
Bilindiği üzere, İstanbul Sanayi Odası (İSO), her yıl Türkiye’nin hem en büyük 500 sanayi kuruluşunu hem de ikinci en büyük 500 sanayi kuruluşunu kamuya açıklamaktadır. Bu yıl da 2021 yılının ikinci en büyük sanayi kuruluşu, 31 Ekim 2023 tarihinde kamuya açıklanmış olup; Türk ekonomisinin önemli göstergelerinden kabul edilen bu verilerin, İSO Başkanı tarafından 31.10.2023 tarihinde yapılan basın sunumu da dikkate alınarak yapılan kısa analizi, aşağıda yer almaktadır.
İSO İkinci 500 sonuçlarına bakıldığında; 2022 yılında İSO İkinci 500’ün üretimden satışları %104,8 oranında artarak 339,2 milyar Türk lirasından (TL) 694,8 milyar TL’ye çıkmıştır. Bu yüksek oranlı artışta, güçlü iç talep ve ihracat artışının yanı sıra enflasyon ve döviz kurlarındaki yükseliş belirleyici rol oynamıştır.
(1) İSO İkinci 500’ün üretimden satışlarındaki değişimler, yılsonu Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) enflasyonundan arındırılarak incelendiğinde; 2022 yılında %24,7 ile oldukça güçlü bir reel artış yaşandığı görülmüş; ancak bu artış, 2021’deki %30,4’lük artışın altında kalmıştır. Reel değişimler hesaplanırken son yıllarda olduğu gibi yine yılsonu TÜFE enflasyonu kullanılmıştır. Fakat 2022 sonunda TÜFE enflasyonu %64,27 iken Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) enflasyonu %97,72 düzeyinde gerçekleşmişti. Bu noktada sanayicinin ekonomik gerçeklerini yansıtan asıl enflasyonun ÜFE olduğunu hatırlatarak, ÜFE’nin çok daha hızlı arttığını ve tüketici enflasyonu ile arasındaki makasın oldukça geniş olduğunu vurgulamak gerekir. Nitekim yılsonu ÜFE enflasyonu kullanıldığında, üretimden satışlardaki reel artış %3,6’ya inmektedir. 2022 yılı İSO İkinci 500 sıralamasına üretimden satışları 2 milyar 54 milyon TL ile 886 milyon TL arasında kalan şirketler girebilmiştir. İSO İkinci 500’ün 2021 yılı listesinde yer alan şirketlerin üretimden satışları ise 980 milyon TL ile 444 milyon TL bandında gerçekleşmişti. İSO İkinci 500’ün bu yılki listesine 125 yeni sanayi kuruluşu girmiş; bunlardan 51 tanesi İSO 500’den İSO İkinci 500’e düşen şirketlerden oluşmuştur. Listeye geçen seneki İSO-1000 dışından giren yeni firma sayısı 74 olurken, 2021 yılının İSO İkinci 500 listesinden İSO 500’e çıkan firma sayısı ise 50 olarak gerçekleşmiştir.
(2) 2022 yılında zayıflayan küresel büyüme dinamiklerine karşın Türkiye’nin ihracatı %12,9 oranında artarak 254,2 milyar Amerikan dolarına yükselmiştir. Aynı yılda İSO İkinci 500’ün ihracatı da %19,3 artarak 16,1 milyar Amerikan dolarına çıkarak tarihsel olarak rekor düzeye ulaşmış ve İSO İkinci 500’ün ihracat artış hızı, Türkiye ve İSO 500’ün üzerinde gerçekleşmiştir. Bu durum, nispeten daha küçük ve orta büyüklükte işletmelerin dış pazarlara açılma başarısını göstermesi açısından oldukça önemlidir. Bu gelişmeler sonucunda İSO İkinci 500’ün Türkiye sanayi ihracatı içindeki payı 2022 yılında 0,3 puan artarak %6,2’den %6,5’e yükselmiştir.
