

“Innovate Pharmaceuticals Ltd (bundan sonra ‘Innovate’) – University of Portsmouth (bundan sonra ‘Portsmouth’) Higher Education Corporation [2024] EWHC 35 (TCC)” arasındaki yakın tarihli Yüksek Mahkeme kararında, bir araştırma sözleşmesindeki (research agreement) sorumluluğun sınırlandırılması maddesinin, bir çalışanın, kapsayıcı bir anlaşmanın şartlarını ihlal eden potansiyel sahtekâr davranışına ilişkin sorumluluğu etkili bir şekilde sınırladığı hükmüne varılmıştır.
1. Hadisenin arka planındaki gerçekler
Davacı (Innovate), kanser tedavisi için ilaç şirketlerine lisans vermeyi umduğu bir tür sıvı aspirin ilacı geliştiren bir ilaç şirketiydi.
Innovate, ilacın özelliklerine ilişkin bir araştırma programı yürütmesi için davalı Portsmouth’a iş verdi ve birlikte bir araştırma sözleşmesi imzaladılar. Bu araştırma programı Portsmouth tarafından istihdam edilen bir araştırmacı olan Dr. Robert Hill’in yönetimi altında yürütülecekti.
Araştırma tamamlandıktan sonra Dr. Hill, Cancer Letters adlı akademik bir dergiye bir makale sundu. Makalenin 11 yazarı olmasına rağmen asıl yazar Dr. Hill idi. Kullanıcıların yayınlanmış bilimsel araştırmaları tartıştığı PubPeer adlı bir web sitesi, makalede yer alan verilerin doğruluğunu sorguladı. Daha sonra makale, rapor edilen verilerdeki yanlışlıklar nedeniyle Portsmouth tarafından geri çekildi. Ardından da Portsmouth disiplin kurulu Dr. Hill’i araştırmayı suiistimal etmekten suçlu buldu.
Innovate, Dr. Hill’in bilerek ve ihmalkârlıkla (knowingly and negligently) araştırma programının bulgularını yanlış beyan ettiğini, bunun da Portsmouth’un araştırma sözleşmesi kapsamındaki sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal ettiğini ileri sürerek yasal işlem başlattı.
Innovate’ye göre Portsmouth, araştırma sözleşmesinin “11.1.” no.lu maddesi uyarınca işin doğruluğunu sağlama konusunda makul beceri ve özen göstermede başarısız oldu. Ayrıca Portsmouth, madde 18.1’de mutabakata varıldığı gibi (Dr Hill’in sahtekârlık iddiası nedeniyle) tüm ilişkilerinde genel dürüstlük, adalet ve doğruluk ilkelerini desteklemedi. Bu başarısızlıklar araştırma programının itibarsızlaşmasına ve ilacın itibarının zedelenmesine neden oldu. Sonuç olarak Innovate, öncelikle ilacı pazarlayamamaktan dolayı kâr kaybına ve buna ek olarak yeni bir araştırma programı başlatmanın maliyeti olmak üzere zarara uğradı.
2. Hadise
Araştırma Sözleşmesinin ilgili maddeleri şu şekildedir:
- Portsmouth, sözleşmenin 11.1. no.lu maddesinde, gerçekleştirilen işin ve verilen bilgilerin doğru olduğundan emin olmak için tüm makul beceri ve özeni göstereceğini açıkça kabul etmiştir, ancak doğruluk konusunda hiçbir garanti vermez ve Portsmouth’un veya temsilcilerinin ihmalinden kaynaklanan yanlışlıklar veya eksikliklerden kaynaklanan sonuçlardan sorumlu olmayacaktır.
- Sözleşmenin 11.4. no.lu maddesinde, Portsmouth’un, herhangi bir beyan veya herhangi bir garanti, koşul veya başka bir şart veya müşterek hukuktaki herhangi bir görevden, bu Sözleşmeye uyulmamasından veya yerine getirilmemesinden, herhangi bir kâr, iş, akit, fırsat, iyi niyet, gelir, beklenen tasarruf, harcama kaybı, maliyet veya diğer benzeri kayıplardan ve/veya dolaylı, özel veya sonuç olarak ortaya çıkan hasarlardan veya kayıplardan dolayı Innovate’ye karşı sorumlu değildir.
- Madde 11.5.’te ayrıca şu belirtilmektedir: Bir Tarafın diğerine karşı sorumluluğu, her ne şekilde olursa olsun herhangi bir ihlal, uymama veya ifa etmeme veya herhangi bir hata veya ihmalden kaynaklanan veya bunlara atfedilebilen, ölüm veya kişisel yaralanma veya hileli yanlış beyan durumları hariç, 1 milyon sterlin ile sınırlı olacaktır.
