Sermaye Piyasalarının Dijitalleşmesi ve Tahvil Piyasası Verimliliğinin Artırılması*

Dünya Bankası (World Bank), 1944 yılındaki kuruluşundan bu yana, orta gelirli ülkelerdeki sürdürülebilir kalkınma proje ve programları için 1 trilyon dolara[1] yakın seferber eden özel yatırımcılardan fon toplamak amacıyla tahvil ihraç etmektedir.

Ancak hem Dünya Bankası hem de bankacılık sektörü son birkaç on yılda (kurucularının asla hayal edemeyeceği bir teknoloji patlamasını içeren bir dönem) değişirken, tahvil ihraç etme, takas ve ödeme süreci inatla aynı kalmıştır.

Son on yılda ortaya çıkan iki ayrı ancak birbiriyle bağlantılı gelişme, bunu değiştirme potansiyeline sahiptir. Dağıtık defter teknolojisi (distributed ledger technology) ve merkez bankası dijital para birimleri (central bank digital currencies), artan verimlilik, daha düşük maliyetler ve azaltılmış operasyonel ve kredi riskleri yoluyla üye ülkeler için finansmana erişimde büyük bir iyileşme anlamına gelebilir ve tahvil sektörünü doğrudan 21. Yüzyıla taşıyabilir.

Dünya Bankası tarafından bu alanda birkaç yıldır araştırma ve deneyler yapılıyor. Dağıtık defter teknolojisi, sağlıktan eğitime ve tarım tedarik zincirine kadar çeşitli alanlardaki verileri daha iyi kaydetmek, izlemek ve sürdürmek için hâlihazırda birçok projede kullanılmaktadır. Merkez bankası dijital para birimleri yüzden fazla ülkede çeşitli araştırma, geliştirme, pilot ve lansman aşamalarındadır.

Bu teknolojiler birçok nedenden dolayı büyük umut vaat etmektedir. Bugün tahvil ödemelerinin işlenmesi karmaşıktır ve özellikle sınır ötesi ödemelerde birkaç saat sürebilir. Hesabına beklenen faiz tutarının yatırıldığını görmeyen bir tahvil yatırımcısının durumunu düşünelim. İhraççı gerekli adımları zamanında atmış olsa bile, aracı taraflardan herhangi birinde (ihraççının muhabir bankası, ödeme acentesi, takas sistemi, saklayıcı veya yatırımcının muhabir bankası) sorunlar tüm ödeme sürecinde bir darboğaz yaratabilir.

Herhangi bir tarafın, ödeme zincirindeki hangi adımın gecikmelere neden olduğunu bilmesi zor olabilir ve çözüm, birçok paydaşın her birinin sürekli olarak takip edilmesini gerektirir. Merkez bankası dijital para birimlerinin kullanımı potansiyel olarak yurt içi ve sınır ötesi ödemelerin işlem sürelerini kısaltabilir, bu da ödemelerin daha hızlı yapılmasına ve piyasalardaki kredi riskinin azalmasına yol açabilir.

Bütün bunların Dünya Bankası’nın orta ve düşük gelirli üye ülkeleri için uygulamaları vardır. Çok az sayıda gelişmekte olan ülke, gerekli piyasa altyapısı nedeniyle iyi işleyen borç sermaye piyasalarına sahiptir: merkezi takas sistemlerinin, menkul kıymet saklayıcılarının, hesaplama acentelerinin, derecelendirme kuruluşlarının kurulması ve yerel bankalarda menkul kıymet işlemleri ve risk alma kültürünün geliştirilmesi (the establishment of central clearing systems, securities custodians, calculation agents, rating agencies, and the development of a securities-trading and risk-taking culture at local banks).

Dijitalleşme, gelişmekte olan ülkelerin bu engellerin bir kısmını aşmasını ve güçlü borç sermayesi piyasalarını gerçeğe dönüştürmesini sağlayabilir. Merkez bankası dijital para birimlerinin kullanımı, sınır ötesi havalelerde somut faydalarla daha düşük maliyetle daha hızlı ödeme yapılmasını sağlayabilir ve çatışma durumlarında ödemeleri kolaylaştırabilir.