(3) 2022 yılında İSO İkinci 500, satış performansının yanı sıra kârlılıkta da başarılı bir yıl geçirmiş gözükmektedir. Söz konusu yılda İSO İkinci 500’ün faaliyet kârı %91 oranında artarak 52,6 milyar liradan 100,4 milyar liraya çıkmıştır. Buna karşılık aynı dönemde faaliyet kârlılığı oranı 1,1 puan düşüşle %13,7’den %12,6’ya gerilemiştir. Benzer şekilde faiz, amortisman ve vergi öncesi kâr (FAVÖK) büyüklüğü de %90,2’lik artışla 63,7 milyar liradan 121,1 milyar liraya ulaşmıştır. Bu artışa rağmen FAVÖK kârlılığı oranı 1,4 puan azalarak %16,6’dan %15,2’ye düşmüştür. Vergi öncesi kâr ve zarar toplamı ise %98,2 artarak 37,7 milyar liradan 74,7 milyar liraya yükselmiştir. Ancak satış kârlılığı oranı 0,4 puan düşüşle %9,8’den %9,4’e gerilemiştir. Tüm bu gelişmeler kârlılık rasyolarında bir önceki yıla göre kısmen daha düşük bir performansa işaret etmekte; yine de yüksek enflasyon ortamı ve kurların etkisiyle maliyetlerin hızla arttığı bir yılda kâr-zarar dengesinin başarılı olarak yönetilebildiği görülmektedir.
(4) 2022 yılında İSO İkinci 500’de diğer faaliyetlerden olağan gelir ve kârlar 70 milyar TL iken, diğer faaliyetlerden olağan gider ve zararlar 63,5 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. Bu iki kalem arasındaki fark alındığında, İSO İkinci 500’ün 6,5 milyar TL’lik üretim faaliyeti dışı gelir elde ettiği ve bu kalemin bir önceki yıla göre sadece %0,5 oranında arttığı görülmektedir. Özellikle net kambiyo gelirlerinin negatif gerçekleşmesi dikkat çekicidir. 2022’de üretim faaliyeti dışı gelirlerin kârlılığa katkısı bir hayli azalmış gözüküyor. Üretim faaliyeti dışı gelirlerin dönem kâr ve zarar toplamı içindeki payı 2021’de %17,2 iken 2022’de %8,7’ye gerilemiş durumdadır. Her ne kadar yılların kendine özgü koşulları nedeniyle farklı eğilimler yaşansa da 2022 yılında sanayicinin daha fazla esas faaliyetlerine odaklandığı ve kârını gerçek işinden elde ettiği görülüyor. Finansman giderleri, sanayi kuruluşlarının kârlılıklarında temel belirleyicilerden biri olmayı 2022 yılında da sürdürmüştür. İSO İkinci 500’ün finansman giderleri %60,8 oranında artarak 32,3 milyar TL’ye yükselmiştir. Diğer taraftan, aynı yılda faaliyet kârı artışının daha yüksek gerçekleşmesinin de etkisiyle finansman giderlerinin faaliyet kârına oranı, 2021’de %38,2 iken 2022’de 6 puan düşüşle %32,2’ye gerilemiştir. Finansman giderlerinin kârlılık üzerindeki baskısının hafiflemesi olumlu bir gelişme olmakla birlikte 2022’deki düşük faiz ortamının yanı sıra kredi kullanımını sıkı şartlara bağlayan düzenlemelerin de burada etkili olduğu görülmektedir. Ancak, günümüzde faiz ve krediye erişim koşullarının o döneme kıyasla belirgin bir şekilde sıkılaşmış olması, finansman giderlerinin faaliyet kârına oranındaki göreceli iyileşmenin sürdürülebilirliğini tartışmalı hale getirmektedir.
