Türkiye’nin 2024 Yılı İkinci En Büyük 500 Sanayi Kuruluşunun Kısa Analizi*

Bilindiği üzere, İstanbul Sanayi Odası (İSO), her yıl Türkiye’nin hem en büyük 500 sanayi kuruluşunu hem de ikinci en büyük 500 sanayi kuruluşunu kamuya açıklamaktadır. Bu yıl da 2024 yılının ikinci en büyük sanayi kuruluşu, 07 Temmuz 2025 tarihinde kamuya açıklanmış olup; Türk ekonomisinin önemli göstergelerinden kabul edilen bu verilerin, İSO Başkanı tarafından 07.07.2025 tarihinde yapılan basın sunumu da dikkate alınarak yapılan kısa analizi, aşağıda yer almaktadır.

(1) İSO İkinci 500 sonuçlarına bakıldığında; üretimden net satışlar 988 milyar Türk lirasından (TL) 1 trilyon 393 milyar liraya çıkmıştır. İSO İkinci 500 şirketlerinin yüzde 41’lik artış performansının geçmiş üç yılın altında kaldığı görülmektedir. 2024 yılında yüzde 41,1 olan yıllık ortalama Yurt İçi Üretici Fiyatları Endeksi (Yİ-ÜFE) ile arındırıldığında üretimden satışlar reel olarak binde 1 oranında gerilemiştir. Böylece 2022’de yüzde 10,4; 2023’te yüzde 5,2 olan üretimden satışlardaki reel düşüş eğilimi tıpkı İSO 500’de olduğu gibi üst üste üçüncü yıla taşınmış oldu. 2024 yılındaki bu zayıf performansta iç ve dış gelişmeler belirleyici rol oynamıştır. Yurt içinde 2024 Nisan ayından itibaren sıkı para politikaları daha kapsamlı şekilde uygulanmaya başlanmış ve buna bağlı olarak iç talepte başlayan kademeli yavaşlama sanayi sektörünün satışlarını olumsuz etkilemiştir. Yurt dışında ise 2024 yılı genelinde ihracat pazarlarında zayıf seyreden talep, artan maliyet baskılarının satış fiyatlarına yeterince yansıtılamaması, Türk lirasındaki reel değerlenme eğilimi ve güçlü doların yol açtığı parite etkisi, sanayi sektörünün uluslararası rekabet gücünü zayıflatarak satış performansını düşürmüştür.

(2) 2024 yılında zayıflayan küresel talep koşullarına rağmen Türkiye’nin ihracatı yüzde 2,4 ile ılımlı bir artış göstererek 261,8 milyar dolara yükselmiş, sanayi sektörü ihracatı yüzde 2,6 artışla 252,1 milyar dolar olmuştu. İSO İkinci 500’ün ihracatı ise yüzde 6,2 artışla 15,9 milyar dolara çıkmış ve İSO İkinci 500’ün ihracat artışı, İSO 500’ün üzerinde gerçekleşmiştir. Bu durum büyük ölçüde İSO İkinci 500’de sayısal olarak daha fazla ağırlığa sahip olan tekstil ve giyim sektörlerindeki güçlü ihracat performansından kaynaklanmıştır. Bu gelişmeler sonucunda İSO İkinci 500’ün Türkiye sanayi ihracatı içindeki payı 2024 yılında 0,2 puan artarak yüzde 6,3’e yükselmiştir.

