‘Muhabir Bankacılık ve Para Biriminin Uluslararasılaşması’: Hindistan Deneyimi

1. Giriş

Hindistan Merkez Bankası (Reserve Bank of India-RBI), 11 Temmuz 2022 tarihinde, Hindistan rupisi (Indian rupee-INR) cinsinden ihracat ve ithalatın faturalanması, ödenmesi ve takası için uluslararası bir ticaret uzlaşma mekanizması konusunda yeni bir uygulamaya geçme kararını açıklayan bir genelge yayınladı. Hindistan Merkez Bankası’nın stratejik hamlesi, Hindistan’ın sınır ötesi işlemleri teşvik etme ve Hindistan rupisinde uluslararası ticareti teşvik etme konusundaki kararlılığını gösteriyor ki; vizyoner tutku da Hindistan rupisini gerçek anlamda küresel, uluslararası bir para birimi olarak kurma yönündedir.

Bu hedefin peşindeki Hindistan, rupinin uluslararası ticarette kullanımını teşvik etmek, kısıtlamaları gevşetmek ve yabancı para (döviz) düzenlemelerini serbestleştirerek yabancı yatırımcıların Hindistan piyasalarına erişilebilirliğini artırmak da dâhil olmak üzere çeşitli önlemleri içeren kapsamlı bir planın ana hatlarını çizdi [2016 tarihli Yabancı Para/Döviz Yönetimi (Mevduat) Yönetmeliği (Foreign Exchange Management -Deposit- Regulations[1]) gibi)]. Bu hedeflere ulaşmada çok önemli olan iki kritik araç, Özel Rupi Vostro Hesapları ile Muhabir Bankacılıktır [Special Rupee Vostro Accounts (SRVAs) and Correspondent Banking]. Hindistan, Özel Rupi Vostro Hesaplarının ve Muhabir Bankacılığın benimsenmesini teşvik ederek, yalnızca Hindistan rupisinin uluslararası bir para birimi olarak görünürlüğünü ve kabulünü artırmayı değil, aynı zamanda gelişen bir küresel ekonomik süper güç olarak konumunu sağlamlaştırmayı da hedefliyor. Hindistan’ın rupide Rusya ile ikili ticarete girişerek kararlılığını zaten gösterdiği dikkat çekmektedir.

Finansal serbestleşme (financial liberalisation), para biriminin uluslararasılaşması[2] (currency internationalisation) kaçınılmaz olarak garanti etmese de, muhabir bankacılık, sınır ötesi işlemleri kolaylaştırmada çok önemli bir faktör olarak ortaya çıkıyor. Muhabir bankacılıktaki genel düşüş, kara para aklamayı önleme düzenlemeleri, risk algıları ve belirsizlikler gibi faktörlerden etkilenerek, çalışabilir ve verimli bir çerçeveye olan ihtiyacın altını çizmektedir.

Hindistan rupisinin, dönüştürülebilirlik ve risk yönetimi sorunları (convertibility and risk management issues) nedeniyle ticari faturalama ve ödemelerdeki sınırlı rolünün bilincinde olarak, küresel belirsizliklerin ortasında Hindistan’ın Rusya ile rupide ticaret anlaşmasına yönelik stratejik hamlesi dikkat çekiyor. Bu sadece ikili ticareti korumakla kalmıyor, aynı zamanda Hindistan’ı stratejik olarak küresel parasal tedarik zincirlerindeki zayıf noktalardan faydalanabilecek konumlandırıyor ve BRICS[3] ve diğer Asya ülkeleriyle ticaret için yollar açıyor.

Aslında, Hindistan Merkez Bankası Genelgesi’nin rehberliğinde Hindistan’ın belirlediği yörünge, rupinin uluslararası sahnedeki statüsünü yükseltmeye yönelik kararlı bir çabayı gösteriyor. Bu hamle, küresel finansal altyapının gelişen manzarasıyla uyumlu olup, uluslararası ekonomik ve finansal faaliyetlerin geleceğini şekillendirmede muhabir bankacılığın ve yenilikçi yaklaşımların rolünü vurgulamaktadır. Bu bağlamda bu makalede, para biriminin uluslararasılaşması sürecinde muhabir bankacılığın rolü inceleniyor, rupiyi uluslararası bir para birimi olarak kurmaya yönelik potansiyel zorluklar ve çözümlere ilişkin kapsamlı bir analiz gerçekleştiriliyor ve Hindistan’ın Rusya ile olan deneyiminden anlamalar çıkarılıyor.