Her yeni teknolojide olduğu gibi, sermaye piyasalarında ve ödemeler alanında dijitalleşme, ayrıntılı analiz ve hafifletme gerektiren riskler taşır. Bunların birçoğu teknolojik ve hukuki konulara odaklandığından, her türlü çözümün yerel ve sınır ötesi yasal ve düzenleyici standartlara uygun olması gerekir. Birçok hükümet ve merkez bankası şu anda ilgili yasa ve politikaları geliştirmek için projeler araştırmakta, gözden geçirmekte ve pilot uygulamalar yapmaktadır.

Tahvil piyasalarında dijitalleşme kaçınılmaz görünüyor ve ivmenin arttığına dair işaretler mevcuttur. Dünya Bankası’nın 2018-2020 blok zinciri destekli Avustralya doları tahvilini başarılı bir şekilde ihraç etmesi, hizmete sunması ve geri ödemesi, diğer birçok ihraççıyı konseptin kanıtını göstermek için teknolojiyi denemeye teşvik etmiştir. Bu ihraçların çoğunda tespit edilen ortak zorluk, tek seferlik platformlar oluşturmak için önemli miktarda zaman, para ve çaba yatırımı gerektirmesiydi.

Dünya Bankası ekibi uzun süredir bu çabaların tekrarlanabilir ve ölçeklenebilir olmasının önemli olduğuna inanıyor. ‘Euroclear’ın Dijital Finansal Piyasa Altyapısı (Digital Financial Market Infrastructure[2]) üzerinden 100 milyon avroluk sabit faizli dijital tahvilin en son açılış ihracı, bu yönde atılmış önemli ve yenilikçi bir ilk adımdır. Önde gelen bir Uluslararası Merkezi Menkul Kıymet Saklama Kuruluşu (International Central Securities Depository) sistemi olan ‘Euroclear’, dünya çapındaki ihraççılara ve yatırımcılara kritik finansal piyasa altyapısı sağlamaktadır. Bu ilk ihraç, diğer sermaye piyasası katılımcılarının dijitalleşmenin meyvelerini toplamasının yolunu açmaktadır.

Dünya Bankası; küresel tahvil ve yeşil tahvilin ilk ihraççısı olarak ve sonuç tahvilleri[3] ihracı aracılığıyla uzun süredir sermaye piyasalarında yenilikçiliğin ön saflarında yer almakta olup; ‘Euroclear’ Dijital Finansal Piyasa Altyapısı üzerinden dijital tahvilin bu ilk ihracıyla, sermaye piyasalarında dijitalleşme olasılığı ve bunun üye ülkelere sunduğu pek çok fayda konusunda heyecan duymaktadır.

[1] Amerika Birleşik Devletleri (ABD) doları.

[2] ‘Euroclear Dijital Finansal Piyasa Altyapısı’ (Digital Financial Market Infrastructure) için bkz. < https://www.euroclear.com/services/en/primary-issuance/digital-financial-market-infrastructure.html#:~:text=The%20Digital%20Financial%20Market%20Infrastructure,efficiency%20and%20connection%20through%20innovation. >

[3] Bu konuda lütfen bkz. “Michael Bennett ve Akinchan Jain (Türkçe çeviri: Yavuz Akbulak), ‘Sonuç Tahvilleri’: Yatırımcı Getirilerinin Sürdürülebilir Kalkınma Projesi Sonuçlarıyla Bağlantılandırılması, Legal Blog, 02 Kasım 2023, < https://legal.com.tr/blog/ekonomi/sonuc-tahvilleri-yatirimci-getirilerinin-surdurulebilir-kalkinma-projesi-sonuclariyla-baglantilandirilmasi/ >”

1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu [merhume Anası (1947-10 Temmuz 2023) Erzurum/Aşkale yöresindendir]. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devleri’nin Denver şehrinde yer alan Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi çok önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte);
Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte) başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003), Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004) ile Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II, Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021), Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021), Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021), Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022), Ticari Mevzuat Notları (2022), Bilimsel Araştırmalar (2022), Hukuki İncelemeler (2023) başlıklı kitap bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 2 bine yakın Makale, Yazı, Türkçe Derleme ile Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup, halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak vazgeçilmez ilkesidir. Ülkesi Türkiye Cumhuriyeti her şeyin üstündedir.