
Bilindiği üzere, 16 Temmuz 2024 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) Bilindiği üzere, İstanbul Sanayi Odası (İSO), her yıl Türkiye’nin hem en büyük 500 sanayi kuruluşunu hem de ikinci en büyük 500 sanayi kuruluşunu kamuya açıklamaktadır. Bu yıl da 2023 yılının ikinci en büyük sanayi kuruluşu, 30 Temmuz 2024 tarihinde kamuya açıklanmış olup; Türk ekonomisinin önemli göstergelerinden kabul edilen bu verilerin, İSO Başkanı tarafından 30.07.2024 tarihinde yapılan basın sunumu da dikkate alınarak yapılan kısa analizi, aşağıda yer almaktadır.
(1) İSO İkinci 500 sonuçlarına bakıldığında; 2023 yılında İSO İkinci 500’ün üretimden satışlarının yüzde 42,2 oranında artarak 695 milyar TL’den 988 milyar TL’ye çıktığı görülmektedir. 2021 ve 2022 yıllarına göre zayıf bir performansa işaret eden bu artışta yavaşlayan küresel talep, yaşanan deprem felaketi, uzun seçim dönemi ve ardından yeni ekonomi politikaları doğrultusunda uygulanan sıkılaşma politikaları belirleyici olmuştur.
İSO İkinci 500’ün üretimden satışlarındaki değişimler, yılsonu TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) enflasyonundan arındırılarak incelendiğinde ise; 2023 yılında üretimden satışların yüzde 13,7 oranında gerilediği görülmüştür. Reel değişimler hesaplanırken son yıllarda olduğu gibi yine yılsonu TÜFE enflasyonu kullanılmıştır. Hatırlatmak gerekirse, yılsonu enflasyonu TÜFE’de yüzde 64,77 iken, ÜFE’de (Üretici Fiyat Endeksi) yüzde 44,22 ile daha düşüktü. Yıllık ortalama enflasyon ise TÜFE’de yüzde 53,86, ÜFE’de ise yüzde 49,93 olarak gerçekleşmiştir. Sonuç olarak hangi gösterge kullanılırsa kullanılsın, 2023 yılında İSO İkinci 500’ün üretimden satışları enflasyonun altında kalmış ve reel olarak gerileme göstermiştir.
2023 yılı İSO İkinci 500 sıralamasına üretimden satışları 2 milyar 958 milyon TL ile 1 milyar 294 milyon TL arasında kalan şirketler girebilmiştir. [İSO İkinci 500’ün 2022 yılı listesinde yer alan şirketlerin üretimden satışları ise 2 milyar 54 milyon TL ile 886 milyon TL bandında gerçekleşmişti.] 2023 yılında 76 yeni kuruluş İSO İkinci 500 sıralamasında yer alma başarısı göstermiş olup; 37 kuruluş geçen yıl İSO 500’de iken bu yıl İSO İkinci 500’e gerilemiş, 387 kuruluş ise son iki yılda da İSO İkinci 500 sıralamasında yer almıştır.
(2) 2023 yılında zayıflayan küresel büyüme dinamiklerine rağmen Türkiye’nin ihracatı binde 5 oranında artarak 255,4 milyar dolara yükselmiş ve aynı yılda Türkiye sanayi ihracatı binde 2 düşüşle 245,6 milyar dolara gerilemiştir. İSO İkinci 500’ün ihracatı ise yüzde 6,5 düşüşle 15 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Türkiye geneli ve İSO 500’ün altında bir performansa işaret eden bu durum, nispeten daha küçük ve orta ölçekli kuruluşların dış pazarlara açılma ve rekabet gücünü koruma anlamında önemli ölçüde zorlandığını göstermiştir. Bu gelişmeler sonucunda İSO İkinci 500’ün Türkiye sanayi ihracatı içindeki payı 2023 yılında 0,4 puan azalarak yüzde 6,1’e gerilemiştir.
