‘Ortaklıklar ile Hissedarlar’ Arasındaki Uyuşmazlıkların Yönetimi [İngiliz Uygulaması]*

Ortaklıklar ile hissedarlar arasındaki anlaşmazlıklar (partnerships and shareholder disputes) beklenmedik bir şekilde ortaya çıkabilir ve potansiyel olarak girişimin başarısını ve istikrarını tehlikeye atabilir. Bu yazıda ortaklıklar ile hissedarlar arasındaki anlaşmazlıklar konusu derinlemesine incelenecek, yaygın örnekler sunulacak ve bu çatışmaların etkili bir şekilde nasıl çözüleceği tartışılacaktır.

1. Ortaklık ve Hissedar Arasındaki Anlaşmazlık Türleri

1.1. Ortaklık anlaşmazlıklarının yaygın örnekleri

Ortaklık anlaşmazlıkları birçok şekilde olabilir ancak yaygın olan bazıları şunlardır:

  • Ortaklık anlaşmalarının ihlali (breach of partnership agreements); bir veya daha fazla ortak, ortaklık anlaşmasında belirtilen şartlara ve hükümlere uymadığında çatışmalar ortaya çıkabilir.
  • Sadakat görevinin ihlali (breach of fiduciary duty); ortaklar birbirlerine sadakat ve dürüstlük gibi güvene dayalı görevler borçludur ve bu görevlerin ihlali anlaşmazlıklara yol açabilir.

1.2. Hissedar anlaşmazlıklarına ilişkin yaygın örnekler

Hissedar anlaşmazlıkları da, şirkette hisse sahibi olan kişiler arasındaki anlaşmazlıklardan kaynaklanmaktadır. Bazı yaygın örnekler şunlardır:

  • İş kararları konusundaki anlaşmazlıklar (disagreements over business decisions); hissedarlar yatırımlar, birleşmeler veya şirket yönündeki değişiklikler gibi önemli iş kararları konusunda çatışabilir.
  • Hissedarlar arasındaki 50/50 anlaşmazlıkların çözülmesi (resolving shareholder 50/50 disputes); iki hissedarın her birinin şirket hisselerinin %50’sine sahip olduğu durumlarda, karar vermek zor olabilir ve ortaya çıkan anlaşmazlıkların çözümü dikkatli müzakere gerektirir.
  • Türetilmiş alacaklar (derivative claims); hissedarlar, yöneticilerin veya diğer hissedarların yasa dışı hareket ettiklerine inanırlarsa şirket adına hak talebinde bulunabilirler.

2. Ortaklık Anlaşmazlıklarının Çözülmesi

Ortaklık anlaşmazlıklarının çözümü çoğu zaman çok yönlü bir yaklaşım gerektirir. Göz önünde bulundurulması gereken bazı noktalar şunlardır:

2.1. Ortaklık Anlaşması

İyi hazırlanmış bir Ortaklık Anlaşmasının (partnership agreement) yürürlükte olması, her bir ortağın rollerinin, sorumluluklarının ve beklentilerinin açıklığa kavuşturulması açısından önemlidir. Bu belge, karar alma süreçlerini ve anlaşmazlık çözüm mekanizmalarını ana hatlarıyla belirleyerek potansiyel çatışmaları önceden ele alabilir. Ayrıca ortaklığın yönetimini işletmenin benzersiz gereksinimlerine uyacak şekilde özel yapıda olmasına da olanak tanır.

2.2. 1890 tarihli Ortaklıklar Yasası

1890 tarihli Ortaklıklar Yasası’nın (Partnership Act) sonuçlarını anlamak önemlidir. Bu yasa, yazılı bir anlaşmanın olmadığı durumlarda ortaklıkları düzenler. Ortaklık Anlaşması olmadan, ortaklığın bu yasada belirtilen varsayılan hükümlere tabidir ve bu hükümler işletmenin özel iş ihtiyaçlarıyla uyumlu olmayabilir.

2.3. İletişim

Ortaklar arasında açık ve dürüst iletişim (communication) çok önemlidir. Çoğunlukla anlaşmazlıklar, diyalog yoluyla çözülebilecek yanlış anlamalar nedeniyle ortaya çıkar.

2.4. Arabuluculuk ve Tahkim

Arabuluculuk (mediation), anlaşmazlıkları çözmenin uygun maliyetli bir yolu olabilir. Tarafsız bir üçüncü taraf, tartışmaları kolaylaştırabilir ve ortakların müşterek bir zemin bulmasına yardımcı olabilir. Arabuluculuğun başarısız olması durumunda, tahkim (arbitration) de daha resmi bir süreç olabilir ve hakemin bağlayıcı kararlar almasına olanak tanır.

