
“Eğitimsiz insan, cilasız aynaya benzer (Ein Mensch ohne Bildung ist ein Spiegel ohne Politur).” [Alman Atasözü]
Mobil uygulama geliştirme dünyasında (world of mobile app development) yaratıcılık ve yenilik (creativity and innovation) ile birlikte patlama yaşandı. İster teknoloji meraklısı bir girişimci olun, ister dijital alanda iz bırakmak isteyen küçük bir işletme olun, mobil uygulama geliştirmek heyecan verici bir girişim olabilir. Ancak uygulama fikrini hayata geçirme telaşında, özellikle uygulamaların telif hakkı söz konusu olduğunda yasal hususları dikkate almak çok önemlidir. Bu makalede, Birleşik Krallık’taki mobil uygulama telif hakkı yasalarının çeşitli yönleri ile fikri mülkiyetin nasıl korunabileceği incelenecektir.
1. Uygulamalar fikri mülkiyet haklarıyla (intellectual property rights) korunabilir mi?
Bir (mobil) uygulama aslında bir yazılım programıdır. Herhangi bir yazılımın kaynak kodu, telif hakkı yasasıyla otomatik olarak korunur. Bir şirket tarafından istihdam edilen bir geliştirici, belirli bir yazılım veya uygulama parçası için yeni kod oluşturursa, üçüncü bir tarafa (çoğu zaman bu, yazılımı satın alan bir müşteridir) yazılı bir sözleşme yoluyla imzalamadığı sürece kodun telif hakkı işletmeye aittir. Bir serbest çalışana kodu geliştirmesi talimatı verildiyse, çalışmaya başlamadan önce kodun telif hakkının şirkete ait olduğunu belirten katı bir IP (Internet Protocol) maddesi ile bir anlaşma yapılması gerekir.
2. Uygulamaların telif hakkı var mı?
Evet, uygulamaların telif hakkı saklıdır. Diğer tüm orijinal çalışmalar gibi, mobil uygulamalar da fikri mülkiyet olarak kabul edilir ve sabit, somut bir biçimde oluşturuldukları anda otomatik olarak telif hakkı yasalarıyla korunur. Bu, uygulamanın benzersiz kodunun, grafiklerinin ve diğer yaratıcı öğelerinin izin olmadan kopyalanmaya karşı yasal olarak korunduğu anlamına gelir. Uygulamada üçüncü taraf kod, metin, video, grafik veya müzik kullanılıyorsa bunu kullanmak için bir lisans alınması gerektiğinin de unutulmaması gerekir.
3. Birleşik Krallık’taki uygulamaya ilişkin telif hakkı yasaları
Birleşik Krallık’ta mobil uygulama geliştiricileri güçlü telif hakkı korumasından yararlanmaktadır. 1988 tarihli Telif Hakkı, Tasarımlar ve Patentler Yasası (The Copyright, Designs and Patents Act[1]), uygulamayı izinsiz çoğaltmaya, dağıtmaya veya uyarlamaya karşı korur. Bu koruma, uygulamanın kaynak kodunu, tasarımını, kullanıcı arayüzünü ve telif hakkıyla korunan diğer materyallerini de kapsar.
4. Uygulama telif hakkı ihlali
Uygulama telif hakkı ihlali, birisi telif hakkıyla korunan uygulama öğelerini izin olmadan kullandığında meydana gelir. Uygulama telif hakkı ihlalinin işaretleri arasında, işletmeninkine çok benzeyen rakip bir uygulama, uygulamanın kaynak kodunun yetkisiz kullanımı ve hatta uygulamanın benzersiz özelliklerinin çoğaltılması yer alabilir. Uygulamayı korumak için dikkatli olmalı ve birisinin onu kopyaladığından şüpheleniliyorsa harekete geçilmelidir.
5. Uygulamanın telif hakkını ihlal edip etmediği nasıl kontrol edilebilir?
Uygulamayı korumak çok önemli olsa da, uygulamanın yanlışlıkla başka birinin telif hakkını ihlal etmemesini sağlamak da aynı derecede önemlidir. Yasal anlaşmazlıkları önlemek için mevcut uygulamalardan herhangi birinin işletmenin konsepti ile benzerlikleri olup olmadığını belirlemek için kapsamlı bir araştırma yapılmalıdır. Uygulamanın telif hakkı yasalarına uygun olduğundan emin olmak için yasal tavsiye alınması önerilir.