- Innovate, Dr. Hill’in Kanser Mektupları bağlamındaki makaleyi derlerken doğru veya kesin olmayan görseller veya kelimeler kullandığının farkında olduğunu ve makalesindeki bazı ifadelerin yanlış olduğunu ya bildiği ya da umursamadığı için bu durumun davranışını objektif olarak sahtekâr hale getirdiğinin farkında olduğunu; bu nedenle Portsmouth’un, Araştırma Sözleşmesinin 11.1. no.lu maddesine uymadığını ve ayrıca 11.4. ve 11.5. no.lu maddelerin yürürlüğe konulmaması gerektiğini çünkü 1977 tarihli Haksız Sözleşme Şartları Yasası’nın (Unfair Contract Terms Act) 11. maddesi uyarınca araştırma hakkında yalan söyleme sorumluluğunu hariç tutmanın makul olmadığını; ayrıca, bu maddeler makul olsa dahi dolandırıcılığın açıkça sorumluluk sınırlamalarının dışında tutulmakta olduğunu savundu.
Bu nedenle, Innovate, Portsmouth’un sözleşmenin ihlalinden sorumlu olduğunu ve diğer şeylerin yanı sıra 100 milyon sterlini aşan kâr kaybı iddiasında bulunduğunu savundu.
3. Yüksek Mahkeme’nin Kararı
3.1. Sözleşmenin 11.4. ve 11.5. no.lu maddelerinin yapısı
Mahkeme, zaman aşımı hükmünün, bir çalışanın davranışı sonucunda sözleşmenin dürüst olmayan bir şekilde ihlali durumunda sorumluluğu etkili bir şekilde sınırladığına dikkat çekerek Portsmouth lehine karar verdi.
Mahkeme, ilgili kanunu incelerken, dışarıda bırakma (hariç tutma) hükümlerine (exclusion clauses) uygulanabilecek aşağıdaki ilkeleri vurgulamıştır:
- Hariç tutma hükümleri birilerinin ne söyledikleri anlamına gelir.
- Kasıtlı eylemlere ilişkin sorumluluğun hariç tutulup tutulmayacağı kanundan ziyade yapısal bir meseledir.
- Sınırlama hükümleri (limitation clauses), mahkemeler tarafından, hariç tutma ve tazminat hükümleriyle aynı karşıtlıkla değerlendirilmemektedir.
- Bir sözleşme tarafı, bir sözleşmenin kurulması sırasında kendi sahtekârlığından doğan sorumluluğu hariç tutamaz.
- Bir hükmün geçerli bir sözleşmenin ifasında dolandırıcılık sorumluluğunu kapsayıp kapsamadığı, ticari hükümlerin yapısı ve risk tahsisi meselesidir.
- Bir hariç tutma veya sınırlama hükmünün, sözleşme tarafının kendisinin dolandırıcılığından ziyade bir temsilcinin veya çalışanın dolandırıcılık sorumluluğunu hariç tutması halinde etkili olarak yorumlanması daha olasıdır.
- “Ne şekilde ortaya çıkarsa çıksın” (howsoever arising) ifadesi, kasıtlı temerrüt durumunda sorumluluğun ortadan kalkmasını sağlayabilir.
Mahkeme, madde 11.4. ve 11.5.’e gerçek anlamını uygulamış ve madde 11.4.’teki kâr kaybı açısından sorumluluk dışı bırakmanın, “iddianın hileli bir beyana, yani hileli haksız fiile dayalı bir iddiaya dayandığı durumlar hariç, tüm taleplere uygulanabileceğini” (applicable to all claims except where the claim is based upon a fraudulent representation, that is to say a claim in the tort of deceit) tespit etmiştir. Sonuç olarak, ihlal hileli olsa bile, temsili içermeyen bir sözleşme ihlalinden kaynaklanan kâr kaybı hariç tutulmuştur.
Dava şartlarında, hileli bir şekilde (dürüst olmayan bir biçimde) başka bir tarafın bir sözleşmeye girmesini sağlama konusunda kendi sorumluluğunuzu hariç tutamazsanız da, siz veya çalışanlarınızın sözleşmeyi gerçekleştirirken dürüst olmayan bir şey yapması durumunda kendi sorumluluğunuzu hariç tutmanızda yanlış bir şey yoktur.
Bununla birlikte, 11.5. no.lu madde, dava nedeni ölüm, kişisel yaralanma veya hileli yanlış beyan ile ilgili olmadığı sürece herhangi bir tazminat talebini 1 milyon sterlin ile sınırlandıracaktır. İkincisi kilit noktadır. Dr. Hill’in iddia edilen gayri dürüst davranışı, Innovate’yi araştırma sözleşmesi yapmaya ikna eden bir beyan değildi.
3.2. Haksız Sözleşme Şartları Yasası kapsamında ‘makul olma testi’
Mahkeme, sözleşme hukukunda, sözleşmenin ifasının dolandırıcılık veya kasıtlı ihlal içerdiği durumlarda, 1977 tarihli Haksız Sözleşme Şartları Yasası kapsamındaki ‘makul olma testini’ (reasonableness test) karşılaması koşuluyla, tarafların sorumluluğun paylaştırılması konusunda anlaşmaya varabileceklerini doğrulamıştır. Mahkeme, her iki tarafın da pazarlık gücünü dikkate almış ve Innovate’nin, Araştırma Sözleşmesinin şartlarını yalnızca kabul etmek yerine aktif olarak müzakere eden, yasal olarak nitelikli bir kişi tarafından temsil edilmesi nedeniyle taraflar arasında herhangi bir eşitsizlik olmadığı sonucuna varmıştır.
