortaklık anlaşması[5] ve ardından Güney Kore ile 2011 yılında yapılan[6] ve karşılıklı çevresel ve sosyal yükümlülükler getiren bir Ticaret ve Sürdürülebilir Kalkınma (trade and sustainable development) bölümü içeren serbest ticaret anlaşmasıdır (free trade agreement). Ticaret ve Sürdürülebilir Kalkınma bölümleri o zamandan beri, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (International Labour Organization-ILO) sözleşmeleri ve Paris Anlaşması[7] ile uyumlu küresel adil ticaret uygulamalarını teşvik ettikleri için anlaşmaların standart bir parçası haline gelmiştir.

Ticaret ve Sürdürülebilir Kalkınma bölümlerinin getirdiği zorluk, yalnızca resmi ifadelerinin değil, aynı zamanda temel ilkelerinin de uygulanmasında yatmaktadır. AB içinde, Ticaret ve Sürdürülebilir Kalkınma Komisyonu Uzman Grubu[8] uyumu izler ve AB Üyesi Devletler ile sivil toplum tarafından şikâyette bulunulabilir. Ancak Avrupa Birliği, uyumsuzluk için yaptırım uygulamaz, bunun yerine ortak ülkeler ile diyaloğa dayalı bir yaklaşımı tercih eder.

  1. Kurumsal Sosyal Sorumluluk

Avrupa Birliği’nin Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin serbest ticaret anlaşmaları vasıtasıyla operasyonel hale getirilmesinin temel bir unsuru, şirketlerin sürdürülebilirlik düzenlemelerine uymasını sağlayan kurumsal sosyal sorumluluktur (corporate social responsibility)[9]. Kurumsal sosyal sorumluluk olmadan, ticaret anlaşmaları iş kayıplarına, ekonomik sıkıntıya ve çevresel zarara neden olabilir. Kurumsal sosyal sorumluluğun sürdürülebilirliğe odaklanması, çalışanları ve gezegeni koruyarak daha adil ve daha yeşil ticareti teşvik eder.

Bir dizi girişim, kurumsal kültürü Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin çevresel ve sosyal hedefleri ile uyumlu hale getirmeyi amaçlamaktadır. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün paralel İnsana Yakışır İş Gündemi[10], istihdam yaratma, sosyal koruma ve işçi haklarına odaklanarak sürdürülebilir kalkınmanın yuvarlak bir yorumunu teşvik eder. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nin (Office of the High Commissioner for Human Rights) İş ve İnsan Hakları Rehber İlkeleri[11] ve OECD’nin Çokuluslu İşletmeler için Sorumlu İş Davranışı Kılavuzları (Guidelines for Multinational Enterprises on Responsible Business Conduct[12]), insan haklarını, işçi haklarını, çevreyi, yolsuzluğu ve tüketici çıkarlarını kapsayan sınırlar ötesinde sorumlu iş davranışını teşvik eder. Avrupa Birliği, Ticaret ve Sürdürülebilir Kalkınma bölümlerine karşılık gelen taahhütleri dâhil ederek Sürdürülebilir Kalkınma Hedefini ilerletmek için küresel çabalara öncülük etmektedir.

  1. Sürdürülebilirlik Çabaları

AB, serbest ticaret anlaşmalarını kullanmanın yanı sıra, özellikle 2017 tarihli Çatışma Mineralleri Yönetmeliği (Conflict Mineral Regulation[13]) aracılığıyla, tek pazarında Birleşmiş Milletler’in yumuşak hukuk hükümlerini desteklemektedir. Bu yönetmelik, AB içinde ticaret yapan mineral ve metal tedarikçilerine gerekli özeni göstererek, silahlı gruplardan elde edilen kârları engellemekte ve çocuk işçiliği, zorla yeniden yerleştirme ve yetersiz düzenlenmiş mineral kaynak sektöründeki kültürel mirasın tahribi gibi sorunları ele almaktadır. Avrupa Birliği, ticaret politikasını işler hale getirerek Birleşmiş Milletler’in ‘insana yakışır iş’ hedefi (#8), ‘azaltılmış eşitsizlikler’ hedefi (#10) ve ‘sorumlu tüketim ve üretim’ hedefini (#12) ilerletmektedir.

Diğer yakın örnekler arasında Ocak 2023’te Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi’nin (Corporate Sustainability Reporting Directive[14]) tanıtılması ve AB Parlamentosu’nun Kurumsal Sürdürülebilirlik Durum Tespiti Direktifi’ni (Corporate Sustainability Due Diligence Directive[15]) onaylaması yer almaktadır. Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi, daha fazla şeffaflık için çevresel, sosyal ve kurumsal yönetişim (environmental, social and governance-ESG) açıklamasını zorunlu kılarken; Kurumsal Sürdürülebilirlik Durum Tespiti Direktifi şirketlerin tedarik zincirlerinde insan hakları ve çevresel etkiyi ele almasını gerektirmektedir. Bu direktifler, Avrupa Birliği’nin sürdürülebilirlik çabalarını güçlendirdikleri ve AB dışında kurumsal sosyal sorumluluk uygulaması için bir çerçeve sağladıkları için önemli kilometre taşlarını işaretler.

  1. Avrupa Birliği-Mercosur Ticaret Anlaşması

AB’nin kurumsal sosyal sorumluluk önlemleri, 2019 tarihli AB-Mercosur Ticaret Anlaşması’nda görüldüğü gibi, Avrupa dışındaki ticaret anlaşmaları için de büyük önem taşımaktadır.