(3) 2024 yılında İSO 500’de olduğu gibi İSO İkinci 500’de de kârlar sert düşüş göstermiş ve satışlardaki zayıf performansın yanı sıra maliyetlerde gerçekleşen yüksek artışlar faaliyet kârlılığını olumsuz etkilemiştir. İSO İkinci 500’ün faaliyet kârı 2024’te yüzde 18,9 oranında azalarak 145 milyar liradan 118 milyar liraya gerilemiş ve buna paralel olarak faaliyet kârlılığı oranı da yüzde 12,6’dan yüzde 7,3’e inmiştir. Bu oran 2014-2023 ortalaması olan yüzde 10,9’un oldukça altında gerçekleşmiştir. İSO İkinci 500’ün 2024’te vergi öncesi kâr ve zarar toplamı yüzde 63,8 oranında düşüşle 95 milyar TL’den 34 milyar TL’ye gerilemiş; satış kârlılığı oranı ise yüzde 8,2’den yüzde 2,1’e inerken, bu oran son on yılın ortalaması olan yüzde 7’nin oldukça altında kalmıştır. Vergi öncesi kâr ve zarar toplamındaki düşüşte enflasyon muhasebesi uygulaması sonucunda oluşan 20,6 milyar TL’lik net enflasyon düzeltmesi zararının da etkisi söz konusu olmuş ve bu zararın satış kârlılığına etkisi 1,3 puan olarak gerçekleşmiştir. Bir diğer önemli kârlılık göstergesi olan faiz, amortisman ve vergi öncesi kâr/zarar (FAVÖK) toplamı ise yüzde 16’lık sınırlı artışla 177 milyar TL’den 205 milyar TL’ye yükselmiş; buna karşılık FAVÖK kârlılığı oranı 2,6 puan düşüşle yüzde 15,3’ten yüzde 12,7’ye gerilemiştir. Söz konusu oran 2014-2023 ortalaması olan yüzde 13,8’in altında kalmıştır. 2024 yılında İSO İkinci 500’ün tüm kârlılık göstergelerinde olumsuz bir tablo yaşanmıştır. Kârlılıktaki zayıf performans, kâr ve zarar eden kuruluşlar sayısında da kendini açıkça göstermiş olup; İSO İkinci 500’de vergi öncesi dönem kâr ve zarar büyüklüğüne göre 2023 yılında kâr eden kuruluş sayısı 428 iken, bu sayı 2024 yılında 341’e gerilemiş, zarar eden kuruluş sayısı da 72’den 159’a yükselmiştir. Bu sayı, İSO İkinci 500’ün açıklanmaya başladığı 1997’den bu yana en yüksek değer olarak dikkat çekmiştir. Diğer taraftan, operasyonel kârlılığı gösteren faiz, amortisman ve vergi öncesi kâr/zarar büyüklüğü esas alındığında, kâr eden firma sayısının 495’ten 470’e gerilediği ve zarar eden firma sayısının 30 ile 2013 sonrasındaki en yüksek seviyesine çıktığı ve İSO İkinci 500’ün kârlılık bileşenlerini yansıtan bu tablo geçen yıl ile kıyaslandığında, 2023’ün ardından 2024 yılında da net kambiyo zararının oluştuğu görülmektedir. Aynı yılda enflasyon muhasebesi uygulaması nedeniyle de nette düzeltme zararı ortaya çıkmıştır. İSO İkinci 500 şirketleri 2024 yılında kambiyo ve enflasyon düzeltmesi işlemleri haricindeki diğer gelirlerden 40 milyar TL’lik net kâr elde etmiş ve bu rakamın net satışlara oranı da yüzde 1,6’dan yüzde 2,5’e yükselmiştir. Üretim faaliyeti dışı gelirler içerisinde faiz, temettü, iştirak, menkul kıymet, duran varlık satışı, komisyon vb. gibi pek çok kalem yer almaktadır. Finansman giderleri geçmiş yıllarda olduğu gibi 2024’te de hem İSO 500’de hem de İSO İkinci 500’de sanayi kuruluşlarının kârlılıklarında temel belirleyicilerden biri olmayı sürdürmüştür. İSO İkinci 500’ün finansman giderleri yüzde 45,4 oranında artarak 95 milyar TL’ye yükselmiştir. Aynı yılda faaliyet kârı ise yüzde 18,9 azalışla 118 milyar TL’ye gerilemiş ve böylece finansman giderlerinin faaliyet kârına oranı 35,8 puanlık çarpıcı bir artışla yüzde 80,9’a yükselmiştir.