(5) Firmaların varlık ve kaynak yapısındaki gelişmeler incelendiğinde; 2022 yılında İSO İkinci 500’ün bilanço büyümesinin %68,2 olduğu görülür. Bu büyümenin kaynağında %100,3 artan özkaynaklar yer alırken, borçlardaki artış %48,9 ile daha sınırlı gerçekleşmiş durumdadır. Söz konusu veriler, geçmiş yıllardan farklı olarak aktiflerdeki büyümenin borçlanmadan ziyade özkaynak yoluyla finanse edildiğine işaret etmektedir. Diğer taraftan duran varlıklar yeniden değerleme uygulamasının da katkısıyla %87,9 büyürken, dönen varlıklardaki artış %58,8 ile daha düşük gerçekleşmiş durumdadır. İSO İkinci 500’ün borç/özkaynak ilişkisine bakıldığında, uzun bir aradan sonra firmaların kaynak yapısında göreli bir iyileşme söz konusudur. 2022 yılında İSO İkinci 500’de borçların payı %62,5’ten %55,3’e gerilerken; özkaynakların payı %37,5’ten %44,7’ye çıkmış durumdadır. Bu iyileşmede, kârlılığın sürdürülebilmesinin yanı sıra sınırlanan borçlanma ve yeniden değerleme uygulamasının etkisi belirleyici olmuş gözükmektedir. 2022 yılında finansal borçlar %38,2 oranında artarken diğer borçlardaki artış %61,6 ile daha yüksek gerçekleşmiştir. Böylece finansal borçların toplam borçlar içindeki payı %54,2’den %50,3’e gerilerken, diğer borçların payı %45,8’den %49,7’ye yükselmiştir. 2021 yılının ardından 2022’de de faaliyetlerin finansmanında ticari borçlar finansal borçlardan daha fazla kullanılmıştır. Ticari borç kullanımının artması, firmaların kaynak ihtiyacını finans kuruluşlarının dışında, kendi içlerinde borçlanarak çözmeye çalıştıklarını göstermektedir. Ekonominin yavaşladığı bir dönemde bu borç döngüsüne girilmesi, reel sektörü en çok zorlayan konulardan biri olabilir. Zira bu durum, önümüzdeki günlerde sektörler arasındaki değer zincirlerinde kırılmaya neden olabilecek önemli bir risktir. Borçların vadelerine göre gelişiminde ise kısa vadeli finansal borçlardaki artış %70,1 ile uzun vadeli finansal borçlardaki %6,3’lük artışın oldukça üzerinde gerçekleşmiştir. Bu sürecin en somut yansıması, kısa vadeli finansal borçların toplam finansal borçlar içindeki payında ortaya çıkmıştır. 2021’in ardından 2022 yılında artışını sürdüren bu oran, %61,5 ile 2008 yılı sonrası dönemin en yüksek düzeyine ulaşmıştır. Bu artışta, negatif faiz ortamının yanı sıra yeni kredi düzenlemelerinin uzun vadeli kredilere erişimi zorlaştırırken kısa vadeli kredi kullanımını özendirmesi etkili olmuştur. Yüksek faiz ortamında firmaların bu durumdan çok daha olumsuz etkileneceği açıktır.
(6) İSO İkinci 500’ün dikkat çeken bir başka göstergesi de teknoloji yoğunluklarına göre yaratılan katma değer dağılımıdır. Bu verilere bakıldığında; en yüksek payı %49,2 ile yine düşük teknoloji yoğunluklu sanayilerin aldığı ve bu grubun payını geçen yıla göre 1,4 puan artırdığı görülür. Benzer şekilde orta-düşük teknolojilerin payı 1,1 puan artarak %25,3’e yükselmiş durumdadır. Buna karşılık orta-yüksek teknolojilerin payı 1,4 puan düşüşle %23,1’e; yüksek teknolojilerin payı ise 1,1 puan düşüşle %3,5’ten %2,4’e gerilemektedir. Bu veriler, kuruluşların teknoloji yoğunluğu alanında belirli bir eşiği aşmakta zorlandığını ortaya koymaktadır. Ayrıca ölçüm yapılan son 10 yılda önemli bir değişimin yaşanmaması da bu alanda yapısal bir dönüşümden ne kadar uzak olunduğunu gösterir.