Mahkeme, 1977 tarihli Haksız Sözleşme Şartları Yasası’nın 11. maddesi uyarınca sorumluluğun hariç tutulmasının ve sınırlandırılmasının makul olduğunu ve maddenin sözleşmenin dürüst olmayan ihlallerine ilişkin sorumluluğu sınırlandırması nedeniyle bunu mantıksız kılmadığını da belirtmiştir.
3.3. Sahtekârlık (dishonesty)
Mahkeme, Dr. Hill’in eylemlerinin sahtekârlık teşkil edip etmediğini değerlendirirken, Lord Hughes’un “Ivey v Genting Casinos (UK) Ltd [2017]” davasında verdiği karara atıfta bulunarak; bir kişinin davranışının dürüst olmayan bir davranış olarak değerlendirilmesi için, o bireyin gerçek ruh halinin yani gerçeklere ilişkin bilgi veya inancının tespit edilmesinin ve daha sonra davranışının dürüst mü yoksa sahtekâr mı olduğunu belirlemek için olağan ahlakın nesnel standartlarının uygulanmasının önemli olduğunu belirtmiştir.
Mahkeme, Dr. Hill’in dürüst olmayan bir şekilde hareket ettiğini reddetmiş ve makalesinde dikkatsizce ve muhtemelen Dr. Hill’in o sırada karşı karşıya olduğu baskıdan kaynaklanan çok sayıda hataya rağmen herhangi bir saik bulunamadığına dair bir kanıt bulamamıştır. Mahkeme, Portsmouth’un sorumlu olduğu herhangi bir kişinin dürüst olmayan bir şekilde hareket ettiğine dair hiçbir belirti bulunmadığını da belirtmiştir. Dr. Hill’in dürüst olmadığı ortaya çıksa bile bu, Portsmouth’un araştırma sözleşmesinde belirtilen sınırlama ve hariç tutma hükümlerine bağlılığını geçersiz kılmayacaktır.
3.4. Makul beceri ve özen
Portsmouth, 11.1. no.lu maddede gerçekleştirilen işin veya verilen bilgilerin doğruluğu konusunda garanti vermeyeceğini açıkça belirtmiştir. Ancak madde 11.1., Portsmouth’a doğruluğu sağlamak için tüm makul beceri ve özeni (reasonable skill and care) gösterme konusunda açık bir yükümlülük getirmiştir.
Mahkeme, Portsmouth’un, araştırma programı ile oluşturulan veriler ile uyumlu olmadığı ve metnin titizlikle hazırlanmasının bu verileri yansıtacağı için makalede mevcut hataların meydana gelmemesi gerektiğinden tüm makul beceri ve özeni göstermediğine karar vermiştir. Temeldeki davranışın dürüst olmayan bir davranış olup olmadığı bu durumda geçerli olacaktır. Dolayısıyla, bu hatalar Araştırma Sözleşmesinin 11.1. no.lu maddesinin ihlalini teşkil etmekte olup; Portsmouth, Kanser Makalelerinde yayınlanan çalışmanın doğruluğunu garanti etmek için tüm makul beceri ve özeni göstermemekten Innovate’ye karşı sorumludur. Yüksek Mahkeme, Innovate’ye 1 milyon sterlin tutarında tazminat ödenmesine karar vermiştir.
Yorum
Yüksek Mahkeme’nin mezkûr kararında, açık sözleşme şartlarının ve sorumluluğun hariç tutulması ve sınırlandırılması hükümlerinin yapısının önemi vurgulanmıştır. Durum gerektiriyorsa, çalışanın suiistimali düşünülebilir ve hariç tutulabilir. Benzer şekilde, sınırlama hükmünün yorumlanması çok önemli olduğundan, işletmeler kendi dürüst olmayan ihlallerine ilişkin sorumluluğu sözleşmeye bağlı olarak sınırlandırabilir veya hariç tutabilirler.
Ayrıca, bu vakada da görüldüğü gibi, sözleşmelerde garantilerin açıkça hariç tutulması bir fark yaratmaktadır. Madde 11.1., verilerin doğruluğu konusunda açıkça bir garanti vermemektedir. Bu nedenle Innovate, garanti ihlaline ilişkin herhangi bir işlemde bulunmamıştır. Bir garanti mevcut olsaydı, garantinin ihlaline ilişkin bir iddiada bulunmak, yasal karmaşıklıkları nedeniyle makul beceri ve özen gösterme görevinin ihlalini kanıtlamaktan daha kolaydır. Eğer garanti maddesinde yer verilmemiş olsaydı, bunun Mahkeme tarafından sözleşmeye dâhil edilmesi ve bu mekanizma ile dava edilebilir hale gelmesi riski ortaya çıkacaktı.
Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.
