

Giriş
Manşetler dolandırıcılıkların ayrıntılarını açıkladığından, kara para aklamanın insani bedeli çoğu zaman fark edilmiyor. Ancak araştırmaların gösterdiği gibi, yasa dışı fonlar terörizmi finanse etmek için kullanıldığında, etkiler hem anında hem de nesiller boyu sürüyor. Bu konuda, Birleşik Krallık’ın son dönemdeki reform çabaları yeterli olacak mı?
Aysha Taryam 2011 yılında yazdığı ‘Kayıtsızlığın Tersi’ (The Opposite of Indifference) adlı kitabında “Savaşın maliyeti, sınır tanımayan ölçülemez bir sarsıntı gibidir, şok dalgaları dünya çapında yankılanarak evrensel acılara neden olur” diye yazmıştı. Bunun bedeli anlaşılmaz ve bunun yıkıcı etkisi yalnızca savaşlar sırasında hissedilmiyor; etkileri dünya çapında nesiller boyunca yankılanıyor.
Kaos ve acı zamanlarında suçlular genellikle en savunmasız kişileri istismar etmeye çalışır. Bu birçok şekilde olabilir. Örneğin insan ticareti riski, çok sayıda insanın zorla yerinden edilmesi nedeniyle hızla artıyor. Watson Uluslararası ve Halkla İlişkiler Enstitüsü’nün (Watson Institute for International and Public Affairs) araştırmasına[1] göre, yalnızca Afganistan, Irak, Pakistan, Yemen, Somali, Filipinler, Libya ve Suriye’nin savaş bölgelerinde 38 milyondan fazla insan 11 Eylül’den (2001) bu yana yaşanan savaşlar nedeniyle yerinden edildi.
Giderek daha karmaşık hale gelen teknolojinin ardından suçlular, savaş zamanı kargaşasının arka planında yasadışı fonları büyütme ve gizleme fırsatlarını da yakalıyor. Kripto (paralar/varlıklar), yaptırım altındaki aktörlere finansal sistemden kaçmanın yeni bir yolunu ve fonları her zamankinden daha hızlı hareket ettirme becerisini sağlayarak terörle mücadelenin finansmanının (counter-terrorism funding) zeminini daha da genişletiyor.
İsrail’in Hamas tarafından kullanılan Binance kripto hesaplarını kapatmaya ve dünya çapında bağlı banka hesaplarını dondurmaya[2] yöneldiği, Amerikalı düzenleyici otoritelerin[3] de benzer adımlar attığı yakın zamanda da görüldü. Tepki hızlı gibi geliyor ama gerçek şu ki otorite kurumlar hızla gelişen teknolojiyle karşı karşıya olduğundan hâlâ arayı kapatmaya çalışıyor. Kara para aklamayla mücadele (anti-money laundering) düzenlemelerine uymak zorunda olanlar için işinize yönelik riski en aza indirmek çok önemlidir.
İleride kötü sürprizlerin önlenmesi için gerekli özenin gösterilmesini sağlayan sağlam müşteri tanıma (know your customer) sistemlerine sahip olmak her zamankinden daha önemlidir. Kritik olarak şu soru ortaya çıkıyor: Müşterilerin nasıl finanse edildiği gerçekten biliniyor mu?
Rusya’nın 2022 yılında Ukrayna’yı işgal etmesiyle birlikte, Birleşik Krallık’ın Ekonomik Suçlar ve Kurumsal Şeffaflık Yasası (Economic Crime and Corporate Transparency Act) gibi mevcut kara para aklamayla mücadele çerçevelerinde reformlar yürürlüğe girdi. Peki, bunlar finansal suçların değişen yüzüne ve gelişen teknolojiye ayak uydurabilecekler mi? İnsan maliyeti nedeniyle doğru kararların verilmesi hayati önem taşımaktadır.
1. Terörün Finansmanı
Terörizmin finansmanı iyi bir şekilde belgelenmiştir ancak parasal desteğin güvence altına alınma yolları gelişmiştir. Teknoloji ve kripto para birimlerinin yükselişi anonim faaliyetler için fırsatlar sunmakta; terörist gruplar artık Paypal, Venmo ve Telegram gibi çok sayıda hesabın denetim eksikliği nedeniyle hızla açılıp kapatılabileceği yeni kaynaklar aracılığıyla finansman aramaktadırlar.