2. Muhabir Bankacılık ve Rupinin Uluslararasılaştırılması

Muhabir Bankacılık, Hindistan’ın rupiyi küreselleştirme çabaları açısından hayati önem taşımakta olup; bir bankanın (muhabir banka) diğerine (muhatap banka) bankacılık hizmetleri sunduğu iki kurum arasındaki finansal ilişkiyi kapsar. Hindistan örneğinde Hindistan Merkez Bankası, rupinin uluslararası kullanımını teşvik etme aracı olarak Muhabir Bankacılığın kullanılmasını teşvik ediyor.

Hindistan Merkez Bankası, Hindistan’daki yabancı bankaların tuttuğu rupi cinsinden hesaplar olan Özel Rupi Vostro Hesabı kavramını uygulamaya koydu. 2016 tarihli Döviz Yönetimi (Mevduat) Yönetmeliği’nin 7(1) no.lu düzenlemesi, Yetkili Satımcı (Authorised Dealer) bankalarına Rupi Vostro Hesapları açma yetkisi vermektedir. Bu hesaplar, yabancı bankaların rupi bakiyelerini tutmasına ve Hindistan ile rupide sınır ötesi ve uluslararası ticaret anlaşmasını kolaylaştırmasına olanak tanır ve böylece diğer para birimlerinin yanı sıra Amerikan doları (United States dollar-USD) ve avro (Avrupa Birliği para birimi) gibi diğer para birimlerini kullanma ihtiyacını ortadan kaldırır.

3. Hindistan’ın Rusya ile Deneyimi: Aşılması Gereken Zorluklar

Rupiyi uluslararası hale getirme arayışında olan Hindistan, Hindistan rupisindeki diğer ülkelerle (Rusya ve diğer birçok Asya ve komşu ülke gibi) ticari anlaşmaları aktif olarak desteklemektedir. Hindistan ve Rusya, 2022 yılında, Amerikan dolarına olan bağımlılığı azaltmak ve döviz kuru riskini/oynaklığını önlemek için rupi cinsinden ikili ticaretin çözümüne yönelik bir anlaşma imzaladı. Aynı şekilde, birçok Rus bankası Hindistan’da Vostro hesapları açtı. Bu hamlenin işlem maliyetlerini azaltması, iki ülke arasındaki ticaret hacmini artırması ve diğer ülkeleri de bu modeli benimsemeye teşvik etmesi beklenmektedir.

Hindistan’ın Rusya ile olan deneyimine ilişkin eleştirel bir değerlendirme, bu modelle ilgili doğal zorluklar incelenmeden eksik kalacaktır. En önemli zorluklardan biri, rupinin küresel piyasalarda sınırlı kabulü ve likiditesinde yatmaktadır. Rupi henüz uluslararası bir para birimi olarak yaygın bir şekilde tanınmadığından küresel piyasalardaki likiditesini kısıtlamaktadır. Rusya’nın Hindistan ile rupi cinsinden işlem yapma isteği, para biriminin gücünden ve küresel duruşundan değil, Rusya-Ukrayna savaşının bir sonucu olarak Rusya’ya uygulanan küresel ekonomik yaptırımlardan ve SWIFT[4] ağ geçidini kullanmasının yasaklanmasından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle asıl test, yaptırımlar kaldırıldıktan sonra Rusya’nın bu modele olan bağlılığını değerlendirmek olacaktır.

Diğer bir önemli zorluk da, Hindistan’ın Rusya’dan önemli miktarda petrol ithalatı şeklinde ortaya çıkıyor ve bu ithalat, Hindistan’ın Rusya ile olan ticari cari hesap açığını[5] önemli ölçüde artırıyor. Tüm ithalatın rupi cinsinden ödenmesi potansiyel olarak Rusya için aşırı rupi birikimine yol açacak ve ticaret için rupiyi kabul eden ülkelerle bir değişim aracı olarak faydasını sınırlayacaktır. Bu durum zaten Hindistan’ı Rusya’ya kısmen Birleşik Arap Emirlikleri dirhemi olarak tazminat ödemeye zorlamış durumda ve bu modelin başarısını garantilemek için para biriminin daha geniş kabul edilebilirliği gerekliliğinin altını çiziyor.

Hindistan’ın finansal altyapısının yetersiz gelişimi[6] ilave bir engel olarak ortaya çıkıyor. Rupide uluslararası ticaret işlemlerini kolaylaştırmak için teknolojiye ve insan kaynaklarına önemli yatırımlar yapılması zorunludur; bu da sağlam ve kapsamlı bir finansal altyapı ve çerçeveye olan ihtiyacın altını çizmektedir.