6. Bir uygulama fikrinin telif hakkı alınabilir mi?
Telif hakkı yasaları fikirleri korumaz; fikirlerin orijinal ifadesini korurlar. Bu, uygulama fikrinin telif hakkını tek başına alınamayacağı anlamına gelir. Ancak uygulama geliştirildikten ve somut bir biçimde var olduktan sonra otomatik olarak telif hakkıyla korunur. Konsepti daha da korumak için, uygulama fikrini potansiyel yatırımcılar veya geliştiriciler gibi başkalarıyla tartışırken Gizlilik Anlaşmalarının (NDA) kullanılması düşünülmelidir.
7. Bir uygulama tasarımının telif hakkı alınabilir mi?
Evet, uygulamanın tasarımının telif hakkı alınabilir. Uygulamanın kullanıcı arayüzü, düzeni ve görsel öğeleri de dâhil olmak üzere tasarım öğeleri, telif hakkı korumasına uygun orijinal çalışmalar olarak kabul edilir. Uygulamanın tasarımına ilişkin telif hakkı tescil ettirilerek ihlallere karşı ek yasal güvencelere sahip olunur.
8. Bir uygulamanın telif hakkını almanın maliyeti ne kadardır?
Birleşik Krallık’ta telif hakkı koruması otomatiktir ve tescil veya ücret gerektirmez. Ancak telif hakkını tescil ettirmek, hukuki anlaşmazlıklarda gelişmiş sahiplik kanıtı gibi ek faydalar sağlayabilir. Telif hakkı tescilinin maliyeti değişiklik gösterir.
9. Uygulamalar için ticari markalar (trademarks)
Ticari marka yasası bir uygulamanın teknik unsurlarını koruyamasa da yeni uygulamanın görseller, sesler ve logolar gibi özelliklerinin korunmasını sağlayabilir. Tescilli bir markanın bulunmaması halinde dahi, genel hukuk ilkesi olan ‘geçiş’ (passing off) ilkesi ile koruma sağlanabilmektedir. Başarılı bir ticari marka başvurusunda bulunmak veya bir başkasına karşı ‘geçiş’ nedeniyle hak talebinde bulunmak, deneyimli bir fikri mülkiyet avukatının uzmanlığını gerektirir. Örneğin, tescil ettirilmesi düşünülen ‘markanın’ hâlihazırda ticari marka olup olmadığını kontrol etmek için kapsamlı bir arama yapılması gerekir. Basit bir Google araması yeterli olmayacaktır; bir ticari marka avukatı, Birleşik Krallık ve uluslararası veritabanlarında anında arama yapmak için kapsamlı araçlara sahip olacak ve ticari marka başvurusıyla ilgili itiraz riskini azaltacaktır.
10. Uygulamaların patenti var mı?
Telif hakkı uygulamasının yaratıcı yönleri korunurken, patentler yeni ve yaratıcı teknik özellikleri korumak için kullanılır. Birleşik Krallık’ta bir patentle korunabilmek için bir buluşun şu özelliklere sahip olması gerekir: (i) yeni olması; (ii) yaratıcı bir adım içermesi ve (iii) endüstriyel uygulama yeteneğine sahip olması [new, involve an inventive step, be capable of industrial application].
Teknik olarak yazılım ‘yeni bir buluş’ (new invention) olmadığı için patentlenemez. Bir bilgisayar programı ile uygulanan bir buluş için patent alınabilir; ancak uygulanan test, buluşun hâlihazırda piyasada ‘var olan’ (out there) şeye teknik bir katkı sağlayıp sağlamadığıdır. Yazılımı kapsayacak bir patent başvurusu dikkatlice değerlendirilmelidir çünkü yazılımın başvuruda ifşa edilmesi rakiplere fayda sağlayabilir. Patent süreci ve ifşası kamuya açık bir tescil meselesi olduğundan, şirket bilgilerinin kamuya açıklanması riskinin patent korumasının yararına ağır basması sıklıkla karşılaşılan bir durumdur.
[1] < https://www.legislation.gov.uk/ukpga/1988/48/contents >

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.