(3) 2023 yılında İSO İkinci 500, satışlarının yanı sıra kârlılıkta da zayıf bir performans ortaya koymuştur. Söz konusu yılda İSO İkinci 500’ün faaliyet kârı yüzde 44,9 oranında artarak 100,4 milyar liradan 145,5 milyar liraya çıkmıştır. Buna karşılık aynı dönemde faaliyet kârlılığı oranı yüzde 12,6 ile aynı kalmıştır. Benzer şekilde, faiz, amortisman ve vergi öncesi kâr (FAVÖK) büyüklüğü yüzde 46’lık artışla 121,1 milyar liradan 176,8 milyar liraya ulaşmış ve bu artışa rağmen FAVÖK kârlılığı sadece binde 1 puan artarak yüzde 15,3 olmuştur.
Vergi öncesi kâr ve zarar toplamı ise yüzde 26,8 artarak 74,7 milyar liradan 94,7 milyar liraya yükselmiş, ancak satış kârlılığı oranı 1,2 puan düşüşle yüzde 9,4’ten yüzde 8,2’ye inmiştir. Kârlılıktaki zayıf performans, kâr ve zarar eden kuruluşlar sayısında da kendini açıkça göstermiştir. İSO İkinci 500’de vergi öncesi dönem kâr ve zarar büyüklüğüne göre 2022 yılında kâr eden kuruluş sayısı 457 iken, bu sayı 2023 yılında 428’e gerilemiş, zarar eden kuruluş sayısı da 43’ten 72’ye yükselmiştir. Bu sayı, 2018 sonrasındaki en yüksek değer olarak dikkat çekmektedir.
Diğer taraftan, operasyonel kârlılığı gösteren faiz, amortisman ve vergi öncesi kâr ve zarar büyüklüğü esas alındığında, kâr elde eden firma sayısının 495 ile aynı kaldığı ve yüksek seviyesini koruduğu görülmektedir. İSO İkinci 500’ün kârlılık bileşenlerini yansıtan bu durum geçen yıl ile kıyaslandığında, 2023 yılının en çarpıcı gelişmesinin, net kambiyo zararının neredeyse 5 katına çıkarak 4,1 milyar liraya ulaşması olduğu görülmektedir. Net kambiyo zararındaki bu yüksek oranlı artışa karşılık kambiyo işlemleri haricindeki diğer gelirlerden elde edilen net kâr 18,5 milyar liraya çıkarak kur zararını fazlasıyla telafi etmiştir. Böylece net üretim faaliyeti dışı gelirlerin net satışlara oranı yüzde 0,8’den yüzde 1,2’ye çıkmıştır.
Üretim faaliyeti dışı gelirler içerisinde faiz, temettü, iştirak, menkul kıymet, duran varlık satışı, komisyon vb. gibi pek çok kalem yer almaktadır. İSO İkinci 500’ün üretim faaliyeti dışı gelirlerin dönem kâr ve zarar toplamı içerisindeki payına bakıldığında; son 5 yılda oldukça dalgalı bir seyir izlediği görünmekte olup; 2022’de yüzde 8,7’ye gerileyen bu oran, 2023’te yeniden yüzde 15 bandının üzerine çıkmıştır. Net kambiyo zararındaki artışın olumsuz etkisine rağmen, üretim faaliyeti dışı gelirlerin toplam kârlılığa katkısı artmış durumdadır.
Diğer yandan, finansman giderleri 2023 yılında da; İSO 500’deki gibi, İSO İkinci 500’de de sanayi kuruluşlarının kârlılıklarında temel belirleyicilerden biri olmayı sürdürmüştür. İSO İkinci 500’ün finansman giderleri yüzde 103,1 oranında artarak 65,6 milyar TL’ye yükselmiştir. Aynı yılda faaliyet kârı yüzde 44,9 artışla 145,5 milyar TL’ye çıkmış ve böylece finansman giderlerinin faaliyet kârına oranı 12,9 puan artışla yüzde 45,1’e yükselmiştir. Son 12 yıllık ortalamanın yüzde 44 olduğu düşünüldüğünde; yıllardan beri hep işaret dildiği gibi sanayici elde ettiği kârın yarısına yakınını finansman giderlerine ayırmak gerçeğinden kurtulamamakta; şirketler faaliyet kârlılığını büyük oranda korusa da artan finansman maliyetleri ve kambiyo zararları dönem kârlılığını zayıflatmaktadır.