Ayrıca, Hindistan’daki ve katılımcı ülkelerdeki mevcut çerçevelerde değişiklikler yoluyla Muhabir Bankacılık ilişkilerinin kurulmasını gerektiren uluslararası ticari anlaşmaları desteklemek için düzenleyici ve operasyonel zorluklar da ele alınmalıdır. Uyum sağlanması gereken kilit alanlar arasında; INR ödemelerinin uyumlu hale getirilmesine yönelik 1999 tarihli Yabancı Para Yönetimi Yasası (Foreign Exchange Management Act-FEMA[7]) kapsamındaki düzenlemelerde yapılan ilave değişiklikler ile sınır ötesi işlemlere yönelik çok özel kuralların oluşturulması ve kara para aklamanın ve terörün finansmanının önlenmesine yönelik uyumu [anti-money laundering (AML) and counter-terrorist financing (CTF) compliance] ele alan muhabir bankacılık ilişkileri için yapılandırılmış bir düzenleyici çerçevenin geliştirilmesi yer almaktadır. Katılımcı ülkeler arasında düzenleyici standartların uyumlu hale getirilmesi de çok önemlidir. Ayrıca, uyuşmazlık çözüm mekanizmaları ve vergi düzenlemelerindeki yetersizliklerin ele alınması da büyük önem taşımaktadır. Bu değişiklikler önemli miktarda zaman ve çaba yatırımı gerektirse de, zorlukların aşılmasında, muhabir bankacılık ilişkilerinin başarısının sağlanmasında ve uluslararasında ortak çaba ve işbirliğinin gerekli kılınmasında çok önemli bir rol oynamaktadır. Bu stratejik değişikliklerin uygulanması, bu engellerin aşılması ve Hindistan’ın Rusya ile işbirliğinin tam potansiyelinin farkına varılmasının ayrılmaz bir parçasıdır.

4. Olası Çözümler ve Öneriler

Bir para biriminin uluslararası hale getirilmesi, özellikle Amerikan doları, avro ve Japon yeni gibi baskın para birimlerinin varlığında karmaşık bir süreçtir. Söz konusu karmaşıklıklar çok yönlü olup, makroekonomik istikrarı, piyasanın serbestleştirilmesini, finansal sektör reformlarını ve kurumsal kapasite geliştirmeyi kapsamaktadır. Hindistan’ın rupiyi uluslararası hale getirme çabasında birkaç temel stratejinin kullanılması gerekmektedir.

Enflasyon sorununun ele alınması son derece önemlidir çünkü enflasyon bir para biriminin değerini aşındırarak uluslararası işlemler için daha az çekici hale getirme potansiyeline sahiptir. Hindistan, makroekonomik istikrarı sağlamak ve enflasyonla etkili bir şekilde mücadele etmek için sağlam para politikaları uygulamalı, mali kontrol uygulamalı ve arz yönlü darboğazları hafifletmelidir. Eş zamanlı olarak, yabancı yatırımları çekmek ve küresel piyasalarla bütünleşmeyi teşvik etmek için Hindistan’ın sermaye piyasalarının sürekli olarak liberalleştirilmesine ihtiyaç vardır. Bu, Yabancı Portföy Yatırımları (Foreign Portfolio Investments-FPIs) üzerindeki kısıtlamaların kaldırılmasını, yabancı yatırımcılara yönelik düzenlemelerin gevşetilmesini ve artan uluslararası katılımı teşvik etmek için piyasa altyapısında iyileştirmeleri içermektedir.

Hindistan, finans sektörünü güçlendirmek için piyasa verimliliğini artıran, işlem maliyetlerini azaltan ve finansal hizmetlerin kullanılabilirliğini artıran reformları uygulamaya ve teşvik etmeye odaklanmalıdır. Bu da, düzenleyici çerçevenin basitleştirilmesini, dijital ödemelerin teşvik edilmesini ve halk arasında finansal okuryazarlığın teşvik edilmesini gerektirmektedir. Kurumsal kapasite geliştirme ise, kurumsal yönetişim çerçevelerindeki iyileştirmeleri, insan sermayesinin gelişimini ve şeffaflık ve hesap verebilirliğin teşvik edilmesini içeren bir diğer kritik husustur. Bu tür iyileştirmeler, uluslararasılaşmayı kolaylaştıran, riskleri azaltan ve yatırımcılar arasında güven uyandıran bir ortam yaratmaktadır.

Uluslararası finans merkezlerinin kurulması[8], dünyanın dört bir yanından yatırımcıları çekmek için rekabetçi vergi rejimleri, kolaylaştırılmış düzenleyici çerçeveler ve birinci sınıf altyapı ile bir dizi finansal hizmet sunarak Hindistan’ın hedeflerini daha da ileriye taşıyabilir. Buna ek olarak, Yeknesak/Birleşik Ödeme Arayüzü (Unified Payments Interface-UPI), SWIFT ağ geçidine olan bağımlılığı azaltmak veya ortadan kaldırmak için stratejik olarak geliştirilecektir.