2.5. Mahkeme

Ortaklar son çare (last resort) olarak mahkeme (court) sistemi aracılığıyla yasal yollara başvurabilirler. Ancak bu zaman alıcı ve maliyetli olabilir.

3. Hissedar Anlaşmazlıklarının Çözülmesi

Hissedar anlaşmazlıkları da bir işletmeyi önemli ölçüde etkileyebilir ve bu anlaşmazlıkların derhal ve etkili bir şekilde ele alınmasını zorunlu hale getirebilir. Hissedar anlaşmazlıklarına yaklaşırken göz önünde bulundurulması gereken birkaç nokta aşağıdadır:

3.1. Hissedarlar Sözleşmesi

Hissedar anlaşmazlıklarını önlemenin ve yönetmenin en etkili yollarından biri, iyi hazırlanmış bir Hissedarlar Sözleşmesine (shareholders’ agreement) sahip olmaktır. Bu belge, hissedarların hak ve yükümlülüklerini özetlemekte ve karar alma ve anlaşmazlıkların çözümü için bir çerçeve sunmaktadır. İyi hazırlanmış bir Hissedarlar Anlaşması, oy verme eşikleri, çıkmazları ortadan kaldıran mekanizmalar ve alım-satım hükümleri gibi anlaşmazlıkların çözümüne yönelik mekanizmaları belirleyebilir. Tüm hissedarların uyması gereken bir sözleşme görevi görür ve çatışmaların en aza indirilmesine yardımcı olur.

3.2. Hissedar anlaşmazlıkları ve 2006 tarihli Şirketler Yasası

2006 tarihli Şirketler Yasası (Companies Act) uyarınca hissedarlar, haklarının korunmasını sağlayacak şekilde haksız zarara ilişkin talepte bulunma seçeneğine sahiptir. Bu mevzuat, hissedarlara, çıkarlarının haksız bir şekilde tehlikeye atıldığına inanmaları durumunda yasal yollara başvurma yetkisi vermektedir.

3.3. Arabuluculuk ve Alternatif Uyuşmazlık Çözümü

Arabuluculuk (mediation) ve Alternatif Uyuşmazlık Çözümü (Alternative Dispute Resolution-ADR) yöntemleri, hissedar anlaşmazlıklarının maliyetli ve zaman alıcı mahkeme işlemlerine başvurmadan çözülmesinde genellikle etkilidir. Tarafsız bir üçüncü taraf arabulucu, hissedarlar arasındaki tartışmaları kolaylaştırarak, karşılıklı olarak kabul edilebilir bir çözüme ulaşmalarına yardımcı olabilir. Arabuluculuk, davaya göre daha az çekişmeli olabilir ve tarafların sonuç üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmasına olanak tanır. Çatışmaları çözmenin uygun maliyetli ve verimli bir yoludur.

3.4. Türetilmiş iddialar

Yöneticilerin veya diğer hissedarların yasa dışı hareket ettiğini veya temsil görevlerini ihlal ettiğini düşünen hissedarlar, şirket adına türetilmiş iddialarda (derivative claims) bulunabilirler. Bu iddialar, hissedarların yanlış yapanları sorumlu tutmasına ve eylemleri nedeniyle şirketin uğradığı zararları telafi etmesine olanak tanır.

3.5. Pay geri alımları ve çözümleri paylaşma (share buybacks and remedies)

Bazı durumlarda anlaşmazlıkların hisse geri alımı yoluyla çözülmesi mümkün olabilir. Şirket, muhalif bir hissedarın hisselerini üzerinde anlaşılan bir fiyattan satın alabilir ve böylece anlaşmazlığın kaynağını ortadan kaldırabilir. Bu, iş sürekliliğini korurken anlaşmazlıkları sona erdirmenin etkili bir yolu olabilir.

3.6. Mahkemeye başvuru (applying to the court)

Diğer tüm yolların başarısız olması durumunda hissedarlar çözüm için mahkemeye başvurabilirler. Mahkeme, hisselerin satışının emredilmesi, ihtiyati tedbir ve hatta aşırı durumlarda şirketin tasfiyesi gibi çeşitli çözümler sağlayabilir. Ancak mahkeme işlemleri pahalı olduğundan ve iş ilişkilerinde potansiyel gerginlik yaratabileceğinden son çare olarak düşünülmelidir.

4. Uzun Vadeli Sonuçların Göz Önünde Bulundurulması

Çözüm ararken işletme için uzun vadeli sonuçları göz önünde bulundurulmalıdır. Acil çatışmaları ele almak önemli olsa da çözümler aynı zamanda şirketin büyümesini ve sürdürülebilirliğini de desteklemelidir. Çözümün şirketin amaç ve hedefleriyle uyumlu olmasını sağlamak, uzun vadeli başarı için kritik öneme sahiptir.

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.