(4) Firmaların varlık ve kaynak yapısındaki gelişmeler incelendiğinde; 20 yıl aradan sonra hayatımıza giren enflasyon muhasebesi uygulamasının İSO İkinci 500’ün bilanço büyüklüklerini önemli ölçüde etkilediği görülmektedir. 2023 yılında enflasyon düzeltmesi sonrası veriler ile İSO İkinci 500’ün aktif toplamı yüzde 110,4 oranında artarak 1,4 trilyon liraya ulaşmış ve bu artışın 343 milyar liralık kısmı enflasyon düzeltmesinden kaynaklanmıştır.
Aktif değerlerin alt kalemlerine inildiğinde, enflasyon düzeltmesinden esas olarak etkilenen duran varlıkların yüzde 181,6 oranında artarak 668 milyar liraya çıktığı görülmüştür. Buna karşılık dönen varlıklardaki artış yüzde 70,1 ile çok daha sınırlı gerçekleşmiştir. Pasif tarafta ise özkaynaklar 2023’te enflasyon düzeltmesi sonrası verilerle yüzde 152,1 oranında artarak 740 milyar liraya yaklaşmıştır. Bu kalemde enflasyon düzeltmesinin etkisi 339 milyar lira olmuştur.
Toplam borçlardaki etki ise, düzeltmenin parasal olmayan kıymetlere uygulanması nedeniyle çok daha düşük düzeyde gerçekleşmiştir. Şöyle ki; düzeltme sonrası verilerle toplam borçlar yüzde 76,7 oranında artarak 641 milyar liraya çıkarken, düzeltmenin etkisi 4 milyar lira ile sınırlı kalmıştır.
Borç/özkaynak ilişkisine bakıldığında, enflasyon düzeltmesinin etkisiyle İSO İkinci 500’ün kaynak yapısında özkaynaklar lehine önemli bir gelişme sağlandığı açıkça görülmektedir. 2022’de yüzde 44,7 olan özkaynak payı, 2023’te enflasyon düzeltmesi yapılmaması halinde yüzde 38,6’ya düşecekken, düzeltme sonrası yüzde 53,6’ya yükselmiştir. Başka bir ifadeyle enflasyon düzeltmesi İSO İkinci 500’ün bilançosunda özkaynak payını 15 puan artırarak toplam borçların üzerine çıkarmıştır. Bu noktada enflasyon düzeltmesi uygulamasının, işletme bilançolarının gerçeğe yaklaşması ve finansal göstergelerin daha sağlıklı bir şekilde yorumlanması açısından önemi de ortaya çıkmış olmaktadır.
Borçların alt kalemleri incelendiğinde; İSO İkinci 500’de finansal borçların yüzde 66 artışla 303 milyar liraya çıktığı görülmektedir. Diğer borçlar ise yüzde 87,5 artışla 338 milyar liraya ulaşmıştır. Enflasyon düzeltmesinin yalnızca parasal olmayan kıymetlere uygulanması nedeniyle finansal borçlar hemen hemen hiç etkilenmezken; diğer borçlardaki etki yüzde 1,2 ile oldukça sınırlı kalmış görünmektedir. Borçların gelişimine bakıldığında da, 2021 ve 2022 yıllarına benzer şekilde 2023’te de diğer borçların finansal borçlardan daha hızlı arttığı görülmekte ve bu durum muhtemelen geçtiğimiz yılın ikinci yarısında finansmana erişim koşullarında yaşanan sıkılaşmanın etkilerini yansıtmaktadır.
Beri taraftan vade yapıları incelendiğinde kısa vadeli finansal borçlardaki artışın yüzde 59,4 ile uzun vadeli finansal borçlardaki yüzde 76,4’lük artışın altında kaldığı dikkat çekmektedir. Bu durum, kısa vadeli finansal borçların toplam finansal borçlar içindeki payına da yansımış gözükmektedir. 2021 yılının ardından 2022’de artışını sürdüren kısa vadeli finansal borçların toplam borçlar içindeki payı, 2023’te yüzde 59,1’e gerilemiştir. Ancak yine de bu oran 2021 ve öncesine göre oldukça yüksek düzeyde kalmaya devam etmiştir.