(7) Sanayi kesiminin rekabetçiliği için araştırma ve geliştirme (AR-GE) faaliyetleri hayati önem taşır. İSO İkinci 500’de AR-GE yapan kuruluş sayısı, 2021’de en yüksek seviyesine ulaştıktan sonra 2022’de 7 adet azalarak 228’e gerilemiş bulunuyor. Ancak bu sayının şimdiye kadarki üçüncü en yüksek seviyede olduğu da gözden kaçırılmamalıdır. AR-GE yapan firma sayısındaki azalışa rağmen 2022 yılında İSO İkinci 500’ün AR-GE harcamaları anket verileri ile 2,8 milyar TL’ye yaklaşmıştır. Bu tutar, 2021 yılındaki 1,3 milyar TL’lik harcama tutarına göre %111,5’lik artışa işaret eder. Buna rağmen AR-GE harcamalarının üretimden satışlara oranla binde 4’ler düzeyinde yatay seyrettiği görülür.
(8) İSO İkinci 500’ün istihdamı 2022 yılında binde 1 artışla 261 bin kişiye ulaşmış ve aynı yılda ödenen maaş ve ücretlerdeki artış ise %75,9 olarak gerçekleşmiştir.
(9) İSO İkinci 500’de halka açık kuruluşların sayısı 2022 yılında bir önceki yıla göre 5 adet azalarak 26’ya gerilemiştir. Verinin toplanmaya başladığı 2017’de 35, 2018’de 37, 2019’da 35, 2020’de 24, 2021’de 31 olan halka açık kuruluş sayısı aradan geçen beş yılda bir miktar düşüş göstermiştir. Halka açılmalar, sermayenin tabana yayılması ve şirketlerin bir finansman aracı olarak kullanması açısından oldukça önemlidir. Ancak halka açık kuruluşlar sayısının seyri, henüz çok az sayıda şirketin bu yöntemi kullandığını göstermektedir. Diğer taraftan 2022 yılında halka açılmalarda yaşanan önemli artışa rağmen bunun İSO İkinci 500’e yansımaması dikkat çekicidir.
(10) İSO İkinci 500’ün, İSO tarafından oluşturulmuş olan 10’lu sektör gruplandırmasına göre dağılımına bakıldığında, İSO İkinci 500 içerisinde yer alan firmaların %60’ından fazlasının 4 sektör grubunda toplandığı görülür. Bunlar sırasıyla 94 firmayla “gıda ürünleri sanayi”, 85 firmayla “tekstil ürünleri sanayi”, 73 firmayla “ana metaller ve makine imalat sanayi” ve 71 firmayla “kimyasal ürünler, plastik ve kauçuk ürünleri sanayi” sektörleridir. Söz konusu dört sektör aynı zamanda 2022 yılı verilerine göre üretimden net satışların da %60’ından fazlasını gerçekleştiriyor ve bir önceki yıla göre üretimden satışlar içerisindeki paylarını da artırma başarısı göstermiş durumdadır.
* Bu yazıda yer alan görüşler yazarına ait olup çalıştığı kurumu bağlamaz, yazarın çalıştığı kurum veya göreviyle ilişki kurulmak suretiyle kullanılamaz. Yazıdaki tüm hatalar, noksanlıklar ve eksiklikler yazarına aittir. Yazıdaki tüm veriler, İSO’nun “Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2022” çalışmasından derlenmiştir. [< https://www.iso500.org.tr/ikinci-500-buyuk-sanayi-kurulusu > erişim tarihi 01 Kasım 2023]
Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.