Bölgesel işbirliği de kritik bir yol olarak ortaya çıkıyor ki; Hindistan, Küresel Güney’in liderliğini üstlenerek ticaret ve yatırım akışlarını artırmak için komşu, Asya ve diğer dost ülkelerle işbirliği yapıyor. Bu, ticaret anlaşmaları, yatırım anlaşmaları ve finansal bütünleşme girişimleri yoluyla, dostane jeopolitik koşullara sahip bölgesel bir ekonomik blok oluşturarak ve rupinin uluslararasılaşmasını teşvik ederek başarılabilir. Sonuçta rupinin gücü, Hindistan’ın ekonomisinin gücüne karmaşık bir şekilde bağlıdır. Bu nedenle, rupinin uluslararası duruşunun güçlendirilmesi için ekonomiyi güçlendirmeye ve ticaret açıklarını azaltmaya yönelik ortak çaba gösterilmesi büyük önem taşımaktadır.

5. Sonuç

Hindistan’ın rupiyi uluslararası bir para birimi haline getirme hedefi, rupinin uluslararası ticarette kullanımını teşvik etmek ve döviz düzenlemelerini serbestleştirerek yabancı yatırımcıların Hindistan piyasalarına erişilebilirliğini artırmak da dâhil olmak üzere çeşitli önlemleri içermektedir. Muhabir Bankacılık ve Özel Rupi Vostro Hesapları, rupinin uluslararası bir para birimi olarak görünürlüğünü ve kabulünü artırarak bu hedeflere ulaşmada önemli bir rol oynamaktadır.

Hindistan’ın Rusya ile deneyimi, rupinin uluslararası piyasalarda sınırlı kabulü ve likiditesi, Hindistan’ın cari işlemler açığı ve sağlam finansal altyapı ihtiyacı dâhil olmak üzere ele alınması gereken çeşitli zorluklar sunmaktadır. Enflasyonla mücadele, sermaye piyasalarının serbestleştirilmesi, finansal sektör reformları, finansal kurumların güçlendirilmesi ve inşa edilmesi ve bölgesel işbirliğinin teşvik edilmesi, bu zorlukların üstesinden gelmek için potansiyel çözümlerden bazılarıdır.

Hindistan fırsatçı bir dönemde cesur bir adım atmış olsa da, rupiyi uluslararası para birimi olarak kurmak aşamalı bir süreç olabilir.

[1] < https://www.rbi.org.in/Scripts/NotificationUser.aspx?Id=10325&Mode=0 >

[2] < https://www.bis.org/repofficepubl/arpresearch200903.01.pdf >

[3] BRICS, Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’nın kısaltmasıdır. Kavram ilk olarak 2001 yılında Goldman Sachs ekonomisti Jim O’Neill tarafından BRIC (Güney Afrika olmadan) olarak yaratıldı. BRIC ekonomileri küresel ekonomiye hâkim olacaktır. Listeye 2010 yılında Güney Afrika da eklendi. BRICS ülkeleri, üye ülkeler arasında ekonomik işbirliğini ilerletmeyi ve dünyadaki ekonomik ve siyasi konumlarını yükseltmeyi amaçlayan bir kuruluş olarak faaliyet göstermektedir.

[4] Society for Worldwide Interbank Financial Telecommunications: [Dünya Çapında Bankalararası Finansal Telekomünikasyon Topluluğu]

[5] < https://www.moneycontrol.com/europe/?url=https://www.moneycontrol.com/news/business/economy/indias-trade-deficit-with-russia-rises-a-whopping-674-in-h1-on-discounted-oil-buys-9489011.html >

[6] < https://rbidocs.rbi.org.in/rdocs/Bulletin/PDFs/02_75INDIA18082022F215AA6152D14853BDA258E71E7C28F4.PDF >

[7] < https://lddashboard.legislative.gov.in/sites/default/files/A1999-42_0.pdf >

[8] < https://www.bis.org/publ/bppdf/bispap106.pdf >

1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu [merhume Anası (1947-10 Temmuz 2023) Erzurum/Aşkale; merhum Babası ise Ardahan/Çıldır yöresindendir]. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte);
Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte) başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003), Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004) ile Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II, Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021), Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021), Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021), Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022), Ticari Mevzuat Notları (2022), Bilimsel Araştırmalar (2022), Hukuki İncelemeler (2023), Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024) başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 2 bini aşkın Telif Makale ve Yazı ile Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak vazgeçilmez ilkesidir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.