(5) İSO İkinci 500’ün dikkat çeken bir başka göstergesi de teknoloji yoğunluklarına göre yaratılan katma değer dağılımıdır. Bu verilere bakıldığında; en yüksek payı yüzde 44,6 ile yine düşük teknoloji yoğunluklu sanayilerin aldığı ve bu grubun geçen yıla göre 4,6 puanlık düşüşle tek gerileme yaşanan grup olduğu görülmektedir. Buna karşılık orta-düşük teknolojili sanayilerin payı 0,9 puan artarak yüzde 26,2’ye; orta-yüksek teknolojili sektörlerin payı 2,6 puan artışla yüzde 25,7’ye ve yüksek teknoloji grubunun payı ise 1,2 puan artışla yüzde 3,6’ya yükselmiştir. Bu veriler, özellikle orta-yüksek ve yüksek teknolojili sektörlerin payında kısmi bir iyileşmeyi işaret etse de ulaşılan noktanın yeterli olmadığı; dijitalleşme ve yeşil dönüşümün küresel rekabete damga vuracağı bir gelecek açısından bunun henüz bir başlangıç olduğu ve arttırılması için daha çok çaba sarf edilmesi gerektiği açıktır.
(6) Sanayi kesiminin rekabetçiliği için araştırma ve geliştirme (AR-GE) faaliyetleri hayati önem taşımaktadır. İSO İkinci 500’de AR-GE yapan kuruluş sayısı, 2021’de 235 ile en yüksek seviyesine ulaştıktan sonra son iki yılda durağanlaşmış gözükmektedir. 2022’de 228’e gerileyen AR-GE yapan kuruluş sayısı 2023’te de 1 adet daha azalarak 227 olmuştur. AR-GE yapan firma sayısındaki durağanlığa rağmen 2023 yılında İSO İkinci 500’ün AR-GE harcamaları anket verileri ile 3,9 milyar TL olarak gerçekleşmiş olup; bu rakam, 2022 yılındaki 2,8 milyar TL’lik harcama tutarına göre yüzde 41,5’lik artışa işaret etmektedir. Buna karşılık, AR-GE harcamalarının üretimden satışlara oranı ise binde 4’ler ile son üç yıldır patinaj yapmaktadır.
(7) Sanayi istihdamının nispeten durağan seyrettiği 2023 yılında İSO İkinci 500’ün istihdamı yüzde 9,1 artışla 285 bin kişiye ulaşmıştır. Aynı yılda ödenen maaş ve ücretlerdeki artış ise yüzde 131,4 olarak gerçekleşmiştir. İSO İkinci 500’de halka açık kuruluşların sayısı 2017-2022 arasında inişli çıkışlı bir seyir izledikten sonra 2023 yılında 4 adet artarak 30’a yükselmiştir. Halka açılmalar, sermayenin tabana yayılması ve özellikle sanayi kuruluşlarının kaliteli finansal kaynağa erişimi açısından oldukça önemlidir. İSO 1000 içinde halka açık kuruluşlar sayısında yaşanan artış, sanayide halka açılma eğiliminin kuvvetlenmeye başladığını göstermektedir.
(8) İSO İkinci 500’de yabancı sermaye paylı kuruluşların sayısı, 2018-2021 arasında yaşanan yükselişin ardından 2022 yılında duraklamış, 2023 yılında ise 7 adet azalarak 66’ya düşmüş bulunmaktadır. Yabancı sermaye paylı kuruluşların sayısındaki gelişmeler, firmaların sermaye yapılarındaki değişimlerin yanı sıra İSO 500 ile İSO İkinci 500 arasındaki geçişlerden de etkilenmektedir.
*Bu yazıda yer alan görüşler yazarına ait olup çalıştığı kurumu bağlamaz, yazarın çalıştığı kurum veya göreviyle ilişki kurulmak suretiyle kullanılamaz. Yazıdaki tüm hatalar, noksanlıklar ve eksiklikler yazarına aittir. Yazıdaki tüm veriler, İSO’nun “Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2023” çalışmasından derlenmiştir. [<https://www.iso500.org.tr/ikinci-500-buyuk-sanayi-kurulusu> erişim tarihi 31 Temmuz 2024]
Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.