(4) Bilindiği üzere, enflasyon muhasebesi uygulaması 2023 yılında aktif değerler ve özkaynaklar başta olmak üzere bilanço büyüklüklerinde önemli artışlara yol açmıştı. İSO İkinci 500 şirketleri bu anlamda incelendiğinde, 2024 yılında enflasyon düzeltmesinin etkisinin daha sınırlı kaldığı görülmektedir. Bu verilere bakıldığında aktif tarafında dönen varlıkların yüzde 35,5, duran varlıkların ise yüzde 38,7 oranında büyüdüğü ortaya çıkmaktadır. Böylece aktif toplamındaki artış yüzde 37 olarak gerçekleşmiştir. Pasif tarafında ise özkaynaklar yüzde 41,3 oranında artarken, toplam borçlardaki artış yüzde 32,2 ile daha düşük kalmış olup; bu da 2023’te olduğu gibi 2024’te de özkaynakların aktif değerlerin üzerinde büyüdüğünü göstermektedir. 2024’te de kaynak yapısındaki değişim özkaynaklar lehine gerçekleşmiş gözükmektedir. 2023’ten 2024’e özkaynakların toplam aktif değerler içindeki payı yüzde 53,6’dan yüzde 55,2’ye çıkarken toplam borçların payı yüzde 46,4’ten yüzde 44,8’e gerilemiştir. İSO İkinci 500’de 2023 yılında yüzde 76,7 artan toplam borçlar 2024 yılında yüzde 32,2 oranında büyümüştür. Alt kalemler incelendiğinde, 2023 yılında yüzde 66 olan finansal borçlardaki artış, 2024 yılında yüzde 45,1’e gerilemiştir. Diğer borçlar ise 2023 yılındaki yüzde 87,5’lik artışın ardından 2024’te yüzde 20,6 ile çok daha düşük oranda artmıştır. 2024 yılında önceki üç yılın aksine finansal borçlar diğer borçların üzerinde büyümüştür. Bu durum, yükselen faizlere rağmen nispeten daha küçük ve orta ölçekli kuruluşların finansman ihtiyacını karşılamak için kredi kullanmak durumunda kaldığına işaret etmektedir. Borçların vadelerine göre gelişiminde ise özellikle kısa vadeli finansal borçlardaki artışın yavaşlaması dikkat çekmektedir. Bu durum, kısa vadeli finansal borçların toplam finansal borçlar içindeki payına da yansıtmaktadır. Şöyle ki 2021 ve 2022 yıllarında artış eğilimi sürdüren kısa vadeli finansal borçların toplam borçlar içindeki payı, uygulanan sıkı para politikalarının kısa vadeli finansal borçlanma imkânlarını azaltmasının da etkisiyle 2023’te yüzde 59,1’e, 2024’te ise yüzde 57,4’e gerilemiştir. Ancak yine de bu oranlar 2021 ve öncesine göre oldukça yüksek düzeylerde kalmayı sürdürmektedir.