Kara para aklamayla mücadele genellikle yasadışı fonların nereden geldiğine odaklanırken, terörle mücadelenin finansmanı fonların nereye gittiğiyle ilgilenir ve bu nedenle dikkate alınması gereken önemli ölçüde farklı risk göstergeleri vardır. Bunlar bazen gözden kaçırılıyor ve gidişatı durdurmak için bu gözden kaçırmalara daha fazla dikkat edilmesi gerekiyor.
2. Müşteri Tanımanın ve İşlemleri İzlemenin Önemi
Finansal suçlular yasa dışı faaliyetlerini finanse etmenin yeni yollarını ararken, yasal uyum uzmanları ve onların müşteri tanıma süreçleri terörün finansmanı ile mücadelede daha da önemli bir rol üstlenir. Bir işletmenin maruz kaldığı riski en aza indirmek için bu süreçlerin erken ve kapsamlı bir şekilde tamamlanması gerekir ki; yüksek riskli ülkelerden gelenlere özellikle dikkat edilmelidir.
Düzenleyici otoriteler, ilerleyen süreçte gizemli müşteriler hakkında daha fazla bilgi almak için kapıyı çalabilirler; bu nedenle hazırlıklı olmak en iyisidir. Gerekli özenin gösterilmemesinin çok daha geniş sonuçları olabilir; bir firmanın itibarına zarar vermenin yanı sıra, bu yasa dışı fonlar silah satın almak için kullanılabilir ve bu da dünya çapında yıkıma yol açabilir. Zayıf müşteri tanımanın insani maliyeti hafife alınmamalıdır.
Aynı durum müşteriler tarafından yapılan şüpheli transferlerin, para yatırma ve çekme işlemlerinin gözlemlenmesi anlamına gelen işlem izleme için de söylenebilir. Etkili bir şekilde uygulandığında, bankaları yasa dışı faaliyetlere karşı hızla uyarma ve fonların terörist grupların eline geçmesini önleme potansiyeline sahiptir.
3. Dersler Çıkarma
Ukrayna’nın 2022’de işgali başladığında Birleşik Krallık hükümeti Rus varlıklarına el koymak için harekete geçti. 2023 yılının başlarında Rusya’daki 18 milyar sterlinden fazla varlık donduruldu ve yakın zamanda bu malların Ukrayna’nın tazminatı için yeniden kullanılmasını sağlayacak yeni yasalar çıkarılacaktır. Ancak savaş aynı zamanda Birleşik Krallık’ın kara para aklamaya karşı savunmasındaki eksiklikleri de ortaya çıkardı ki; o zamandan bu yana bazıları, önceki yıllarda Londra’ya akmasına izin verilen ‘kirli para’ (dirty money) ile mücadeledeki başarısızlığın, aslında Vladimir Putin’in Ukrayna’yı işgalini finanse etmek için milyonlarca sterlinin serbest kalmasını sağladığını savundular.
Birleşik Krallık hükümeti, kara para aklamanın önlenmesi ve terörle mücadelenin finansmanı denetimine yönelik reformlar önererek yanıt verdi. Hazırlanan rapor bulguları artık sindirilirken, derslerin alınması ve sektörün Londra’nın kirli paraya yumuşak dokunuşlu bir şey olarak itibarını ele almak için daha donanımlı olması zorunludur.
Geleceğe bakış
Hiç kimse küresel çatışmaları veya şiddetin ne zaman patlak verebileceğini tahmin edemez. Ancak kara para aklamayla mücadele sektöründe hazırlıklar kesinlikle önceden yapılabilir. Terörle mücadelenin finansmanı söz konusu olduğunda yasal uyum profesyonellerinin oynayacakları önemli bir rol vardır ki; daha sıkı müşteri tanıma süreçleri hazırlamak, terör gruplarının gelişmiş yöntemlerinden haberdar olmak ve düzenlemeleri genişletmek sektörde etkinlik sağlayacaktır.
[1] < https://watson.brown.edu/costsofwar/files/cow/imce/papers/2021/Costs%20of%20War_Vine%20et%20al_Displacement%20Update%20August%202021.pdf >
[2] < https://www.amlintelligence.com/2023/10/israel-freezes-barclays-bank-account-linked-to-hamas-fundraising/ >
[3] < https://home.treasury.gov/news/press-releases/jy2036 >
Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.