Mercosur ülkelerindeki[16] kurumsal sosyal sorumluluk yönergeleri Avrupa’daki emsallerine göre daha az titiz olsa da, anlaşmalar ticaret ve sürdürülebilir kalkınma üzerine bir bölüm içermekte ve kurumsal sosyal sorumluluk düzenlemelerine bağlılığı göstermektedir. Ticaret ve Sürdürülebilir Kalkınma bölümü ILO Sözleşmelerini onaylamaya ve uygulamaya, özellikle de çocuk işçiliğini ortadan kaldırmaya ve örgütlenme özgürlüğünü (toplu pazarlıkla ilgili) korumaya odaklanmaktadır.

  1. Anlaşmanın İyice İncelenmesi

Anlaşma, uluslararası yasal çerçeveler aracılığıyla sürdürülebilir kalkınmayı teşvik etme yönünde atılmış bir adım anlamına gelmelidir[17]. Ancak anlaşma, potansiyel olarak zararlı çevresel etkileri nedeniyle sıkı bir şekilde incelenirken, Mercosur, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ile çelişen şekillerde ticaret engellerinin kaldırılmasına öncelik verdiği için eleştirilmiştir[18]. Endişeler, ciddi ormansızlaşmaya yol açan orman riski emtialarının Avrupa Birliği ithalatının artırılması ve her iki bölge için de büyük sağlık riskleri oluşturan pestisitlerin ve yanmalı motorlu araçların ihracatının artırılmasıyla ilgilidir[19].

Aralık 2023’te taraflar siyasi direniş nedeniyle anlaşmayı imzalayamamış[20] olup, yeni bir son tarih olarak 2024 ortası belirlenmiştir.

Sonuç

Revize edilen anlaşmanın kurumsal sosyal sorumluluk standartlarını nasıl uygulayacağını bekleyip görmemiz gerekiyor. Genel olarak, AB-Mercosur Ticaret Anlaşması, bölgeler arasında kurumsal sosyal sorumluluk uygulamalarını uyumlu hale getirmek ve hem AB hem de Mercosur ülkelerinde kurumsal davranış çıtasını yükseltmek için bir fırsat sunuyor. AB misyonerlik ilkesini içeren serbest ticaret anlaşmaları, insan hakları ve çalışma standartlarını uygulamak için ekstra bir teşvik sağladıkları için Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri hayata geçirmek için bir fırsat sunuyor. Ancak, diğer Avrupa Birliği sınır dışı girişimleriyle karşılaştırıldığında, uygulama mekanizmaları açısından yetersiz kalıyorlar. Ticaret ve Sürdürülebilir Kalkınma bölümleri salt retorikten öteye geçmeli: yaptırımlardan ziyade diyalog tercih edildiğinde, Ticaret ve Sürdürülebilir Kalkınma bölümlerini değerlendirme süreci geliştirilmelidir. Genel olarak, Avrupa Birliği’nin kurumsal sosyal sorumluluk girişimleri iyi niyetli olsa da, bir tutam şüpheyle karşılanmalıdır. Avrupa Birliği dışında daha düşük çalışma standartları beklentisi, eşit ortaklar arasındaki ticaret müzakerelerinde gereksiz olan ahlaki alt metinlere yol açabilir.

[1] <https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/?uri=celex%3A12007L%2FTXT>

[2] <https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/?uri=CELEX%3A12016M021>

[3] <https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/?uri=celex%3A12012E%2FTXT>

[4] CARIFORUM devletleri: Antigua ve Barbuda, Bahamalar, Barbados, Belize, Dominica, Grenada, Guyana, Jamaica, Saint Lucia, Saint Vincent ve Grenadines, Saint Kitts and Nevis, Suriname, Trinidad ve Tobago.

[5]<https://publications.europa.eu/resource/cellar/f5c1c99f-9d19-452b-b0b0-ed690a53dd5f.0006.05/DOC_1>

[6]<https://publications.europa.eu/resource/cellar/a2fb2aa6-c85d-4223-9880-403cc5c1daa2.0022.03/DOC_1>

[7] <https://unfccc.int/sites/default/files/english_paris_agreement.pdf>

[8]<https://ec.europa.eu/transparency/expert-groups-register/screen/expert-groups/consult?lang=en&groupId=3013&fromMeetings=true&meetingId=37834>

[9]<https://single-market-economy.ec.europa.eu/industry/sustainability/corporate-sustainability-and-responsibility_en#what-is-corporate-social-responsibility>

[10]<https://www.ilo.org/topics/decent-work#:~:text=Decent%20work%20and%20the%20Sustainable%20Development%20Goals&text=Goal%208%20of%20the%202030,the%20ILO%20and%20its%20constituents.>

[11]<https://www.ohchr.org/sites/default/files/documents/publications/guidingprinciplesbusinesshr_en.pdf>

[12]<https://www.oecd.org/en/publications/oecd-guidelines-for-multinational-enterprises-on-responsible-business-conduct_81f92357-en.html>

[13] <https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/?uri=celex:32017R0821>

[14] <https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/?uri=CELEX:32022L2464>

[15] <https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/?uri=CELEX%3A52022PC0071>

[16] <https://www.mercosur.int/en/about-mercosur/mercosur-countries/>

[17]<https://policy.trade.ec.europa.eu/eu-trade-relationships-country-and-region/countries-and-regions/mercosur/eu-mercosur-agreement/agreement-explained_en>

[18]<https://ieep.eu/publications/study-alternatives-for-a-fair-and-sustainable-partnership-between-the-eu-and-mercosur-scenarios-and-guidelines/>

[19]<https://www.greens-efa.eu/en/article/study/alternatives-for-a-fair-and-sustainable-partnership-between-the-eu-and-mercosur-scenarios-and-guidelines>

[20]<https://www.europarl.europa.eu/legislative-train/theme-a-balanced-and-progressive-trade-policy-to-harness-globalisation/file-eu-mercosur-association-agreement>

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.