

Küçük ve orta büyüklükteki işletmeler [KOBİ’ler (small and medium-sized enterprises-SMEs)] ve girişimciler, COVID-19 salgınından ve Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik milyonlarca işi ve işletmeyi riske atan büyük ölçekli saldırganlığının yan etkilerinden büyük ölçüde etkilenmiştir. Çoğu KOBİ’nin Rusya ve Ukrayna ile çok az doğrudan teması olsa da, artan jeopolitik gerilimlerden, yüksek enflasyondan, sıkı para ve maliye politikasından ve tedarik zinciri kesintilerinden (geo-political tensions, high inflation, tighter monetary and fiscal policy, and supply-chain disruptions) etkilendiler. Savaşın başlangıcından bu yana, kısmen pandemi şokundan kurtulan ülkelerde gözlemlenen nispeten yüksek büyüme oranlarını yansıtan firma girişleri de çok daha yavaş bir hızda büyüyor. Aynı zamanda, firmaların devam eden enerji krizi ve mali desteğin geri çekilmesiyle başa çıkmak zorunda kalması nedeniyle firma çıkışları önemli ölçüde artmıştır. İflaslardaki eğilimler (trends in bankruptcies) birçok Avrupa ülkesinde hızlanmakta olup 2022’de Amerika Birleşik Devletleri’nde düşmeye devam etse de en son dönemde yükselişe geçmiştir. Sıkı işgücü piyasaları, vasıflı işgücüne erişimin yanı sıra enflasyonist baskıları da küçük firmalar için zorlukları da artırmıştır.
Küresel değer zincirlerine (global value chains-GVCs) dâhil olan KOBİ’ler daha üretken olma, daha yüksek gelir elde etme ve daha çeşitli ürün ve hizmetlere erişim elde etme eğilimindedirler. Küresel değer zinciri kesintileri son zamanlarda azalırken, KOBİ’ler ticaret ortamındaki değişimlere uyum sağlamada orantısız zorluklarla karşılaşmışlardır. 2021’de, KOBİ’ler tarafından bildirilen en yaygın tedarik zinciri zorlukları, tedarikteki gecikmeler ve artan nakliye maliyetleriydi. Aynı zamanda, uzun süredir devam eden güvenlik açıkları ve stratejik ürünlere ve ulusal özgüvene artan odaklanma, küresel üretim sistemlerinde sürdürülebilirliği ve durum tespitini geliştirmeye yönelik artan baskı ile birlikte uluslararası ticaret sistemini de etkilemektedir. Buna ek olarak, artan siber güvenlik riskleri, ifşa ve risk yönetimi kapasitesini ortaklık kararlarında kilit faktörler haline getirmiş olup; bu da, başarılı bir şekilde ihracat yapmak için belirli standartları karşılamaya hazır olmayan KOBİ’lerin değişen tedarik zincirlerinde çok uluslu şirketlerle entegre olma, ortak olma ve onlarla daha güçlü bağlantılar kurma becerilerini zayıflatabilir.
Bu konudaki pek çok zorluk içinde, kadınların liderliğindeki firmalar arasında artan ihracat faaliyeti göz ardı edilmemelidir. 2022 yılında kadınların liderliğindeki KOBİ’lerin yalnızca %11’i, erkeklerin liderliğindeki firmaların ise %19’u ihracat yapmıştır. Genellikle kadınların liderliğindeki firmaların daha küçük ve mallardan daha az ticareti yapılan ve kısmen daha düşük kadın katılım oranlarını açıklayan hizmetler üretme olasılığıyla sonuçlanan cinsiyete dayalı önyargıları göz ardı ederken bile, cinsiyete dayalı zorluklar doğrudan bilinçsiz (ve bazen bilinçli) önyargı ve toplumsal normlar da dâhil olmak üzere ticaret devam etmektedir. Bu nedenle, özellikle dijital araçlar aracılığıyla prosedürleri kolaylaştırmak ve sınırlardaki gecikmeleri azaltmak, özellikle kadınların liderliğindeki şirketlere fayda sağlayacaktır. Hükümetler hedefli programlar yoluyla ihracatta cinsiyet farklarını kapatmak için çalışırken, örneğin (ticari) finansmana erişim için veya ticaret ortağı ülkelerde pazar erişimini iyileştirmek için kadınların çalıştığı ve iş sahibi olduğu sektörlere öncelik vererek, uluslararası ticarete katılım konusunda cinsiyete göre daha fazla farklılaştırılmış veriler geliştirmek de dâhil olmak üzere başarılarını izlemek önemli olacaktır.