(5) İSO İkinci 500’ün dikkat çeken bir başka göstergesi de teknoloji yoğunluklarına göre yaratılan katma değer dağılımıdır. Bu verilere bakıldığında, en yüksek pay yüzde 41 ile yine düşük teknoloji yoğunluklu sanayilere aittir. Ancak bu grubun payı geçen yıla göre 3,6 puan düşüş göstermiştir. Buna karşılık orta-düşük teknolojili sanayilerin payı 1,5 puan artarak yüzde 27,7’ye; orta-yüksek teknolojili sektörlerin payı 2,3 puan artışla yüzde 28’e yükselmiş durumdadır. Yüksek teknoloji grubun payı ise 0,3 puan düşüşle yüzde 3,3’e gerilemiş bulunmaktadır. Bu veriler, özellikle orta-yüksek ve yüksek teknolojili sektörler toplamının İSO İkinci 500’de ilk kez yüzde 30 bandını aştığına işaret etse de ulaşılan noktanın yeterli olmadığı açıktır. Dijitalleşme ve yeşil dönüşümün küresel rekabete damga vuracağı bir gelecek açısından sanayicilerce bu alanda daha fazla çaba harcanması gerekir. Sanayi kesiminin rekabetçiliği için AR-GE faaliyetleri hayati önemini korumaktadır. İSO İkinci 500’de AR-GE yapan kuruluş sayısı, son yıllardaki durağan seyrin ardından 2024’te 11 kuruluş daha artarak 238 ile en yüksek düzeyine ulaşmıştır. AR-GE yapan firma sayısındaki artışın yanı sıra 2024 yılında İSO İkinci 500’ün AR-GE harcamaları anket verileri ile 8,6 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. Bu rakam, 2023 yılındaki 3,9 milyar TL’lik harcama tutarına göre yüzde 120’lik artışa işaret etmektedir. AR-GE harcamalarının üretimden satışlara oranı da binde 62 ile en yüksek düzeyine çıkmıştır. Teknolojiye dayalı, nitelikli ve katma değer üretebilen bir sanayi için firmaların AR-GE’yi daha çok odaklarına almaları gerekir.

(6) Türkiye genelinde sanayi istihdamındaki artışın sınırlı kaldığı 2024 yılında İSO İkinci 500’ün istihdamı yüzde 2,2 artışla 291 bin kişiyi aşmış ve aynı yılda ödenen maaş ve ücretlerdeki artış ise yüzde 90,9 ile enflasyonun oldukça üzerinde gerçekleşmiştir. İSO İkinci 500’de halka açık kuruluşların sayısı 2017-2023 arasında iniş çıkışlı bir seyir izledikten sonra 2024 yılında da artış eğilimini sürdürmüş olup; 2023 yılında 4 adet artışla 30’a yükselen halka açık kuruluşlar sayısı, 2024 yılında 9 adet daha artarak 39 ile en yüksek seviyesine çıkmıştır. İSO İkinci 500’de yabancı sermaye paylı kuruluşların sayısında 2018-2021 arasında yaşanan artışı, 2022 yılındaki duraklamanın ardından 2023 yılında yeniden hızlı bir düşüş takip etmiş; 2024 yılında ise yabancı sermaye paylı kuruluşların sayısı 1 adet artarak 67 ile yatay seyrini korumuştur. Yabancı sermaye paylı kuruluşların sayısındaki gelişmeler, firmaların sermaye yapılarındaki değişimlerin yanı sıra İSO 500 ile İSO İkinci 500 arasındaki geçişlerden de etkilenmektedir. İSO İkinci 500’ün, İSO tarafından oluşturulmuş olan 10’lu sektör gruplandırmasına göre dağılımına bakıldığında, firmaların yüzde 62’sinin 4 sektör grubunda toplandığı görülmektedir. Bunlar sırasıyla 108 firmayla “gıda ürünleri sanayi”, 75 firmayla “kimyasal ürünler, plastik ve kauçuk ürünleri sanayi”, 68 firmayla “tekstil ürünleri sanayi”, 61 firmayla “ana metaller ve makine imalat sanayi” sektörleridir. Söz konusu dört sektör aynı zamanda 2024 yılı verilerine göre üretimden net satışların da yaklaşık yüzde 62’sini gerçekleştirmektedir. Diğer taraftan ilk üçteki sektörlerin üretimden net satışlar içindeki payı geçen yıla göre azalırken dördüncü sıradaki sektörün payında hafif bir iyileşme dikkat çekmektedir.

* Bu yazıda yer alan görüşler yazarına ait olup çalıştığı kurumu bağlamaz, yazarın çalıştığı kurum veya göreviyle ilişki kurulmak suretiyle kullanılamaz. Yazıdaki tüm hatalar, noksanlıklar ve eksiklikler yazarına aittir. Yazıdaki tüm veriler, İSO’nun “Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2024” çalışmasından derlenmiştir [< https://www.iso500.org.tr/ikinci-500-buyuk-sanayi-kurulusu > erişim tarihi 07 Temmuz 2025].

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.