
Ticari sözleşmeler, tek taraflı ve ikili anlaşmalar arasındaki farkın farkındalığını gerektirir.
1. Tek taraflı sözleşme
Tek taraflı sözleşme (unilateral contract), bir tarafın belirli bir eylemi gerçekleştirme vaadinde bulunduğu, diğer tarafın ise o eylemi fiilen yerine getirerek teklifi kabul ettiği bir anlaşmadır. Basit bir ifadeyle, belirli bir eylem tamamlandığında bağlayıcı hale gelen tek taraflı bir sözdür (one-sided promise).
Bu tür bir sözleşme genellikle bir tarafın bir şeyin yapılmasını istediğinde ve görev tamamlandığında karşılığında ödül gibi bir şey teklif ettiğinde kullanılır.
Tek taraflı sözleşmelerin temel bir yönü, bedelin fiilin kendisi olmasıdır. İcap edenin yani teklif sahibinin (offeree) vaadi karşılığında talep ettiği edimin yerine getirilmesi (performance of the act requested), sözleşmenin bedelini sağlar.
Tek taraflı bir sözleşmede kabul (acceptance), belirtilen eylemin yerine getirilmesiyle gösterilir. Sözlü veya yazılı olarak iletilen resmi bir kabule gerek yoktur. Teklif sahibi teklifte belirtilen eylemi tamamladıktan sonra sözleşme yürürlüğe girer.
Birleşik Krallık’ta tek taraflı sözleşmeler yasal olarak uygulanabilir. Birisi geçerli bir teklifte bulunursa ve karşı taraf şartları yerine getirirse bağlayıcı bir sözleşme oluşur. Teklifi yapan taraf, ister bir ödül verme vaadi olsun, ister teklifte belirtilen herhangi bir taahhüt olsun, sözünü yerine getirmekle yükümlüdür.
Genel olarak, tek taraflı bir sözleşme teklifi, teklif edilen kişi eylemi gerçekleştirmeye başladıktan sonra geri alınamaz. Birleşik Krallık Yasası, teklif sahibinin teklifi geri çekmesine izin verilmesini, teklif edilen kişi teklife göre hareket etmeye başladıktan sonra haksızlık olarak görmektedir; çünkü bu, teklif sahibinin oluşturduğu güveni ve beklentileri zayıflatacaktır.
2. İkili sözleşme
İkili sözleşme (bilateral contract) ise her iki tarafın birbirine karşılıklı vaatlerde bulunduğu bir anlaşmadır. Bu senaryoda, her iki taraf da yasal olarak bağlayıcı bir anlaşma oluşturarak belirli eylemlerde bulunmayı taahhüt eder.
İkili sözleşmeler her iki tarafın da dikkate alınmasını gerektirir. Taraflardan her birinin bir eylemi gerçekleştirme veya ödeme yapma vaadi (promise to perform an action or make a payment), diğer tarafın vaadinin karşılığı niteliğindedir. Bu karşılıklı söz alışverişi, ikili bir sözleşmenin hukuki temelini oluşturur.
İkili bir sözleşmenin kabulü daha gelenekseldir. Genellikle teklif sahibinin açık ve doğrudan kabulü yoluyla iletilir. Bu, şartlara göre yazılı bir kabul veya sözlü bir anlaşma şeklinde olabilir.
İkili bir sözleşmede, taraflardan herhangi biri, ancak diğer taraf teklifi kabul etmeden önce teklifi geri çekebilir. Kabul gerçekleştikten sonra sözleşme bağlayıcı hale gelir ve iptal etme seçeneği artık ortadan kalkar.
3. Tek taraflı ve ikili sözleşmeler arasındaki fark
Tek taraflı ve ikili sözleşmeler arasındaki temel fark, farklı teklif ve kabul yöntemlerinde ve yukarıda belirtildiği gibi değerlendirme farklılıklarında yatmaktadır. Burada önemli olan nokta, sözleşmenin ifasının sözleşmeyi hukuken bağlayıcı kılmasıdır (performance of the makes the contract legally binding).
4. Tek taraflı ve ikili sözleşme örnekleri
Tek taraflı ve ikili sözleşmeler arasındaki farkı göstermek için bazı örnek senaryolara bakalım:
4.1. Tek taraflı sözleşme örneği
Senaryo: Küçük bir işletme sahibi, bağımsız serbest çalışan satış danışmanlarını satışları artırma konusunda motive etmek istiyor. Bir önceki aya kıyasla ayın satışlarında minimum %20 artış elde eden danışmanlara bir defaya mahsus 500 pound (£) ödeme yapılacağını duyuruyorlar. Bu durumda danışmanlar yalnızca teklifi kabul eder ve belirtilen koşulu yerine getirerek yasal olarak bağlayıcı hale getirir: önceki aya göre minimum %20 satış artışı elde etmek. Koşul karşılandığında, işletme, koşulu karşılayan her danışmana 500,-£ ödeme yapmakla yükümlüdür. Koşul karşılanmazsa, böyle bir ödemenin vadesi gelmez.
4.2. İkili sözleşme örneği
Senaryo: Küçük bir işletme, hammaddelerin düzenli teslimatı için bir tedarikçiyle sözleşme yapıyor. Tedarikçi her ay 100 birim hammadde teslim etmeyi kabul eder ve işletme, teslim alındıktan sonra her 100 birimlik teslimat için bin £ ödemeyi kabul eder. İkili sözleşmede her iki taraf da birbirine söz verir. İşletme, teslim alındıktan sonra ödeme yapmayı taahhüt eder ve tedarikçi, hammaddeleri kararlaştırıldığı gibi miktarlarda ve düzenli olarak teslim etmeyi taahhüt eder. Taraflardan herhangi birinin sözünü yerine getirmemesi sözleşmenin ihlali olarak değerlendirilecek ve hukuki yollara başvurulacaktır.

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.