İleriye bakıldığında, ikiz geçişin firmaların çalışma şeklini değiştirmeye devam etmesi ve endüstriyel sistemleri, iş modellerini ve dijital hazırlığı yeniden düşünmeye zorlaması bekleniyor. Açık inovasyon uygulamaları, küçük firmaların inovasyona erişmek ve inovasyonu yönlendirmek için artan dijital platform kullanımı da dâhil olmak üzere yayılmaya devam etmiştir. 2021’de sosyal medya kullanımı, toplam işletme nüfusunun %60’ından fazlasının kullanımıyla geniş ölçüde yaygınlaştı ve bulut bilişim hizmetlerini kullanan KOBİ’lerin payı altı yıldan kısa bir süre içinde ikiye katlanmıştır. Ancak birçok küçük firma, dijital teknolojilerin potansiyelinden tam olarak yararlanmak için gereken becerilerden yoksun olmaya devam ediyor ve bu da dijital boşlukların derinleşmesi riskini artırmaktadır. Mart 2022 İşlerin/İşletmelerin Geleceği Anketine (Future of Business Survey) göre, küçük firmalar ve özellikle mikro firmalar tarafından bildirilen en yaygın zorluklar teknik beceri ve bilgi eksikliğiydi. Bu, tüm sektörler için geçerlidir, ancak özellikle imalatta şiddetlidir. Buna ilave olarak, küçük işletmeler, en azından endüstriyel sera gazı (greenhouse gas-GHG) emisyonlarının üçte birinden fazlasına katkıda bulundukları ve yeşil yeniliklerin önemli itici güçleri oldukları için, yeşil geçişten yararlanma ve bundan yararlanma konusunda önemli bir potansiyele sahipken, büyük firmalara kıyasla daha az KOBİ çevresel performanslarını iyileştirmek için bu konuda adımlar atmışlardır.
Personeli cezbetmek ve elde tutmak, OECD ülkelerindeki işletmeler için üretimin önünde önemli bir kısıtlama olarak ortaya çıkmıştır. Sıkı işgücü piyasalarının arka planında, yeşil ve dijital geçişler aynı zamanda ekonomi genelinde çok çeşitli işler için beceri taleplerini değiştirmekte ve beceriler için rekabet, KOBİ’lerin yeteneklere erişme ve onları geliştirme konusunda karşılaştıkları geleneksel zorlukları artırmaktadır. Artan işgücü kıtlığı, 2022 yılında KOBİ’ler tarafından bildirilen en acil zorluklardan biriydi. Yine de, değer yaratmanın giderek insan sermayesine ve maddi olmayan varlıklara bağlı olduğu ekonomilerdeki hızlı değişimlere uyum sağlamak için KOBİ’ler için becerilere erişim kritik önem taşımaktadır. Bu nedenle KOBİ’ler, inovasyonu yönlendirmek, dijitalleşmeden en iyi şekilde yararlanmak ve karbondan arındırmaya yatırım yapmak için beceri boşluklarını kapatma, eğitimli ve yetenekli personeli elde tutma ve teknik ve yönetsel beceriler dâhil çapraz becerileri yükseltme çabalarını güçlendirmelidirler. Vergi teşvikleri ve sübvansiyonlar [örneğin kefaletler (tax incentives and subsidies; e.g., vouchers)] dâhil olmak üzere, beceri ihtiyaçları konusunda farkındalığı artıran, KOBİ’ler için eğitim maliyetlerini azaltan ve işyeri eğitimini teşvik eden destekler yoluyla hükümetlerin de oynayacakları güçlü bir rol vardır. Araştırma ve eğitim kuruluşları da dâhil olmak üzere kamu ve özel paydaşlardan oluşan yerel beceri ekosistemlerinden yararlanmak için mekânsal bir mercekle uyarlanmış politika stratejileri de giderek daha fazla kullanılmaktadır.
Çoklu ve birleşen zorluklar ve dönüşümler bağlamında ağlar, KOBİ’lerin finansmana, dijital çözümlere, verilere ve becerilere erişimini iyileştirmek, bilgi taşmalarını yakalamak ve bunlardan yararlanmak ve dış ölçek ekonomileri elde etmek için stratejik varlıkları temsil eder. Ayrıca, belirsizliği ve aksamaları daha iyi yönetmek için bir direnç kaynağı da oluşturabilirler ve hükümetler aktif olarak bunlardan yararlanmaktadır. OECD ülkelerinde 6 yüzden fazla politika girişiminin analiziyle, KOBİ’lerin üretim/tedarik zinciri ağlarına daha güçlü entegrasyonunu hedefleyen 4 yüze yakın politika ve bunların (küresel) bilgi ve yenilik ağlarına entegrasyonunu hedefleyen yaklaşık 3 yüz politika belirlenmiştir. Daha az sıklıkla kullanılmasına rağmen önemli potansiyele sahip olan başka bir dizi politika, KOBİ’leri iş ortaklarıyla sözleşmeli anlaşmalar, ortak girişimler veya konsorsiyumlar yoluyla bağlamak ve KOBİ’lerin güçlü uzmanlaşma ve mekânsal yoğunlaşma özellikleri ile kümelenmelere entegrasyonunu desteklemek için stratejik ortaklıkların geliştirilmesini hedeflemektedir.

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.
